İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/2220 K.2023/1996

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2220 📋 K. 2023/1996 📅 07.12.2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2220
KARAR NO: 2023/1996
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 05.06.2023 tarihli ara karar
NUMARASI: 2023/203 Esas
DAVA: Şirket genel kurul kararlarının batıl olduğunun tespiti- iptali
Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in, 24/12/1976 kuruluş tarihli, 800 paya ayrılı 20.000,00 TL sermayeli, davalı ... Ticaret Ltd. Şti'nin 280 payına sahip olan hissedarı olduğunu, davalı şirketin diğer ortaklarının 400 payına sahip ... ile 120 payına sahip ... olduğunu ve şirketin yönetim ve temsili için müdür olarak görev yaptığını, diğer hissedarlar ile kardeş olan müvekkilinin 1976 yılından beri aktif ticari hayatının devam eden ve sermayesinin kat be kat üstünde ciro elde eden şirketinden gerekli ve yeterli bilgi alamadığını, davalı şirketin 06/02/2023 tarihinde 2021 yılı olağan genel kurul toplantısı gerçekleştirdiğini, bu toplantıda gündemin 3,4,5,6 ve 7.maddelerinde alınan kararların, aşağıda izah edilen edenlerden dolayı hukuka aykırı olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmesini, bu talebi kabul görmemesi halinde batıl olduğunun tespitini, yoklukla malullük ya da butlan talebinin kabul edilmemesi halinde alınan kararların tamamının iptalini, 06/02/2023 tarihli genel kurul toplantısı gündeminin 6 ve 7.maddesine ilişkin kararlarının TTK'nın 449. maddesi uyarınca yürütülmesinin geri bırakılmasını talep etmiş olduğu görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbir (genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılması) talebinin değerlendirildiği 05.06.2023 tarihli ara kararıyla; "...Somut uyuşmazlıkta; 06/02/2023 tarihli genel kurulda alınan 6 ve 7 nolu kararların yürütmesinin durdurulması istenmiştir. (Müdürlerin huzur hakkı verilmesi ve müdürlere TTK nun 395 m. uyarınca işlem yapma izni verilmesi) Bu genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına dair tedbir kararı verilmediği takdirde, HMK 389/1 maddesinde belirtilen mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinin gerçekleştiği hususunda yeterli delil olmadığı... " gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Gündemin 6. maddesi ile Müdürler Kurulu Başkanı ...'e aylık net 35.000-TL ile Müdürler Kurulu üyesi ...'e aylık net 30.000-TL ödenmesine karar verilmiş olup işbu kararın yalnız olarak bizzat müdürlerin kendi oylarıyla alındığını, kendi kullandıkları çoğunluk oyları ile karar verildiğini, Kar payı dağıtlmayan şirkette müdürlerin kendi ücretlerini belirleyerek aynı amaca hizmet ederek, 20.000 TL sermayeli şirkette müvekkiline kar payı ödenmeden ...'e 35.000 TL, diğer müdür ...'e 30.000 TL ücret ödenmesinin kabul edilemez olduğunu ve iptali gerektiğini, Ülkenin bulunduğu ekonomik durumu öne sürerek kar payı dağılımını redder iken, aynı toplantı da bu kerre müdürler için 35.000 TL + 30.000 TL olmak üzere aylık 65.000 TL ücret ödenmesini teklif edip ve yine kendi belirledikleri bu fahiş ücreti kendi oyları ile kabul ettiklerini, Yürütmenin durdurulmasına konu olan 7 nolu kararın baştan sona hukuka aykırı olduğunu, şöyle ki rekabet yasağının kaldırılmasının tüm ortakların yazılı iznine bağlı olduğunu, ancak dosya içerisinde bu yönde de bir belge bulunmadığı dikkate alınarak kanuna aykırılık söz konusu olduğundan iptalinin kabil olduğunu, yine davalı şirketin esas sözleşmesinde rekabet yasağının kaldırıldığı/bu hususa ortaklar genel kurulunun onay vereceği yönünde bir hüküm yer almadığı da düşünüldüğünde müvekkilinin haklarının zayi edildiği bile bir yana kararın hukuka aykırılığı yürütülmesinin durdurulmasını gerektirdiğini, ayrıca rekabet yasağı kaldırılacak olan ortak müdürün genel kurulda karar alınması sırasında oy kullanması olanaklı olmadığı gibi (TTK m. 619/3), aynı zamanda onun oyları TTK'nın 621.maddesinde düzenlenen toplantı yeter sayılarının hesaplanmasında da dikkate alınamayacağını, söz konusu kararın kanuna ve hukuka aykırılığının aleniyeti ve aynı zamanda müvekkilinin haklarının da zayi edildiği göz önüne alınarak yoklukla malul, butlanla batıl olduğunun tespiti gerekmekle şimdilik tedbiren yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini, Davalı şirketin 06/02/2023 tarihli genel kurul gündeminin 6. ve 7. maddeleri, hukuka aykırı olduğu açıklanmış olup ayrıca müvekkilinin ortaklık hakları da açıkça zayi edildiğinden izah edilen sebepler ve re'sen gözetilecek nedenlerle söz konusu kararların yargılama aşamasında yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı şirketin 06.02.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 3,4,5,6 ve 7 nolu kararların batıl olduklarının tespitine, aksi halde kararların TTK'nın 445 ve devamı maddeleri uyarınca iptalleri istemine; istinaf başvurusu ise TTK'nın 449. maddesi gereğince dava konusu genel kurulun 6 ve 7 nolu gündem maddeleriyle alınan kararların yürütülmesinin dava sonuna kadar geri bırakılması talebinin reddine dair verilen ara karara ilişkindir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, TTK'nın 449. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerine görüşlerini bildirmek üzere tebligat çıkarıldığı, ayrıca davalı şirket tarafından açılan davaya karşı cevap verildiği, bu surette mahkemece maddede belirtilen ön şartın yerine getirildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 449. maddesine göre genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde yer verilen ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinden yararlanılmalıdır. HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." hükmünü, aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" düzenlemesini içermektedir. Buna göre genel kurul kararlarının iptali davalarında TTK'nın 445. maddesi gereğince, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir. Dava dilekçesinde, 06.02.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptallerine ve bu kararlardan 6 nolu karar ile müdürlere ücret verilmesi ile 7 nolu karar ile şirket müdürlerine TTK 395 ve 626/2 maddesi uyarınca belirtilen izinlerin verilmesine ilişkin kararların icrasının geri bırakılması talep edilmiş, bu taleplere ilişkin iddialar ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesi tarafından somut olayda, yaklaşık ispatın, dolayısıyla ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; derdest davada ön inceleme duruşması yapıldığı ve dosyada ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği 17.05.2023 tarihinden sonraki tarihli bilirkişi raporu sunulduğu, 04.10.2023 tarihli duruşma ara kararları kapsamında heyete mali müşavir ve bağımsız denetçi eklenerek tekrar inceleme yapılması gerektiği gerekçesiyle ek rapor için bilirkişi inceleme ara kararı oluşturulmasına karar verildiği, buna göre dava dosyasının ek rapor alınma aşamasında olduğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince yapılacak yargılamada mevcut ve toplanacak deliller toplandıktan sonra esas yönünden tüm deliller serbestçe değerlendirilerek sonuca gidilecektir. Dosyanın, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı tarihi itibariyle mevcut durumu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların esaslı yargılamayı gerektirmesi, yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleşmemiş olması, tedbir kararı verilmemesi hâlinde davacının haklarının elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hâle geleceği konusunda bu aşamada bir kanaat oluşmamış olması karşısında, ilk derece mahkemesince tedbir talebinin reddine dair verilen ara kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1, 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 07.12.2023 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f , 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.