Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/697 K.2024/922
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/697 Esas - 2024/922
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/697 Esas
KARAR NO : 2024/922
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 02/04/2018
KARAR TARİHİ : 19/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/12/2024
Mahkememizin 2018/255 esas sayılı dava dosyasından davacı ... mirasçıları yönünden tefrik edilen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, 11/05/2016 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı 48 L 2622 plakalı araç sürücüsünün davacı ...'in imam nikahlı eşi, dosyası işbu dosyadan tefrik edilen davacı ...'un ise oğlu olan bisiklet sürücüsü Ünal KURT idaresindeki bisiklete çarparak davacılar desteği olan bisiklet sürücüsü Ünal KURT'un vefat etkmesine neden olduğu belirtilerek, davalı sigorta şirketinden destekten voksun kalma tazminatı talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili dava değerini artırmış ve harçlandırmıştır
CEVAP :
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan 48 L 2622 plakalı aracın davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu kabul edilerek davaya cevap sürelerinin uzatılması talep edilmiş, ancak daha sonra cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER:
Ortaca 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/588 sayılı dosyası uyap üzerinden getirtilmiş incelenmiştir.
Davacı Ayşegül'ün müteveffa ile imam nikahlı olduğu hususunda davacı tanıkları dinlenmiştir.
Davalı sigorta şirketinden ZMMS ile sigortalanan 48L 2622 plakalı aracın oluşturulan hasar dosyasından ödeme yapılıp yapılmadığı, başvuru olup olmadığı sorulmuş olup, cevabi yazıda; hasar dosyası gönderilmiştir.
SGK Muğla İl Müdürlüğü'nden trafik kazasına ilişkin rücuya tabi bir alacak olup olmadığı hakkında bilgi istenilmiş olup, cevabi yazıda; kayıtlarında herhangi bir ödeme yapılmadığını bildirmişlerdir.
Ortaca İlçe Emniyet Müdürlüğünce davacının ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılması yapılması istenilmiş olup, gerekli araştırma yapılmıştır.
Dosya aktüerya uzmanı bilirkişiye heyetine verilerek, uyuşmazlık konusunda rapor alınması için tevdi edilmiş olup, BİLİRKİŞİ RAPORUNDA ÖZETLE;
11.05.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda Ünal KURT'un 12.05.2016 tarihinde hayatını kaybetmesi nedeniyle,
Müteveffa Ünal KURT'un dava konusu olay sonucu ölmesi nedeniyle, davacılar; babası ... için 100,00 TL ve imam nikahlı eşi ... için 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği,
Davacıların desteği müteveffa Ünal KURT'un % 25 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı 48 L 2622 plakalı araç sürücüsü Recai AYDIN'ın % 75 oranında kusurlu olduğu tespit edildiği dikkate alınarak, davacılar lehine hesaplanacak zarardan % 25 kusur indirimi yapıldığı,
Davacı ...'in müteveffanın imam nikahlı eşi olduğu iddia edilerek tazminat talebinde bulunulduğu, davacının tazminat talep hakkı olup olmadığı hususunda takdir Sayın Mahkemeye bırakılarak, imam nikahlı eşin destek tazminat talep hakkının bulunduğunun kabulü halinde, davacı ... lehine 440.311,60 TL olmak üzere toplam 448.567,83 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplanmış olup hesaplanan zararın, kaza tarihi itibariyle 310.000,00 TL olan poliçe limitini aştığı,
Zararın bakiye poliçe limitine garameten dağıtılması sonucunda, davacı ... lehine BAKİYE 5.660,84 TL ve davacı ... lehine 301.897,12 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, Sayın Mahkemenin 23.12.2021 tarihli duruşmasında alınan karar gereğince, Yargıtay'ın güncel içtihatlarına göre, TRH-2010 yaşam tablosu kullanılarak bakiye ömür belirlendiği, 1,8 teknik faiz kullanılmadan, bilinmeyen devre gelirleri her yıl % 10 arttırılıp % 10 iskonto edilmek suretiyle, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığı,
Dava dilekçesi ekinde davacı tarafça davalıya yapılan başvurunun tebliğ edildiği tarihi ispatlar posta alındısı bulunmadığından, yapılan başvurunun davalıya tebliğ edildiği tarihin tespit edilemediği, bu nedenle davacı ... yönünden 04.11.2016 ödeme tarihinde, (tazminata hükmedilmesi halinde) davacı ... yönünden 02.04.2018 dava tarihinde davalının temerrüde düşeceğinin hesaplandığı,
Dava konusu kazaya karışan 48 L 2622 plakalı aracın kullanım amacının ticari-kamyonet olduğunun, ZMMS poliçesinden tespit edildiği, hükmedilecek tazminata temerrüd tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği görüşünü bildirmiştir.
Ortaca Sulh Hukuk Mahkemesinin 19/10/2022 tarih 2022/807 E 2023/544 karar sayılı ilamı ile müteveffa ...'a tereke temsilcisi olarak mirasçılardan Saim Kurt'un atandığı anlaşılmıştır.
Bir kısım mirasçıların vekili olduğunu söyleyen avukata dosyaya tereke temsilcisi yönünden dosyaya sunulmuş vekaletname olmadığı bu eksikliği gidermek ve adı geçen davacılar yönünden usulüne uygun düzenlenmiş vekaletnamesini ibraz etmek üzere 21.12.2023 tarihinde bir sonraki duruşmaya kadar kesin süre verildiği, aksi halde HMK 77. Madde uyarınca gerçekleştirilen işlemlerin yapılmamış ve davanın açılmamış sayılacağı hususu ihtar edilmiş, kesin sürede vekaletname sunulmamıştır.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava haksız fiile dayalı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı taleplidir.
Yargılama devam ederken davacı ... vefat etmiştir. .... .... ... K nolu ilamında "...Hal böyle olunca mahkemece; davacının tüm mirasçılarına yöntemince tebliğ yapılarak dava hakkında bilgilendirilmeleri ve davayı takip edebilmelerine olanak tanınması ve bu şekilde taraf teşkilinin sağlandıktan sonra yargılamaya devamla işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken,.."ibarelerine yer verilmiştir. Mecburi Dava Arkadaşlarının Davadaki Durumuna ilişkin 6100 sayılı HMK Madde 60; "(1) Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder." hükmünü içermektedir. Zorunlu dava arkadaşlarının bir davayı birlikte açmaları veya birinin açtığı davaya diğerlerinin onay vermesi gerekir. Nitekim HMK’nın 60. maddesinde “Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır.” hükmü düzenlenmiştir. Mirasçılar arasında da zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan birlikte dava açmalıdır. Birlikte dava açılamaması halinde 11.10.1982 tarihli ve 3/2 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıklandığı üzere dava tereke adına açıldığından diğer mirasçıların, duruşmaya gelip beyanda bulunması veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi yahut davacı vekiline vekaletname verilmesi gerekir. Ancak,mirasçıların tümünün onayının alınamaması halinde TMK’nın 640. maddesi uyarınca murisin terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilerek taraf teşkili sağlanmalıdır. Tereke temsilcisi davacı dışında biri olursa davacının sıfatı sona ereceğinden davayı temsilci takip eder.
Dava devam ederken davacının ölümü halinde onun yerine mirasçıları geçer ve mirasçılar davaya devam eder. Mirasçılar mirası TMK'nun 605 vd. Maddeleri gereği kabul veya reddetmemişse bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava HMK'nun 55. maddesi gereğince ertelenir. Mirasın reddi süresi geçtikten sonra ölen tarafın tüm mirasçılarının duruşmaya çağrılması gerekir. Ölen taraf kendisini bir vekille temsil ettirmiş olsa bile ölümle birlikte vekalet son bulacağından tüm mirasçıların duruşmaya çağrılması gereklidir. Mirasçıların hepsi duruşmaya gelirse veya bir vekil gönderirse davaya devam edilmesi, mirasçıların biri veya birkaçı duruşmaya gelmezse gelmeyen mirasçıların davaya katılmasını, olmazsa TMK'nun 640. maddesi gereğince miras ortaklığına temsilci atanmasını sağlamak için gelen mirasçıya mahkemece bir süre verilmesi, miras ortaklığına temsilci atanınca miras ortaklığı temsilcisinin davaya devam etmesi gerekir. Ölen tarafın mirasçıları davayı hep birlikte mecburi dava arkadaşı olarak takip eder. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 55. maddesi uyarınca da, ölen tarafın mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte davayı takip etmeleri gerektiği açıktır.
Somut olaya gelince vefat eden davacı mirasçılarına davaya katılımlarının sağlanması için tebligat çıkartılmış, mirasçıların bir kısmının davayı takip edip bir kısmının davayı takip etmemeleri nedeniyle terekeye temsilci atanması yoluna gidilmiş, mirasçılar davaya devam etmemiş vekille temsil ettirilmemiş veyahut davaya devam eden mirasçıya zorunlu dava arkadaşı olması hasebiyle noterlikçe düzenlenmiş onaylarını vermemişler, tereke temsilcisi de davayı takip etmemiştir. Tüm bu nedenlerle dosya işlemden kaldırılmış ve yasal sürede davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Davanın açılmamış sayılmasına,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının davacı mirasçılarından alınarak, hazineye gelir kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacı mirasçılarından alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2024
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.