İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2254 K.2023/1902

🏛️ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2254 📋 K. 2023/1902 📅 06.12.2023

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2254
KARAR NO : 2023/1902
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/07/2023 (Talep) - 28/07/2023 (Değ.İş.Karar)
NUMARASI : 2023/146 Değ.İş - 2023/146 Karar
TALEP : İhtiyati Haciz
BAM KARAR TARİHİ : 06/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/12/2023
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/146 Değ.iş-2023/146 Karar sayılı dosyasından verilen 28.07.2023 tarihli kararın incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP:
İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz isteyebilmek için alacağın para alacağı olması, rehinle güvence altına alınmamış olması, ihtiyati haciz nedenlerinden birinin bulunması gerekli olup kural olarak vadesi gelmiş alacaklar için ihtiyati haciz istenebileceğini, İcra İflas Kanunu’nun 257/1. maddesinde bu durumun; ''Para alacağının vadesinin gelmesine karşın ödenmemesi halinde, maddi hukukun aradığı koşullar dışında başkaca bir koşula ve ek birtakım nedenlere gerek olmaksızın alacaklının ihtiyati haciz istemesi mümkündür.'' şeklinde açıklandığını, bu nedenle ihtiyati haciz kararı verilmesi için borçlu tarafın ödeme gücü olup olmadığına bakılmaması gerektiğini, bilindiği üzere, ilamlı alacakların ihtiyati hacizde teminat dışı kalan alacaklar olduğunu, diğer bir deyişle eğer ilamlı alacak varsa ihtiyati haciz kararı verilirken teminat ödenmediğini, ihtiyati hacze konu olan hakem kararının kesin mahiyette olduğunu, kesin mahiyette verilmiş olan hakem heyeti kararının ilam niteliğinde olduğunun su götürmez bir gerçek olduğunu, mahkemenin teminatsız ihtiyati haciz kararı vermesini talep ettiklerini belirterek, borca yetecek tutarda borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki ve bankalardaki hak ve alacaklarına haciz koyulmasına teminatsız olarak karar verilmesini, mümkün olmazsa teminat yatırılarak ihtiyati hacze karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI:
Mahkemece, "....Uyuşmazlık hakem kararının itirazının kabil olduğu, 5684 sayılı yasanın 30.maddesine göre hakem kararına itiraz üzerine icranın durmasının söz konusu olduğu, ... Sigorta AŞ'nin sigortacılık alanında faaliyet gösterdiği, kendisine başvuru yapılması halinde ödeme yapmasının mümkün olduğu, itiraz hakkını kullanması halinde icranın durmasının söz konusu olacağı, ihtiyati haciz talep edenin normal takip yoluna başvurarak alacağını almasının mümkün olduğu, alacağının zayi olmasının söz konusu olmadığı, ihtiyati haczi baskı aracı olarak kullanarak alacağın tahsilinin talep edilmesi ve ayrıca tahsil masraflarının arttırıcı nitelikte olması sebebiyle ihtiyati haciz talebinin yerinde görülmediği, bu sebeplerle İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İTİRAZLARI:
İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili tarafından, "...Müvekkilinin herhangi bir kötü niyetinin bulunmadığını, işbu karar ile para alacağının zamanında ödenmesinin garanti altına alınmasının amaçlandığını, uzun sürelerdir sigorta şirketleriyle olan karşılıklı davaları münasebetiyle para alacağının zamanında ödenmemesi riskini müvekkili adına en aza indirmek mecburiyetinde olduklarını, talep ettikleri ihtiyati haciz kararı için başvurdukları alacağın vadesi gelmiş (muaccel) alacak olduğunu, muaccel alacaklar için şartların kanunda sıralandığını, vadesi gelmiş borç için şartların; 'alacağın rehinle temin edilmemiş olması, vadesi gelmiş alacak olması, alacağın bir para borcu olması' şeklinde belirtildiğini, bu şartlar oluştuğu halde mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine verdiğini, hak ve menfaat dengesi gözetildiği takdirde dava konusu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesinin usul, yasa ve yüksek mahkeme içtihatları göz önünde bulundurulduğu takdirde haklı ve elzem olduğunu, bu sebeple istinaf başvurularının kabulü gerektiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Talep, sigorta tahkim komisyonu uyuşmazlık hakem heyeti kararına dayalı olarak ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Mahkemece; yukarıda yazılı gerekçelerle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiği, bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12.maddesi, “...Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur.” hükmüne amirdir.
Bu durumda, davacının Sigorta Tahkim Komisyonu kararından kaynaklı alacağının tahsili için, genel kanun niteliğinde olan 2004 sayılı İKK 257 vd. hükümleri gereği ihtiyati haciz talep edilerek infaz edilebilmesi, yukarıda açıklanan özel kanun niteliğinde olan ve öncelikle uygulanması gereken 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12. maddesi gereği mümkün bulunmamaktadır. Kaldı ki, sigorta şirketi vekilinin istinafa cevap dilekçesinde; bahse konu alacağın ödendiğini beyan ederek dekontları da sunduğu görülmüş olmakla, bu aşamadan sonra ihtiyati haciz kararı verilmesi de mümkün bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz verilmesi şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, yerel mahkemece verilen kararda usul ve esas yönünden hukuka aykırı bir yön görülmemiş, ihtiyati haciz talep eden/alacaklı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; ihtiyati haciz talep eden/alacaklı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/146 Değ.İş-2023/146 Karar sayılı dosyasından verilen 28.07.2023 tarihli karara yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına,
3-İhtiyati haciz talep eden/alacaklı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/12/2023