Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1549 K.2024/224

🏛️ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2021/1549 📋 K. 2024/224 📅 19.02.2024

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1549
KARAR NO : 2024/224
KARAR TARİHİ : 19/02/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/04/2021
NUMARASI : ... ESAS ... KARAR
DAVACI : ... -...
VEKİLLERİ : Av. ... [... ]
Av. ... [... ] UETS
DAVALI : ... ...
FERİ MÜDAHİL : 1 -... -...
...
VEKİLİ : Av. ... [... ] UETS
FERİ MÜDAHİL : 2 -... -... ...
VEKİLİ : Av. ... [... ] UETS
FERİ MÜDAHİL : 3 -... -... ...
VEKİLİ : Av. ... [... ] UETS
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 19/02/2024
YAZIM TARİHİ : 19/02/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/04/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; 1994 yılında kurulan kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren davalı şirketin, 5 kardeşin ortak iştigali olup, içlerinden sadece müvekkilinin bu sektörden farklı inşaat sektöründe İnşaat Yüksek Mühendisi olarak çalıştığını, gelişen süreçte şirketin kötü yönetilmesi sonucu maddi durumunun iyi gitmemesi sebebi ile şirketin şubelerinin kapatılarak ticari hayatının devam etmeyeceği yönünde ortaklarca anlaşmaya varıldığını, bu sebeple davalı şirket ortakları tarafından şirketin tasfiyesi için menkul ve gayrimenkul tüm mal varlığının satılarak şirket ortaklarının payları oranında dağıtılmasına karar verildiğini, müvekkili dışındaki şirket ortakları tarafından Ortaklar Kurul kararı doğrultusunda işlemlerin yapılmaması, şirketin gayrifaal olması ve şirketin ana malvarlığının altın olması sebebi ile gerekli güvenlik şüphelerinden iş bu tasfiye davasını açma zorunluluğu hasıl olduğunu, ortaklar tarafından tasfiye kararı alındaktan sonra müdürler kurulu başkanı tarafından envanterde mevcut 11 kg altın ve 1 kg gümüş kaçırıldığını, bu hususun .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında tespit edilmiş olup kayyım atanmaması halinde şirketin malvarlığının kalmayacağını, şirketin malvarlığının neredeyse sıfırlanmış olup bu sebeple öncelikle davalı şirkete Yönetim Kayyumu atanmasını, mahkeme aksi kanaatte ise Denetim Kayyımı atanmasını talep ettiklerini, ortaklar kurulu tarafından alınan kararların açıkça ortakların iradesinin şirketin tasfiyesi yönünde olduğunu ortaya koyduğunu, tüm ortaklar tarafından imzalanan tasfiye kararı uyarınca mahkemece tasfiyenin gerçekleştirilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle davalı şirket hakkında tedbir kararı verilmesi ve şirket yönetimine kayyım atanmasına karar verilmesini, beş ortaklı şirketin genel kurulu kararı ve haklı nedenlerle feshine ve 6762 sayılı kanunda gösterilen şekillerde tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Feri müdahiller vekili tarafından verilen dilekçe ile; kardeşleri davacı ... ile diğer kardeşleri ...'in birlikte eşit hisseyle şirketi kurduğunu, davacının şirket müdürü olduğu dönemde ... sayılı ortaklar kurulu kararı ile şirketin sermayesinin artırıldığını bu karar ile birlikte davacının şirketteki payı davacı lehine artırıldığını, bu kararın iptali istemiyle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ... Esas sayılı dosya ile açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, şirketin 16.11.2018 tarihli ortaklar kurulu kararında şirketin satışı iradesi ortaya konmasına rağmen ‘şirketin feshi’ iradesinin açık bir şekilde ortaya konmadığının belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/04/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; somut davanın konusunu davalı şirketin fesih ve tasfiyesini oluşturduğu, davalı şirketin oy birliği ile alınan 16.11.2018 tarih ... sayılı ortaklar kurulu kararında; şirketin iki şubesinin kapatılmasına, ortakların şirket adına borçlanmamasına, şirketin tüm malvarlığı ile satışa çıkartılmasına, 15 gün içerisinde satış tamamlanmazsa tasfiye sürecinin başlatılmasına karar verilmiştir. Bu karar TTK 636 maddesi anlamında alınan açık bir şekilde şirketin sona erdirilmesine yöneliktir. Şirketin tüm malvarlığının satılması, şubelerin kapatılması, 15 gün içerisinde tasfiye sürecinin başlatılması sona erdirme iradesini yoruma yer bırakmayacak şekilde ortaya koyduğu, kararın davanın ikamesine kadar uygulanmamış olması sonucu değiştirecek bir olgu olmadığı, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi sona erdirme kararı şirket tarafından alındığından tasfiye memurunun genel kurul tarafından atanması gerektiği, 16.11.2018 tarihli kararla tasfiye memuru atanmadığından tasfiye işlemlerinin şirket müdürleri tarafından icrası gerekmektedir (TTK m 536/1), 6100 sayılı HMK 114/1-h maddesi gereğince, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartlarından olduğu, HMK 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve şart noksanlığı giderilmemişse davayı usulden reddeder. Somut olayda davacı ortak tarafından şirketin sona erdirilmesi talebiyle dava açılmış olmakla birlikte davanın ikamesinden önceki bir tarihte şirketin ortaklar kurulu tarafından oy birliği ile şirketin varlığının sona erdirilmesi kararı alınmış olduğundan bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı bu nedenlerle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf talebi ile; müdürler kurulu başkanı tarafından gerekli işlemler yapılmaması sebebiyle işbu davanın açıldığını, şirketin hem ortaklar kurulu kararınca, hem de haklı nedenle feshi için gerekli şartların oluştuğunun sabit olduğunu, müvekkilinin en yüksek oranda hisseye sahip olduğu düşünüldüğünde, 10-12 kg altını yerinden alınmışken şirketin tasfiyesinde müvekkilinin hukuki yararı olduğunun tartışılmaz olmakla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, Şirketin Fesih ve Tasfiyesi istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde, dava şirketin 5 kardeşin ortak iştigali olup şirketin kötü yönetilmesi sonucu maddi durumu iyiye gitmediğinden ... Sitesi ve ... şubelerinin kapatıldığı, şirketin ticari hayatının devam etmeyeceğinin ortaklarca da anlaşıldığı, bu sebeple ortaklarca şirketin tasfiyesi için menkul ve gayrimenkul tüm mal varlığının satılarak ortaklara payları oranında dağıtılmasına karar verildiği, şirkete ait altınların kasaya kilitlendiği, fakat davacı dışındaki ortaklar tarafından Ortaklar Kurulu Kararı doğrultusunda işlem yapılmadığı, şirket envanterinde kayıtlı bir kısım altın ve gümüşün fiili durumda mevcut olmadığı, şirket envanterinde bulunan altın ve gümüşlerin şirkete ait kuyumcuyu işleten ve müdürler kurulu başkanlığını yapan ... tarafından kaçırıldığı ileri sürülerek davalı şirketin şirket genel kurulu kararı ve haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesine karar verilmesi talep edilmiştir.
İlk derece mahkemesince, davanın ikamesinden önceki bir tarihte davalı şirketin ortaklar kurulu tarafından oy birliği ile şirketin varlığının sona erdirilmesi kararı alınmış olduğundan dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki menfaat yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzeniyle sınırlı olarak yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636.maddesinin birinci fıkrasında limited şirketin sona erme halleri belirtilmiş olup anılan düzenlemeden şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi, genel kurulun şirketin sona ermesine yönelik kararı, şirket hakkında iflasın açılması ve kanunda öngörülen diğer sona hallerine yer verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyadaki 16.11.2018 tarih ve ... sayılı Ortaklar Kurulu Kararı'nın incelenmesinde, şirket ortaklarının şirket merkezinde toplanmasıyla, karar tarihi itibari ile şirketin geçmişe dönük tüm borçlarının ödenmiş olduğu, bu tarihten sonra geçmişe ait bir borcun çıkması halinde (devam eden davalardan çıkabilecek sonuçlar hariç) söz konusu borcun borçlanmaya konu evrakı imzalayan kişiye ait olacağı, şirkete ait şubelerin kapatılması (zarar nedeniyle), ayrıca kuyumcu atölyesinin zarar nedeniyle kapatılması, 2009 yılında başlanıp 2010 yılında %95'i devam eden ... Sitesindeki ... ada ... parseldeki inşaatın bitirilememesi dolayısı ile yapılan yatırımın atıl kalması ve getireceği gelirden yoksun kalınması, kalan iş yeri ... Kuyumcu'nun yeterli iş yapamaması, fazla eleman çalıştırılması ve giderlerden dolayı zarar etmesi, kurumlar nezdinde ciddi meblağda cezalar ödenmesi ve ortaklar arasında azami ölçüde ihtilaf bulunması sebebi ile şirketin tüm varlıkları ile satışa çıkarılmasına, şirketin satış sürecinin azami 15 gün olması, bu süre zarfında satılamaması halinde tasfiye edilmesi için gerekli işlemlerin başlatılmasına oy birliğiyle karar verildiği görülmüştür.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yapılan değerlendirmede, davalı şirketin Ortaklar Kurulu'nun 16.11.2018 tarih ve ... sayılı kararında, öncelikle şirketin satışa çıkarılmasına karar verildiği, kararda öngörülen azami 15 günlük süre içinde satışın gerçekleşememesi halinde şirketin tasfiyesi için gerekli işlemlerin başlatılmasının kararlaştırılmış olup şirketin mevcut durumunda izlenecek sürece işaret etmekte ise de, karar içeriğindeki "bu süre zarfında satılamaması halinde tasfiye edilmesi için gerekli işlemlerin başlatılmasına" ibaresi ortaklar kurulunca icrai etki yaratacak bir "şirketin fesih ve tasfiyesi" kararı alındığını kabulü imkan vermemektedir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın hukuki menfaat yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, tüm deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davacı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/04/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/04/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan peşin alınan 59,30.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,
5)-İstinaf eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere 19/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır