Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/1283 K.2024/94
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1283 - 2024/94
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1283
KARAR NO : 2024/94
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/11/2018
NUMARASI : 2016/802 Esas - 2018/864 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 01/02/2024
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/802 Esas - 2018/864 Karar sayılı 15/11/2018 tarihli kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2019/94 Esas - 2021/426 Karar sayılı 04/03/2021 tarihli kararı ile istinaf talebi kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması sonrasında, yeniden esas hakkında Dairemizce verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi sonrasında, Dairemiz kararının Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/17084 Esas 2023/1645 Karar sayılı 13/02/2023 tarihli kararı ile bozulması sonrasında duruşmalı olarak yeniden yapılan yargılama sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 30/06/2016 tarihinde, Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) sigortası bulunmayan aracın sürücüsünün, aldığı alkolün ve hızının etkisi ile neden olduğu kazada, yol kenarında yaya olarak bulunan davacının yaralandığını, müvekkilinin bedensel zararlarından davalı ...'nın sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 3.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davacı vekili 19/09/2018 tarihli talep artırım dilekçesi ile; rapor doğrultusunda tazminat miktarını 80.827,61 TL olarak belirleyerek, davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının maluliyetinin alınacak Özürlülük Sağlık Kurulu Raporu ile belirlenmesi gerektiğini, davacının zararı, kusuru kanıtlaması gerektiğini, ayrıca avans faizinin haksız olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, alınan maluliyet raporuna göre davacının 9 ay geçici iş göremez kaldığı ve %10,2 oranında maluliyetinin meydana geldiğinin anlaşıldığı, kazaya neden olan aracın sigortasız olması nedeniyle davalının 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunun 14. maddesi ve Yönetmelik ile yapılan düzenleme çerçevesinde davacının zararlarından sorumlu olduğu, aktüer bilirkişiden alınan rapora göre de, davacının geçici iş göremezlik zararının 12.186,80 TL, sürekli iş göremezlik zararının ise 68.640,81 TL olduğu, davacının dava dilekçesi ve talep artırım dilekçesindeki talebinde haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 12.186,80 TL geçici iş göremezlik, 68.640,81 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 80.827,61 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 12/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; faizin avans faizi olmayacağı, geçici iş göremezlik zararından davalının sorumlu olmadığı ve tazminat hesaplamasına esas alınacak raporunda Genel Şartlara uygun olarak "Özürlülük Ölçüt ve Sınıflandırılması ve Özgürlülere verilecek Raporlar Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine göre alınması gerektiğini bildirerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ İSTİNAF İNCELEMESİ SONUCUNDA VERİLEN KARAR:
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2019/94 Esas - 2021/426 Karar sayılı 04/03/2021 tarihli dosya üzerinden inceleme yaparak verdiği kararında; davalının, sair istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek reddine karar verilerek, faiz türüne yönelik istinaf sebebine ilişkin olarak, kazaya karışan aracın, kullanım şeklinin "hususi" olması, ticari kullanımı söz konusu olmaması nedeniyle, davalının da, zarar sorumlusu araç malikinin sorumlu olduğu faiz türüne göre sorumlu olacağı belirtilerek ve bu nedenle istinaf sebebi yerinde görülerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararındaki faiz türü düzeltilmek suretiyle; "davanın kabulü ile 12.186,80 TL geçici iş göremezlik 68.640,81 TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 80.827,61 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 18//10/2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiş, verilen karar ilk derece mahkemesi kararını da istinaf eden davalı tarafından temyiz edilmiştir.
TEMYİZ İNCELEMESİNE İLİŞKİN YARGITAY KARARI:
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi tarafından verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından yapılan temyiz incelemesi sonucunda, 2021/17084 Esas - 2023/1645 Karar sayılı 13/02/2023 tarihli karar ile; davalının sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddine, maluliyet raporuna yönelik temyiz itirazına ilişkin olarak "kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir." denilerek, hüküm bozulmasına karar verilmiştir.
YARGITAY BOZMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA VE GEREKÇE:
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından verilen bozma kararı sonrasında, davacı ve davalının bozma kararına uyulmasını talep etmeleri nedeniyle, bozma kararına uyulmasına karar verilerek, Dairemizce yapılan yargılamada;
Bozma kararı gereğince, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından, kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve tarafların uygulanmasını talep ettikleri ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından uygulanması gerektiği belirtilen "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine göre alınan raporda, davalının Özür oranının %12 olduğu, iyileşme süresinin 9 ayı bulacağının belirtildiği görülmüş, alınan raporun tedavi evrakları, son durum raporları ve muayene gözlemleri değerlendirmek suretiyle tanzim edilmiş olması nedeniyle hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varıldığından, davalının maluliyet raporuna yönelik itirazlarına bu nedenle itibar edilmemiştir.
Yapılan yargılama neticesinde, toplanan deliller, ilk derece mahkemesi kararı, ilk derece mahkemesi kararına yönelik davacının istinafının bulunmaması, istinaf kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurusu da olmadığından ve oluşan usulü kazanılmış haklar gözetildiğinde; meydana gelen trafik kazası neticesinde davalı, ZMMS poliçesi bulunmayan aracın %100 kusuru ile meydana gelen kaza neticesinde yaralanmış olup, davalı ..., Sigortacılık Kanunu 14. maddesi ve Yönetmelik hükümleri kapsamında, davalının bedensel zararlarından sorumludur. İlk derece Mahkemesi tarafından verilen kararda da, "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücünün Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümleri çerçevesinde alınan rapora göre davalının %10,2 maluliyetinin meydana geldiği ve 9 ay süre ile iş göremezlik halinde olduğu tespit edilmiş olması nedeniyle, söz konusu rapora göre tazminat miktarı tespit ederek, buna göre davanın esası hakkında karar vermiştir. Söz konusu karara ilişkin olarak davacının istinaf başvurusu olmadığı gibi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi olarak verilen karara yönelik olarak da temyiz başvurusu bulunmamaktadır. Bu durumda ilk derece mahkemesinin verdiği karar ile istinaf eden davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşacağından, davacı ilk derece mahkemesi tarafından verilen karardaki miktardan fazla zararı olduğunu ileri sürmeyeceğinden, Dairemizce alınan raporda da özür oranı, daha önce tespit edilen maluliyet oranından fazla olduğundan, gerek maluliyet oranı, gerekse ilk derece mahkemesi tarafından uygulanan hesaplama yöntemi nazara alındığında, yeniden hesaplama yolu ile tespit edilecek tazminat miktarı, ilk derece mahkemesi tarafından verilen miktarın altında kalmayacağından yeniden aktüer hesap raporu alınmaksızın, ilk derece mahkemesi kararında belirtilen miktarda davacının geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararını davalıdan talep edebileceği anlaşıldığından, davanın kabulü ile 12.186,80 TL geçici iş göremezlik 68.640,81 TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 80.827,61 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 18//10/2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE 12.186,80 TL geçici iş göremezlik, 68.640,81 TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 80.827,61 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 18//10/2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 5.521,33 TL harçtan peşin ve ıslahla alınan 295,05 TL harcın düşümü ile arta kalan 5.226,28 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan (842,90 TL'si Dairemizce verilen kaldırma kararından önce ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararda hüküm altına alınan yargılama gideri olmak üzere) toplam 922,98 TL tebligat, posta gideri, bilirkişi ücreti, vekalet harcı ve başvurma harcına yönelik yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalının sorumlu olduğu karar ve ilam harcından mahsup edilen 295,05 TL harcın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
6-Davalı tarafından ilk derece mahkemesi kararının istinafı aşamasında yatırılan 35,90 TL ve 1.371,35 TL istinaf karar harcının, istinaf talebi haklı görülerek kararın kaldırılmış olması nedeniyle isteği halinde davalıya iadesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve istinaf giderlerinin, davadaki haklılık durumuna göre davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
9-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği ile kesinleştirme, harç ve iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin bozma kararı sonrasında duruşmalı olarak yapılan yargılama sonucunda davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere oy birliği ile 25/01/2024 tarihinde verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.