Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/2598 K.2025/1766
T.C. ... BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2598 - 2025/1766
T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2598
KARAR NO : 2025/1766
KARAR TARİHİ : 22/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
Başkan :
Üye :
Üye :
Katip :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/04/2022
NUMARASI : 2003/... Esas, 2022/... Karar
DAVACI : ... T.A.Ş. -
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1-... -
3-... -
4-... (...)
5-... -
6-... -
7-...
8-
9-... -
:AV.
10-... - T.C.No:17032220344- Pınar Mah. 74001 Sk. Kapı No:1/5 Seyhan/...
11-... -
12-... ... -
13-...
14-... -
15-... - .
16-... -
17-... -
18-... -
19-... -
20-... -
(...
mirasçıları) VEKİLİ : AV.
DAVANIN KONUSU : Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 22/09/2025
YAZIM TARİHİ : 22/09/2025
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/... esas ve 2022/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... ve ...'in 30/12/2002'yi 31/12/2002 tarihine bağlayan gece müvekkili bankanın ... gerçekleştirdikleri soygun neticesinde bankaya ait 588.803.500.000,00.TL'yi çaldıklarını, ... C.Başsavcılığı'nın 2003/... sayılı dosyası ile yürütülen tahkikat sonucu davalıların yakalandıklarını ve müvekkili bankadan çaldıkları paranın 383.652.183.600.TL'sinin Emniyet Müdürlüğü'nce ele geçirilerek müvekkili bankaya iade edildiğini, çalınan paranın 205.151.316.400,00.TL'sinin davalılarda kaldığını bu durumda müvekkili bankanın 205.151.316.400.TL zararının olduğunu, bu miktarın tamamından ... ve ...'in müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, diğer davalılardan ...'ın bu miktarın 22.040.000.000.TL'sinden, ... ve ...'ın birlikte müştereken ve müteselsilen 23.700.000.000.TL'sinden, ... ve ...'un birlikte müştereken ve müteselsilen 98.000.000.000.TL'sinden, ...'in 25.500.000.000.TL'sinden (iş bu tutarın 4.500.000.000.TL'sinden ...ın ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen), ...'ın 12.718.500.000.TL'sinden (iş bu tutarın 2.650.000.000.TL'sinden ...'ın ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen), ...ın 10.000.000.000.TL'sinden sorumlu olduklarını belirterek, müvekkili banka alacağının davalıların belirtilen sorumlulukları çerçevesinde 30/12/2002 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin sorumlu tutuldukları 23.700.000.000.TL'nin kendilerine nasıl intikal ettiğinin ceza dosyasındaki beyanları ile açık olduğunu, kendilerinin bankayı soyan kişiler olmayıp, insiyatifleri dışında bazı gelişmeler sonucu bankanın parası olduğunu sonradan öğrendikleri üzere komşuları davalı bulunan bazı kişilerin tertibiyle olaya sürüklendiklerini, müvekkillerinin kendilerine geçen para miktarının 24.000.000.000.TL iken 18.000.000.000.TL'si ile müştereken ve müteselsilen ortak oldukları bir ev satın aldıklarını, 5.000.000.000.TL'nin ise müvekkili ... adına bankaya yatırdıklarını, 700.000.000.TL'sini tapu harç ve masraflarına harcadıklarını, ellerinde kalan 300.000.000.TL'nin de dava dilekçesinde belirtildiği üzere davacı kuruma teslim edildiğini, olaydan sonra alınan gayrimenkule ilişkin tapu kaydı ile banka hesap cüzdanını da kendi istekleriyle ilgili resmi kurumlara teslim ettiklerini, bu durumda davacının iddia ettiği para diliminin karşılığının aynen (nakit ve belge olarak) iade ettiklerini, bu nedenle davayı kabul etmediklerini belirtmiştir.
Davalılar ... ve ... tarafından birlikte sunulan cevap dilekçesinde; davaya konu alacak için ihtiyati haciz kararı verilerek, bu kararın uygulandığını, bunun üzerine dava dilekçesinde belirtilen borç miktarı kadar tutarı icra takip dosyasına yatırdıklarını, takip dosyasına yatırılan bu paraların da davacı banka vekilleri tarafından tahsil edildiğini, her ikisi tarafından dava dilekçesi ile talep edilen toplam 12.718.500.000.TL'nin tamamının ödendiğini, bu durumda davanın konusuz kaldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 31/12/2002 tarihinde sabaha karşı müvekkilinin teyzesinin oğlu diğer davalı ...'in müvekkilini arayarak emanet bırakacağını söylediğini, birkaç dakika sonra elinde siyah büyük bir poşetle geldiğini ve bu poşeti daha sonra alacağını belirterek poşeti bırakıp gittiğini, müvekkilinin bu esnada soygun ile hiçbir bilgisinin bulunmadığını, ancak merakla poşeti kontrol ettiğinde içerisinde yüklü miktarda para olduğunu gördüğünü, paranın kendisine ne amaçla bırakıldığını bilmediğini, daha sonra poşette mevcut paraların bir kısmının yanık olduğunu gördüğünü ve yanık olan paraları ayırıp çöpe attığını, müvekkilinin ne yapacağını şaşırdığını, hiçbir şekilde poşet içerisinden para almadığını, aradan epey zaman geçtikten sonra haberlerden ve gazeteden hırsızlık olayını duyduğunu, tedirgin olup parayı teslim edildiği gibi bıraktığını, 17/01/2003 tarihinde müvekkilinin evine polislerin gelmeleri üzerine müvekkilinin içi para dolu poşeti polislere teslim ettiğini, B.K.41 md. uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun doğması için haksız fiilin unsurlarının oluşmadığını, müvekkilinin söz konusu olayda hiçbir kusurunun olmadığını belirterek, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... (Kendine asaleten, çocukları ... ve ...'ya velayeten) cevap dilekçesinde; hırsızlık yapıldığı tarihte 12 yaşında olduğunu ve henüz çocuklarının doğmadığını, davalı ...'nın oğlu ile 2010 yılında evlendiğini, kayınbabasının ve eşinin 2013 yılında vefatı nedeniyle iş bu davaya dahil olduklarını, ne eşinin ne de kayınbabasının mirasını da borçlarını da kabul etmediğini, ayrıca olayda hırsızlığı yapanın da kayınbabası olmadığını, mirasın reddi için dava açacağını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; yapılan ceza yargılaması ve bilirkişi incelemesi sonucu davalıların ... ve Kanan Şimşek'in 205.151,32.TL'nin tamamından sorumlu oldukları, diğer davalılar ...'ın bu miktarın 22.040,00.TL'sinden, ... mirasçılarının 98.000,00.TL'sinden, ... ve ...'ın 23.700,00.TL'sinden, ...'in taleple bağlı kalınarak 25.500,00.TL'sinden, ...ın taleple bağlı kalınarak 14.500,00.TL'sinden, ... mirasçılarının 11.068,50.TL'sinden, ...'ın 2.650,00.TL'sinden sorumlu oldukları kabul edilerek, haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 31/12/2002 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, davalı ... hakkında da tazminat davası açılmış ise de; davalı ... hakkında herhangi bir mahkumiyet hükmü bulunmadığı gibi mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde hırsızlanan paralardan menfaat temin ettiğinin tespit edilememiş olması gerekçesi ile bu davalı hakkında açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; küçükler adına hiç bir şekilde tebligat çıkartılmadığını, ...'ya gerekçeli karar usule uygun tebliğ edilmediğini, karardan 23/09/2022 tarihinde diğer mirasçılar vasıtası ile haberdar olunduğunu, terekenin borca batık olduğunun tespiti ve mirasın hükmen reddine dair davanın açıldığını, 2003 yılından bu yana devam eden yargılamada eğer zamanında karar verilse ne mirasçıların ne de diğer şahısların bu denli zarara uğrayacak haksız fiili kim ika ettiyse zarara da onun katlanır hale geleceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; kendisinin olayla ilgisinin bulunmadığını, herhangi bir menfaatinin bulunmadığını, sorumlu olmadığını belirtmiştir.
Davalılar ... ve ... mirasçıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hiç bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilleri adına açılan davanın reddi gerektiğini, bahsi geçen tutarlara uygulanan faiz oranlarının fahiş olduğunu, tüm alacak kalemlerinin zaman aşımına uğradığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...istinaf dilekçesinde özetle; yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebileceğini, ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise mirası reddedilmiş sayılacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili bankanın ... davalılar tarafından yapılan soygun neticesinde bankanın zarara uğratıldığını belirterek banka zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup, davalılar ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Uyaptan temin edilen nüfus kayıt örneğine göre ilk derece mahkemesince verilen karar tarihinden sonra davalı ...'ın 07/11/2024 tarihinde, dahili davalı ...'nın 11/08/2023 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.
Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır. (6100 sayılı HMK m.114,1/d )
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. (4721 sayılı TMK m.28/1) Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölen tarafın mirasçılarına karşı veya onun mirasçıları tarafından davaya devam edilip edilmeyeceğinin tespiti için, bir ayrım yapmak gerekir. (KURU, Baki, Prof. Dr. ; ARSLAN, Ramazan, Prof., Dr.; YILMAZ, Ejder, Prof., Dr.; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 6100 sayılı HMK'ya Göre Yeniden Yazılmış, 22. Baskı, Ankara 2011, s. 221)
Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılarına geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır; bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilmesine imkan yoktur.
Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilir. Bunlar malvarlığı haklarına ilişkin davalardır. Bu halde, ölen tarafın mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler.
Taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir. (6100 sayılı HMK m. 55)
Somut olayda;davalı ...'ın 07/11/2024 tarihinde, dahili davalı ...'nın 11/08/2023 tarihinde vefat ettiği ve geride mirasçılarını bıraktığı anlaşılmakla mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, öncelikle yargılama sırasında vefat eden davalıların mirasçılık belgesi getirtilerek, mirasçılarına usulüne uygun tebligat yapılıp, mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanmak, taraf teşkili sağlandıktan sonra, hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesi kararının resen kaldırılarak, yukarıda belirtilen eksiklerin giderilerek, yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davalılar vekili tarafından ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/... esas ve 2022/... karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/... esas ve 2022/... karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-a)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 234,30.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalılar ... ve ... mirasçılarına İADESİNE,
b)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 1.673,60.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalı ...'e İADESİNE,
c)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 1.673,60.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalılar ..., ... ve ...'ya İADESİNE,
5)-Davalılar tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/4 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 22/09/2025 tarihinde karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır