Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/50 K.2023/845

🏛️ Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2023/50 📋 K. 2023/845 📅 27.12.2023

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/50 Esas - 2023/845
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/50 Esas
KARAR NO : 2023/845
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Menfi Tespit ( Gayrimenkul Alım Satımından kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/01/2023
KARAR TARİHİ : 27/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine ...7. İcra Dairesinin 2021/4826 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davacının davalıya borcu olmadığını, müvekkilinin yurtdışında olduğu tarihte kayıtlı adresine ödeme emri gönderildiğini, muhtara tebliğ edilerek kesinleştiğini, müvekkilinin yabancı uyruklu olduğunu, daha öncede benzer takipler yapıldığını, ilgili dosya sebebi ile borçlu olmadığının tespiti ve %20 kötü niyet tazminatını hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlığın taşınmaz (Dükkan) satış sözleşmesinden doğan KDV alacağın tahsili amacı ile yapılan icra takibine ilişkin menfi tespit davası olduğunu, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, davacıya Keçiören Yayla Mahallesinde taşınmaz ( dükkan )satışının davalı tarafından yapıldığını, yabancı uyruklu olması sebebi ile KDV'siz fatura düzenlendiğini, KDV'den muafiyet belgesinin getirilemediğini, davalının davacı için 130.579 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, yapılan ödeme ile birlikte masraflarında tahsili için davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, yapılan takibin kesinleştiğini, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E :
Dava, gayrimenkul satışı sebebi ile düzenlenen faturadan kaynaklı KDV alacağının tahsili için yapılan icra takibinin kesinleşmesi sonrasında takip borçlusu tarafından açılan menfi tespit davasıdır.
Menfi tespit davası İİK nun 72 . Maddesinde düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık : Görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olup olmadığı, davacının yabancı uyruklu olması sebebi ile taşınmaz satışlarında KDV'den muaf olup olmadığı, davalı davacı adına KDV ödemesi yapmış ise davacıya rücu şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, davalının davacıya sattığı iş yeri için fatura düzenleyip düzenlemediği, takipteki faiz alacağının yerinde olup olmadığı noktasındadır.
Davacı vekili davacının yabancı ülkede tacir olduğunu belirtmiş ise de, bu konuda delil sunmamış, alınan bilirkişi raporu ve Ticaret Sİcil Müdürlüğü kayıtlarında davacının tacir kaydı olmadığı görülmüştür.
5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.
6502 sy nın 3. Maddesine göre ;
k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,
l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi,
ifade eder.
Dava gayrimenkul alım satımı uyarınca ( dükkan) satış sözleşmesinden kaynaklanan KDV alacağının tahsili kapsamında başlatılan icra takibin karşı açılmış menfi tespit davası olup davalı taraf ticaret şirketi, tacir ise de davacının tacir sıfatını haiz olmadığı, bu nedenle olayda nispi ticari dava bulunmadığı, yine taraflar arasındaki akdi ilişkinin, niteliği itibariyle, TTK'nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ticari davalardan da olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla olayda mutlak ya da nispi ticari dava söz konusu olmadığına göre, davada görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. Bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 114/1-c maddesi gereğince görevsizlik nedeni ile HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Mahkememizin görevsizliğine, HMK'nun 20/1. maddesi uyaınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ...Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, talep etmemesi halinde aynı madde uyarınca mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-HMK.nun 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına karar verildi.
İlişkin, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2023
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."