Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2025/1216 K.2025/2458
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1216 - 2025/2458
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1216
KARAR NO : 2025/2458
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/11/2017
NUMARASI : 2017/69 E. - 2017/354 K.
UETS
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/11/2017 tarih ve 2017/69 E. - 2017/354 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin ''...'' ibareli 15/12/2015 tarih ve 2015/103406 sayılı marka başvurusunda bulunduğunu, TÜRKPATENT Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 2006/51784, 2009/34337, 2011/85858 ve 2014/21645 numaralı markalar mesnet gösterilerek, dava konusu markanın kapsamından bir kısım mal ve hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiğini, müvekkilinin bu karara itirazının da YİDK tarafından reddedildiğini, redde mesnet gösterilen 2006/51784 ve 2011/85858 numaralı markaların müvekkili tarafından açılan davalar neticesinde hükümsüzlüğüne karar verildiğini, dava konusu marka ile redde mesnet gösterilen 2014/21645 numaralı markanın ortak sınıf ve emtiasının bulunmadığını, buna rağmen redde mesnet gösterilmesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, müvekkilinin "..." ibaresini içeren ve uzun yıllardan beri kesintisiz ve aktif olarak kullandığı tescilli markalarının bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'nin 2016/M-12547 sayılı ret kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru ile redde gerekçe markaların 2014/21645 sayılı marka kapsamı hariç tescil kapsamlarında bulunan hizmetlerin aynı tür olduğu, ortalama tüketicinin hiçbir ayrıntılı araştırma ve inceleme yapmaksızın başvuru konusu işaretle redde mesnet markaları karıştırılacak düzeyde benzer görmesinin kaçınılmaz olduğu buna göre de YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Ankara 2. FSHHM'nin 2015/234 Esas, 2016/131 Karar sayılı kararı ile redde mesnet 2006/21784 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptaline, 2011/85858 sayılı markanın kötüniyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verildiğini, redde mesnet 2014/21645 sayılı markanın kapsamında dava konusu marka ile ortak emtianın bulunmadığını, müvekkilinin uzun yıllardır "..." ibareli markalarını kesintisiz ve aktif olarak kullandığını, dava konusu markanın da müvekkilinin markalarının serisi olduğunu, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmadan ve redde mesnet markaların hukuki durumu incelenmeden hatalı karar verildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, başvurunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava konusu YİDK kararı ile, 2015/103406 sayılı “...” ibareli marka başvurusunun, dava dışı üçüncü kişilere ait 2006/51784, 2009/34337, 2011/85858, 2014/21645 sayılı markalarla aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, kapsamlarındaki emtiaların da aynı/aynı tür olduğu gerekçesiyle, başvurunun 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi kapsamında kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu alınmaksızın, başvuru ile redde gerekçe markaların 2014/21645 sayılı marka kapsamı hariç tescil kapsamlarında bulunan hizmetlerin aynı tür olduğu, ortalama tüketicinin hiçbir ayrıntılı araştırma ve inceleme yapmaksızın başvuru konusu işaretle redde mesnet markaları karıştırılacak düzeyde benzer görmesinin kaçınılmaz bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2015/234 Esas, 2016/131 Karar sayılı kararı ile redde mesnet 2006/51784 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptaline, redde mesnet 2011/85858 sayılı markanın kötüniyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verildiğini, redde mesnet 2014/21645 sayılı marka ile dava konusu markanın kapsamlarının farklı olduğunu, müvekkilinin önceki tarihli "..." ibareli markalarını uzun yıllardır kesintisiz ve yoğun olarak kullandığını ileri sürmüşse de, 2014/21645 sayılı marka ile dava konusu markanın kapsamlarının farklı olduğu dışında, davacı vekilinin anılan iddiaları mahkemece gerekçeli kararda tartışılıp değerlendirilmemiştir.
Eldeki dava marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, kural olarak YİDK kararının iptaline yönelik davanın, YİDK karar tarihindeki hukuki ve fiili duruma göre çözümlenmesi zorunludur. Bununla birlikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13.02.2019 tarih, 2017/4221 Esas, 2019/1159 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere itiraz aşamasında taraflarca dayanılan bir markanın hükümsüzlüğüne ilişkin mahkeme kısa kararının sunulması halinde dahi bu durumun dikkate alınması ve sonucuna göre işlem yapılması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 04/05/2016 tarih, 2015/234 Esas, 2016/131 Karar sayılı kararının itiraz aşamasında Kuruma sunulup sunulmadığının belirlenmesinden sonra, sunulmuş olması halinde ilgili kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmemişse kararın kesinleşmesinin beklenilmesi ve sonucuna göre işbu davanın değerlendirilmesi, bunun dışında da davacı tarafın anılan tüm iddialarının irdelenmesi, gerekli görüldüğü takdirde bilirkişi raporu da alınarak, denetime elverişli bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla Dairemizce, davacı vekillinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 09/11/2017 gün ve 2017/69 E. - 2017/354 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/12/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.