İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2025/1698 K.2025/1807

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1698 📋 K. 2025/1807 📅 09.12.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1698
KARAR NO : 2025/1807
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/10/2025 (Ara Karar)
NUMARASI : 2024/487 Esas (Derdest)
TALEP : İhtiyati Haczin Kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/12/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün İhtiyati Haczin Kaldırılmasını İsteyen Davalı İlknur İnegöl vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP : İhtiyati haczin kaldırılmasını talep eden davalı İlknur İnegöl vekili 25/09/2025 tarihli duruşmadaki beyanında; ihtiyati haciz konusunda yeni deliller gözetilerek ihtiyati haciz hususunda yeni karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece mahkemesince ihtiyati haczin kaldırılması talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Davalı vekili 25/09/2025 tarihli celsede yeni delillerin ortaya çıktığını, bu konuda yeni bir karar verilmesini talep etmiş ise de mahkememizce 20/02/2025 tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz konulduğunu yapılan itirazın 16/04/2025 tarihli ara kararla reddedildiği, bu kararın istinafı üzerine İstanbul BAM 43. H.D.'nin 2025/830 Esas 2025/931 Karar sayılı kararı ile esastan ihtiyati haczin reddine karar verildiğini, bu aşamadan sonra dosyada ihtiyati haczin kaldırılmasını gerektirecek yeni delilin oluşmadığı, ihtiyati haczin henüz kesin hacze dönüşmediği anlaşılmakla bu aşamada ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haczin kaldırılmasına talep eden davalı İlknur İnegöl vekili istinaf dilekçesinde özetle; maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerektiğini, vadesi gelmiş borçlar için ihtiyat haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olması gerektiğini, rehin ile temin edilmiş olan bir ancak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek olmadığını,talep konusu alacağın tespitinin yargılamayı gerektirdiği ve davalının mal kaçırmaya çalıştığına ilişkin somut bir delil de sunulmadığı, bu durumda ıık 257/1-2 maddelerinde öngörüldüğü şekliyle ihtiyati haciz kararı vermek için şartlarının bu aşamada oluşmadığı, bu sebeple talebin reddine karar verilmesi gerektiği açık olup dava konusu olayda davalının yargılanmadığı ve savunulmadığı başka bir dava nedeniyle verilen karar kesin hüküm teşkil etmediği gibi vadesi gelmiş bir borçtan da bahsedilemeyecektir. müvekkil öncelikle borçlu sıfatını henüz almadığını, davalının aleyhine açılan bir icra takibi de mevcut olmadığını ve borçlu olduğunu gösterir bir kıymetli evrak veya adi bir evrak da olmadığını, mahkemece ilama dayalı bir alacaktan bahsedilmişse de ortada davalının taraf olduğu bir ilam bulunmadığını, ortada vadesi gelmiş ve ilama dayalı bir borçtan bahsetmek mümkün olmadığını, aksi yönde bir iddia hukuk garabeti doğuracağını, alacaklı bir ilam veya ilam niteliğindeki belgeye dayanarak (ilamlı icra takibi yapılmasından önce veya sonra) borçlunun mallarına ihtiyati haciz konulmasını talep edebileceğini, alacaklının icra takibinden önce ihtiyati haciz koydurmuş ise iik 264/1 maddesindeki yedi gün içinde borçluya karşı ilamlı icra takibinde bulunması gerektiğini, icra emrine itiraz ilamlı icra takibini durdurmadığından icra emrindeki yedi günlük ödeme süresi geçtikten sonra alacaklı haciz talebinde bulunabileceğini ve bununla ihtiyati haciz de kesin hacze dönüşeceğini, ancak ortada icraya konulabilecek bir ilam olmadığı gibi vadesi gelmiş bir borç da olmadığını, ihtiyati haciz talebinin kötü niyetli olduğunu, zira haciz kararı uygulanması durumunda savunma hakkının da kısıtlanmasına sebebiyet verilecek olup, sorumluluğu bulunan hastanenin lehine bir işlem daha tesis edilmiş olacağını, hakkaniyet ve iyi niyet kavramları da göz önünde bulundurulduğunda, davalının hakkında bırakın haciz kararı tesis edilmesini, sorumluluğu bulunan ve kötü niyetli olarak işlemleri örtbas eden davacı hastanenin hakkında tedbiren karar tesis edilmesi isabetli olacağını, işbu dava yargılamaya muhtaç olduğunu, dosyada taraf olan iki sigorta şirketi olduğun davalının usulüne uygun sigorta poliçeleri olduğunu ve gerçekleşebilecek risklere karşı teminat söz konusu olduğunu, bu halde zaten teminat altına alınmış bir borç söz konusu iken ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesi usule ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı hastane kendi kusurlarını gizlemek için davalının doktorun iradesini sakatladığını, davaya cevap dilekçemizde de izah edildiği gibi, davacı hastane tarafından hasta evrakları değiştirilmiş, davalının kandırılmış ve savunma hakkının bulunmadığı bir davada davacı hastane, davayı takipsiz ve ilgisiz bırakmış, neticede alınan karar kesin hüküm teşkil etmediği gibi gerçekleri de yansıtmadığını, olay tarihinde hastanede kanamanın durdurulması için kullanılan ve kanı pıhtılaştıran fibrinojen bile olmadığını, bu ilaç ameliyata başlamadan önce taksim eğitim ve araştırma hastanesinden davalının talebi üzerine getirtildiğini, davacı hastane sadece uzman hakimler, ebeler yönünden değil; tıbbı materyaller konusunda da büyük eksikliklerle yönettiğini, davacı hastane açıkça kusurlu olduğunu, mahkemece de hiçbir yargılama yapılmadan davalının tek malvarlığı üzerine haciz işlenmesine karar verildiğini, mahkemenin kararı usul ve yasaya aykırı olduğu gibi hakkaniyete de aykırı olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Talep, yeni deliller karşısında ihtiyati haczin kaldırılması, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haczin kaldırılması koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Dairemizin 03/07/2025 Tarih, 2025/830 E. ve 2025/931 K. Sayılı kararı ile, İhtiyati hacze yapılan itirazın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 341/1. maddesine, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilineceği şeklindeki açık düzenleme karşısında, ara kararların, istisnalar hariç olmak üzere istinafı mümkün değildir. Her ne kadar ilk derece mahkemesinin yeni delillerden dolayı ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş ise de; söz konusu ilk derece mahkemesi kararı ihtiyati haciz kararının kabulü halinde itiraz üzerine verilen bir karar olmadığından, Dairemizin yukarıda anılan kararı ile şekli anlamda kesinleşen ihtiyati haczin, yeni deliller karşısında ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkin ara karara karşı, bu tür ara kararların istinaf edilebileceğine ilişkin Kanunda herhangi bir düzenleme bulunmadığından istinaf kanun yoluna başvurulamaz. Her ne kadar İlk derece Mahkemesinin yeni delil iddiasıyla yapılan ihtiyati haczin kaldırılması isteminin reddine dair ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş ise de; bu ara karara karşı istinaf yolu açık olmadığından davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davalı İlknur İnegöl vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 342. maddesi uyarınca REDDİNE,2-İstinaf yoluna başvuru sırasında alınan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istemi halinde davalıya iadesine,3-İstinaf yoluna başvuran davalı .. tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)f. Maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/12/2025