Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2025/82 K.2025/1636

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/82 📋 K. 2025/1636 📅 18.12.2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/82 - 2025/1636
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/82
KARAR NO : 2025/1636
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/12/2024
NUMARASI : 2023/830 Esas 2024/803 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 18/12/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 07/01/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların ... plakalı aracın işleteni, davalı sigorta şirketinin ise aracın ZMM sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olduğunu, 04/01/2020 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü ...'nin, yaya ...'e çarpmasıyla meydana gelen kazada yayanın yaralandığını, yaralanan yaya ... tarafından 03/02/2010 tarihinde Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde maddi tazminat davası açıldığını, ancak, işgücü kaybı nedeni ile tazminat talebi mevcut olmadığından davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ...'ün Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nde yeniden açtığı dava sonucu anılan mahkemenin 2019/107 Esas 2019/638 Karar sayılı kararı ile; 193.727,45 TL'nin sigorta şirketi için dava tarihi olan 30/05/2017 tarihinden, diğer davalılar için ise 04/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verildiğini, kararına ... tarafından İstanbul 9.İcra Müdürlüğü’nün 2019/38576 sayılı dosyası ile icraya koyulduğunu, mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara BAM 26.HD’nin 2020/823 Esas - 2022/214 Karar sayılı kararı ile; ....davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden icrai nitelikte bir hüküm kurulmayarak sadece davalı sigorta şirketinin davalılara karşı faiz başlangıç tarihi olarak 30/05/2017 tarihinden değil, ilk davanın açılış tarihi olan 03/02/2010 tarihinden sorumlu olduğu hususunda tespite yönelik bir karar vermek üzere hüküm kaldırılmasına karar verildiğini, ... tarafından istinaf ilamının aynı icra dosyası üzerinden icraya koyulması üzerine haciz tehdidi altında olan davacıların 11/04/2023 tarihinde icra dosyasına 106.973,18 TL yatırdıklarını, istinaf ilamındaki rücu ilişkisi ile ilgili tespit hükmüne göre davacıların sorumlu oldukları tutarlar mahsup edildikten sonra davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutar olan 98.325,30 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı sigorta şirketinin icra takibine itiraz ettiğini belirterek, yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın davalı şirket tarafından ZMM sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe teminatının 150.000,00 TL olduğunu, 23/10/2019 tarihinde dosyaya ödenen 274.425,36 TL ile poliçe teminat limitinin tükendiğini, bakiye poliçe limiti kalmadığından davalı şirketin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin istinaf başvurusu olmadığını ve mahkeme kararının davalı şirket yönünden kesin karar olduğu için usulü kazanılmış hak nedeni ile davalı şirket aleyhinde hüküm kurulamayacağını, kesin karara aykırı alacak talebinin davalı şirket tarafından kabul edilemeyeceğini, icra inkar tazminatının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, davalının Ankara 8.Genel İcra Dairesi’nin 2023/145811 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 98.325,30 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin anılan tutar üzerinden ödeme emrinde gösterilen koşullarda devamına, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kazaya ilişkin olarak dava dışı ... lehine verilen mahkeme ilamının davalı şirket yönünden kesinleştiğini, davalı şirketin işbu karar neticesinde icra dosyasına ödeme yaptığını, anılan kararın sadece davalı tarafça istinaf edildiğini, istinaf incelemesi neticesinde Ankara BAM 26. HD’nin 2020/823 E., 2022/2124 K. sayılı ilam ile; "kaldırma nedenlerine göre; istinafa gelen davalıların sadece 120.066,24-TL tazminattan sorumlu tutulmaları ile birlikte, davalı sigorta şirketinin de poliçe limiti olan 150.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu olması karşısında; ilk karar ile verilen 193.727,45-TL hükmünün korunmasının mümkün olmadığı, sigorta şirketinin limiti olan 150.000,00-TL'yi aşan kısım açısından kabul hükmü kurulamayacağından, dava kabul rakamının 150.000,00-TL olarak düzeltilerek hüküm kurulması gerekmiştir" şeklinde gerekçe ile; "l-Davalılar ..., ... ve ... vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 16/09/2019 tarih, 2019/107 Esas - 2019/638 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; davanın kısmen kabulüne; 150.000,00-TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.'den (poliçe limiti olan 150.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydı ile) dava tarihi olan 30/05/2017 tarihinden işleyen avans faizi ile birlikte ve davalılar ..., ... ve ... bu tazminatın 120.066,24-TL'lik kısmından 04/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak üzere, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verildiğini, anılan kararın Yargıtay tarafından onandığını, kararı istinaf etmeyen davacı ve davalı şirket için kararın kesinleştiğini, davalı şirketin kendisi yönünden kesinleşen karara istinaden icra dosyasına tüm sorumluluğunu ödediğini, kesinleşen hususlar hakkında artık yeniden inceleme yapılarak karar verilemeyeceğini, gerek mahkeme, gerekse Yargıtayın usulî müktesep hak ile bağlı olduğunu ve karara uymak zorunda olduğunu, BAM tarafından verilen kararın gerekçesi ile davalı şirketin sorumluluğunun üçüncü kişilere karşı bu şekilde genişletilemeyeceğini, bu durumun hukuki güvenilirlik ilkesi ve kesinlik ilkesine de doğrudan aykırılık teşkil ettiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle zarar sorumluları tarafından ödenen maddi tazminatın iç ilişkide diğer sorumludan rücuen tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın istemine ilişkindir.
Somut olayda, kaza tespit tutanağı uyarınca, 04/01/2010 tarihinde sürücü ...’nin idaresindeki ... plakalı ticari otomobil ile yol çalışmasından dolayı kapalı olan Ankara-Çubuk il yolunda ters istikamette seyir halinde olduğu sırada istikametine göre sol taraftan kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...'e aracının ön sağ ve sağ yan ayna kısımları ile çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücü ...'nin 2918 Sayılı Kanunun 84. Maddesi gereğince asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, Çubuk ASCM’nin 2012/686 esas nolu dosyasında yapılan yargılamada katılanın ..., sanığın ... olduğu, taksirle yaralama suçundan açılan davada 22/05/2013 tarihinde sanığın cezalandırılmasına dair karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 08/09/2014 tarihinde kesinleştiği, anılan dosyada alınan kusur raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’nin % 100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/75 Esas nolu dosyasında davacının ..., davalıların ..., ... ve ... ile ... Sigorta A.Ş. olduğu, davanın kazaya ilişkin maddi ve manevi tazminat talepli olduğu, yapılan yargılamayı müteakip davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne, ek ders ücreti 2.196,72 TL, bakıcı gideri 5.667,20 TL, tedaviye yardımcı masraflar 350 TL, taksi ücreti 345,60 TL olmak üzere toplam 8.559,52 TL maddi tazminatın davalı Sigorta Şirketi yönünden dava, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 04/01/2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne, 12.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04/01/2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/107 Esas nolu dosyasında yapılan yargılamada davacının ..., davalıların ..., ... ve ... ile ... Sigorta A.Ş. olduğu, davanın aynı kazaya ilişkin geçici ve kalıcı iş göremezlik talebine ilişkin olduğu, mahkemece yapılan yargılamayı müteakip davanın kabulüne, 193.727,45 Türk lirasının davalı ... Sigorta için dava tarihi olan 30/05/2017 tarihinden (poliçe limiti olan 150.000,00 Türk lirası ile sınırlı olmak üzere), diğer davalılar için 04/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, anılan kararın davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 26.Hukuk Dairesi’nin 2020/823 Esas - 2022/2124 Karar nolu 10/11/2022 tarihli ilamı ile; ‘davacı taraf, maddi tazminatın müteselsil sorumluluk hükümlerine göre davalılardan faizi ile tahsili istemiyle işbu davayı açmış olup, mahkemece, istinaf eden davalılar ..., ... ve ... yönünden 193.727,45-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun ise poliçe limiti olan 150.000,00-TL olarak ve eldeki davanın açılış tarihi olan 30/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline şeklinde karar verilmiş, karar davacı tarafından istinaf edilmemiştir. Bu husus yönünden hükmü istinaf etmeyen davacı ile davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden hüküm kesinleşmiş ve bu davalı sigorta şirketi lehine usuli müktesep hak oluşmuş ise de; istinaf eden davalılar ..., ... ve ..., diğer davalı ... Sigorta Şirketi'nden aralarındaki iç ilişkiye göre bunu rücu edebilir. Açıklanan nedenlerle, rücu davası ile borçlular arasındaki iç ilişki ve usul ekonomisi dikkate alındığında, kararın istinafında davalılar ..., ... ve ...'nin hukuki yararının bulunduğunun kabulü zorunlu olduğu gibi, hakkındaki karar kesinleşen davalı ... Sigorta Şirketi'nin sorumlu tutulduğu maddi tazminat yönünden sorumluluğuna ilişkin değerlendirme yapılarak ve taraflar arasındaki iç ilişkide geçerli olmak üzere, mahkemece (... Sigorta Şirketi yönünden usuli kazanılmış hakkın ihlal edilmemesi gerektiğinden) davalı ... Sigorta Şirketi yönünden icrai nitelikte bir hüküm kurulmayarak sadece, davalı sigorta şirketinin, davalılar ..., ... ve ...'ye karşı faiz başlangıç tarihi olarak 30/05/2017 tarihinden değil, ilk davanın açılış tarihi olan 03/02/2010 tarihinden sorumlu olduğu hususunda tespite yönelik bir karar verilmek üzere hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Yerel Mahkemece, "davanın kabulü ile 193.727,45-TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş. için dava tarihi olan 30/05/2017 tarihinden (poliçe limiti olan 150.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere), diğer davalılar için 04/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine," şeklinde hüküm kurulmuş olup, kararın sadece davalılar ..., ... ve ... tarafından istinaf edilmesi karşısında, kararın sadece bu davalılar yönünden kaldırılarak, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden korunması gerekmektedir. Ancak, kaldırma nedenlerine göre; istinafa gelen davalıların sadece 120.066,24-TL tazminattan sorumlu tutulmaları ile birlikte, davalı sigorta şirketinin de poliçe limiti olan 150.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu olması karşısında, ilk karar ile verilen 193.727,45-TL hükmünün korunmasının mümkün olmadığı, sigorta şirketinin limiti olan 150.000,00-TL'yi aşan kısım açısından kabul hükmü kurulamayacağından, dava kabul rakamının 150.000,00-TL olarak düzeltilerek hüküm kurulması gerekmiştir.’ gerekçesiyle, davalılar ..., ... ve ... vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 16/09/2019 tarih, 2019/107 Esas 2019/638 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; davanın kısmen kabulüne; 150.000,00-TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.'den (poliçe limiti olan 150.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydı ile) dava tarihi olan 30/05/2017 tarihinden işleyen avans faizi ile birlikte ve davalılar ..., ... ve ... bu tazminatın 120.066,24-TL'lik kısmından 04/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak üzere, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4.HD’nin 2023/797 E. - 2023/7107 K.nolu 29.05.2023 tarihli ilamı ile kararın onanmasına karar verildiği, eldeki davada dava dışı yaya ... tarafından istinaf(Ankara BAM 26 HD’nin 2020/823 Esas-2022/2124 Karar nolu 10/11/2022 tarihli ilamı) ilamının aynı icra dosyası üzerinden icraya koyulması üzerine haciz tehdidi altında olan davacıların 11/04/2023 tarihinde icra dosyasına 106.973,18TL yatırdıkları, istinaf ilamındaki rücu ilişkisi ile ilgili tespit hükmüne göre davacıların sorumlu oldukları tutarlar mahsup edildikten sonra davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutar olan 98.325,30TL'nin tahsili için Ankara 3.İcra Müdürlüğünün 2023/7689 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı sigorta şirketinin icra takibine itiraz ettiği iddiasıyla itirazı iptali talebiyle açıldığı, mahkemece bilirkişiden alınan 07/11/2024 tarihli rapor uyarınca, dosyaya ibraz edilen belgeler ve Ankara BAM 26.H.D.nin 2020/823 Esas - 2022/2124 Karar sayılı kararı kapsamında taraflar arasındaki iç ilişkide davalı sigorta şirketi açısından faiz başlangıç tarihi olan 03/02/2010 olması gerektiği sabit olmakla buna göre yapılan hesaplama sonrasında davacılar tarafından Ankara 8.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/145811 Esas sayılı icra dosyası ile talep edilebilecek tazminat tutarının 98.494,75 TL olarak hesaplandığının belirtildiği, mahkemece anılan raporun esas alınmasıyla yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacılara ait olup kazaya neden olan ... plakalı aracın davalı şirket tarafından kaza tarihini kapsar şekilde 04.06.2009-2010 tarihleri arasına ilişkin ZMM sigorta poliçesinin düzenlendiği, davalı şirketin kaza tarihi itibarıyla teminat limitinin 150.000,00-TL olduğu, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/107 esas - 2019/638 karar sayılı ilamı ile belirlenen tutar ve faiz başlangıç tarihi üzerinden İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/38576 esas sayılı dosyasına davalı sigorta şirketi tarafından 23.10.2019 tarihinde 274.425,36 TL ödeme yapılmasıyla poliçe limitinin tükendiği, Ankara BAM 26 HD’nin 2020/823 Esas-2022/2124 Karar nolu 10/11/2022 tarihli ilamında açıkça 'Yerel Mahkemece, "davanın kabulü ile 193.727,45-TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş. için dava tarihi olan 30/05/2017 tarihinden (poliçe limiti olan 150.000,00-TLile sınırlı olmak üzere), diğer davalılar için 04/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine," şeklinde hüküm kurulmuş olup; kararın sadece davalılar ..., ... ve ... tarafından istinaf edilmesi karşısında, kararın sadece bu davalılar yönünden kaldırılarak, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden korunması gerekmektedir………. Buna göre kararın kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; davanın kısmen kabulüne; 150.000,00-TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.'den (poliçe limiti olan 150.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydı ile) dava tarihi olan 30/05/2017 tarihinden işleyen avans faizi ile birlikte ve davalılar ..., ... ve ... bu tazminatın 120.066,24-TL'lik kısmından 04/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak üzere, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine' karar verildiği, bu kapsamda yapılan incelemede davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limitinin tükenmiş olduğunun açıkça anlaşılması karşısında mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesiyle kararın düzeltilmesine,bu suretle HMK.nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 03/12/2024 tarihli, 2023/830 Esas - 2024/803 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.680,00 TL'den mahsubu ile fazla alınan 1.064,60 TL harcın davacılara iadesine,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
5-AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.120,00 TL'nin davacılardan alınarak hazineye gelir yazılmasına,
7-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN;
1-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
2-İstinaf eden davalı tarafından yapılan 238,00 TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
3-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN(istinaf edenin sıfatına göre) olmak üzere 18/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.