İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/1631 K.2025/2047

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1631 📋 K. 2025/2047 📅 08.12.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1631 Esas
KARAR NO : 2025/2047 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2014/1500 Esas - 2019/442 Karar
TARİH: 25/06/2025 (Ek Karar Tarihi)
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
KARAR TARİHİ: 08/12/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dosyada yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiğin, karara karşı temyiz kanun yoluna başvurduğunu ancak miktar yönünden davanın esas değerinin temyiz sınırının altında kalması nedeniyle temyiz başvurusunun incelenmeden reddedildiğini, davanın 2014 tarihinde açıldığını, dava tarihinde esas değerinin temyiz sınırının üzerinde olduğunu, ancak yargılamanın tarafından kaynaklanmayan nedenlerle uzadığını ve temyiz başvurusunun yapıldığı tarihte esas değerinin artık temyiz sınırının altında kaldığını, yargılamanın uzun sürmesinin kendi kusurundan kaynaklanmamasına rağmen temyiz incelemesi hakkını kaybettiğini, bu hususun adil yargılanma ilkesini ihlal ettiğini, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazetede kanun yoluna başvuru sınırının başvuru tarihindeki sınır ele alınarak değerlendirilmesinin Anayasa hükümlerine aykırı olması, hak ihlallerine yol açması nedeniyle iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararının yayınlandığını, kararı sunduğunu, İşbu davada bu sebeple kanun yoluna başvuru haklarının ellerinden alındığını bu dosya ile bağlantılı olarak İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan 2021/738 E. sayılı dosyasının da reddedildiğini, bu nedenlerle Hukuk Muhakemeleri Kanunu 375. Maddesi gereği yargılamanın yeniden yapılması talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 09/05/2019 tarih ve 2014/1500 Esas - 2019/442 Karar sayılı kararında;"....Davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili asıl karara yönelik 14/07/2025 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; 04/06/2025 tarihli resmi gazetede kanun yoluna başvuru sınırının, başvuru tarihindeki sınır ele alınarak değerlendirilmesi gerektiğinin düzenlendiğini ve yayınladığını; mahkemede açılan bu davanın ise istinaf sınırının altında kaldığı için reddedildiğini, 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne vermiş olduğu talebi tekrar ettiğini; bu talebi doğrultusunda yargılamanın eksik yapıldığını, hatta bazı dellilerin ve Prof. ...'tan almış olduğu mütalaanın değerlendirilmediğini; adil yargılama ilkesinin ihlal edilip, maddi gerçeğin ortaya çıkmasının engellendiğini, Davanın miktar yönünden reddedildiğini, dava dilekçesi incelendiğinde 30.000-TL fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla denmekte olduğunu; davanın 2014 yılında bitirilmiş olsaydı Yargıtay temyiz sınırının 19.280-TL olacağını; istinafta ise dosyanın yerel mahkemede uzun süre bekletildiğinin tespit edildiğini, İstinaf inceleme kararında Yargıtay yolu açık verdiğini, Yargıtay temyiz incelemesini duruşmalı talep edip bizzat katılmasıyla beraber açık yargılama olduğunu; eğer dosya incelenmeyecek ve miktar yönünden ret verilecekse duruşmanın neden açılmıştır sorusuna imkan doğuracağını, Davanın değerini arttırmak alacak bilirkişi tarafından tespiti istenildiği halde mahkemenin dikkate almadığını; eğer bilirkişilerce adaletli bir rapor sunulsaydı gerçek alacağa göre ıslah hakkı kullanılmış olacağını; davanın onuncu celsesinde talebi doğrultusunda mal bedelinin bilirkişi marifetiyle tespit edilmediğini, mahkemenin davayı genişletme yasağına uygun olup olmadığını değerlendireceğini duruşma tutanaklarına geçirdiğini ve taleplerini reddetmediğini ama işlem de yapmadığını, davalının cevaba cevap süresini kaçırdığını, bu hakkının da ihlal edildiğini, Poliçeye bakıldığında 7 adet ihracat yapılmış fatura bedelinin 18.525x7 = 129.675 USD olduğunu; 2014 USD kuru: 2.37 olduğunu; 199x2,37 = 473.279 iken, şu an 39,99x199.675= 7.985 TL olduğunu; davanın konusu olan sigorta poliçesinin 1.000.000 USD olduğunu; yapılan yanlış yargılamalarda zararın çığ gibi büyüdüğünü; sigorta poliçesinin malları bir yıllığına herhangi bir şart aramadan teminat altına aldığını; arabuluculuk tutanağına bakıldığında haksız zeyilnamenin iptalinden doğan zarar, mal bedeli, navlun bedeli, ticari kar masrafları tarafından yasal faiziyle istenmiş olmasına rağmen davanın yargılamasının bu dava konusuna göre yapılmadığını, İleri sürerek, 25/06/2025 tarihli 12. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kaldırılarak, değerlendirilmeyen delillerin değerlendirmeye alınarak yeniden yargılamanın yapılması; 2014/1500 numaralı 12. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasıyla 15. Asliye Ticaret 2021/738 numaralı dosyaların birleştirilmesi; yargılama giderlerinin davalının üzerine bırakılarak davanın kabulünü talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 25/06/2025 tarih ve 2014/1500 Esas - 2019/442 Karar sayılı ek kararında;"Dosyanın incelenmesinde Mahkememiz dosyasının istinaf ve yargıtay kanun yollarından geçerek kesinleştiği, her ne kadar davacı tarafın talep dilekçesi ile yargılamanın yeniden yapılmasını talep eder mahiyette talepte bulunmuş ise de; dilekçe içeriği incelendiğinde Mahkememizce verilen kararın kesinlik sınırında kalması nedeniyle davacı tarafça yapılan kanun yolu başvurularının reddine dair kararların yerinde olmadığına yönelik olduğu, bu talebin ise mahkememiz kararının kesin olmadığına ilişkin itiraz şeklinde değerlendirilmesi gerektiği, mahkememizce verilen kararın kesinlik sınırında kalması nedeniyle İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşıldığından davacının talebinin kesinlik sınırında olmadığına ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,
''1-Davacı şirket yetkilisinin talebinin reddine,'' karar verilmiş ve ek karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle;Davacı şirket yetkilisi tarafından hazırlanan ve istinaf talebini içeren dilekçe ekte sunulduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmek üzere ekte sunulan bu dilekçenin dosya kapsamında değerlendirilerek gereğinin yapılmasını talep etmiş olup, dilekçe ekinde istinaf dilekçesi sunulmamıştır.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ... Abonman Sigorta Poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, Mahkemece 09/05/2019 tarih, 2014/1500 esas ve 2019/442 karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 11/02/2021 tarih, 2019/1994 esas ve 2021/169 karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Dairemiz kararına karşı davacı tarafça temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2022 tarih, 2021/3459 esas ve 2022/8730 karar sayılı ilamı ile temyiz talebinin miktar kesinlik sınırı nedeniyle reddine karar verildiği, davacı tarafından bu kez karar düzeltme yoluna başvurulduğu ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15/05/2023 tarih, 2023/2855 esas ve 2023/2932 karar sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine ve davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın 06/12/2022 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından tekrardan karara karşı 14/07/2025 tarihinde vermiş olduğu istinaf dilekçesinde kararın kesinlik sınırının altında kalmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılarak yeniden yargılamasının yapılmasının talep edildiği, Mahkemece 25/06/2025 ek kararı ile talebin reddine karar verildiği ve davacı vekili tarafından karara karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili 14/07/2025 tarihinde vermiş olduğu istinaf dilekçede, 04/06/2025 tarihinde resmi gazetede yayımlanan kanun değişikliği dikkate alındığında kararın temyiz kesinlik sınırının altında kalmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılmasını talep etmiştir. 32920 (Mükerrer) Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 04/06/2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın değişitirilen Ek Madde 1/2 maddesinde "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” hükmü düzenlenmiş olup, söz konusu Kanun hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilen kararın miktar itibariyle istinaf ve temyiz kanun yoluna tabi olup olmadığı hususu davanın açıldığı tarihteki miktar ve değer dikkate alınmak suretiyle belirlenecektir. Ancak somut uyuşmazlığa konu kararın adı geçen kanun hükmünün yürürlüğe girmeden önce verildiği ve kesinleştiği, dolayısıyla kanun değişikliğinin somut uyuşmazlıkta uygulama yerinin bulunmadığı gibi, davacı vekili tarafından ek karara karşı istinaf dilekçesi adı altında verilen üst yazıda HMK'nın 342/2-e maddesine uygun olarak somut bir istinaf sebebi ileri sürülmediği, yazı ekinde olduğu belirtilen istinaf dilekçesinin yazı ekinde sunulmadığı, davacı tarafından usulüne uygun olarak harçları yatırılmak suretiyle açılan yargılamanın yenilenmesi davası da bulunmadığından talebin yargılamanın yenilenmesi davası olarak görülmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla Mahkemece verilen ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacının istinaf başvurusunun HMK 341. ve 352/1. maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının ek karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatırana iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/12/2025 tarihinde HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.