Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/106 K.2023/673

🏛️ Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2021/106 📋 K. 2023/673 📅 18.10.2023

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/106 Esas - 2023/673
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/106 Esas
KARAR NO : 2023/673
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLLERİ : Av. .....
Av. .....
DAVALI : .....
VEKİLLERİ : Av. .....
Av. .....
Av. .....
D. İHBAR OLUNAN : .....
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ : 17/02/2021
KARAR TARİHİ : 18/10/2023
KAR.YAZ. TAR. : 18/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacı vekilinin dilekçesi ile "Müvekkili bankanın tarımsal kredi müşterisi ...'e kredi başvurusunda bulunması üzerine "Genel Kredi Sözleşmesi" imzalanmak ve ipotekle teminat altına alınmak suretiyle kredi tahsis edildiğini, söz konusu taşınmazın teminat değerinin tespiti amacıyla ekspertiz yapması talep edilen davalı şirket tarafından düzenlenen 16.02.2015 tarihli raporla gayrimenkulün değerinin 750.000,00.-TL olarak tespit edildiğini ve müşteriye bu değer esas alınmak suretiyle kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredinin 27.05.2016 tarihinde "Tasfiye Olunacak Alacaklar" hesabına alınarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, İcra Müdürlüğünce yapılan değere itiraz edilmesi üzerine ... Mahkemesince mezkur gayrimenkule 99.628,02.-TL değer takdir edildiğini, bu değerin rayice uygunluğunun kontrolü amacıyla yapılan ekspertiz raporualındığını ve gerçek değerin 87.500,00.-TL olarak tespit edildiğini, davalı şirketin fahiş derecede hatalı ekspertiz raporu düzenlediğini, icra dosyasından verilen satış kararı sonrası gayrimenkulün 201.000,00.-TL bedelle 3. bir şahsa ihale edildiğini ve ihalenin kesinleştiğini, bakiye banka alacağı bulunduğunu, bakiye alacağın tahsil edilmesinin mümkün görünmediğini, davalıya keşide edilen ihtamameye rağmen ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmesinden de sonuç alınamadığını, müvekkili bankanın zarara uğradığını, bankacılıkta kredi teminatlarının müşterinin borç ödeme gücünü yitirmesi halinde kalacak bakiye riskin geri dönüşünün temini bakımından önemli olduğunu, gayrimenkul ipoteği ile ilgili müvekkiti bankanın genel olarak marj uygulamasında, kredi tutarının 425 fazlasının ekspertiz değerli gayrimenkullerin teminata alındığını, davalının gayrimenkul için belirlediği 750.000,00.-TL esas alınarak, kredi müşterisine 600.000,00.-TL limit tahsisi yapıldığını ve 390.500,00.-TL kredi kullandırıldığını, taşınmazın gerçek piyasa değerinin bilinmesi halinde kullandırılacak kredinin azami limitinin ihale bedeli olan 201.000,00.-TL olacağını, bankanın uğradığı zarar miktarının hatalı rtapor nedeniyle fazla tahsis edilen limit nedeniyle 189.500,00.-TL (390.500,00.-TL - 201.000,00.-TL) olduğunu, davalının ekspertiz hizmet sözleşmesine göre de sorumluluğunun bulunduğunu, bu nedenlerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 189.500,00.-TL'nin davalı şirketten 27.05.2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2. maddesi uyarınca işleyecek ... avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını .." talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile "Müvekkili şirketin davacı banka ile imzalamış olduğu hizmet sözleşmesi kapsamında bankanın talebi üzerine gayrimenkul değerleme raporunu çözüm ortağı vasıtasıyla gayrimenkulün rapor tarihindeki konumu, bölgenin özelliği, arz talep durumu, emsal değerleri gibi satışa etki eden tüm hususları araştırarak mevcut veriler doğrultusunda gerekli incelemesini yaptığını ve Taporu hazırlayarak ibraz ettiğini, rapor tarihi itibariyle gayrimenkulün o günkü rayiç değerinin tespit edildiğini, taşınmazın kredibilitesi ile ilgili hususun bankanın takdirinde olduğunu, davacı tarafın gayrimenku! değerleme raporuna ilişkin yazısı üzerine konunun tekrar incelendiğini ve davacı tarafa emsal incelemeleri de içerir cevap verildiğini, davacı tarafın iddia ve taleplerini kabul etmediklerini, sonraki yıllarda pazar rayicinin değişmesi veya başka bir sebeplerden dolayı rapora konu gayrimenkulün düşük değerden satılmasının sorumlusunun müvekkili şirket olmadığını, kredi sözleşmelerinde öncelikle kredi müşterisine rücu edilip, tüm yollar tüketilip rehin açığı belgesi alındıktan sonra davanın açılması gerektiğini, bahse konu raporu hazırlayan çözüm ortağına davanın ihbarını talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddine ..."karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... E sayılı dosyasının ve ... Tal sayılı dosyalarının Uyap suretlerinin getirtildiği ... Tal. Dosyasında bulunan 06.04.2018 tarihli Taşınmazın Açık Artırma Şartnamesi ve Tutanağında “Taşınmazın Tapu Kaydı ve Niteliği' başlıklı 6. Maddesinde aynen; “...Kıymet takdiri yapılan taşınmaz kalkersiz kahverengi orman toprak grubundan, orta bünyeli, az derin, engebeli, orta meyilli (%5-25), sulama imkanı olmayan tarım arazisi özelliğindedir. Parsel üzerinde ekonomik değeri olan ağaçlar yoktur. Makinalı tarıma elverişli olmayan, kullanım alanı konusu sınırlı bir arazidir. Ulaşımı da bir hayli zor olan taşınmaz yol, su, elektrik, telefon ve belediye hizmetlerinden yararlanmamaktadır.” şeklinde kayıt düşüldüğü tespit edilmiştir." denildiği ihale evraklarından ..... parselin 201.100,00.-TL bedele dava dışı ...'ye ihale edildiği, ihale alıcısının süresinde ihale bedelini yatırmadığı için, 201.050,00.-TL bedelle satın almak için teklifte bulunan ...'e müzekkere çıkarılmasına karar verildiği, tebligat yapılmasına rağmen 10 günlük sürede satış bedelinin dosyaya yatırılmadığı, 05.07.2018 tarihindeki tamamlayıcı ihalede taşınmazın 200.000,00.-TL bedel ile ...'ye ihale edildiği, ihalelerin kesinleşerek tescil işleminin yapıldığı görülmüştür.
...E. sayılı dosyasına ait dosya suretlerinin incelenmesinde; dava konusunun kıymet takdirine itiraz olduğu, 14.06.2016 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda; "... ... İli ... İlçesi ..... numaralı parsel: 49.814,01 m2 x 2,00.-TL/m2 = 99.628,02.-TL olarak hesaplandığı," görülmüştür.
Davacı Banka ile dava dışı ... arasındaki kredi sözleşme suretinin, davalı tarafça düzenlenilen 16/02/2015 tarihli gayrimenkul değerleme rapor suretinin ,davacı ile davalı arasındaki değerleme hizmet sözleşme suretlerinin ibraz edildiği Davaya konu edilen 16.02.2015 tarihli Gayrimenkul Değerleme Raporunun tetkikinde " ... İli ... İlçesi ..... numaralı parselin 49.814,01 m2, tam hisseli olarak ... adına kayıtlı, olduğunun... Mevcut Kullanım Durumunun kısmında tarla bölümünün işaretlendiği, Konumu ve Çevresel Özellikleri” başlıklı bölümde aynen; “... Ekspertiz konusu taşınmaza ..... yolundan ..... yoluna girilerek ulaşmak mümkündür. Taşınmaz asfalt yolu kesen toprak yola cephelidir çevresindeki parsellerde benzer nitelikte tarlalar bulunmaktadır. Taşınmazın suyu mevcuttur. Parsel ekspertiz tarihinde üzerinde üzüm bağı ekili tarla olarak görülmüştür. Ekspertiz konusu taşımaz ... İlçe merkezine 25 km mesafesinde, ..... mahallesi üzerinden ulaşılan taşınmazın çevresinde yerleşim bulunmamaktadır. Yakın çevresinde ..... bulunmaktadır. Değerleme konu parsel düzgün geometrik şekle ve eğimli yapıya sahiptir." denildiği, "Olumlu Faktörler” kısmında; " suyunun olması, ulaşımın kolay olması, etrafının tel çit ile çevrili olması ve kavacık üzümlerinin yetiştirildiği bölgede bulunması," denildiği “Olumsuz Faktörler” kısmında ise; " gayrimenkul piyasasındaki durgunluk, eğimli ve engebeli arazide konumlu olması gösterildiği, eksper tarafından satılabilir kanaate varıldığı, metrekare fiyatı 15,00.-TL değerlendirilerek yuvarlama yolu ile teminata konu varlığın nihai değeri 750.000,00.-TE, acil satış halinde 680.000,00.-TL olarak belirlendiği, " görülmüştür.
Taraflarca emsal satış belgelerinin , emsal değerlendirme raporlarının sunulduğu görülmüştür.
Taşınmaz ve dosya üzerinde talimat yolu ile bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan 21/02/2022 tarihli raporda "...Dava konusu taşınmaz tarımsal olarak değerlendirildiğinde; orta bünyeli ve az derin bir toprak yapısına, engebeli ve orta meyilli (% 5-25) bir topoğrafik yapıya sahip olduğu gözlenmiştir. Arazi içinden veya dışarıdan bir sulama imkanı olmadığı mevcut haliyle sulanamayan tarım arazisi özelliğine sahiptir. Arazinin üzerinde dağınık şekilde farklı yaşlarda farklı türlere ait orman ağaçları olduğu, güney kısmındaki tepenin üzerinde çam ağaçları ve maki formatında bitkilerin bulunduğu, bir ormanlık alan görünümünde olduğu gözlenmiştir. Parsel üzerinde bağ ve benzeri gelir getirici bir meyve ağacı bulunmamaktadır. Arazi içinde yapılan detaylı incelemede toprağın yıllardır işlenmediği gözlenmiş, bağ veya meyve bahçesi yapılması için toprak işlemesi, bu gibi eğimli arazilerde teraslamanın yapılmış olması gerekirdi. Arazi içinde bazı yerlerde dağınık bazı yerlerde yoğun (güney kısmında) şekilde orman ağacı vb. yabani ağaçların olması bu alanda kesinlikle tarım yapılmadığının göstermektedir. Bağ veya meyve yetiştiriciliği yapılabilmesi için öncelikle bu toprağın işlenmesi ve içerisindeki diğer bitkilerin temizlenmiş olması gerekirdi. Kaldı ki bağ ve meyve tarım yapılıp sonra üretimden vazgeçilmiş bile olsa araziınin durumundan, toprak işleme şeklinden ve bu ürünlere ait bitki artıklarından kolayca burada tarım yapılmış olduğu anlaşılırdı. Ayrıca söz konusu rapor 16.02.2015 tarihinde hazırlandığına göre o tarihte burada bağ olmuş olsaydı yapılan yerinde incelemede bu dönemde bağcılık ile ilgili yapılmış tarımsal faaliyet kolayca tespit edilirdi. Dava konusu taşınmaza ait fotoğraflar burada iddia edilen tarihlerde tarım yapılmadığını açık bir şekilde göstermektedir ...Dava konusu parsellin geriye dönük uydu görüntüleri incelendiğinde; burada herhangi bir tarımsal üretim yapılmadığı açık bir şekilde görülmektedir. Bu da bizim burada tarım yapılmamış olduğu tezini doğrulamaktadır. Davalı şirket tarafından düzenlenen 16.02.2015 tarihli rapordan sadece 2 ay sonra nisan ayındaki parselin uydu görüntüsünde bağ olmadığı, öncesi ve sonrası tarihlerdeki uydu görüntüleriyle birebir benzer olduğu, topoğrafik şeklinde ve bitki örtüsünde herhangi bir değişiklik olmadığı net bir şekilde görülmektedir....Dava konu parsele asfalt yoldan ayrıldıktan sonra uzun mesafeli bir toprak yoldan ulaşıldığından ulaşımı zordur. Parsel su, elektrik, telefon ve belediye hizmetlerinden yararlanmadığı görülmüştür. Dava konu ... İli ... İlçesi ..... numaralı parsel; 17.09.2019 tarihli 3402 sayılı yasanın 22/a maddesi gereğince yenilemenin tescili işlemi ile ..... parsel olmuştur...Davaya konu ekspertiz raporunda taşınmazın etrafının tel çitle çevrili olduğu ve üzüm bağı ekili tarla olarak tespit edilmiştir. Mahallinde yapılan tespit ve dosya kapsamındaki diğer bilirkişi raporlarının incelenmesinden anlaşılacağı üzere ekspertiz incelemesine konu edilen taşınmazda tarımsal faaliyet yapılmadığı ve çitle çevrili olmadığı anlaşılmaktadır. Bu husus keşif esnasında yapılan inceleme, uydu görüntüleri, 07.01.2016 tarihinde hazırlanan “Kıymet Takdir Raporu” ve kıymet takdirine itiraz üzerine 14.06.2016 tarihinde hazırlanan “Bilirkişi Raporu” ile de sabittir. Davaya konu ekspertiz raporunda taşınmazın suyunun olması olumlu özelliği olarak gösterilmiştir. İşbu tespitin aksine arazinin toprak yapısı ve büyük bir kısmının yüksek eğime sahip olması nedeniyle bölgede iyi gelir getiren bağ ve meyve üretimine uygun olmadığı, sulama imkanın bulunmadığı ve bu imkanın sağlanması taşınmazın konumu itibariyle maliyetli olacağından parsel sulu tarım yapmaya uygun değildir. Yine ekspertiz raporunda taşınmazın olumlu özellikleri olarak ulaşımın kolay olduğu gösterilmiştir. Oysa ilgili parsele asfalt yoldan ayrıldıktan sonra uzun bir toprak yoldan ulaşılmaktadır. Parsele ulaşım raporda belirtildiği gibi kolay değil, tam tersine zordur. Az yukarıda tespit edilen bilgilerden anlaşılacağı üzere davaya konu ekşspertiz raporundaki tespitlerin maddi hatalar içerdiği ve ağır kusurlu olduğu açıktır..... Davaya ilişkin uyuşmazlık, kredi kullandırımı sırasında ipoteğe konu taşınmaz bedelinin davalının ağır kusur ve sorumluluğu nedeniyle meydana geldiği iddia edilen zararın tazminine karar verilmesi talebinden kaynaklandığı, Davaya konu ekspertiz raporundaki tespitlerin maddi hatalar içerdiği ve ağır kusurlu olduğu, ... A.Ş. ile dava dışı ... arasında 24.01.2014 tarihli “Genel Kredi Sözleşmesi”nin akdedildiği 12.03.2015 tarihinde kredi limitinin 350.000,00.- TL'den 500.000,00.-TL'ye çıkarıldığı, müşteri hesap ekstresine göre 12.03.2015 tarihinden önce kullandırılan krediler toplamının 558.750,00.-TL, bu tarihten sonra kullandırılan krediler toplamının 242.500,00.-TL olduğu,Davaya konu taşınmazın 05.07.2018 tarihindeki tamamlayıcı ihalede 200.000,00.-TL bedel ile dava dışı ...'ye ihale edildiği, ihalenin 23.12.2019 tarihinde kesinleştiği," belirtildiği, itirazlar üzerineheyete emlak bilirkişiside eklenilerek alınan 10/10/2022 tarihli ek raporda ".... Mahkemenizde sözü edilen ve emsal olarak gösterilen daha kıymetli araziler ve üzüm bağları buraya yaklaşık 5,6 km uzaklıktadır. Bölgeyi iyi bilen emlakçılar, muhtar, çiftçi malları koruma derneği ve çevre köylülerden edindiğimiz bilgilerden bu bölgede 2015 yılından bugüne kadar toprak üzerinde yapılan inceleme sonucu hiçbir dikili ürüne rastlanmamıştır. Kök rapor ve tarafımca hazırlanan rapordaki tespitlerde herhangi bir değişiklik yapılmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu bölgede emsal gösterebileceğimiz hiçbir kayda raslanmamıştır. Talebiniz üzere fotoğraflar renkli olarak dosyamızın ekinde sunulmuştur. Verimsiz ve ulaşımı zor olan arazinin 2015 yılındaki değeri aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır: 48.831,14 m2 x 5,00 TL/ m2= 244.155,70.-TL, Arazinin Ekim 2022 değeri ise şöyledir: 48.831,14 m2 x 15,00 TL/m2 = 732.467,10.-TL) denildiği, taşınmazın icra dosyasındaki satış ve takip tarihi itibarişye değerinin tesbiti için alınan 05/06/2023 tarihli raporda "...Davaya konu taşınmazın 27.05.2016 ve 14.05.2018 tarihlerindeki değerleri .Davaya söz konusu olan kurum ve şahısları tanımam.yıllara dayalı bilgi ve tecrübemle gayrimenkul alım satım ve danışmalık işini (özellikle ... ili ve ilçeleri dahil tüm bölgeyi çok iyi tanımaktayım ) Söz konusu ... ili ... ilçesi ..... mevki deki araziye keşif için kendi aracım ile harita mühendisi ... ile birlikte gittim. Önceki yorumlarımdan farklı bir durum omadığını beyan ederim. Arazilerdeki değer artışı yol, su , elektrik, kısacası toprak verimi ve ulaşım ile bütünleşir. Dosyanızda bahsi geçen farklı örneklemeler burası ile uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktur. Elbette ekili tarım arazileri boş araziye göre daha kıymetlidir.bu arzinin ekili olmadığını bende tespitimde fark ettim. Ancak önceden ekilip doğal aftelerden dolayı zarar gördüğünü ifade eden tarafların görüşünü çürüten ..... ziraat mühendisi (kendi uzmanlık alanı olduğu için) benim uzamlık alanım arazinin o günkü durumunun bugünkü durum ile aynı olduğunu söyleyen kişiler ve çevre emlakçılardan ,çiftçi malları koruma derneğinden doğrulanmıştır. Bu sebeple talep edilen değerler aşağıdaki gibidir. 27.05.2016 tarihli değer: (... efem çukuru ada.237 parsel 8 dayılar mevki tarla niteliğindeki 48.831,14 x7TL(m2)= 341.817,98 TLdir(üçyüzkırkbirbinsekizyüzonyeditüklirasıdoksansekizkuruştur) 14.05.2018 tarihli değer:48.831,14x12TL(m2) 585.973,68 TL dir" denildiği görülmüştür. denildiği
Mahkememizin 23/11/2022 tarihli oturumunda davalı vekiline " dava dışı borçlu yönünden tüm hukuki yolların tüketilerek kesin veya geçici rehin açığı belgesi alınıp alınmadığı hususunda beyanda bulunmak varsa rehin açığı belgesinin ve tahsil edilemeyen bakiye alacak için aciz vesikasını, icra takip dosyalarında taşınmaz için hazırlanan kıymet takdirlerine itiraz edilip edilmediği edilmiş ise dilekçe suretinin ve karar suretinin ibraz etmek üzere mehil " verilmiş, davacı vekilince ... E sayılı dosyasından alınan 16/02/2021 tarihli Rehin açığı belgesinin ibraz edildiği görülmüştür.
Davacı tarafça aciz vesikası ibraz edilmemesi üzerine mahkememizin 14/06/2023 tarihli oturumunda "Davacı tarafa aciz vesikası ibraz etmek üzere 2 hafta kesin mehil verilmesine, aksi takdirde davacı tarafça alınmış bir aciz vesikası bulunmadığı değerlendirilerek yargılamaya devam ile karar verileceği" ihtar edilmiş, davacı vekilince 23/06/2023 tarihli dilekçe ibraz edilerek "...... D. İş sayılı dosyası ile mahkemeden haciz kararı talep edilmiştir. Ekli mahkeme kararında da görüleceği üzere "alacağın tahsiline imkan verecek başkaca hacze kabil eşyaların bulunabileceğine dair somut emarenin bulunmadığı"na kesin olarak karar verilmiştir. Bu durum borçlunun aciz içerisinde olduğuna da bir karine teşkil etmektedir. Mahkemece haczi kabil mal bulunmadığına kesin olarak karar verilmiş olduğundan kararın geçici aciz vesikası hükmünde kabulünün" talip edildiği ekinde bulunan ... D iş sayılı kararının tetkikinde "...7445 Sayılı yasa ile İİK'nin 82/3.maddesinde yapılan değişiklik sonucunda '' bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri ''ibaresi'' bireylerine ait kişisel eşya ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyası'' şeklinde ibareleri eklenmiş olup, İİK 79/a maddesine ilişkin gerekçe ile birlikte değerlendirildiğinde yasanın amacının hakim tarafından şekli denetim yapılmasından öte Anayasa'nın 21.maddesinde yer alan temel hak olarak düzenlenen konut dokunulmazlığı hakkının korunmasına yönelik olduğu, TCK, CMK ve diğer kanunlarda yapılmış benzer düzenlemelere paralel olarak yapılan bu düzenleme karşısında icra dosyası kapsamında konutta haciz yapılmasının yerindeliğinin ve gerekliliğinin denetlenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.İİK 82/1.f-3.b maddesindeki yasal düzenleme ile konutta mutad olarak bulunabilecek eşyaların haczinin mümkün olmamasına göre borçlunun konut dokunulmazlığı hakkına nazaran alacaklının haklarına üstünlük tanınacak derecede alacağın tahsiline imkan verecek başka hacze kabil eşyaların bulunabileceğine dair somut bir emarenin bulunmadığı ve takip dosya kapsamında kayden haciz işlemlerinin de yapılabileceği dikkate alındığında;İİK 79/a maddesi kapsamında konutta haciz talebinin REDDİNE," karar verildiği görülmüştür.
..... sayılı ilamının tetkikinde "...Davacı banka, davalı ile arasında ... sözleşmesi yapıldığını, müşterilerine davalı tarafından belirlenen değere göre kredi verdiğini ve belirlenen bedel miktarı kadar ipotek hakkı alındığını, davalının dava dışı müşterinin gösterdiği gayrimenkulün değerini rayiç değerinin çok üstünde belirleyerek müvekkili bankayı zarara uğrattığını ve zararın tazmini amacıyla yapılan icra takibine haksız yere itiraz ettiğini belirterek takibin devamını dava etmiştir. ...Davacı banka, dava dışı asıl borçlu ... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmıştır. ... Davalı gayrimenkul değerleme uzmanı ...’ın zarara neden olduğu iddia edilen ekspertiz raporunda, ipotekli taşınmazın rayiç değeri 65.000 TL olarak belirlenmiştir. Banka, hatalı ekspertiz raporu nedeniyle uğradığı zararı, davalıdan eksperden talep edebilmesi için öncelikle teminat olarak alınan ipoteği paraya çevirmesi ve satıştan sonra ödenmeyen bir alacağının kalması halinde bunun için kesin veya geçici rehin açığı belgesi (İİK m.152, 150/f) alınması, ayrıca asıl borçlu hakkında tüm takip yolları tüketilmesine rağmen, tahsil edilemeyen bakiye alacak için aciz vesikası alınması (İİK m.105) zorunludur. Zira ödenmeyen kredi borcunun, rehin paraya çevrilerek veya asıl borçludan tahsili halinde, eldeki davanın konusuz kalacağı açıktır. Bu nedenle, asıl borçlu hakkında aciz vesikası ve rehin açığı belgesi alındıktan sonra eldeki davaya devam edilmesinde davacının hukuki yararının olduğu kabul edilmelidir. Buna göre, mahkemenin davacı tarafa asıl borçlu hakkında varsa rehin açığı belgesi ve aciz vesikası sunulması için uygun mehil verilmesi, bakiye alacağın kalması halinde eldeki davaya devam edilmesi gerekirken aksine düşünce ile davaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.... " denilerek iade edildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME:
Davacı banka tarafından taraflar arasındaki ... sözleşmesi gereği , banka müşterilerine davalı tarafından belirlenen değere göre kredi verildiği, belirlenen bedel miktarı üzerinden ipotek hakkı alındığı, davalının dava dışı müşteri tarafından gösterilen gayrimenkulün değerini, rayiç değerinin çok üstünde belirleyerek müvekkili bankayı zarara uğrattığı belirtilerek uğranılan zararın tahsili, davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup;
Davacı bankanın davalı ile yaptığı ... sözleşmesi uyarınca dava dışı tarımsal kredi müşterisi ...'e kredi kullandırımı sırasında davalıdan eksper hizmeti aldığı, dava dışı ...'e ait ... İli ... İlçesi ..... numaralı parselin 49.814,01 m2, taşınmaz için davalı tarafça yüksek değer takdir edildiği, bu nedenle dava dışı kredi kullanana yüksek kredi kullandırıldığı, kredi borçlusunun borcunu ödememesi üzerine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte taşınmazın gerçek değerinin ortaya çıktığı, dava dışı kişiye ihale ile satılması üzerine banka kredi alacağının karşılanamadığı, banka zararının bulunduğu belirtilmiş isede, davacı tarafça dava şartı niteliğinde olan rehin açığı belgesinin ibraz edilmesine rağmen aciz vesikasının mahkememizce verilen kesin mehile rağmen ibraz edilemediği, davacı tarafça ..D iş dosyası üzerinden alınan (...İİK 82/1.f-3.b maddesindeki yasal düzenleme ile konutta mutad olarak bulunabilecek eşyaların haczinin mümkün olmamasına göre borçlunun konut dokunulmazlığı hakkına nazaran alacaklının haklarına üstünlük tanınacak derecede alacağın tahsiline imkan verecek başka hacze kabil eşyaların bulunabileceğine dair somut bir emarenin bulunmadığı ve takip dosya kapsamında kayden haciz işlemlerinin de yapılabileceği dikkate alındığında;İİK 79/a maddesi kapsamında konutta haciz talebinin REDDİNE,") konutta alacağın tahsiline imkan verecek başka haczi kabil mal bulunmadığına yönelik konuttaki haciz talebinin reddi kararının aciz vesikası niteliğinde olmadığı, bu itibarla dava şartının yerine getirilmediği tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla davacının davasının reddi ile aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gerekli 269,85-TL harcın dava açılışında peşin alınan 3.236,19-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 2.966,34TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talebi halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince taktir edilen 17.900,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irât kaydına,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansından HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/10/2023
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.