Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/692 K.2024/655

🏛️ Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/692 📋 K. 2024/655 📅 04.11.2024

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/692 Esas
KARAR NO : 2024/655
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... (TCKN: ...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ... - ... ....
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 17/10/2024
KARAR TARİHİ : 06/11/2024
GR.KR.YZM.TARİHİ : 06/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; ...'nin 14.09.2024 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısının yapılacağına ilişkin ilan, 29.08.2024 tarihli 11154 sayılı .... Gazetesi'nde yayınlandığını, müvekkili ...'ın ...'nde pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkilinin dedesi ...'ın 26.10.2023 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak da huzurdaki davada davalı sıfatıyla bulunan şirketin pay sahipleri ..., ..., ..., ..., ..., ... ve müvekkili ...'ın kaldığını, işbu vesileyle müvekkilinin 400.000 adet paydan oluşan davalı şirkette, 33.333 adet paya sahip olduğunu, davalı şirketin yönetim kurulu başkanının ..., müvekkilinin ise şirket nezdinde pay sahibi ortaklardan olduğunu, mevcut durumda ... ve diğer pay sahiplerinin müvekkiline karşı ortak iradeyle hareket ederek pay sahibi olarak şirket hakkında bilgi almasını, şirket kararlarında söz sahibi olmasını engellediklerini, ...'ın mirastan ıskat edilen ... ve ...'a hukuka aykırı bir şekilde mirastan pay verilmesini sağlayarak yönetim kurulunda güçlü konuma geçerek şirketi tekeline aldığını ve istediği her kararı dayatarak kabul ettirdiğini, bu sayede şirketi dilediği gibi zarara uğratarak şirketten dilediği şekilde mal kaçırabildiğini, müvekkilinin bu hususta bilgi dahi alamadığını, genel kurul toplantısına dayanak edinilen hazirun cetveli gerçek pay sahiplerini ihtiva etmediğini, her ne kadar şu anda ... ve ... evraklar üzerinde paydaşlık sıfatını haiz gibi gözükse de maddi hukuk açısından kendilerine yöneltilmiş bir ıskat beyanı bulunduğunu ve geçerliliğinin çok ciddi somut belgeler ile kanıtlandığını, hal böyle iken bu kişilerin paydaşlık sıfatından kaynaklanan yetkilerini kullanmalarının durdurulması veya askıya alınması gerektiğini, anonim şirketlerde mirasçıların re'sen pay defterine kaydedilmelerine ve şirketin ortağı olmaları anlamına gelmeyeceğini, mirasçıların terekeye elbirliği halinde mülkiyetle sahipseler de, anonim şirkette ortak sayılmaları ve yönetimsel haklara sahip olabilmeleri için, durumu şirkete bildirmek ve mirasçı olduklarını ispatlamak zorunda olduklarını, ... ve ...'ün paydaşlık sıfatından kaynaklanan oy haklarını kullanamamaları yönünde gerekli ihtiyati tedbir kararları ivedilikle verilmesi gerektiğini, davalı şirket yönetiminin, müvekkili ile diğer pay sahipleri ... ve ...'un bilgi alma hakkını kullanmalarını engellediğini, müvekkilinin bilgi edinme ve inceleme hakkının ihlal edildiğini, özel denetçi atanması talebinin hukuka aykırı olarak kabul edilmediğini, yönetim kurulu üyesi ...'ın 14 Eylül 2024 tarihli genel kurul toplantısında kendi lehine, kendini ibra etme yönünde olumlu oy kullandığını, yönetim kurulu üyelerinin toplu değil, tek tek ve açıkça tartışılarak ibra edilmesi gerektiğini, şirketin yapısını ve sermayesini korumayan genel kurul kararının butlanının gerekeceğini, TTK m. 1 hükmünde; "Türk Ticaret Kanunu, 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun ayrılmaz bir parçasıdır.” denildiğini, Yasakoyucu, TTK’da kayyım atanmasına dair ayrı hükümlere yer vermeyi gerek görmediğini, mükerrerlik ile karmaşa oluşturmamak için, genel bir yollama ile TMK’nın yönetim kayyımlığını düzenleyen 427’nci maddesine göre; vesayet makamı, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alacağını ve özellikle "Bir terekede mirasçılık hakları henüz belli değilse" yönetim kayyımı atayacağını beyan ederek; haklı davalarının kabulü ile müvekkili davacının pay sahibi olduğu davalı ...'nin 14.09.2024 tarihli genel kurulunda alınan; 3 numaralı gündeme ilişkin 2023 yılı Yönetim Kurulu Faaliyet Raporlarının kabulü, 4 numaralı gündeme ilişkin 2023 yılı Finansal Tablolarının kabulü, 5 numaralı gündeme ilişkin Yönetim Kurulunun İbrasının kabulü, 6 numaralı gündeme ilişkin 09.01.2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan kararların tamamının iptalinin kabulü, 8 numaralı gündeme ilişkin Şirket Mevcut Yönetim Kurulunun İptali ve Yeniden Yönetim Kurulu Seçimi ve Görev Sürelerinin Belirlenmesi kararlarının kabulü ve 10 numaralı gündeme ilişkin ödenmesi gereken vergi ve kanuni yedek akçelerden sonra 2023 yılına ait karın dağıtılmayacağının kabülü hakkındaki genel kurul kararlarının iptaline, TTK m. 438 hükmü yollaması ile şirkete özel denetçi atanmasına, TTK m. 445 ve TTK m. 558 hükümleri yollaması ile yönetim kurulu üyeleri hakkında 14 Eylül 2024 tarihinde alınan ibra kararının iptaline, esas hakkında karar verilinceye kadar davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Müteakiben davacı vekili 23/10/2024 tarihli talep dilekçesi ile; dava dosyasının, davaya konu 14.09.2024 tarihli Genel Kurul Kararlarının iptaline ilişkin başkaca açılmış ve taraflarınca tespit edilmiş olan .... Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı tarafa usulüne uygun tebliğin yapıldığı, süresi içerisinde davalı vekilince süre uzatım talep edildiği, mahkememizce 2 haftalık ek süre verildiği ancak süre dolmadan davacı vekilince dosyanın .... Esas sayılı dosyası ile birleştirme talep edildiği görülmüştür.
KABUL VE GEREKÇE :
Dava, Ticari Şirketin Yönetim Kurulu Kararının İptali istemine ilişkindir.
.... Esas sayılı dosyası UYAP ortamından mahkemesinden iş bu dosyaya eklenmiş; incelenmesinde, davacıların .... olduğu, davalının ... olduğu, davanın 14/09/2024 tarihli genel kurulun iptali talebi olduğu ve duruşmasının 19/12/2024 tarihine talik edildiği, mahkememizin iş bu dava dosyasında davalının aynı odluğu ve 14 Eylül 2024 tarihli genel kurulda alınan ibra kararının iptalinin talep edildiği anlaşılmıştır
HMK.nun 166/1. maddesine göre, aynı mahkemede görülmekte olan iki dava arasında bağlantı var ise davanın her aşamasında talep üzerine veya resen birleştirme kararı verilebilir. 14.02.1992 tarih ve 3/2 sayılı .... kararı gereğince bir yargı çevresi içinde kurulmuş bulunan aynı düzeydeki mahkemeler, davaların birleştirilmesi açısından aynı mahkeme sayılır. Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde iki dava arasında bağlantı ve irtibat varsayılır. Kanun bu gibi durumlarda gerçeğin daha iyi ortaya çıkması ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin daha iyi karara bağlanmasını sağlamak için davaların birleştirilmesine imkan sağlamıştır (... . 03.10.2001, ....).
"Davaların birleştirilmesi başlığını taşıyan bu maddeye göre, ayrı ayrı açılmış davalar arasında ancak bu maddede gösterilen anlamda bir bağlantı bulunması hâlinde, davaların birleştirilmesi istenebilir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması hâlinde, davaların birleştirilmesi usul ekonomisi açısından önem taşımaktadır. Bu durumda aynı yargı çevresinde yer alan, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış olan davalarda birleştirme kararı, talep üzerine veya kendiliğinden hüküm verilinceye kadar her zaman verilebilecektir. Aynı düzey ve aynı sıfattaki mahkemelerden anlaşılması gereken; her iki davanın da görüldüğü mahkemenin, asliye hukuk mahkemesi veya sulh hukuk mahkemesi yahut iş mahkemesi yahut aile mahkemesi olması gerekir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilecek ve bu karar diğer mahkemeyi bağlayacaktır...."(HMK.m166 Gerekçesi).
TTK'nun 448/2. maddesi gereğince "...Birden fazla iptal davası açıldığı takdirde davalar birleştirilerek görülür." Bu kabulden hareketle somut olay incelendiğinde, eldeki dava ile Mahkememizin .... Esas sayılı dosya ile mahkememiz dosyası arasında hukuki, fiili bağlantı bulunduğu, her iki davanın aynı genel kurul toplantısına ilişkin olduğu ve aynı uyuşmazlıktan kaynaklandığı gözetilerek dava dosyalarının birleştirilmesinde hukuki yarar olduğu sonucuna varılarak davanın daha önce açılan .... Esas sayılı dosyasındaki dava ile birleştirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası tesis kılınmıştır.
HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-HMK 166/1 maddesi uyarınca, Mahkememizin Esas sayılı dosyasındaki davanın, .... Esas sayılı dosyasındaki dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Yargılamanın .... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,
3-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile ilgili olarak birleştirilen dosya üzerinden karar verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, evrak üzerinden yapılan inceleme sonucu esas hükümle birlikte istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/11/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza