İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2018/44 K.2018/39
null 2018/44 E. , 2018/39 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2018/44
KARAR NO : 2018/39
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/08/2017
NUMARASI : 2017/910 Esas
DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali
Taraflar arasındaki genel kurul kararın iptali davasında talep edilen ihtiyati tedbirin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm begeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ
Davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkili şirketin davalı şirketin hissedarlarından olduğunu, 23.05.2017 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısında, ilk kez yönetim kurulunun ibra edilmesi, bilançonun onaylanması, yüksek yönetici maaşları vs konularda müvekkili şirket tarafından olumsuz oy kullanıldığını, akabinde özel denetçi atanması talepli dava açıldığını, 23.05.2017 tarihli olağan genel kurulda alınan bazı kararların iptali istemli davanın da İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/724 E. sayılı dosyasının da ikame edildiğini, hal böyle iken, davalı şirket yönetimince sermaye artırımı yapılmasına yönelik 28.08.2017 tarihinde olağanüstü genel kurul yapılması kararının alındığını, bu kararın butlanının tespiti için açılan davanın İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/734 E. sayılı dosyasına devam ettiğini, dava konusu 28.08.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının yapıldığını, anılan genel kurulun 3 numaralı gündem maddesinde, sermaye artırımı kararı alındığını, esasen davalı şirketin sermaye artırımına gitmesini gerektirecek hiç bir neden olmadığı gibi bir önceki 23.05.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında sermaye artırımı ihtiyacından hiç bahsedilmediğini, yegane amacın müvekkili şirketin ortaklık payına zarar vererek azaltmak olduğunu, 4 numaralı gündem maddesinde ise, müvekkili şirket ile paylaşılmayan ve gerçeği yansıtmayan rapor doğrultusunda, rüçhan hakların kullandırılmasından sonra kalan payların kullanım bedelinin çok düşük belirlendiğini, taahhüt edilen tutarın vadesinden önce istenme yetkisinin de davalı şirket yönetim kuruluna bırakıldığını ileri sürerek 28/08/2017 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısında alınan 3 ve 4 nolu kararların iptaline ve anılan kararların uygulanmasının tedbiren geriye bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince, dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısında dava konusu edilen ilgili kararlara yönelik yürütülmesinin geri bırakılması talebinin TTK'nun 449.maddesi uyarınca davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin görüş ve beyanları alındıktan sonra değerlendirilmesi gerektiğinden yönetim kurulu üyelerine tedbir talebine konu görüş ve beyanlarını bildirmeleri için meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiştir.
Yönetim kurulu üyelerinin müştereken verdikleri 01/11/2017 tarihli beyan dilekçelerinde özetle; şirketin nehir tipi iki adet hidroelektrik santralı işletmekte olup, su depolama imkanı bulunmadığından üretilen elektrik miktarının doğrudan doğruya yağış miktarı ile bağlantılı olduğunu, bu bağlamda 2017 yılında yaşanan aşırı kuraklık nedeni ile elektrik üretiminin düştüğünü, bu durum şirketin nakit akışını etkilediğini, kredi geri ödemelerinde sıkıntıya soktuğunu, bilançonun iyileştirilmesi ve daha sağlıklı sermaye yapısına kavuşturulması elzem olduğundan sermaye artışı kararının alındığını, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, kararların yürütülmesinin geriye bırakılmasının şirketin işleyişinin sekteye uğramasına sebebiyet vereceğinden bahisle dava konusu kararların uygulamasının geri bırakılması talebinin reddine karar verilmesinin istendiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesinin 10.11.2017 tarihli ara kararı ile, dosya kapsamı, mevcut deliller ve yönetim kurulunun görüşleri doğrultusunda yerinde görülmeyen talebin oy çokluğuyla reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı/İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; sermaye artırımının tek amacının müvekkili şirketin ortaklık haklarının zarara uğratılması olduğunu, müvekkilinin sermaye artırımına katılamaması nedeniyle kaybettiği hisselerin hakim ortak şirket tarafından alınacağını, dava konusu edilen genel kurul kararlarının müvekkillerinin ortaklıktan doğan temel haklarını kullanmayı engeller nitelikte olduğu gibi ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbire karar verilmesini istemiştir.
Davalı/Karşı taraf vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ihtiyati tedbir koşullarının bulunmadığını belirterek istinaf isteminin reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Talep, genel kurul kararın iptali davasında TTK'nın 449.maddesi uyarınca 28/08/2017 Tarihli Olağanüstü Genel Kurulda alınan 3 ve 4 nolu kararların uygulanmasının tedbiren geriye bırakılması istemine ilişkindir.
TTK 449.maddesine göre, genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK 389 vd. maddelerinden yararlanmak gerekir.
HMK'nın 389. Maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. "
Aynı yasanın 390/3. maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.
Kanun hükmü, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu düzenlemiştir.
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında, tarafların iddia ve savunmaları özetlenip, dosya kapsamında bulunan delillerin HMK 389 vd. maddeleri uyarınca değerlendirilmeden talebin reddine karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesi, dosya kapsamı itibariyle talebin reddine karar vermiş ise de gerekçelerini kararda tartışmamıştır. Hangi hukuki sebeple ve hangi maddi vakıalar sabit görülerek karar verildiği, iddia ve savunma gerekçelerinin nasıl aşıldığı gösterilmeden gerekçesiz olarak karar verilmiştir.
Anayasa'nın 141/3. maddesi ''Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır'' hükmünü içermektedir. HMK'nun 297/c, 27/c maddelerinde ise mahkeme kararlarında her iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonucu ve hukuki sebeplerin açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.
Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür.
Öte yandan HMK’nun 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesince tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması halinde, bölge adliye mahkemesince işin esası incelenmeden, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için, dosyanın kararı veren mahkemeye veya yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmaksızın kesin olarak karar verilir.
HMK'nın 353/1.a.6.maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin kararı gerekçesiz olup taraf iddia ve savunmaları ışığında sunulan deliller ve genel kurul kararlarının içeriği hiç değerlendirilmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK 353/1.a.6. maddesi uyarınca, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu ret kararının KALDIRILMASINA,
2-Davacının tedbir talebinin yeniden değerlendirilmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının ilk derece mahkemesi tarafından, talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından istinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte İlk Derece Mahkemesi tarafından, yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-Gerekçeli kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine dair;
HMK 353/1.a.6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/01/2018 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
KANUN YOL :HMK 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.