Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/601 K.2024/108

🏛️ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2021/601 📋 K. 2024/108 📅 31.01.2024

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/601
KARAR NO : 2024/108
KARAR TARİHİ : 31/01/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/12/2020
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI :... ...
VEKİLİ : Av. ...: [... ] UETS
DAVALI :...-...: ...
VEKİLİ : Av. ...:[... ] UETS
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 31/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/01/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2020 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ... A.Ş ile ... Eczanesi arasında ilaç alım satımından kaynaklı ticari ilişki bulunduğunu, eczacı ...'nin 23/01/2017 tarihinde vefat etmesi üzerine geriye mirasçı olarak, oğlu ... ile torunu ... kaldığını, ... Eczanesini mirasçıları ... ve ... işletmeye devam ettiğini, miras kalan ... Eczanesini ... ve ... olarak ...'a verdikleri vekaletname ile birlikte işlettiğini, davacı alacaklı müvekkil, en son sattığı malların karşılığında 01/11/2018 - 31/12/2018 tarihleri arasında muhtelif tarihli faturalar düzenlediğini, davalı borçlunun ...'nin vefat ettiğini, faturaların ödenmemesi üzerine borçlu ... adına .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlu ... borca ve imzaya itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, davalı borçlunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun itirazlarında haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle alacağın % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ilamsız takibin faturaya dayalı borç niteliğini taşımakta olduğunu, yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, yetki yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği fatura borçları karşılığında müvekkilinin amcası ve ortağı olan ... ve Mirasçıları ... ve ...'ye karşı .... İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine dayalı takip icra takibi yapıldığını, faturalar için para karşılığı senet alan ve iş bu senetler için açtığı takipten feragat eden davacının kötüniyetli olarak aynı sebepler ile 2 adet daha ilamsız takip yaptığını, müvekkili tarafından icra takibine konu faturalar uyarınca mal alımı olmadığını, müvekkilinin imza örneklerinin alınması ve kurumlardan ıslak imza örneklerinin istenmesi sonucu imza incelemesi yaptırılmasını, davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde haksız ve mesnetsiz davanın reddine, haksız ve kötüniyetli olarak dava açan davacının dava konusu alacağın % 20'si oranında kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesine, dava açılmasına müvekkil tarafından sebebiyet verilmediğinden yargılama gideri yahut vekalet ücreti yönünden aleyhlerinde hüküm kurulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2020 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararında özetle: Davanın İİK 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, davacı ...ile ... Eczanesi arasında ilaç alım satımından kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, dava dışı eczacı ...'nin 23/01/2017 tarihinde vefat etmesi üzerine geriye mirasçı olarak, ... ile ...'nin kaldığını, ... Eczanesini ... ve ...'nin işletmeye devam ettiğini, ... Eczanesini ... ve ... Adi Ortaklığı olarak ...'a verdikleri vekaletname ile birlikte işlettiği, davacının sattığı malların karşılığında 01/11/2018-31/12/2018 tarihleri arasında muhtelif tarihli faturalar düzenlediğini, davalı borçlunun ...'nin vefat ettiği, faturaların ödenmemesi üzerine borçlu ... adına .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibi durdurduğu, itirazın haksız olduğu belirtilerek iş bu davanın açıldığı, dosyaya ibraz edilen defter ve belgeler ile bunlara dayanılarak alınan hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporunda; davacı şirkete ait yasal defterler e-defter kapsamında olup beratlarının süresinde verildiğini, GİB imzalı berat indirildiği ayrıca bu defterlerin VUK'nin 215. Ve 219. maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulduğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, davacı şirket ve ... Eczanesi'ni adi ortaklık şeklinde çalıştıran davalı ...'nin 23/01/2017- 12/04/2019 tarihler arasında ticari ilişki içerisinde bulunulduğunu ve bu tarihler arasında davacı şirketten alınmış olan ilaç bedellerinin ödenmediğini, ilaç bedellerine karşın verilen senetlerin de protestoya uğradığını, protesto edilen senetlerin davacı şirket tarafından alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını ancak, daha sonra borçlulardan olan alacaklı saklı kalmak kaydıyla icradan vazgeçilmek sureti ile icra takibinden vazgeçildiğini, daha sonra davacı alacaklı şirket tarafından davalıya düzenlenen tüm faturalar üzerinden davalı borçlu aleyhine icra takibi başlattığını, davalı borçlunun, borcunun olmadığını iddia etmesine rağmen dava dosyasına herhangi bir ödeme belgesi sunmadığını ve faturaların da davalı borçlu tarafından faturaları teslim aldığı tespit edildiğinden, davalı borçlunun davacı şirkete 198.636,12.TL asıl borcunun olduğu belirtildiği anlaşıldığından, rapor hükme esas alınarak mahkememizce davacı şirket ile ... Eczanesi arasında ticari ilişki bulunduğu, ... eczanesinin sahibi ...'nin 23.01.2017 tarihinde vefat ettiği, eczaneyi mirasçılar ... ve ...'nin işletmeye devam ettiği, ...'nin de 02.01.2019 tarihinde vefat ettiği, davalı ...'nin adı geçen eczaneyi işletmesi nedeniyle eczaneye teslim edilip bedeli ödenmeyen borçtan sorumlu olduğu, davanın niteliği gereği davacının takibe konu faturalardaki mal ve hizmetin davalıya veya temsilcisine teslim edildiğinin ispatlamasının gerektiği, takibe konu faturalarda ... Eczanesi tarafından alındığına ilişkin kaşe ve imzanın bulunduğu, bu durumda faturalara konu mal ve hizmetin ... Eczanesine teslim edildiğinin kabul edilmiş, davalı tarafından her ne kadar faturalardaki imzaların davalının eli ürünü olmadığı imza incelemesi yapılması gerektiği belirtilmiş ise de, dosya kapsamında bulunan .... Noterliği'nin 24.12.2018 Tarih ... yevmiye numaralı vekaletname ile davalının ... Eczanesi ... olarak dava dışı ... isimli kişiye vekil tayin etmesi, eczanenin bu kişi tarafından vekaletnameye istinaden işletildiğinin beyan edilmesi, davaya konu faturalardaki malın bizzat davalıya teslim edildiğine dair iddia olmaması karşısında faturalardaki imzaların davalı eli ürünü olup olmadığı yönünde imza incelemesi yaptırılmasının sonuca etkili olmadığı değerlendirilmiş, ayrıca alacağın daha önce .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile takibe konulduğu alacağın bu dosya ile tahsil edildiği belirtilmiş ise de alacaklı vekili tarafından alacak hakkı saklı kalmak kaydıyla icra takibinden vazgeçildiğinin beyan edilmesi ve bu dosya kapsamında davacıya ödeme yapıldığına dair herhangi bir belge sunulmaması nedeniyle alacağın bu dosya kapsamında tahsil edildiğinin ispat edilmediğinin kabulü gerekmiş açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla devamına, alacak likid alacak niteliğinde olmadığından davacı vekilinin ve şartları oluşmadığından davalı vekilinin tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine dair karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dava dosyası ile görülmekte olan davanın, 17.12.2020 t. de karara çıkmış olup, davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. S-sayılı takip dosyasına itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına karar verildiğini, söz konusu hükümde icra inkar tazminat taleplerinin olmasına rağmen, "... alacak likid alacak niteliğinde olmadığından" şeklindeki usul ve yasaya aykırı gerekçe ile tazminat taleplerinin reddine karar verildiğini, itirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla borç miktarının yasada gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilebileceğini, icra inkar tazminatına karar verilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebiliyor olmasının gerektiğini, ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyasında görülmekte olan itirazın iptaline konu, ....İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibinin dayanağı fatura olup, işbu alacağın likit bir alacak olduğunun açık olduğunu, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da davacı müvekkilin düzenlediği faturaların gerçek borcu gösterdiğinin sabit olduğunu, buna bağlı olarak da davalı tarafın söz konusu borç miktarını bilebilecek durumda olduğunun da açık olduğunu, davacı müvekkil lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli tüm şartların oluştuğunu, yerel mahkemece davacı müvekkil şirket lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi taleplerinin reddedilmesinin yerleşik Yargıtay içtihatlarına, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının, davanın kabulü yönünden onanmasına, icra inkar talebimizin reddine ilişkin kısmın kaldırılarak, davacı müvekkil şirket lehine % 20’den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, her türlü masraf, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davacının müvekkile karşı açmış olduğu takip ile talep ettiği alacağın 198.636,12.TL olduğunu, davacının bu bedeli müvekkilin miras yoluyla ortağı olan ... ve mirasçılarına iki kez daha yöneltmiş durumda olduğunu, davacının dava konusu bedeli senet ile tahsil etmiş olduğu; müvekkilin amcası ...'den senet yoluyla yapılan takipte icra kabiliyetinin olmadığının fark edilmesi üzerine takipten feragat edilerek tahsil edilen borç için ilamsız takip aynı bedelle hem müvekkile hemde amcası ...'nin mirasçılarına yapıldığını, faturalar için para karşılığı senet alan ve işbu senetler için açtığı takipten feragat eden davacının kötüniyetli olarak aynı sebeplerle 2 adet daha ilamsız takip açtığı ortada iken; derdestlik sebebiyle yerel mahkemede açılan davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davaya konu icra takibinde ve davaya cevaplarında müvekkile ait olan kaşe üzerine atılan imzaların kendilerine ait olmadığını ve malların teslim alınmadığını belirtmelerine rağmen yerel mahkemece imza incelemesinin yapılmadığını, eksik yargılama yaparak müvekkilin taleplerini değerlendirmeyen yerel mahkemenin kararının hukuka uygun olmadığını, davaya konu faturalar incelendiğinde müvekkil ... kaşesinin üzerine imza atıldığının açıkça görünmediğini, imza incelemesi yapmadan sonuca ulaşan yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin kaşesi üstünde atılan imzaların kendilerine ait olmadığı belirtilmesine rağmen imza incelemesi yapmayan ve imzaya itirazımızı değerlendirmeden sonuca ulaşan yerel mahkeme kararının incelenmesi sonucu müvekkilin imza örneklerinin alınması ile faturlardaki imzaların müvekkile ait olmadığının tespitinin gerektiğini, dava konusu borç nedeniyle senetle ödeme alan ve 3 ayrı icra takibi yapan davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu sebeple sayın yüksek mahkemenizce yeniden yapılan yargılama sonucunda davacının alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi ile müvekkilin imza örneklerinin alınması ile imzaya itirazlarının değerlendirilmesini, yerel mahkeme kararının ‘kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda ‘davanın reddine’ karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2020 tarih, ... Esas ... Karar sayılı tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davacı ile ... Eczanesi arasında ilaç alım satımından kaynaklı ticari ilişki bulunduğunu, dava dışı eczacı ...'nin 23/01/2017 tarihinde vefat etmesi üzerine geriye mirasçı olarak, ... ile ...'nin kaldığını, ... Eczanesini ... ve ...'nin işletmeye devam ettiğini, davacının sattığı malların karşılığında muhtelif tarihli faturalar düzenlediğini, faturaların ödenmemesi üzerine borçlu ... adına .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibi durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu belirtilerek iş bu davanın açıldığını iddia etmiş, davalı taraf ise faturalardan kaynaklı borcu olmadığını ve mükerrer takip yapıldığını savunmuştur.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ve işbu karara karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
... Eczanesi sahibi ...'nin 23/01/2017 tarihinde vefat etmesi üzerine dosya arasında mevcut 26.01.2017 tarihli veraset ilamına göre geriye mirasçı olarak, oğlu ... ile torunu ...'nin kaldığını anlaşılmaktadır.
...'nin de 02/01/2019 tarihinde vefat etmesi üzerine geriye mirasçı olarak ... ve ...'nin kaldığı görülmüştür.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu ... hakkında muhtelif tarihli faturalardan kaynaklı toplam 198.636,12 TL üzerinden takip başlatıldığı, takibe davalı borçlu tarafından itiraz edildiği ve davacının davalı hakkında işbu itirazın iptali davasını açtığı görülmüştür.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu ... mirasçıları ... ve ... hakkında kambiyo senedine dayalı takip başlatıldığı, alacaklı vekili tarafından alacak hakkı saklı kalmak kaydıyla icra takibinden vazgeçildiğinin beyan edildiği görülmüştür.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu ... mirasçıları ... ve ... hakkında işbu dava dosyasına konu muhtelif tarihli faturalardan kaynaklı toplam 198.636,12 TL üzerinden takip başlatıldığı, (.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), borçlu ... mirasçılarının mirası ret ettiklerini gerekçe göstererek takibe itiraz ettikleri ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
İştirak halinde mülkiyet diğer bir deyişle elbirliği mülkiyetin esasında, iştirak halinde mülkiyeti meydana getiren kişilerin hepsinin bir arada hak sahibi olmaları yer alır. Bu mülkiyette malikler paydaş değil, ortaktır. Tüzel kişiliğe sahip olmayan bu ortaklıkta, hakkın süjesi ortaklık olmayıp bir bütün halinde elbirliğiyle hareket etmek zorunda olan ortaklardır (MK. md. 640/1). Ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır.
TMK’ nun 640/2.maddesine göre “mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.”
Dava konusu olan hak, birden fazla kişi arasında ortak olup da bu hukuki ilişki hakkında mahkemece bütün ilgililer için aynı şekilde ve tek bir karar verilmesi gereken hallerde dava arkadaşlığının maddi bakımdan mecburi olduğunun kabulü gerekir. Diğer bir ifadeyle, bir hakkın birden fazla kişi tarafından birlikte veya birden fazla kişiye karşı kullanılmasının, zorunlu olduğu hallerde, bu hak dava konusu edildiği zaman o hakla ilgili birden fazla kişi zorunlu dava arkadaşı durumundadır. Dava arkadaşlığının hangi hallerde mecburi olduğu maddi hukuka göre belirlenir. Zorunlu dava arkadaşlığında; dava arkadaşları arasındaki ilişki çok sıkı olduğundan, davada birlikte hareket etmek durumundadırlar.
Mahkeme ise, dava sonunda zorunlu dava arkadaşlarının hepsi hakkında aynı ve tek bir karar verecektir. Zorunlu dava arkadaşlığında dava konusu olan hak tektir ve dava arkadaşı sayısı kadar müddeabih bulunmamaktadır (Emsal HGK 2009/21-286 Esas 2009/328 Karar sayılı ve 08/07/2009 tarihli kararı). Buna göre, borçlu mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan icra takibinin tüm mirasçılara karşı birlikte yapılması gerekmektedir. Takip itiraza uğradığında da tüm mirasçılara karşı birlikte itirazın iptali davası açılması veya terekeye temsilci tayini yoluna gidilerek davanın takibi gerekir. ( Emsal Yargıtay 3. HD'nin 16/11/2019 tarih, 2017/12194 Esas ve 2019/8835 Karar sayılı ilamı )
Somut olayda, ... Eczanesi sahibi ...'nin ölmesi sebebiyle mirasçılar ... ve ...'nin eczaneyi birlikte işlettikleri sabittir.Mirasçı ...'nin de vefat ettiği ve geriye mirasçılarının kaldığı anlaşılmaktadır.
Davaya konu takipte, faturaya dayalı alacak talebi, mirasçılardan biri olan borçlu ...'ye karşı yapıldığı ve takibe itiraz edilmesi sonucu bu mirasçıya karşı bu davanın açıldığı görülmektedir . Bu durumda somut olayda, mirasçıların elbirliği mülkiyeti söz konusu olup, mirasçıların bir kısmına takip yapılması nedeniyle takibe itiraz üzerine mirasçıya karşı açılan bu davayı mirasçı yalnız başına yürütemeyeceğinden, takibin ve akabinde davanın bütün mirasçılara karşı birlikte açılması gerekir.İtirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olduğundan usulüne uygun bir takibin yapılması dava şartı olarak düzenlenmiştir.Takipte borçlu sıfatı bulunmayanın sonradan davaya taraf olarak eklenmesi de mümkün değildir.Bu sebeple mahkemece bu husus değerlendirilmeden dosyanın esasına ilişkin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş, bu sebeple davalı vekilinin istinaf sebebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, somut olayda eczaneyi mirasçı olarak el birliği halinde işletenlerin tamamı hakkında usulüne uygun bir takip bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince, mahkemece kararda hata edilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve usulüne uygun takip bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş, kaldırma sebebine göre davacı yanın istinaf talebinin incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-Kaldırma sebebine göre davacı vekilinin istinaf talebinin incelemesine YER OLMADIĞINA,
3)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2020 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
4)-YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
5)-USULÜNE UYGUN TAKİP BULUNMADIĞINDAN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN DAVANIN REDDİNE,
6)-Şartları bulunmadığından davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
7)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 2.399,03.TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.971,43.TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADE EDİLMESİNE,
8)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2021 tarih, ... Esas ... Karar sayılı, ... harç nolu Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE,
Harç tahsil edilmiş ise davalıya iadesine
9)-6100 sayılı HMK.nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
10)-Davalı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan 17.900,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
İstinaf incelemesi yönünden;
1)-a)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafça yatırılan 3.392,25.TL istinaf maktu karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,
b)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
2)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafça yapılan 43,30.TL posta gideri ve 162,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının toplamı olan 205,4.TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
3)-6100 sayılı HMK'nun 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi uyarınca peşin alınan ve kullanılmayan gider avansının ilk derece mahkemesine İADESİNE,
5)-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesince kararın kesin olması nedeniyle karar tebliğ işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince YAPILMASINA,
6)-Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 31/01/2024 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır