Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/364 K.2025/166
T.C. ANKARA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/364 Esas
KARAR NO : 2025/166
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
3- ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... -....
Av. ... -....
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/05/2024
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ....03.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mirasbırakanları ...'nun 31.12.2023 tarihinde vefat ettiğini, mirasbırakanın ölmeden önce davalı kooperatife üyelik başvurunda bulunduğunu, Yönetim Kurulunun ....10.1966 gün ve .... sayılı kararı ile kooperatifin ... no'lu ortağı olarak kabulüne karar verildiğini ve üyelik payının yatırıldığını, murisin ölümünden sonra yapılan araştırmada mirasbırakanın kooperatif üyesi olması nedeniyle fiilen yapımı tamamlanmış olan dükkanın verilmediği ve teslim edilmediğinin anlaşıldığını, ancak tapuda .... parsel ve .... parsel sayılı yerin davalı kooperatif adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığını ileri sürüp davacıların davalı kooperatif üyesi olduğunun tespiti ile .... parsel ve ....parselden payına düşen dükkanın mirasçıları adına tesciline olmazsa fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL belirsiz alacak olarak hesaplanacak rayiç parasal değerin yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görev itirazı olduğunu, görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, zamanaşımı itirazları olduğunu, davacıların mirasbırakanı ...'nun kendi istek ve rızası ile kooperatif üyeliğinden ayrıldığını, davacı mirasçılarının kooperatiften herhangi bir ayni hak veya alacağının bulunmadığını, davacıların murisinin 06.05.1969 tarihli ve ... no'lu Yönetim Kurulu Kararı ve kendi talebi doğrultusunda kooperatif ortaklığından çıktığını, davacıların haklarının 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğradığını, üyeliğin tespitine ilişkin talebin HMK'nın 165. Maddesi uyarınca tescil talebi yönünden bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacıların murisinin ölüm tarihi olan 31.12.2023 tarihine kadar kooperatif üyesi olduğuna ilişkin herhangi bir talebinin bulunmadığını, 55 yıl boyunca bir kez bile kooperatife gelip dükkanını sormamasının hayatın olağan akışına ters düştüğünü, murisin üyeliğini gösterir herhangi bir somut delil bulunmadığını, ikame edilen davanın TMK md. 2. İyiniyet kurallarına aykırı olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, mirasbırakanın üyelik haklarına dayanarak mirasçılarının davalı Kooperatifin üyesi olduğunun tespitine ile .... parsel ve ....parselden paylarına düşen dükkanın mirasçılar adına tesciline, olmazsa rayiç parasal değerin tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Tarafların gösterdiği deliller toplanmış; Mirasçılık belgesinin dosyada mevcut olduğu, ...'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, tapu kayıtlarının gönderildiği, ...'na yazılan müzekkereye cevap geldiği, toplanan deliller neticesinde dava konusu taşınmazlarda Mahkememizce keşif yapılarak, kooperatif kayıtlarının yerinde incelenmesi suretiyle bilirkişi raporu aldırıldığı ve dosya içerisine alındığı görüldü.
Mahkememizce keşif doğrultusunda Kooperatif Mevzuatından Kaynaklanan Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi ... ve SMMM bilirkişisi ...'ten aldırılan ....12.2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "1. Davanın, ...'nun mirasçıları olan davacıların davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespiti ve akabinde, ....parsel ve .... parselden payına düşen dükkanın mirasçılar adına tescili talebini içerdiği,
2.Davacıların murisi....'nun, 1966 yılında, yönetim kurulunun ....10.1966 tarihli, ... nolu kararı ile ortaklığa kabul edildiği ve bir gün sonra 28.10.1966 tarihinde adına tapu tescili yaptırıldığı; murisin, davalı kooperatife, 1966 yılında 31.620,- TL ve 1967 yılında 1.680,- TL olmak üzere toplam 33.300, TL aidat ödediği, 1969 yılında, 4.4.1969 tarihli talebine istinaden yönetim kurulunun 06.05.1969 tarihli, ... nolu kararı ile ortaklıktan ayrıldığı, ancak tapu tescilinin terkin/ iptal ettirilmediğinin anlaşıldığı,
3.Muris ...'na ... ortaklık numarası verildiği ve bu numaraya ..., yeni ... nolu işyerinin daha sonra ... numarasını aldığı, eski ..., yeni ... nolu işyerinin, 1970 yılından bu tarafa kayıtlarda kooperatife ait olarak gösterildiği,
4.Davacılar murisinin ortaklıktan ayrılmasından sonra, "çıkma payı" alacağı olarak toplam 18.000,00 -TL ödendiği, muhtemelen ödemelerdeki gecikmeler nedeniyle, o zamanki, .... Esas nolu dosyası ile icra takibi başlattığı ve kooperatif tarafından ödemelerin bir kısmının icra dosyasına yapıldığı,
5.1970 yılından bu tarafa ...'nun kooperatifle irtibatının olmadığı, davalı vekilinin zamanaşımı iddiasının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
Tespit ve görüşü ile iş bu rapor, Sayın Mahkemenin takdirlerine arz olunur." bildirmiştir.
Bilirkişi raporu hüküm vermeye yeterli ve elverişli görüldüğünden hükme esas alınmıştır.
1163 sayılı KK'nun 17. 18 ve 19. Maddelerinde: Madde 17 “(...Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları istiyebilecekleri günden başlıyarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” hükmü bulunmaktadır. Madde 18-" Her ortağın üyelik haklarının, ada yazılı ortaklık senedi ile temsil olunması şarttır. Bu senede kooperatifin unvanı, sahibinin adı ve soyadı, iş ve konut adresi, kooperatife girdiği ve çıktığı tarihler yazılır. Bu hususlar, senet sahibi ile kooperatifi temsile yetkisi olan kimseler tarafından imzalanır. Ortağın yatırdığı veya çektiği paralar tarih sırasiyle kaydedilir. Bu kayıtlar kooperatifin ödediği paralara ait ise ortak imza eder. İmzalı ortak senedi makbuz hükmündedir. Mezkür senet ana sözleşmeyi ihtiva etmek şartiyle ortaklık cüzdanı şeklinde de düzenlenebilir. Ortaklık senetleri kıymetli evrak niteliğinde olmayıp sadece beyyine vesikası hükmündedir." Madde 19- "Kooperatife giren her şahıstan en az bir ortaklık payı alınması gerekir. Ana sözleşme, en yüksek had tespit ederek bir ortak tarafından bu had dahilinde birden fazla pay alınmasına cevaz verebilir." hükümleri yer almaktadır.
Toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, Muris ...'nun mirasçıları olan davacıların davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespiti ile ortaklık paylarına düşen dükkanın adına tescili olmazsa rayiç bedelinin tahsili talebini içermekte, davacıların taleplerine karşılık davalı kooperatif ise, murisin ortaklıktan ayrıldığı, talebin zamanaşımına uğramış olduğu, iyiniyet kuralına aykırı olduğu gibi gerekçeleriyle davanın reddin talep etmektedir. 1163 sayılı yasadan önceki eski yasaya ve eski statüye/anasözleşmeye göre, o zamanki yönetim kurulunun, ....10.1966 tarihli ... nolu kararı ile davacıların murisi ortaklığa kabul edilmiş, karardan bir gün sonra, 28.10.1966 tarihinde, ... hisse, kooperatifin talebine binaen Muris ... adına tapuya “tashihen” tescil ettirilmiş, tapu tescilinden üç gün sonra 31.10.1966 tarihli, 1227 sayılı yazı ile, ...'a, kooperatife ortaklığının kabul edildiği bildirilmiş ve muris 1966 yılında 31.620,- TL, 1967 yılında 1.680,- TL olmak üzere toplam 33.300,- TL ödeme yapmıştır. Ortaklığa kabulünden sonra davacıya ... ortaklık numarası verilmiş ve ... nolu dükkanın murise ait olduğu ortaklar defterine kaydedilmiş, dükkan daha sonra ... numarasını almıştır. Zamanın yönetim kurulunun 06.05.1969 tarihli ... nolu kararında, “ortak ...'nun 4.4.1969 tarihli talebi veçhile ortaklık ilişiğinin kesilmesine, dükkanının satışa arzına ve mevduatının anasözleşme gereği iadesine” karar verilmiş, bu karardan sonra ortaklar defterlerinde, ...'nun kayıtlı olduğu sayfalara, “AYRILDI” şeklinde notlar düşülmüş, adı geçen 1969 yılından sonra hiçbir genel kurula davet edilmemiş ve hiçbir genel kurul toplantısına katılmamış, kooperatife hiçbir ödeme de yapmamıştır. Diğer taraftan davacıların murisine, ayrılma kararı sonrası önce kasadan (1972 yılında) bazı ödemeler yapılmış, ödemelerdeki gecikmeler ve kooperatif tarafından iadelerin zamanında yapılmaması nedeniyle, davacıların murisi icra kanalıyla tahsil etme yoluna gitmiş ve o yıllardaki .... nolu dosyasında işlem gören icra takibi başlatmış ve icra dosyasına kooperatif tarafından bir kısım ödemeler yapılmış, bir kısmı kasadan, bir kısmı icra dosyasına olmak üzere davacıların murisine kooperatif hesaplarından; toplam 18.000,- TL iade ödemesi yapıldığı kayıtlarla sabittir. Davacıların murisinin 04.04.1969 tarihli talebine istinaden, 06.05.1969 tarihli ... yönetim kurulu kararı gereğince davacıların murisi ...'nun ortaklığı sonlandırılmış ve kendisine iade ödemeler yapılmıştır. Hatta muris, ödemelerin zamanında yapılmaması nedeniyle (o zamanki) ....Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış ve ödemelerin bir kısmı kooperatif tarafından icra dosyasına ödenmiştir. Yargıtay kararları gereğince ortağın ödemiş olduğu aidatları geri istemesi de zımnen ayrılma iradesini içermekte olup bu kararlar doğrultusunda bakıldığında davacıların murisinin icra yoluyla “çıkma payı alacağı” talebinde bulunduğu, çıkma iradesini gösterdiği tespit edilmiştir. Bu durumda kooperatif ile üyesi arasındaki alacak taleplerinin 5 yıllık zamanaşımına uğradığı düşünüldüğündü davacıların murisinin ortaklıktan ayrılma tarihi olan 1969 ve en kötü ihtimalle icra takibi ile aidatların iadesini istediği 1973 yılından sonra kooperatif ile üyesi arasındaki davanın 5 yıllık zamanaşımına uğradığı sabittir. Yerleşik Yargıtay kararları gereğince çıkma payı alacağı, ortağın ayrıldığı yıl bilançosunun görüşüldüğü genel kurul tarihinden bir ay sonra muaccel /istenebilir hale gelmektedir. Davacıların murisinin, 1973'den sonra bu güne kadar icra kanalıyla çıkma payı alacağını isteme dışında kooperatife karşı herhangi bir talepte bulunmamış üyelik iddiası olmamıştır. 1970'li yıllardan itibaren hiçbir genel kurula davet edilmediği gibi kendisinin bir müracaatına da rastlanmamıştır. Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacıların açtığı davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği değerlendirilerek davanın aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere,
DAVANIN REDDİNE,
-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.800,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına
-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile.... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 12/03/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı