Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/378 K.2024/405
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/378
KARAR NO: 2024/405
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/01/2024 ARA KARAR
ESAS NO: 2023/1022
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 15/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 15/02/2024
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında müvekkili firmaların borçlu olmadıklarının tespiti ile takibe konu senetlerin iptaline ilişkin menfi tespit talepli olarak tarafımızca yapılan başvuru üzerine Kayscri Arabuluculuk Bürosu'nun 2023/2797 Büro Dosya No, ... Arabuluculuk Numaralı dosyası kapsamında yürütülen arabuluculuk sürecinde davalı ile anlaşma sağlanamadığını buna ilişkin düzenlenen son tutanak aslının dilekçe ekinde sunduklarını, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkil firmalar hakkında icra takibi yapıldığını, Müvekkil firmaların taşınmaz malları ile birçok taşınır mal ve haklarına haciz ve yakalama, muhafaza işlemleri yapıldığını, dosya kapsamında müvekkili firmaların banka hesaplarına da haciz blokeleri konulduğunu müvekkili firmaların takibe konu edilen senetten dolayı borcunun bulunmadığını, açıklanan nedenlerle ve mahkemenizce re sen tespit edilen müvekkillerin uğramış olduğu zararlar bakımından maddi ve manevi tazminat talepleri ile her türlü haklarının saklı kalması kaydıyla; davalarının kabulü ile, önçelikle ve ivediliklE Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasımın teminatsız olarak durdurulmasına yönelik “tedbir” kararı verilmesine, müvekkillerin; davaya ve takibe konu senetler ile icra takibi kapsamında borçluolmadıklarının tespiti ile takibe konu senetlerin iptaline,. Kayseri Genel icra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyast üzerinden müvekkilleri aleyhine yürütülmekte olan icra takibinin iptaline, Davalı aleyhine takip konusu tutarın 94 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü mıyct tazminatına hükmedilmesine,. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
TALEP : İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı ... vekili 05/12/2023 tarihli dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava konusu senedin sahte olduğu, imzaların müvekkiline ait olmadığı, şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı ve lehtarın da yetkisiz olarak imzaladığını, lehtar görünen kişiye şirketlerinin borcu bulunmadığı gerekçesiyle menfi tespit ile takibin teminatsız olarak durdurulmasını talep ve dava ettiğini, ihtiyati tedbir kararları için öncelikli şart olan yaklaşık ispat şartının oluşmadığını, takibin iptaline yönelik itirazların, yargılanmış ve kesin hükümlerle karara başlanmış iken yaklaşık ispat şartından bahsetmenin mümkün olmadığını, kararın bu nedenle hukuka aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, senedin geçerli olduğunu, müvekkilinin son ciranta ve yetkili hamil olduğunu, taleple bağlılık ilkesinin aşıldığını, davacıların ısrarla teminatsız olarak durdurma talep ettiklerini, buna rağmen mahkemenin teminat mukabili durdurma kararı vermesi hukuka aykırı olduğunu, davacıların tekrarla ve ısrarla itirazlarında (23/11/2023), teminatsız durdurma kararı verilmesini talep ettiklerini, davacıların taleplerinde teminatın azlığına çokluğuna değinmeksizin, teminat miktarının düşürülmesini de talep etmedikleri halde yine talep aşılmak suretiyle bu defa %5 teminata düşürüldüğünü ve itiraz haklarının dahi hatırlatılmadığını belirterek bu durumun hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki yaklaşık 6 milyon TL kapak hesabı bulunan bir dosyada asıl takibin %5'i üzerinden sadece 175 bin TL ile haklı bulundukları dava ve takipteki oluşacak zararlarının karşılanmasının mümkün olmadığını, ülkenin ekonomik koşulları ile durumun sabit olduğunu, süresinde teminat yatırılmadığını, dolayısıyla durdurma kararı kendiliğinden ortadan kalktığını, buna rağmen icra dosyasına yönelik durdurmaya ilişkin işlemin de iptali gerektiğini, mahkemece iki ayrı takibin durdurulması ve karar tarihinden itibaren bir hafta içinde teminatın yatırılması kararı verildiğini, her iki kararın tarihinin 17/11/2023 tarihi olduğunu, dosyaya sunulan teminat mektubu tarihi ise 27/11/2023 tarihi olduğunu, dolayısıyla süresi içinde teminat sunulmadığından verilen kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, dosyada iki ayrı durdurma kararı bulunmasının da hukuka aykırı olduğunu, ilk durdurma kararında %20 teminat öngörüldüğünü ve gereğinin yerine getirilmediğini, eğer ikinci karar itiraz üzerine verilmiş ise itiraza ilişkin hiç bir açıklama yapılmadığını, kaldı ki itirazında teminat miktarının azlığı çokluğu konu edilmeksizin, ısrarla teminatsız durdurma talep edildiğini, buna rağmen talep olmaksızın %20 teminatın aynı tarih ile %5 teminata düşürülmesi, düşürme sebebinin de açıklanmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek yaklaşık ispat kuralı bulunmayan iş bu dosyada verilen durdurma kararının hem usule uygun olmaması hem de süresi içinde de teminatın yatırılmaması ve özellikle ilk teminatın dahi yerine getirilmemesi nedenleriyle itirazlarının kabulü ile verilen durdurma kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
CEVAP : Davacılar vekili yapılan duruşmada; "İtirazları kabul etmiyoruz, itirazda belirtilen icra hukuk mahkemesi, istinaf ve Yargıtay kararı imzaya itiraz ile alakalıdır. Huzurdaki davaya konu iddiamız ile alakalı değildir. Yargılamaya konu senetlerin sahteliğine ilişkin Cumhuriyet Savcılığı, Ağır Ceza Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince hüküm verilmiştir. Yani senetler sahtedir. Yargıtay'a gitme sebebi sadece ceza mahkemesince tayin edilen cezanın düşüklüğü veya yüksekliği konusuna ilişkindir. Senetlerin sahte olduğuna ilişkin maddi mesele ile alakalı değildir. Bu nedenle hukuki gerekçe ve mesnetten yoksun itirazların reddine ve tedbirin devamına karar verilmesini talep ediyoruz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar, dava dosyasının içeriği, bahse konu edilen yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yaklaşık ölçüde ispat durumunun mevcut olduğu, bu nedenle ihtiyati tedbir konulmasının yasaya uygun olduğu, itiraz sebeplerinin yerinde olmadığı olmadığı değerlendirilmiş ve davalının ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine karar vermek gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Davalının ihtiyati tedbire itirazının REDDİNE, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Senedin sahte olduğu, imzaların müvekkiline ait olmadığını , şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını ve lehtarın da yetkisiz olarak imzaladığı, lehtar görünen kişiye şirketlerinin borcu bulunmadığı gerekçesiyle menfi tespit ile takibin teminatsız olarak durdurulmasını talep ve dava ettiğini, Bu hususta daha evvelden icra dosyasına borca ve imzaya itiraz edildiğini, itiraz reddedildiğini ve BAM ve YARGITAY tarafından onanarak kesinleştiğini, dolayısıyla, senedin geçerli bir senet olduğu, yetkili keşideci tarafından keşide edildiği ve yetkili lehtar tarafından ciro edildiği ve müvekkilin yetkili hamil olduğu kesin hüküm ile tespit edildiğini, davacının belirtmiş olduğu ağır ceza davası ise ciro silsilesinin en sonunda bulunan yetkili hamil müvekkilim ile hiç bir ilgisi bulunmamaktadır. iş bu ceza davası, şirketin yetkili temsilcisi ... ve sonraki yetkilisi ve iş bu davadaki davacı şirketler yetkisili ...arasında şirketin haksız borçlandırılmasına yönelik bir iç ilişki sahtecilik ve dolandırıcılık davası olduğunu neticede senedin geçersizliğine ilişkin bir hüküm ihtiva ettiğini tüm bu dosyalarda senedin geçerli olduğunun sabit ve usulüne uygun tedavüle sokulmuş ve sebepten mücerrettir. davacılar ile müvekkili arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığını, dolayısıyla iş bu dava, senedin geçersizliğine dayandırılarak menfi tespit talebine ilişkin olduğunu kesin hükümler ile de sabit olduğunu ve senedin senet geçerli olduğunu, geçerli olarak tedavüle sürüldüğünü ve müvekkilinin de yetkili hamili olduğunu, ihtiyati tedbir kararları için öncelikli şart olan yaklaşık ispat şartının , yukarıda arz ettiğimiz nedenlerden dolayı oluşmadığını, takibin iptaline yönelik itirazlar, yargılanmış ve kesin hükümlerle karara başlanmış iken yaklaşık ispat şartından bahsetmenin mümkün olmadığını, kararın bu nedenle hukuka aykırı olduğunu kaldırılması gerektiğini, senedin geçerli olduğunu, müvekkilinin son ciranta ve yetkili hamili olduğunu, taleple bağlılık ilkesinin aşıldığını, davacıların ısrarla teminatsız olarak durdurma talep ettiklerini, buna rağmen sayın mahkemenin teminat mukabili durdurma kararı vermesi hukuka aykırı olduğunu , davacıların tekrarla ve ısrarla itirazlarında(23.11.2023), teminatsız durdurma kararı verilmesini ve teminatın azlığına çokluğuna değinmeksizin, teminat miktarının düşürülmesini de talep etmedikleri halde yine talep aşılmak suretiyle bu defa %5 teminata düşürüldüğünü itiraz haklarının dahi hatırlatılmamış olduğunu bu durum da hukuka aykırı olduğunu, yaklaşık 6 milyon tl kapak hesabı bulunan bir dosyada asıl takibin %5 i üzerinden sadece 175 bin tl ile haklı bulunduğumuz dava ve takipteki oluşacak zararlarının karşılanmasının mümkün olmadığını, . ülke ekonomik koşulları ile durumun sabit olduğunu, süresinde teminat yatırılmadığını, dosyada iki ayrı durdurma kararı bulunmasının da hukuka aykırı olduğunu,. . ilk durdurma kararında % 20 teminat öngörülmüş ve gereği yerine getirilmediğini ikinci karar itiraz üzerine verilmiş ise itiraza ilişkin hiç bir açıklama yapılmadığını itirazda teminat miktarının azlığı çokluğu konu edilmeksizin, ısrarla teminatsız durdurma talep edildiğini buna rağmen talep olmaksızın %20 teminatın aynı tarih ile %5 teminata düşürülmesi, düşürme sebebinin de açıklanmaması hukuka aykırı olduğunu cevap dilekçelerinde ve tedbire itiraz dilekçelerinde sundukları kararları tekrar etiklerini arz ettikleri nedenlerden dolayı, istinaf başvurumuzun kabulü ile, yukarıda tarihini verdiğimiz ve dosya arasında mevcut verilen tedbir kararlarının kaldırılmasını, aksi kanaat hasıl ise teminat tutarının yükseltilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstinaf dilekçesinde bahsi geçen icra hukuk mahkemesi kararı ile bu karara ilişkin Yargıtay kararı ilk huzurdaki davaya konu iddiaların alakalı olmadığı, Yargılamaya konu senetlerin sahteliğine ilişkin cumhuriyet savcılığınca düzenlenen iddianameler kapsamında Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/712 esas sayılı dosyasından resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından bir kısım sanıklar hakkında mahkumiyet kararları verildiğini, yapılan istinaf başvurusu üzerine de Kayseri BAM 8. Ceza Dairesi'nin 2022/2258 Esas sayılı dosyasından verilen karar ile de ağır ceza mahkemesinin kararının yerinde görülmediğini, senetlerin sahte olduğunu, Senetlerin sahteliğine ilişkin maddi mesele anlamında bir uyuşmazlık yoktur ki mahkumiyet hükümleri bir kısım sanıklar hakkında kesinleştiğini, sadece tayin edilen ceza miktarları bakımından ceza mahkemesi kararı Yargıtay incelemesinde olduğunu, Bu sebeplerle, istinaf talepleri hukuki mesnetten yoksun olduğunu, her türlü talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, ilk derece mahkemesinin ara kararına yönelik davalı tarafça (süresinden sonra yapılan) istinaf başvurusunun REDDİNE karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Derdest dava, Kayseri Genel İcra dairesinin ... Esas sayılı dosya kapsamında davacıların davalılara borçlu olmadıklarının tespiti ve takibine konu senetlerin iptaline karar verilmesi taleplerine ilişkindir.
Davacı taraf dava konusu icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasını ihtiyati tedbir olarak istemiştir. Mahkeme 24/11/2023 tarihli gerekçeli ara kararı ile, HMK 209,389 ve 390 v.d. Maddeleri gereğince aranan gerekli ve yaklaşık ispata yeterli koşulları bulunduğundan bahisle takdiren tayin ettiği %5 teminat karşılığında söz konusu ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar vermiştir.
Davalı vekili iş bu ihtiyati tedbir kararına dilekçesi ile itiraz etmiştir. Mahkeme itirazı duruşmalı incelemiş, 28/12/2023 tarihli duruşmaya taraf vekilleri katılmış, mahkemece dinlenmişler ve aynı celsedeki kısa ara kararı ile davalının ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının reddine karar vermiş, bu yönden ayrıca gerekçeli olarak 08/01/2024 tarihli ara kararı yazmıştır. Davalı vekili iş bu ara kararı süresinde istinaf etmiştir.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilmiş ihtiyati tedbir kararında yazılı açıklamalar, tedbir ara kararına yapılan itiraz sebepleri , itirazın duruşmalı olarak yapılan incelemesi sonunda verilen ve istinaf edilen gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar, ceza dosyası ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde, söz konusu ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK 209 ile 389 v.d. Maddeleri gereğince aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunduğu, zira burada yasaca arananın kesin bir ispat olmayıp yaklaşık ispatın yeterli olduğu, mahkemece HMK 87 . Maddesine uygun şekilde takdiren tayin ettiği teminat türü ve miktarı karşılığında söskonusu ihtiyati tedbir kararını vermiş olduğu, bu nedenlerle davalı vekilinin söz konusu ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır,.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de ihtiyati tedbire itirazın duruşmalı incelenerek reddine dair gerekçeli olarak ara karar verildiği anlaşıldığından, istinaf edilen işbu gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler ile mevcut dosya kapsamı birlikte gözetildiğinde, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı,ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğincen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 08/01/2024 tarih ve 2023/1022 E - sayılı ARA KARARININ hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davalı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine ,
4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ve 394/5 bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 15/02/2024