Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/902 K.2024/575
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/902 Esas - 2024/575
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/902 Esas
KARAR NO : 2024/575
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR : (Vefat eden davacı ... mirasçıları sıfatıyla ve kendi adlarına açtıkları davada davacı sıfatıyla)
1- ... ...
2- ... ...
3- ... ...
4- ... ...
5- ... ...
6- ... ...
7- ... ...
8- ... ...
9- ... ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/05/2019
KARAR TARİHİ : 15/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/11/2024
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde, 15/01/2019 tarihinde davalının sevk ve idaresindeki .... ... .... poliçe numarası ile diğer davalı ...Ş.'den trafik sigortası ile teminat altına alındığını, ayrıca.... .... ....
poliçe numarası ile davalı ... tarafından kasko sigortası ile sigortalandığını, bu poliçede maddi-bedeni ayrımsız 50.000 TL lik bir manevi sigorta klozunun olduğunu, dava öncesi tazminat talebiyle davalı ... şirketine başvurulmuş ise de olumlu veya olumsuz bir sonuç alınamadığını, araç sahibi davalının kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, müteveffanın vefat tarihine kadar çeşitli inşaatlarda betonarme kalıp ustası olarak çalıştığını beyanla davacı ... için 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 35.000 TL manevi tazminatın, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 3.000 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacılar vekili 09/04/2021 tarihli ıslah dilekçesi 1.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 48.185,39 TL olarak ıslah ettiğini bildirmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, soruşturma aşamasında müteveffa Hasan Kandemir'in kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu bulunduğunu, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.. istemiştir.
Davalı ... vekili davaya karşı herhangi bir cevap vermemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ZMMS sigorta poliçesi örneği, trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, bilirkişi raporu, araç ve sigorta bilgilerini gösteren belgeler, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin yapılan araştırmalar, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle, yargılama sırasında vefat eden davacı ... yönünden maddi ve manevi tazminat, diğer davacılar yönünden manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizin 03/12/2021 tarih ve 2019/244 E, 2021/910 K sayılı kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 08/11/2023 tarih ve 2022/1426 E, 2023/1463 K sayılı ilamı ile dava devam ederken davacı ... vefat ettiğinden artık mirasbırakanın taraf ve dava ehliyeti bulunmamakta olup mirası bir bütün olarak kazanan mirasçılarının davaya dahil edilmesi ve taraf teşkili sağlanarak uyuşmazlık hakkında sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davada kendi zararlarına yönelik davacı olarak bulunan diğer davacıların, mirasçı sıfatıyla davayı takip ettiklerine yönelik irade beyanı ile yargılamaya devam edilerek, davada daha önce taraf olmayan mirasçı Çiğdem'in varlığı göz ardı edilerek, davanın esası hakkında karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kaldırılmış, kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.
Yargılama sırasında davacı ...'in 02/04/2021 tarihinde vefat ettiği görülmüştür. İstinaf kaldırma kararı doğrultusunda davacılar vekiline ... mirasçılarından ...'ı mirasçı sıfatı ile davaya katılmasını sağlaması veya vekilinin davaya katılmasını sağlaması ya da ... veya vekilinin bizzat duruşmaya gelerek açılan davaya muvafakat vermesini sağlaması, bu sağlanamıyor ise terekeye temsilci atanmasını sağlamak üzere dava açması için süre verilmiş, davacılar vekili ...'ın vekaletnamesini dosyaya sunarak davaya katılacağını bildirmiş, 15/03/2024 tarihli oturumda da yargılama sırasında vefat eden davacı miras bırakanımız ... mirasçıları sıfatı ile diğer tüm davacılar vekili olarak ...in açtığı davada, mirasçılar sıfatı ile davayı biz takip etmek ve davaya katılmak istiyoruz, ayrıca mirasçılardan ...'a daha önce tebligat çıkartılması için talepte bulunmuştuk bu şekilde taraf teşkilinin sağlanarak davamızın kabulüne karar verilmesini talep ediyorum şeklinde beyanda bulunduğundan istinaf kaldırma kararı doğrultusunda taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam edilmiştir.
15/01/2019 tarihinde davalı ... yönetimindeki 06 ZB 726 plakalı aracın davacıların miras bırakanı Hasan Kandemir'e çarpması sonucu Hasan Kandemir'in vefat ettiği, davacılar vekilinin yargılama sırasında vefat eden davacı ... için maddi ve manevi tazminat, diğer davacılar yönünden manevi tazminat istemi ile bu davayı açtığı görülmektedir.
ZMMS poliçesinin incelenmesinde, 06 ZB 726 plakalı aracın ZMMS poliçesi ile kaza tarihini de kapsar şekilde 18.01.2018-18.01.2019 tarihleri arasında davalı ... şirketine sigortalı olduğu, kişi başına ölüm/sakatlık bedelinin 360.000,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Kasko sigorta poliçesinin incelenmesinde, 06 ZB 726 plakalı aracın 27.01.2018- 27.01.2019 tarihleri arasında davalı ... şirketine Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, poliçede manevi tazminat klozunun bulunmadığı görülmüştür.
2918 sayılı KTK'da ZMMS (trafik) sigortası ile ilgili ayrıntılı düzenleme yapılmıştır. Yapılan düzenlemeler uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar(2918 sayılı KTK m. 85/1). Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır (m. 93/1). Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabilecegi gibi dava da açabilir (m. 97). Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz (8 iş günü) iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar (m. 99). Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir (m. 109/1,2). Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir (2918 sayılı KTK m. 110/2). Meydana gelen kazada ölüm veya yaralanma meydana gelmesi halinde hak sahipleri ölüm halinde, destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilirler (TBK m. 53). Bedensel zarar meydana gelmesi durumunda daimi veya geçici iş göremezlik nedeni ile tazminat talep edilebilir (TBK m. 54, 55). Ayrıca yasal koşulların oluşması halinde kaza nedeniyle ölüm veya yaralanma halinde manevi tazminat talep edilebilir (TBK m. 56).
ZMMS sigorta poliçesinden kaynaklanan kaza sonucu meydana gelen zararlardan sigorta şirketi azami poliçe teminat limiti dahilinde, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, gerçek zararın tazmini ile sınırlıdır (bkz Y.11 H.D. 09/06/2003, 2003/269 E, 2003/6111 K,).
Delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından aldırılan 02/03/2021 tarihli raporda "Sürücü ... gece vakti, aydınlatması olan yolda, sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş yolda sol şeridini takiben geldiği yol bölümünde, ifadesinden anlaşılmakla hareketlerini gördüğü, seyrine göre sağından karşıya geçmek için yola girip, yolun çoğunu kat edip sol şeride kadar gelen yayaya karşı etkin fren tedbirinde gecikip, aracının ön kısımları ile çarpması ile meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketiyle tali kusurlu olduğu.
Yaya Hasan KANDEMİR gece vakti, aydınlatması olan bölünmüş yolun karşısına geçmek istediği yola girmeden önce, yol üzerinde seyir halinde bulunan araçların hızını ve yakınlığını dikkate alıp yolu etkin şekilde kontrol etmesi, seyir halindeki araçlara ilk geçiş hakkını bırakması ve karşıya geçiş için en uygun zamanı beklemesi gerektiği halde, bunlara riayet etmemiş, karşıya geçmek için kontrolsüzce girdiği yolda karşıya geçişi sırasında, seyir halinde olan otomobilin çarpmasına maruz kaldığı olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı davranışları ile asli kusurludur.
----Sürücü ...'un %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu,
----Yaya Hasan KANDEMİR'in %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu" rapor ve beyan edilmiştir.
08/04/2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda "1-15/01/2019 tarihinde davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki 06 ZB 726 plakalı araç ile seyir halindeyken karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya Hasan Kandemir'e çarpması sonucu Hasan Kandemir'in 25/12/2019 tarihinde vefat ettiği, geride eşi ve çocuklarının kaldığı, davacı eş ...'in destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği anlaşıldığı,
Kazaya karışan 06 ZB 726 plakalı aracın;
T-113318836-0-0 numaralı ZMMS poliçesi ile davalı ...Ş. Tarafından 18/01/2018-2019 tarihleri arasında sigortalandığı 25/01/2019 vefat tarihinde poliçe teminatının sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına 360.000TL olduğu
Ayrıca K-113984995-0-0 numaralı kasko sigorta poliçesi ile 27/01/2018-2019 tarihleri arasında sigortalandığı, bu sigorta kapsamında "maddi-bedeni ayrımsız" olarak belirtilen teminat bedelinin 50.000TL olduğu tespit edilmiştir.
Adli Tıp Kurumunun 02/03/2021 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporunda, sürücü ...'un %25, yaya Hasan Kandemir'in ise %75 oranında kusurlu oldukları mütalaa olunmuştur.
Mütevaffa Hasan Kandemir'in vefatı nedeniyle davacı ... için poliçe limiti dahilinde;
TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenen muhtemel ömür süreleri dayanağında 48.185,39TL,
PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenen muhtemel ömür süreleri dayanağında 41.161,61TL destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı" rapor ve beyan edilmiştir.
11/10/2021 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda "Davacı müteveffa ...'in 02.04.2021 tarihinde vefat etmesi nedeniyle yeniden yapılan hesaplamış ve ...'in destekten yoksun kalma zararının 6.743,07 TL olduğu belirlenmiştir.
Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 16.04.2021 tarih ve 2021/432 E. 2021/459 K. Sayılı kararının incelenmesinden, diğer davacıların ...'in mirasçısı oldukları ve her bir davacının miras payının 1/10 olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, ... için hesaplanan 6.743,07 TL destekten yoksun kalma zararı, davacı müteveffanın mirasçıları arasında paylaştırılmış ve her bir davacı için, ...'in mirasçıları olması sıfatıyla 674,31 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı" rapor ve beyan edilmiştir.
Alınan bilirkişi raporları yargısal denetime elverişli olup, somut olaya uygun düştüğü ölçüde hükme esas alınmıştır.
Dosya kapsamına göre, davalı ... şirketine ZMMS sigortası ile sigortalı, diğer davalı ...'un sevk ve idaresindeki ve maliki olduğu 06 ZB 726 plaka sayılı aracın davacı ...'nin eşi ve desteği, diğer davacıların ise babası olan Hasan Kandemir'e çarparak ölümüne neden olması sebebiyle eldeki tazminat davasının açıldığı, mahkememizce yukarıda belirtilen kusur ve aktüer bilirkişi raporlarının aldırıldığı, yargısal denetime elverişli bilirkişi raporlarına mahkememizce itibar edildiği, bu suretle kazaya karışan sigortalı araç sürücüsü ...'un yüzde 25, müteveffa yaya Hasan Kandemir'in ise meydana gelen trafik kazasında yüzde 75 oranında kusurlu olduğu anlaiılmıştır.
Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, kaza tutanağı, adli tıp raporu, sigorta poliçesi, bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya içeriğine göre, olay tarihinde davalı ... şirketine ZMMS ve KASKO sigortası ile sigortalı aracın çarpması sonucu davacı ...'in eşi ve desteği diğer davacıların babası Hasan kandemir'in vefat ettiği, dosya kapsamında müteveffa için asgari ücret üzerinde kazancı bulunduğuna dair bilgi-belge olmadığından asgari ücret miktarı üzerinden, TRH-2010 yaşam tablosu, kazaya karışan tarafların kusur durumu, hesaplanması gerekli destek süresi dikkate alınarak hazırlanan aktüer bilirkişi raporuna göre davacı ...'nin eşinin vefatı nedeniyle 48.185,39-TL davalılardan maddi tazminat talep hakkının bulunduğu, ancak davacı ...'nin yargılama sırasında 02/04/2021 tarihinde ölümü üzerine ölüm tarihine kadar geçen süre için destekten yoksun kalma tazminatının 6.743,07-TL olarak hesaplandığı, Emine mirasçıları olan ve davaya mirasçıları sıfatı ile devam eden diğer davacılara miras payları oranında verilmesi gerektiği, sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 12/03/2019 tarihinden itibaren yasal faiz, diğer davalıdan kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiği, KTK uyarınca davalıların maddi tazminattan müştereken ve müteselsilsen sorumlu oldukları anlaşılmıştır.
Davacı tarafın davalılar işleten ve haksız fiil sorumlusu davalılara karşı talep olunan manevi tazminat talebine gelindiğinde, bilindiği üzere 6098 sayılı TBK'nun 56.(818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47.) maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bu bilgiler ışığında, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluşumu, kazaya karışan tarafların kusur durumu ve kazanın meydana geldiği tarih ve olay tarihindeki paranın alım gücü, babasını kaybeden davacıların içinde bulunduğu ve ileride yaşanacağı muhakkak elem, keder ve ızdırap göz önünde bulundurularak müteveffanın çocukları olan her bir davacı için 2.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan tahsilinin uygun olacağı, davacı ...'nin yargılama sırasında ölümü nedeniyle şahsa sıkı sıkıya bağlı manevi tazminat hakkını kaybettiği, kasko sigorta poliçesinde yer almadığından davalı ... şirketinin manevi zarardan sorumlu olmadığı anlaşıldığından, yukarıda da açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile;
Davacı ... için 2.000,00 TL,
Davacı ... için 2.000,00 TL,
Davacı ... için 2.000,00 TL,
Davacı ... için 2.000,00 TL,
Davacı ... için 2.000,00 TL,
Davacı ... için 2.000,00 TL,
Davacı ... için 2.000,00 TL,
Davacı ... için 2.000,00 TL,
Davacı ... için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 18.000,00 TL manevi tazminatın, 15/01/2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talepleri ile davalı ... şirketinden manevi tazminat taleplerinin reddine,
Davacı ... yargılama sırasında öldüğünden, hakkındaki manevi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davacı ... yargılama sırasında ölümü nedeniyle, bu davacının mirasçıları sıfatı ile maddi tazminat talebi yönünden davaya katılan ve devam eden mirasçılar yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile;
Davacı ... için 674,31 TL,
Davacı ... için 674,31 TL,
Davacı ... için 674,31 TL,
Davacı ... için 674,31 TL,
Davacı ... için 674,31 TL,
Davacı ... için 674,31 TL,
Davacı ... için 674,31 TL,
Davacı ... için 674,31 TL,
Davacı ... için 674,31 TL olmak üzere toplam 6.068,79 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... yönünden 15/01/2019 kaza tarihinden, davalı ... yönünde 12/03/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine,
Manevi tazminat talebi yönünden;
3-Kabul edilen 18.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.229,58 TL karar ve ilam harcından 1.075,89 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 153,69 TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacılar tarafından yatırılan 44,40 TL başvuru harcı, 1.075,89 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.120,29 TL harcın davalı ...'tan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 18.000,00 TL üzerinden takdir edilen 18.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacılara verilmesine,
6-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 17.000,00 TL üzerinden 17.000,00 TL vekalet ücreti hesaplanmış ise de, kararı sadece davacılar vekili istinaf etmiş olmakla davacılar lehine oluşan usuli müktesep hak gözetilerek 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine,
Maddi tazminat talebi yönünden;
7-Kabul edilen 6.068,79 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 414,56 TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 427,60 TL harcın 806,00 TL ıslah harcından düşümü ile artan 378,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
8-Davacılar tarafından yatırılan 806,00 TL ıslah harcından davacılara geri verilmesine karar verilen 378,40 TL harcın düşümü ile kalan 427,60 TL harcın, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
9-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 6.068,79 TL üzerinden takdir edilen 6.068,79 TL vekalet ücretinin, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
10-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 42.116,60 TL üzerinden 30.000,00 TL vekalet ücreti hesaplanmışsa da, kararı sadece davacılar vekili istinaf etmiş olmakla davacılar lehine oluşan usuli müktesep hak gözetilerek 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'a, 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... şirketine verilmesine,
Diğer yargılama giderleri yönünden;
11-Davacıların karşıladığı 409,90 TL tebligat gideri, 600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.009,90 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 292,20 TL'sinin, kabul oranlarına göre 73,66 TL'sinin maddi tazminat yönünden davalılardan müştereken ve müteselsilen, 218,54 TL'sinin manevi tazminat yönünden ...'tan alınarak davacılara verilmesine, geri kalan 717,70 TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
12-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.980,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 1.407,11 TL'sinin davacılardan, 572,89 TL'sinin, kabul oranlarına göre 144,43 TL'sinin maddi tazminat yönünden davalılardan müştereken ve müteselsilen, 428,47 TL'sinin manevi tazminat yönünden davalı ...'tan alınarak hazineye gelir kaydına,
13-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalılar ve vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2024
Katip ... Hakim ...
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır