Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/653 K.2024/216
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 19/02/2024
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili 04/10/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki bulunduğu .... plakalı araca 30/06/2020 günü Bucak ilçe sınırları içerisinde kırmızı ışıkta durur vaziyette iken arkadan gelen ve kırmızı ışıkta durmayan davalı ... ın sevk ve idaresindeki .... plakalı tırın çarptığını, kaza sonucu müvekkile ait aracın ciddi şekilde zarar gördüğünü, değer kaybına uğradığını, aracın tüm masraflarının müvekkili tarafından karşılandığını belirterek müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi ve davanın kabulü halinde verilecek kararın yerine getirilmesi bakımından dava değeri tutarında davalılara ait .... plakalı araca ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; 800,00 TL teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir. Sonrasında davalı vekili tarafından 800,00 TL teminat depo edilerek ihtiyati haczin kaldırılmasının mahkemeden talep edildiği, ancak mahkemece tesis edilen 19/05/2023 tarihli ara karar ile yetkinin icra hukuk mahkemelerinde olduğu gerekçesi ile ihtiyati haczin kaldırılması talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verildiği, bu kez İcra Mahkemesine başvuru üzerine Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin .... Esas .... Karar sayılı dosyası üzerinden borçlu aleyhine başlatılmış ilamsız ya da ilamlı takip bulunmaması ve ihtiyati haczin kaldırılması talebinin kararı veren mahkemeden talep edilmesi gerektiği gerekçeleriyle talebin reddine kesin olarak karar verildiği, bunun üzerine ihtiyati haczin kaldırılması için yeniden Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesine talep yöneltildiği fakat mahkemece kurulan 18/12/2023 tarihli ara karar ile "...Neticeten somut olayda ihtiyati haciz kararı uygulandığından İcra Müdürlüğünde bunun için işlem yapılıp açılmış bir dosya bulunduğundan, artık teminat karşılığı haczin kaldırılıp kaldırılmayacağına da İcra Hukuk Mahkemesi karar verecektir. Açıklanan sebeplerle davacının haczin kaldırılması yönündeki talebi reddedilmiş, karara karşı yasa yolu açık tutulmuştur." gerekçesiyle ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddedildiği, 18/12/2023 tarihli ara karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin sahibi olduğu aracın diğer davalılardan ... ın sürücüsü olduğu esnada davacıya ait araca çarpması suretiyle meydana gelen kaza nedeniyle Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesini .... esas sayılı dosyası üzerinden tazminat davası açıldığını ve işbu dosya kapsamında mahkemece ".... plakalı araç .. üzerine dava değeri ile sınırlı olmak üzere (800,00-TL) takdiren teminatsız olarak" ihtiyati haciz kararı verildiğini, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkil şirkete ait .... Plaka sayılı araca haciz şerhi işlendiğini, haciz uygulanan aracın bugünkü değerinin 2.000.000,00 TL'den fazla olup, somut dava konusu alacak toplamının ise 800 TL olduğunu, aracın değeri fazla olup, aşkın haciz kapsamında kalacağından ve dava süresince araç üzerinde bulunacak olan haciz şerhi müvekkil şirketin ticari faaliyetlerine, banka kredi notu gibi hususlara ciddi anlamda zarar vereceğinden ihtiyati haciz tutarı nakden/teminat olarak icra dosyasına yatırıldığını , bunun üzerine Antalya 2. ATM'nin .... esas sayılı dosyasından ihtiyati haczin kaldırılmasının talep edildiğini ancak mahkemece tesis edilen 19/05/2023 tarihli ara karar ile yetkinin icra hukuk mahkemelerinde olduğu gerekçesi ile ihtiyati haczin kaldırılması talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verildiğini, Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin .... Esas .... Karar sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haczin kaldırılması için talepte bulunulduğunu fakat mahkemece borçlu aleyhine başlatılmış ilamsız ya da ilamlı takip bulunmaması ve ihtiyati haczin kaldırılması talebinin kararı veren mahkemeden talep edilmesi gerektiği gerekçeleriyle talebin reddine kesin olarak karar verildiğini, bunun üzerine ihtiyati haczin kaldırılması için Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesine talep yöneltildiği fakat mahkemece kurulan 18/12/2023 tarihli ara karar ile "...Neticeten somut olayda ihtiyati haciz kararı uygulandığından İcra Müdürlüğünde bunun için işlem yapılıp açılmış bir dosya bulunduğundan, artık teminat karşılığı haczin kaldırılıp kaldırılmayacağına da İcra Hukuk Mahkemesi karar verecektir. Açıklanan sebeplerle davacının haczin kaldırılması yönündeki talebi reddedilmiş, karara karşı yasa yolu açık tutulmuştur." gerekçesiyle ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddedildiğini, İİK 85/I amir hükmü uyarınca alacaklının sadece takip tutarı kadar haciz isteyebileceğini, dava konusu icra takibi ile toplam alacağın 2.500 katından fazla miktara haciz konulduğunu, teminat olarak yatırılan tutarın da dikkate alınmadığını, ihtiyati haciz talebine konu alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiğini, davacının zararları ile müvekkil şirketin kusurunun yaklaşık olarak ispat edilemediği hususları gözetilerek ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine verilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek istinaf dilekçesi vermiştir.
Talep, geçici hukuki koruma talebine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353 ve 355'inci maddeleri uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
İİK'nın 266. maddesi hükmüne göre; borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer.
Somut dosyada, ilk derece mahkemesi tarafından, icra takibine başlandığından İİK 266. maddesi kapsamında ihtiyati haczin kaldırılması talebinin İcra Mahkemesinden talep edilmesi gerektiği yönünde karar verilmiş ise de; İİK 266. maddesinde düzenlenen icra takibi ile kastedilen, ihtiyati haczin uygulanmasına ilişkin icra takibi olmayıp, esasa ilişkin olarak başlatılmış icra takibidir. Somut dosyada ise, davacı tarafça alacağın esasına yönelik bir icra takibine başlanmadığı, dosya kapsamına bu yönde bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır. O halde, davacı tarafça alacağın esasına yönelik bir icra takibine başlanmadığından bu aşamada İİK 266. maddesine göre ihtiyati haczin kaldırılması talebi yönünden görevli mahkeme ihtiyati haciz kararını veren mahkemedir. Bu durumda ilk derece mahkemesi tarafından ihtiyati haczin kaldırılması talebinin esası yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi amacıyla kararın kaldırılması gerekir.
Hal böyle olunca davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, talebin yeniden değerlendirilmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, kararın HMK'nun 353/1,a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dava dosyasının, Dairemiz kararında belirtildiği üzere inceleme yapılarak talebin esası hakkında bir karar verilmesi için İLK DERECE MAHKEMESİNE İADESİNE,
3-Talep edenden alınan istinaf karar harcının istek halinde İADESİNE;
4-Talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda verilecek yeni nihai kararda dikkate alınmasına,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 19/02/2024 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi ve İİK'nın 265/5 maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.
...