Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2023/1785 K.2023/1569

🏛️ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/1785 📋 K. 2023/1569 📅 25.12.2023

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/12/2022
NUMARASI : Esas - Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tanıma Ve Tenfiz
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/11/2023
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 14/11/2023
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında 30/06/2012 tarihinde anahtar teslimi olarak her biri 500 ton kapasiteden toplam 30.000 ton buğday buğday kapasiteli metalik silo donanım ve yazılımının tüm ekipman ve eklentileriyle birlikte kurulum ve devreye alma işlemleri ile birlikte teslimine ilişkin sözleşme yapıldığını, sözleşmenin 10. Maddesinde sözleşmeden kaynaklı ihtilaflarda Paris ICC'nin ( Milletlerarası Ticaret Odası) yetkili kılındığını, davalı yüklenicinin sözleşme konusu edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğinden davacı iş sahibi tarafından sözleşmede kararlaştırılan tahkime başvurduğunu, davalı yüklenicinin tahkim yargılamasında kendisini temsil ettiğini, yapılan yargılama neticesinde 23/10/2020 tarihinde I...... dava numaralı hakem kararının verildiğini, kararın ICC Sekreterince davalı yükleniciye 06/11/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, böylelikle kararın kesinleştiğini, 5178 sayılı MÖHUK 60. ve 61. maddeleri uyarınca taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararları tenfiz edilebilir mahiyette olduğunu ileri sürerek 23/10/2020 tarihli nihai hakem kararının tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tarafların arasındaki tahkim şartının geçersiz olduğundan hakem kararının Türk Mahkemelerince tenfizinin mümkün olmadığını, hakem kararının tebliğinin usulsüz yapılması sebebiyle kararın müvekkili bakımından bağlayıcı olmadığını, hakemin faize ilişkin hususta davacının talebini aşar nitelikte hüküm kurduğunu, hakem kararının, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak ifa edelin yükümlülüklerini gözardı edilerek verilmesi sebebiyle kamu düzenine aykırı olduğunu, tahkim yargılamasında müvekkili tarafından sunulan teknik yargılamada ve hükümde değerlendirilmemiş olması sebebiyle savunma haklarının ihlal edildiğini, müvekkilinin sözleşmeye konusu siloların ve silo sisteminin güncel değerinin MÖHUK. M55/2 uyarınca tenfizi istenen karar konusu bedelden takas/mahsup edilmesinin gerektiğinden bahisle; Tenfizi istenen hakem kararının tercümesinin onaylı örneğinin dilekçe ekinde sunulmaması, nispi harcın yatırılmaması sebebiyle davanın usulden reddine, davanın usulden reddine karar verilmemesi halinde taraflar arasında akdedilen tahkim anlaşmasının geçersizliği, yetkisiz kişilerce tahkimin yürütülmüş olması, kararın müvekkilimize usulen tebliğ edilmemesi sebebiyle kararın bağlayıcı olmaması, hakemin yetkisini aşarak hüküm kurması, hakem kararının kamu düzenine aykırı olması ve mahkemenin re'sen dikkate alacağı gerekçelerle dava konusu hakem kararının tenfizi talebinin reddine, tenfiz talebinin reddedilmemesi halinde davacının müvekkilimize iade etmesi gereken siloların ve silo sistemlerinin değerinin takasını talep ettiklerini ve bu doğrultuda MÖHUK 61/2. maddesinin atfıyla MÖHUK 55/2. maddesi uyarınca hakem kararının tenfizinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "...Dava; Uluslararası Ticaret Odası (IIC) Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin IIC Dava No: 20467/ZF/AYZ nolu 23 Ekim 2020 tarihli kararının Tanınması ve Tenfizi istemine ilişkindir.
Yabancı Hakem Heyeti Kararlarına ilişkin yasal düzenlemenin 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu 60-63 maddelerinde düzenlendiği, 5718 sayılı MÖHUK'un 60.maddesinde;" (1) Kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararları tenfiz edilebilir. (2) Yabancı hakem kararlarının tenfizi, tarafların yazılı olarak kararlaştırdıkları yer asliye mahkemesinden dilekçeyle istenir. Taraflar arasında böyle bir anlaşma olmadığı takdirde, aleyhine karar verilen tarafın Türkiye'deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu, bu da yoksa icraya konu teşkil edebilecek malların bulunduğu yer mahkemesi yetkili sayılır." şeklinde, 5718 sayılı MÖHUK'un 61.maddesinde;" (1) Yabancı bir hakem kararının tenfizini isteyen taraf, dilekçesine aşağıda yazılı belgeleri, karşı tarafın sayısı kadar örnekleriyle birlikte ekler: a) Tahkim sözleşmesi veya şartının, aslı yahut usulüne göre onanmış örneği. b) Hakem kararının usulen kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcılık kazanmış aslı veya usulüne göre onanmış örneği. c) (a) ve (b) bentlerinde sayılan belgelerin tercüme edilmiş ve usulen onanmış örnekleri. (2) Mahkemece hakem kararlarının tenfizinde 55 inci, 56 ncı ve 57 nci madde hükümleri kıyas yoluyla uygulanır." şeklinde, 5718 sayılı MÖHUK'un 62.maddesinde;" (1) Mahkeme, a) Tahkim sözleşmesi yapılmamış veya esas sözleşmeye tahkim şartı konulmamış ise, b) Hakem kararı genel ahlâka veya kamu düzenine aykırı ise, c) Hakem kararına konu olan uyuşmazlığın Türk kanunlarına göre tahkim yoluyla çözümü mümkün değilse, ç) Taraflardan biri hakemler önünde usulüne göre temsil edilmemiş ve yapılan işlemleri sonradan açıkça kabul etmemiş ise, d) Hakkında hakem kararının tenfizi istenen taraf, hakem seçiminden usulen haberdar edilmemiş yahut iddia ve savunma imkânından yoksun bırakılmış ise, e) Tahkim sözleşmesi veya şartı taraflarca tâbi kılındığı kanuna, bu konuda bir anlaşma yoksa hakem hükmünün verildiği ülke hukukuna göre hükümsüz ise, f) Hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usul, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği ülke hukukuna aykırı ise, g) Hakem kararı, hakem sözleşmesinde veya şartında yer almayan bir hususa ilişkin ise veya sözleşme veya şartın sınırlarını aşıyor ise bu kısım hakkında, h) Hakem kararı tâbi olduğu veya verildiği ülke hukuku hükümlerine veya tâbi olduğu usule göre kesinleşmemiş yahut icra kabiliyeti veya bağlayıcılık kazanmamış veya verildiği yerin yetkili mercii tarafından iptal edilmiş ise, yabancı hakem kararının tenfizi istemini reddeder. (2) Birinci fıkranın (ç), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yazılı hususların ispat yükü, hakkında tenfiz istenen tarafa aittir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı görülmüştür.
Davanın yetkili mahkemesinde (davalı şirketin merkezinin bulunduğu Konya'da) açıldığı (5718 sayılı MÖHUK. md. 60/2) görülmüştür.
Yemen Cumhuriyeti ile ülkemiz arasında hukuk davalarında teminattan muafiyete ilişkin ikili veya çok taraflı muafiyet sözleşmesi bulunmadığına ve lahey sözleşmesine taraf olmadığına dair Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nün cevabi nitelikteki yazıları (İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 24/06/2021 tarih, 2019/839 Es. ve 2021/951 Kar. Sayılı dosyası içerisinde) ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi'nin 25/05/2022 tarih ve 2021/2702 Es. 2022/1623 Kar. Sayılı ilamı dikkate alınarak 5718 sayılı MÖHUK'un 48. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nun 84. Maddesi gereğince mahkememizin 14.09.2022 tarihli tensip ara kararına istinaden davacı tarafından 05.12.2022 tarihinde belirlenen teminatın Konya Mahkemeler Veznesine yatırıldığı görülmüştür.
MÖHUK'un 60. maddesine göre kesinleşmiş ve icra kabiliyetini kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfizinin istenebileceği, dava konusu tanıma ve tenfizi istenen hakem kararına karşı verildiği yer ülkesinde iptal davası açıldığı iddia edilmediği gibi ICC Tahkim Kurallarına göre kararın kesin olduğu dikkate alındığında, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin 07/09/2020 tarih ve 2018/2196 Es. 2020/917 Kar. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/04/2022 tarih ve 2020/7475 Es. 2022/2843 Kar. Sayılı ilamları benzer doğrultudedır.) mahkememizce tenfize konu Uluslararası Ticaret Odası (IIC) Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin IIC Dava No: 20467/ZF/AYZ nolu 23 Ekim 2020 tarihli kararının bağlayıcı ve icra kabiliyetine sahip olduğu kabul edilerek yabancı hakem kararlarının tenfizine ilişkin olarak, a) Tahkim sözleşmesi veya şartının, aslı yahut usulüne göre onanmış örneği. b) Hakem kararının usulen kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcılık kazanmış aslı veya usulüne göre onanmış örneği. c) (a) ve (b) bentlerinde sayılan belgelerin tercüme edilmiş ve usulen onanmış örneklerinin dosyaya sunulduğu (5718. Kanun m. 61) belirlenmiştir.
Duruşma açılmış ve usulüne uygun taraf teşkili sağlanmıştır (5718 s.MÖHUK m.61/2,55)
Taraflar arasındaki 30.06.2012 tarihli sözleşmenin 10.maddesinde taraflar arasındaki uyuşmazlıklar ve geçerli kanunun "Tahkim, Paris Uluslararası Ticaret Odası kanunlarına ve teamüllerine uygun şekilde yürütülür. Dostane bir çözüme ulaşılamadığı durumlarda uygulanacak olan kanunun İngiliz Kanunları olup anlaşmazlığı çözmek için İngiliz Mahkemelerinin yetkili olacaktır" hükümünün bulunduğu anlaşılmıştır.
Fransa Cumhuriyeti'nin New York Sözleşmesine (http://www.uncitral.org/uncitral/en/uncitral_texts/arbitration/NYConvention_status.html) taraf olduğu belirlenmiştir.
Davalı taraf tahkime konu 30/06/2012 tarihli sözleşmede yer alan tahkim şartının geçersiz olduğunu, görev belgesinin yetkisiz kişilerce düzenlendiği, kararın tebliğinin usulsüz olduğu, talepten fazlaya karar verildiği, sözleşmeye uygun müvekkilinin yükümlülüklerinin göz ardı edildiğinden kamu düzenine aykırı olduğu, savunma haklarının ihlal edildiği beyan etmişse de; tahkime konu sözleşmenin yazılı yapıldığı, 10. Maddesinde tahkime ilişkin düzenlemenin bulunduğu, davalının tahkim yargılaması sırasında gerekli savunmalarını yaptığı, görev belgesinin tahkim mahkemesine bildirildiği tahkim mahkemesince bildirilen isimlere gerekli tebligatların yapıldığı, tahkim şartına ilişkin bir iddiasının bulunmadığı hususları dikkate alındığında, kamu düzenine her hangi bir aykırılığın bulunmadığı, tahkim şartının geçerli olduğu, görev belgesinin yetkisiz kişilerce imzalandığı yönündeki iddiasının hakkın kötüye kullanılması kapsamında dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 13/03/2018 tarih ve 2017/103 Es.2018/129 Kar. Sayılı ilamı ve bunun temyizi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 20/05/2019 tarih ve 2018/2577 Es.2019/3958 Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır.) dolayısıyla tahkime konu 30/06/2012 tarihli sözleşmenin New York Sözleşmesi’nin II. Maddesinde ki şartları taşıdığı mahkememizce kabul edilerek davalının bu savunmalarına itibar edilmemiştir.
Davalı tarafın sözleşmeye konu siloların ve silo sisteminin güncel değerinin tenfizi istenen karardan takas/mahsup talep etmiş ise de; davalının takas ve mahsup talep ettiği hususun tahkim yargılamasından önceki bir duruma ilişkin olduğu, tahkim yargılaması sırasında ileri sürebileceği hususlardan olduğu, mahkemece tanıma ve tenfiz şartlarına ilişkin hukuken belirlenen sınırlı inceleme yapılabileceği, takas ve mahsup talebinin başka bir davanın konusunu oluşturacağı, tanıma ve tenfiz davasının niteliği gereği bu iddianın ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 26/12/2019 tarih ve 2019/1677 Es. 2019/2321 Kar. sayılı ilamı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2017 tarih ve 2017/245 Es. 2017/302 Kar. Sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin 21/12/2020 tarih ve 2018/1909 Es. 2020/2165 Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır.) bu nedenle mahkememizce davalının takas mahsup talebine ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır.
Yasal düzenleme ve yüksek mahkeme kararları ve dosya kapsamından New York Sözleşmesinin (V). maddesinde yazılı ve re’sen dikkate alınacak 1- Hakem kararının konusunu teşkil eden uyuşmazlığın tanıma veya tenfiz istenilen ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması, 2- Hakem kararının kamu düzenine aykırı olması yönündeki engellerin bulunmadığı ve davalı tarafın sözleşmenin geçersizliğine yönelik savunmasının yerinde olmadığı, dava konusu edilen Uluslararası Ticaret Odası (IIC) Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin IIC Dava No: 20467/ZF/AYZ nolu 23 Ekim 2020 tarihli kararının tanınması ve tenfizine ilişkin şartların bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulününe, 492 sayılı Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifenin "A) Mahkeme Harçları" başlıklı bölümünün "III- Karar ve ilam harcı" başlıklı alt bölümünün birinci fıkrasının (a) bendindi gereğince maktu karar ve ilam harcı ile maktu vekalet ücretine hükmedilmesine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/06/2019 tarih ve 2017/19-930 Es. 2019/812 Kar. Sayılı), İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin 11/10/2018 tarih ve 2018/130 Es 2018/1042 Kar.sayılı ilamı) karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle davanın kabulü ile Uluslararası Ticaret Odası (IIC) Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin IIC Dava No: 20467/ZF/AYZ nolu 23 Ekim 2020 tarihli kararının TANINMASI VE TENFİZİNE, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tarafların arasındaki tahkim şartı geçersiz olması sebebiyle hakem kararının tenfizinin mümkün olmadığını, davacının teminatı kendisine tanınan süre içinde depo etmemiş olması sebebiyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, taraflarca sunulan uzman görüşlerinin kararda değerlendirilmemesi veyahut görüşlerin farklı yönde olmaları karşısında bağımsız bilirkişi incelemesine başvurulması gerektiğini, cevap dilekçesinde ileri sürdüğümüz itirazların birçoğu hakkında değerlendirme yapılmamış olması sebebiyle gerekçeli karar hakkı ihlal edildiğini, ilk derece mahkemesi kararında, kararın usulsüz tebliği sebebiyle müvekkili bakımından bağlayıcı olmadığı iddialarının dikkate alınmadığını, ilk derece mahkemesi kararında, hakem faize ilişkin hususta davacının talebini aşar nitelikte hüküm kurduğu itirazlarını dikkate alınmadığını, ilk derece mahkemesi kararında, hakem kararının kamu düzenine aykırı olduğuna yönelik itirazlarımız dikkate alınmadığını, ilk derece mahkemesi kararında, hakem yargılamasında ve kararında müvekkilinin sunduğu teknik raporun değerlendirilmemesi sebebiyle savunma haklarının ihlal edildiği itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dosya kapsamına ve toplanan deliller göre, mevcut delillerin takdirinin ve yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen ilk derece mahkemesi kararının, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/12/2022 tarihli, ...Esas - ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Davalıdan alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince re'sen davacıya iadesine,
İstinaf kararının Dairemizce taraflara tebliğ edilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/11/2023
Başkan
¸e-imzalıdır.
Üye
¸e-imzalıdır.
Üye
¸e-imzalıdır.
Katip
¸e-imzalıdır.
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸