Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/1599 K.2023/1644
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1599
KARAR NO : 2023/1644
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :01/06/2022
NUMARASI :2022/260 Esas - 2022/294 Karar
DAVACI :SARBAŞ İNŞAAT ÖZEL EĞİTİM SAĞLIK BİLİŞİM AKARYAKIT GIDA TURİZM TİCARET VE SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ - ... ...
VEKİLİ :Av. ... - ...
DAVALI :KOCAELİ TİCARET SİCİLİ MÜDÜRLÜĞÜ - ...
DAVA :Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
DAVA TARİHİ :09/05/2022
KARAR TARİHİ :13/10/2023
KR. YAZIM TARİHİ :20/10/2023
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Sarbaş İnş. Özel Eğitim Sağlık Bilişim Akaryakıt Gıda Turizm Ticaret ve San. A.Ş. İzmit Belediyesi şirketi olduğunu, sermayesinin tamamı İzmit Belediyesine ait olduğunu, müvekkil şirketin 27.04.20022 tarihinde olağan genel kurulu yapıldığını, ..., ..., ... yönetim kurulu üyesi seçildiğini, Genel müdür olarak da yönetim kurulu üyelerinden ... seçildiğini, Türk Ticaret Kanunu ve diğer mevzuat gereği gerekli belgeler hazırlandığını ve ticaret sicil memurluğuna başvurularak, tescilin yapılması talep edildiğini, dayanılan genelge, hukuka aykırı olduğu gibi, davalı Ticaret Sicil Memurluğunun işlemi de çok açık bir şekilde hukuka ve kesinleşmiş mahkeme kararlarına aykırı olduğunu, müvekkil şirketin 10.05.2019 tarihli olağan üstü genel kurulunda alınan yönetim kurulu değişikliği kararının tescili talebi de davalı müdürlük tarafından 20.06.2019 tarihli ve 2019-GD-5997 sayılı kararı ile reddedildiğini, bunun üzerine Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/273 E. sayılı doysası ile açılan davada mahkemece 2019/396 K. sayılı ve 19.07.2019 tarihli karar ile davanın kabulüne, ticaret sicil müdürlüğünü işlemin iptaline ve genel kurul kararının tesciline karar verildiğini, karara karşı, istinaf ve temyiz yollarına başvurulmuş ancak hepsi reddedildiğini, Ticaret sicil memurluğunun genelge dayanak alarak yapmış olduğu red işleminin hukuka aykırı olduğu üst mahkeme denetimlerinden geçerek kesinleştiğini, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/296 E.- 2019/446 K. sayılı ve 24.07.2019 tarihli kararı da aynı şekilde olup istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleşmiştir. Son olarak Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/631 E.- 2022/20 K. sayılı ve 13.01.2022 tarihli kararı da aynı yönde olup, istinaf incelemesinde olduğunu, bir belediyenin hisse sahibi olduğu şirketin genel kurulunda, şirketi temsil etme yetkisi, belediye başkanında olduğu gibi (5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 37. maddesi), dilediği şekilde oy kullanmak hak ve yetkisi de olduğunu, bunun için belediye meclisinden ayrıca bir karar almasına gerek olmadığını, fazlaya ilişkin talep dava hakları saklı kalmak üzere; öncelikle ihtiyati tedbir yoluyla müvekkil şirketin 27.04.2022 tarihli genel kurul kararının geçici tescil ve ilanının sağlanmasına karar verilmesini, Kocaeli Ticaret Sicili Müdürlüğünün 06.05.2022 tarihli ve 2022-GD- 4333 sayılı red işleminin iptaline, müvekkil şirketin 27.04.2022 tarihli olağan genel kurulu ile karar verilen temsilci değişikliğinin ve genel müdürün tesciline ve tescilin Ticaret Sicili Gazetesinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın Kabulü ile Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 06/05/2022 tarih ve 2022-GD-4333 sayılı tescil red işleminin iptaline, temsilci değişikliğinin tesciline ve tescilinin Ticaret Sicili Gazetesinde ilanına ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; T.C. Ticaret Bakanlığının 15.05.2019 tarih ve 50035491-431.04-e-00044345462 sayılı genelgesi ile uyulması talimatlandırılan, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yazısı gereğince, belediyelerin ortak olduğu şirketlerin genel kurullarında, belediyeyi temsil edecek kişinin ve belediye tüzel kişiliğinin yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesi halinde, tüzel kişi temsilcisinin belirlenmesine dair belediye meclis kararı gerekmekte olup davacı şirketin başvuru evrakları arasında ilgili karara rastlanılmamıştır. İşbu sebeple yasal düzenlemeler gereği söz konusu talebe ilişkin ret kararı verilmesi zorunluluğu hasıl olmuştur. Belirtilen düzenleme gereğince mahkemece verilen kabul kararı yasaya aykırıdır, beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece tüm hususlar değerlendirilerek, usul ve yasaya uygun olarak, davanın kabulüne, Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 06/05/2022 tarih ve 2022-GD-4333 sayılı tescil red işleminin iptaline, temsilci değişikliğinin tesciline ve tescilinin Ticaret Sicili Gazetesinde ilanına, karar verilmesiyle yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygunluğu ile onanmasını beyan ederek, davalı yanın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2022 tarih, 2022/260 Esas - 2022/294 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; ticaret sicil memuru kararına itiraz istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacı Sarbaş İnş. Özel Eğitim Sağlık Bilişim Akaryakıt Gıda Turizm Ticaret ve San. A.Ş.'nin İzmit Belediyesi şirketi olduğu, sermayesinin tamamının İzmit Belediyesine ait olduğu,davacı şirketin 27.04.20022 tarihinde olağan genel kurulunun yapıldığı, yapılan genel kurulda ..., ..., ...'in yönetim kurulu üyesi seçildikleri, Genel müdür olarak da yönetim kurulu üyelerinden ...'in seçildiği, yapılan bu işlemlerin tescilinin yapılması için davacı tarafından davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde başvuruda bulunulduğu, başvurunun davalı tarafından reddedildiği, verilen ret kararı üzerine davacı tarafından eldeki davanın açıldığı ve açılan davada Kocaeli Ticaret Sicili Müdürlüğünün 06.05.2022 tarihli ve 2022-GD- 4333 sayılı red işleminin iptaline karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Belediye Meclisi'nin Görev ve Yetkileri 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. Belediye Başkanı'nın görev ve yetkileri ise; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 38. maddesinde sayılmış ve "p" bedinde; "kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi veya belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak" denmek sureti ile Belediye Meclisi'nin görev ve yetkileri arasında açıkça sayılmayan işleri yapmak görev ve yetkisi Belediye Başkanı'na verilmiştir. Diğer yandan, Belediye Başkanı, Belediye İdaresi'nin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisidir (5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 37. maddesi).
Bu hükümler incelendiğinde; Belediye Meclisi'nin "bütçe içi işletme ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar verme" yetkisi açıkça düzenlenmişken (5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18/i maddesi), bu şirketlerin genel kurulda alacağı kararlarda belediye meclisine bir yetki verilmemiştir. Eldeki dava yönünden bir başka söyleyişle; genel kurulda yönetim kurulu üyesi seçiminde kime oy verilmesi gerektiğine dair karar almak yetkisi şeklinde bir yetki açıkça sayılmış değildir. Aksine, az yukarıda belirtildiği üzere; kanunda açıkça belediye meclisine görev ve yetki verilmeyen hallerde, belediye başkanının görevli ve yetkili olduğu (5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 38/p maddesi) hükme bağlanmıştır. Bu durumda; bir belediyenin hisse sahibi olduğu şirketin genel kurulunda, şirketi temsil etme yetkisi, belediye başkanında olduğu gibi (5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 37. maddesi), dilediği şekilde oy kullanmak hak ve yetkisi de vardır. Bunun için Belediye Meclisinden ayrıca bir karar almasına gerek yoktur.
Kocaeli Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tescil ve ilan talebinin reddi kararında dayanak yaptığı; T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün 14399437- 622.02-E.103708 sayılı yazısında özetle; şirket genel kurulunda seçilecek yönetim kurulu üyesini veya şirket müdürünü seçme yetkisi konusunda tereddüt olduğu belirtilerek yapılan değerlendirmede, bu yetkisinin belediye meclisinde olduğu belirtilmiştir. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere; Belediye Başkanı ile Belediye Meclisi'nin görev ve yetkileri ayrı ayrı belirlendikten sonra, Belediye Meclisi'nin karar almasını gerektirmeyen görevleri yapma ve yetkileri kullanma yetkisi Belediye Başkanı'na verilmiştir. Bu düzenleme ile kanun koyucunun olası yetki karmaşasını aşma amacı taşıdığı açıktır. Bu durumda; belediye pay ve hisselerini temsilen şirket genel kuruluna katılma ve oy kullanma konusunda yetki karmaşası olmadığı, belediye meclisine açıkça verilmeyen bu yetkiyi Belediye Başkanı'nın kullanacağı açıktır.
6102 sayılı TTK.'nun 408-(1)-b) maddesine göre; anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerini seçme yetkisi, genel kurula aittir. Aynı Kanun'un 418. maddesinde; genel kurul toplantı ve karar nisabı; "genel kurullar, bu kanunda veya esas sözleşmede, aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan haller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanır. Bu nisabın toplantı süresince korunması şarttır. İlk toplantıda anılan nisaba ulaşılamadığı takdirde, ikinci toplantının yapılabilmesi için nisap aranmaz. Kararlar toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verilir" şeklinde düzenlenmiştir.
Anonim şirketlerde pay sahibinin temsilini düzenleyen 6102 sayılı TTK.'nun 427-(1) maddesine göre; "katılma haklarını temsilci olarak kullanan kişi, temsil edilenin talimatına uyar. Talimata aykırılık, oyu geçersiz kılmaz. Temsil edilenin temsilciye karşı hakları saklıdır.
"Kocaeli Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtlarına göre; İzmit Belediyesi, davacı şirketin %100 hissesine sahip olup, olağanüstü genel kurulda toplantı ve karar nisaplarının mevcut olduğu, 5393 sayılı Kanunun 17.maddesine göre belediye meclisi belediyenin karar organı olup, 18/i.maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkisine ilişkin olarak '' bütçe içi işletme ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa tabi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya ,sermaye artışına ve gayrı menkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar vermek '' şeklinde düzenleme mevcuttur. Aynı kanunun 37.maddesine göre belediye başkanın, belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu düzenlenmiş olup, 38/p maddesinde ise belediye başkanının görev ve yetkisine ilişkin olarak '' kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi veya belediye encümeni kararı gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak'' şeklinde düzenlenme yapıldığı, belediye meclisinin veya encümenin belediye şirketlerinde genel kurulunda belediyeyi temsil edecek gerçek kişi temsilciye ilişkin karar verme yetkisi konusunda kanun maddesinde açık bir düzenleme bulunmadığından davanın kabulüne dair verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, daha önce yine İzmit Belediye Başkanlığına ait olan Sarbaş İnşaat Özel Eğitim Sağlık Bilişim akaryakıt Gıda Turizm Tic. ve San. A.Ş. ile davalı taraf arasında görülen davada verilen kabul kararı dairemizce de doğru kabul edilmiş, bu kararın temyiz edilmesi üzerine dairemizce verilen kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2022/449 E. 2020/5811 K. S. ilamı ile onanmasına karar verildiği de gözetilerek, ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesi gerekçesinin davalının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davalının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 189,15 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/10/2023
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*