Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/765 K.2024/863

🏛️ Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/765 📋 K. 2024/863 📅 13.12.2024

T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/765 Esas - 2024/863
T.C.
...
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/765 Esas
KARAR NO : 2024/863
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 08/03/2021
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
KARAR YAZMA TARİHİ : 10/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ..... ..... ..... .... ..... ..... 'a satıldığını ve davalı ile davacı arasında geçerli ve ayakta bulunan bir tellallık sözleşmesinin bulunduğu dikkate alındığında müvekkilinin tellallık ücretine hak kazandığını ileri sürerek, buna göre itirazın iptali ile; icra takibinin 65.490,00TL (%3+KDV) asıl alacak ve 26.05.2017 satış tarihinden itibaren işletilmiş 21.590,17TL yasal faizi ve fer'ileri üzerinden devamına, fazlaya ilişkin hakları ve bu bağlamda ıslah haklarının saklı olduğunu, davalı aleyhine yüzde 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usule ve esasa yönelik açık aykırılıkları hasebiyle reddi gerektiğini, hukuki ihtilafın Tüketici İşleminden kaynaklanmadığını, "Simsarlık Sözleşmesi'nden kaynaklanan iş bu davanın görevsizlik yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin hukuki işlemin tarafları açısından sözleşmede tüketici konumunda olduğunu, dava yerinin Tüketici mahkemeleri olduğunu, davacı taraf ile gayrimenkul sahibi olan ... arasında 26/01/2017 tarihli "Satışa Aracılık Yetki ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi"nin süresinin sona erdiğini, süresinin de taraflar arasında uzatılmadığını, sözleşme süresinin bitmiş olmasından dolayı, taşınmazındaki tasarruf yetkisinin tabii hakkı olarak müvekkilin babası ile satış işlemi gerçekleştirildiğini, haksız dava açıldığını, somut olayda taraflar arasında akdedilen sözleşmedeki haksız şartın — müzakere edilmeden ve ayrıca mevzuat kapsamında aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmemesinden dolayı hükümsüz sayılması gerektiğini belirterek, davanın görevsizlik ve esastan reddine, Davacı tarafın tazminat isteminin hukuka aykırı olması nedeniyle reddine karar verilmesini, haksız icra takibinden ötürü %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Davada uyuşmazlığın, gayrimenkul komisyonculuk alacağı hususlarında toplandığı görüldü.
KALDIRMA KARARI: Davada mahkememizin 2023/671 Esas sayılı dosyasında; arabuluculuk başvurusunun 02/10/2023 tarihinde yapıldığı, davanın 08/03/2021 tarihinde açıldığı, arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine dair karar verilmiş, karar Davacılar vekili ile davalı ..... .... .... i vekilinin istinaf talebi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 01/10/2024 tarih ve 2023/671 Esas 2024/546 Karar sayılı ilamında; "...Arabuluculuk dava şartının süresinde yerine getirilip getirilmediği yönünden yapılan değerlendirmede;
6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca ticari nitelikteki itirazın iptali davaları zorunlu arabuluculuk dava şartına tabidir.
6100 sayılı HMK'nın 115/3 maddesinde;
"(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez. " hükmü,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinde;
"
(Ek:06.12.2018-7155/23 md.) (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü bulunmaktadır.
Somut olayda dava 08/03/2021 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, 08/06/2023 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmiş, 08/09/2023 tarihinde görevsizlik kararı kesinleşmiş, davacı taraf görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine 02/10/2023 tarihinde arabuluculuğa başvurmuş, 13/10/2023 tarihinde dava dosyası Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiş, 18/10/2023 tarihinde arabuluculuk son tutanağı düzenlenmiş, 23/10/2023 tarihinde Asliye Ticaret Mahkemesinde tensip zaptı düzenlenmiştir.
Elde ki dosyada istisnai olarak görevsiz mahkeme aşamasında bu eksikliğin giderildiği ve görevli mahkeme olan ticaret mahkemesinde davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlandığı anlaşıldığından mahkemece esasa girilerek karar verilmesi gerekirken ilk dava tarihine göre arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermek yasanın uygulanmasındaki amacına uygun düşmeyeceğinden davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulüne karar verilerek..." gerekçeleriyle Mahkememizin 12/01/2024 tarih ve 2023/671 Esas, 2024/22 Karar sayılı kararının kaldırılması sonrasında dosya mahkememize gönderilmiş ve iş bu esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
KALDIRMA KARARI ÖNCESİNDE DOSYAYA KAZANDIRILAN VE KARARA ESAS ALINAN DELİLLER: .... .... .... Esasına kaydedilmiştir.
Mahkememizce usulden redde ilişkin karar verilmesi nedeniyle ayrıca delil toplanmamış, davada görevsizlik kararı verilen mahkemede toplanan deliller ile karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI SONRASINDA DOSYAYA KAZANDIRILAN VE KARARA ESAS ALINAN DELİLLER: Kaldırma kararı sonrasında dosyaya ayrıca bir delil kazandırılmamış, karar ilamına yönelik tarafların beyanları alınmış ve davanın açıldığı ilk mahkeme olan.... ..... .... Hukuk Mahkemesi tarafından toplanan deliller hükme esas alınmıştır.
Görevsizlik kararı verilen.... .... .... Esas sayılı dosyasında davacı vekili tarafından 03/04/2017 tarihli Gayrimenkul Görme ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi, 26/01/20170 tarihli Satışa Aracılık Yetki ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi Suretlerinin delil olarak dosyaya sunulduğu, davaya konu sözleşmede bahsedilen tapu kaydının ve icra dosyasının dosyaya celp edildiği görülmüştür.
Tüm delillerin celbi akabinde Gayri Menkul Değerleme Uzmanı bilirkişi.... ..... ..... tarafından hazırlanan 15/02/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunun dosyada mevcut olduğu, bilirkişi heyetinin raporlarında; Kıymet takdiri istenen taşınmazların; .... ..... ..... Mesken bedellerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi sonucu Dava Tarihi itibariyle meskenlerin toplam değerinin 1.145.610,00 TL+755.061,00 TL+989.391,00 TL = 2.890.062,00 TL olduğunun, Devir Tarihi itibariyle meskenlerin toplam değerinin 743.797,00 TL+490.230,00 TL+642.370,00 TL
1.876.397,00 TL
olarak hesaplandığının mütalaa edildiği anlaşılmış ve alınan bilirkişi raporu yeterli hükme esas alınmak için yeterli görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Toplanan delillere, ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 01/10/2024 tarih ve 2023/671 Esas 2024/546 Karar sayılı ilamına, görevsizlik kararı verilen mahkemece alınan gerekçeli bilirkişi heyeti raporuna, taraflar arasında akdedilen sözleşme maddelerine, tarafların beyan ve itirazları ile tüm dosya kapsamına göre;
Davacının dava dışı taşınmaz maliki ile akdettiği 26/01/20170 tarihli Satışa Aracılık Yetki ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi uyarınca sözleşmede belirlenen taşınmazla ilgili davalıya aracılık hizmeti verdiği ve verdiği hizmet kapsamında davalı ile aralarında 03/04/2017 tarihli Gayrimenkul Görme ve Hizmet Bedeli Sözleşmesinin imzalandığı, ancak davalının iş bu sözleşmenin 3. Maddesine aykırı davrandığı ve davacı tarafından davalıya gösterilen taşınmazın madde metninde yer almasına rağmen davacının dahili dışında davalının babasına satıldığı, dolayısıyla davacının 03/04/2017 tarihli Gayrimenkul Görme ve Hizmet Bedeli Sözleşmesinin 3. Maddesi uyarınca davalıdan taşınmazın satış bedelinin %3 + KDV'sini hizmet bedeli olarak tahsilini iş bu dava ile talebinin yerinde olduğu, dosyada mevcut gerekçeli bilirkişi raporuna göre sözleşmeye konu taşınmazların devir tarihi itibariyle toplam değerinin 1.876.397,00 TL olduğu dikkate alınmakla, değerin taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca %3'nün 56.291,91 TL olduğu + %18 KDV'sinin 10.132,54 TL olduğunun ve davacının talep edebileceği hizmet bedeli toplamının 66.424,45 TL olarak mahkememizce kabul ve tespit edildiği, ancak davacının alacağı yönünden davalıyı temerrüde düşürdüğünün ispatlanamadığı anlaşılmakla, davanın mahkememizce hesaplanan hizmet bedeli üzerinden kısmen kabulü ile takibin 65.490,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, 65.490,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 oranını geçmemek üzere yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı haksız olarak takibe itiraz ettiğinden devamına karar verilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
1)Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının ... .... ..... .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 65.490,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, 65.490,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 oranını geçmemek üzere yasal faiz işletilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Davalı haksız olarak takibe itiraz ettiğinden devamına karar verilen alacağın %20'si oranında olan 13.098,00 TL icra inkar tazminatının İİK 67/2 md. Uyarınca davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.473,62 TL harçtan, dava açılışında alınan 760,03 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 3.713,59 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 201,02 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN, 2.918,98 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4) Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 1.593,75 TL tebligat ücreti, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, toplamı 3.653,05 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.417,69 TL'si ile dava açılışında alınan 760,03 TL peşin harç toplamından oluşan 4.177,72 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 4.510,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/12/2024