Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/550 K.2023/754
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/550 Esas
KARAR NO : 2023/754
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti ve Tescil
DAVA TARİHİ : 03/11/2020
KARAR TARİHİ : 01/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA VE İSTEK :
Davacı sunduğu dava dilekçesinde özetle; babası...’nun 04 Temmuz 2002 tarihinde
kooperatifteki hissesini noter aracılığı ile Muharrem Yılmaz’a sattığını, ...’in hisseyi 26
Mart 2003 tarihinde Muharrem Yılmaz’dan Etimesgut Noterliği aracılığıyla satın aldığını, ve kooperatif üyelik hakkı devir sözleşmesi belgelerini ... ... ve ...
tarafından tescil edilmesi maksadıyla kooperatif merkezine bırakıldığını, kooperatif yönetiminin bu belgelerin kooperatif merkezine bırakıldığını “tescil işlemi için (ne alıcı ne satıcı
olarak) herhangi bir talepte bulunulmamıştır.” ifadesini kullanarak teyit ettiğini, ...’e Ziya
Gökalp caddesi No: 45/6 Kolej / ... adresine; 2006 yılı alınan genel kurul kararlarının
gönderildiğini ve bu belgede 14 sıra no ve 45 üye no ile kayıtlı olduğunun kooperatif yönetim
kurulu tarafından kayıt altına alındığını, ... 11. SHM’nin 21.10.2020 tarih, 2019/1643 E. Sayılı dosyanın duruşmasında Davalı ...'e dava konusu kooperatif üyeliği hakkında hak iddia etmiş
olması nedeni ile dava açmadığını beyan ettiğinden; bu hususta dava açmak üzere 2 hafta kesin süre
verilmesine” denildiğini, kooperatife ait Akbank hesap özetlerinde kooperatif hesabına defalarca
para yatırdığının görüldüğünü beyanla kooperatif yönetimine tescil için verdiği 26 Mart 2003
tarihli Etimesgut Noterliği belgesinin işleme konularak kooperatif üyeliğinin tescilinin yapılmasını talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Davalı kooperatif sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın Mahkemeye dava dilekçesinde sunduğu EK-1,2,3,4 ve 6 nolu delillerin doğru olduğunu, ancak Kooperatifler
Kanununun (KK) 14. maddesinin 3. Fıkrasında yapılan değişiklikle, yönetim kurulunun, ortaklığı
devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul etmesi zorunluluğu
getirdiğini, ancak devrin nasıl yapılacağına ilişkin hükmün getirilmediğini, Kooperatifler Kanununun nın 8. maddesiyle
ortaklığa giriş için yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvurması zorunluluğu dikkate alındığında,
ortaklığın devri sırasında devreden ve devralanın yazılı olarak kooperatif yönetim kuruluna
başvurmaları gerektiğini, ancak, yapılan noter satışlarında da Merhum ... ..., Muharrem Yılmaz, ..., .... ve Hasan ...’nun bu
durumu dikkate almadığını; yönetimin bunun üzerine ... 12. SHM’nin tayin ettiği kayyım olan
akrabaları mali müşavir İsak ... ile irtibata geçtiğini, kayyumun “ben merhum ...
...'nun malları için kayyum tayin edildim, kooperatif hissesi paylaşımda
bulunmamaktadır” dediğini, temsilci atama isteklerinin burada da karşılık bulmadığını, bu durumun
tam 11 yıl sürdüğünü, 11 yıl sonra kardeşlerin kendi aralarında anlaşarak, EK-1 deki vekaletname
ile Hasan ...’nu kooperatif hissesini temsile yetkili kıldıklarını, EK-2 de bunun üzerine
yönetim kurulunun ... 1. Noterliğinin 27.12.2013 tarih ve 14008 yevmiyeli genel kurul toplantı
ve müzakere defterinde temsilciliği genel kurulda onaylandığını, bunun üye kayıt defterinde 100 pay
üzerinden 30 pay Hasan ...’na 30 pay Hüseyin ...’na 40 pay da Esma
Şirin'e ait olduğunu, bu hisse oranları üzerinden bankaya kendi adlarına kooperatif hesabına para
yatırmaya devam edildiğini, en son kooperatif üye listesini EK-3 de sunduklarını, kooperatifteki 45
no'lu üyeliğin 40 pay ..., 30 pay .... ve 30 pay Hasan ...
adına 19.05.2019 tarihinde yapılan genel kurulda onaylanarak kabul edildiğini, her pay sahibinin
kendi adına parasal edimlerini yerine getirdiklerini, bu davanın ... 12. SHM’nin 2019/1643 E.
dosya ile miras paylaşımı olarak gözüktüğünü beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Asli müdahil ... sunduğu müdahale talepli dilekçesinde özetle; ölüm
tarihi itibariyle ... ... kooperatif üyesi olduğunu, davacı ve müdahil davacı ... ile davalılardan ...ve Hasan ...’nun kardeş
olduklarını, mirasçı sıfatıyla anneleri Meryem ...’nun da halen sağ olduğunu,
1927 doğumlu olan Muris ... ...’nun 06.05.2003 tarihinde 76 yaşında iken vefat
ettiğini, kooperatifin 45 nolu üyesi olduğunu, Kooperatif Yönetim Kurulunun 12.02.2008 tarihinde
kooperatif kayıtlarını güncelleme işlemleri sırasında, ... ...’nun mirasçılarından
..., Hasan ... ve Hüseyin ... tarafından kooperatife bırakılan
Noterlikçe tanzim edilmiş satış senetleri üzerinde yaptıkları incelemede satışların muvazaalı
olabileceğinden şüphelendiklerini, herhangi bir işlem yapmadan, Üye ... ...’nun
diğer mirasçıları olan Nurettin ... ve murisin sağ eşi Meryem ...’na
bildirim yaparak beyanda bulunmalarını istediğini, müdahil davacı ...'nun
17.04.2008 tarihinde ... 45. Noterliğinden çektiği 06625 yevmiye nolu ihtarnamesi ve
ekindeki veraset belgesi ile Muris ... ...'nun üyeliğinin mirasçılar adına mirastaki
payları oranında tescilini talep ettiğini, Kooperatif Yönetim Kurulunun Nurettin ...'nun müracaatına rağmen üyelik konusunda herhangi bir karar almadığından, Nurettin ... tarafından ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 17.02.2010 tarihinde 2020/115 Esas numaralı,
muris ... ...’nun kooperatif hissesinin verasetteki payı oranında adına tescili için
dava açtığını, bu dava esnasında davalı Kooperatif başkanlığınca Mahkemeye sunulan 1. Ve 2.
cevap dilekçeleri ekindeki belgelere göre; Muris ... ...’nun payını 04.07.2002
tarihinde mirasçı olmayan Muharrem Yılmaz adlı kişiye sattığı, Muharrem Yılmaz’ın da satın
almış olduğu payı tescil ettirmek için kooperatif başkanlığına başvuru ihtiyacı bile duymadan,
murisin kızı olan bu davanın davacısı ...’e, murisin ölümünden 41 gün önce 26.03.2003
tarihinde sattığı, davacı ...'in de Muharrem Yılmaz'dan devraldığı esasen babasına ait
olan payı yine kooperatif kayıtlarına tescil ettirmeden, bu hususta bir yazılı başvuru bile yapmadan,
ağabeyleri olan diğer mirasçılar olan Hüseyin ... ve Hasan ...’na 25.01.2008 tarihinde payını hisselendirerek devrettiğinin anlaşıldığını, Kooperatif temsilcisi
tarafından, ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülmekte olan davaya sunulan cevap
dilekçelerindeki beyanları ve eklerindeki evraklardan anlaşıldığı üzere; Muris ...
...'nun gerek ölüm tarihi itibariyle ve gerekse 17.02.2010 da açmış oldukları dava
tarihi itibariyle, kooperatifin 45 nolu üyesi olduğunu, ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde
açtığımız davada verilen kararın Yargıtay 23. HD. nin Esas 2011/483, Karar:2012/2437 sayılı ilamı
ile de tespit edildiği üzere; “Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, murisin
yaptığı ortaklık devri ve devam eden devirler için kooperatifçe alınmış bir karar bulunmadığından
devirlerin geçersiz olduğu, tüm mirasçıların kooperatife başvurarak üyeliğe devam etmek
istediklerini beyan etmeleri ve bir kişinin temsilci olarak atanması ile ortaklık sıfatlarının devam
edeceği, aksi takdirde üyeliğin, ana sözleşmenin 15 ve 16. Maddeleri gereği tasfiye edileceği,
murisin yaptığı devirlerin muvazaalı olduğu iddiasının kooperatife karşı açılan iş bu davada
incelenemeyeceği” gerekçesiyle reddedildiğini, bu karar Yargıtay’ca onanmış olmakla verilen karar
davalı kooperatif bakımından bağlayıcı olmuş ve artık yapılacak işin, Yargıtay onamasından geçen
karara göre; Muris ... ... mirasçılarının, kooperatif üyeliğine devam edip
etmeyecekleri hususunda tüm mirasçıları beyanda bulunmaya davet etmek, üyeliğe devam etmek
istiyorlarsa müştereken bir temsilci tayin etmelerinin gerektiğini ihtardan ibaret olduğunu, şayet
temsilci tayin edilmez ve ana sözleşmedeki süre içinde başvuru yapmazlarsa ana sözleşmenin 15 ve
16. Maddesi uyarınca üyeliğin tasfiyesinin yapılması gerektiğini, Mirasçılar kooperatif
başkanlığına müştereken başvuru yapamadıkları ve temsilci de atayamadıkların için, miras şirketini
temsil etmek üzere taraflarınca ... 12. (kapatılan) Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde 26.06.2012
tarihinde 2012/954 Esas sayılı “Miras şirketine mümessil tayini” talebi ile dava açıldığını, bu
davada tüm mirasçılar davalı gösterilerek davet edildiğini, davalı olan ...'in vekilinin de
talebi doğrultusunda tarafların ortak akrabası olan İsak ...’nun miras şirketine temsilci
atandığını, temsilci olarak atanan İshak ...’na yaptıkları tüm müracaatlara rağmen
davalı kooperatife başvurudan kaçındığını, bunun üzerine Muris ... ...’nun davalı
Kooperatif nezdindeki payının satışı suretiyle ortaklığın giderilmesi için 03.09.2019 tarihinde 2019/
1643 Esas sayılı davayı açtıklarını, anılan davada yargılama sırasında kooperatif hissesinin tescili hususunda
dava açmak için mehil verildiğini ve huzurdaki bu davanın açıldığını, murisin ölüm tarihi olan
06.05.2003 e kadar gerek Muharrem Yılmaz ve Gerekse ... kooperatif başkanlığına
herhangi bir yazılı başvuruda bulunarak payın adlarına tescilini talep etmediklerini, yani ölüm
tarihinde Muris ... ... kooperatif kayıtlarına göre ortak sıfatıyla pay sahibi olduğunu,
rtaklığı sona ermiş ve murisin payı elbirliği halinde mirasçılara intikal ettiğini, Kooperatif
hissesinin devri, kişisel hakkın temliki niteliğini taşıdığını, Murisin ölümüne kadar bu sözleşmelerin
izlendiğini ancak icra edilmediğini, kişisel hakkın kullanılmadığını, kişisel hak doğuran işlemlerin 2002
ve 2003 yıllarında yapıldığını, 2019 yılına kadar da bir işlem yapılmadığından bu kişisel hak
doğurucu satış işlemleri süresi içinde icra edilmediğinden, BK'nın ilgili hükümleri uyarınca 2013
yılında zamanaşımına uğradığını, infazının da mümkün olmadığını, yapılan satışların muris
muvazaası nedeniyle sakat olduğunu, Murisin ölümünden 10 ay 2 gün önce payını Etimesgut
Noterliğinde 04.07.2002 tarih 0009200 yevmiye numarası ile düzenlenen pay devri sözleşmesi ile
payını Muharrem Yılmaz’a devrettiğini, taleplerinin kabulü ile, Ölüm Tarihi İtibariyle ... ...’nun TMK'nun mirasçılık ile
ilgili hükümlerine göre Kooperatif Üyesidir olduğundan, miras, miras bırakanın ölüm günündeki
hükümlere göre intikal eder kuralı gereğince ve kooperatif payı üzerinde TMK. Mad. 640/II
hükmüne göre "Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar” kuralı gereğince davacının davalı
kooperatif aleyhine açmış olduğu davanın taraf ehliyeti olmadığından reddine, 19.05.2019 Tarihli
Mali Genel Kurulda Alınan, “45 Nolu üye ... ortakları olan kardeşleri ...ve Hasan
... ... 57.nci Noterliği 22.01.2019 tarih 02133 yevmiye ile Hasan ...’nu
temsilci tayin ettiklerini ifade eden dilekçesi genel kurulda okunarak temsilciği oybirliği ile kabul
edilmiştir.” Şeklinde ifade edilen kararının ve buna dayanarak kooperatif yönetim kurulunca 45
Nolu üyeliğe %40 payının ..., %30 Payının Hasan ... ve %30 payının da Hüseyin
...’nun olduğuna dair kararanın da iptaline, davacı davasını, pay devri yoluyla aldığı
iddiasına dayandırmış ise de, yapılan noter işlemleri “Murisin Esma dışındaki mirasçılarını mirastan
mahrum etmek amacına matuf olduğu ve yapılan işlemin satış değil de bağış amacı taşıdığı” nazara
alınarak, yapılan pay devri işlemlerinin muris muvazaası nedeniyle TBK nun 19. Maddesine göre
iptaline, bu iddia kabul görmez ise, o zaman yapılan satış işlemlerinin mirasta mahfuz hisse sahibi
olan Nurettin Kulaoğlu’nun mirastaki payı oranında tenkise tabi tutularak, ...
...’nun payının 1/5 oranında müdahil davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
-... 7.ATM'nin 2010/115E., 2011/463K. sayılı kararı
- ... 12.SHM'nin 2012/954E., 2013/1568K. sayılı kararı
-Ticaret sicil kaydı
-Bilirkişi heyeti asıl ve ek raporları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti ve tescili istemine ilişkindir.
Asli müdahil davacının davası ise ; Genel kurul kararı ve yönetim kurulu kararının
iptali, muris muvazaası nedenine dayalı ortaklık hisse devir sözleşmenin iptali, olmadığı takdirde mirasta mahfuz hisse oranında tenkis ile miras payı oranında ortaklık payının tescili
istemine ilişkin bulunmaktadır.
Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyamız arasına örneği sunulan ... 7.ATM'nin 2010/115E., 2011/463K. sayılı kararı ve sözkonusu karara ilişkin Yargıtay ilamının incelenmesinde; dosyamızda asli müdahale talep ... vekili tarafından müvekkilinin babası olan ... ...'nun davalı kooperatifin üyesi iken 06/05/2003 tarihinde vefat etmesi ve dosyamız davalısı kooperatife başvurulmasına rağmen muris adına olan kooperatif üyeliğinin mirasçılara intikali için yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğinden bahisle murisin kooperatif hissesinin verasetteki payları oranında müvekkili adına tesciline karar verilmesinin talep edildiği, yargılama sonucunda 06/10/2011 tarihli karar ile davalı kooperatifin muristen sonraki kişiler hakkında olarak kabullerine ilişkin bir kararının bulunmadığını, murisin ölümünden sonra tüm mirasçıların birlikte başvururak ortaklığa devam ettiklerini bildirmeleri ve içlerinden birisini temsilci olarak atamaları halinde ortaklık sıfatlarının devam edeceğini, aksi halde kooperatif ana sözleşmesinin 16.maddesinin yollaması ile 15.maddesi uyarınca muristen intikal eden ortaklık hissesinin tasiye edileceği, davacının murisin ölümünden önce yaptığı hisse devirlerinin muvazaalı olduğuna ilişkin iddianın kooperatife karşı açılan davada incelenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, anılan kararın temyizen Yargıtay 23.H.D. Başkanlığı'nın 28/03/2012 tarih, 2011/4837E., 2012/2437K. sayılı ilamı ile Onanmakla kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yine, dosyamız arasına sunulan ... 12.SHM'nin 2012/954E., 2013/1568K. Sayılı kararının incelenmesinde ise; davacısının dosyamızda asli müdahil ..., davalıarın ise; dosyamız davacısı ile işbu dava dışı olan ve ortak muris ... ...'nun diğer mirasçıları olan Hasan, ...ve Meryem ... olup ortak muris ... ...'nun vefatı sonrasında davalı kooperatifteki hissesinin mirasen mirasçılarına intikalinin sağlanmasına yönelik olarak miras ortaklığına temsilci tayinine yönelik olduğu, yargılama sonucunda miras ortaklığına İsak ...'nun temsilci olarak atanmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 09/01/2014 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Dosyamıza sunulan ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 14.04.2008 tarih, 2008/749 E. 2008/781 K. sayılı veraset ilamının incelenmesinden;
01.04.1927 doğumlu muris ... ...'nun 06.05.2003 tarihinde
evli olarak vefat etmesi nedeniyle mirasının;
4 payın eşi Meryem ...’na,
3 payın oğlu Nurettin ...’na,
3 payın oğlu Hasan ...’na, 3 payın oğlu Hüseyin ...’na,
3 payın kızı Esma Şirin (...)’na aidiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Taraf delilleri toplandıktan sonra dosyamızda kooperatif mevzautı alanında nitelikli hesaplama konusunda uzman bilirkişilerden rapor ve ek raporlar temin edilmiştir.
Dosyamıza sunulan ve davacının davalı kooperatife aidat yatırıp yatırmadığı konusunda tespitler yapılması için bilirkişiden alınan 2. ek raporda ise; ... 1. Noterliği 04.01.2021 tarih ve 00009 yevmiye açılış onaylı üye kayıt defterinin incelenmesinde; 45 nolu ortaklık sayfasında ; ortak ismi
olarak Hasan ... (temsilci) şeklinde olduğu, açıklama kısmında ise 19.05.2019
tarihinde üyeliğe kabul edildiğinin yazılı olduğu, aynı açıklamanın atıfta bulunduğu 19.05.2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağında gündeminin 5. Maddesinin incelenmesinde ise aynen “45 nolu üye ... ortakları olan
kardeşleri ...ve Hasan ... ... 57. Noterliği 20.01.2019 tarih ve 02133
yevmiye ile Hasan ...’nu temsilci tayin ettiklerini ifade eden dilekçesi genel kurulda
okunarak temsilciliği oybirliği ile kabul edilmiştir.” şeklinde karar alındığının tespit edildiği, incelenen ticari defter kayıtlar ve banka ekstrelerine göre; 2005 yılı mizanında 136 45 kodlu hesapta davacının 2.800,00-TL borcunun ve
2.800,00-TL ödemesinin bulunduğu ve borcu bulunmadığı, 2006 yılı mizanında davacının 2.027,00-TL borcunun ve
1.400,00-TL ödemesinin bulunduğu ve bakiye 627,00-TL borcunun mevcut olduğu, 2008 yılı mizanında davacının 627,00-TL borç tahakkuku
ve 627,00-TL- ödemesinin bulunduğu ve borcunun bulunmadığı,
01.01.2007 tarihli tahsil fişi dikkate alındığında; davacının 627,00-TL bakiye borç kaydının bulunduğu, davacı tarafından davalı kooperatife yapılan 30.12.2005 tarihinde 350,00-TLödeme ile 18.04.2006 tarihinde 350,00-TL ödemenin mevcut olduğu, muavin kayıtlara göre ise, 2007 yılından kooperatife bakiye 627,00-TL borcu bulunduğu,
2008 yılından 12.01.2008 tarihli 627,00-TL ödemesi ile borcunun bulunmadığı,
2019 yılında 2.800,00-TL borcu ve 28.01.2019, 12.02.2019 ve 20.12.2019 tarihli
ödemelerle toplam 2.800,00-TL ödeme yaptığı ve davacının borcunun kalmadığının tespit edildiği, davalı koopertifin 2006, 2007 ve 2008 yılları yevmiye defterleri incelendiğinde; ortakların
aidat tahakkuk ve ödemelerinin takip edildiği, 136 diğer çeşitli alacaklar hesabı ile 331 ve 431
ortaklara borçlar hesabının ayrıntılı olarak ortaklar bazında tutulmadığı ve toplu veri girişi yapıldığı belirtilmiştir.
Bu bağlamda, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın kooperatif üyeliğinin tespiti ve tescil , asli müdahil davacının davasının ise; Genel kurul kararı ve yönetim kurulu kararının
iptali, muris muvazaası nedenine dayalı ortaklık hisse devir sözleşmenin iptali, olmadığı
takdirde mirasta mahfuz hisse oranında tenkis ile miras payı oranında ortaklık payının tescili
istemine ilişkin bulunduğu, yerleşik içtihatlar gözetildiğinde Kooperatiflerde ortaklık sıfatının kazanılmasının beş halde söz konusu olabileceği, ilk olarak kooperatifin kuruluşunda kurucu ortaklar, kuruluşun gerçekleşmesiyle ortak sıfatını aslen kazanacakları, Daha sonraki evrede ise giriş talebinin kabulü yoluyla veya payın bir başkası tarafından devir alınmasının yönetim kurulu tarafından kabulüyle ortaklığın gerçekleşeceği, bir diğer ihtimal olarak ortaklığın taşınmaz mülkiyetine veya bir teşebbüsün işletilmesine bağlandığı durumlarda, taşınmazın veya işletmenin devir alınması hâlinde ortaklık sıfatının kazanılacağı, yine ana sözleşmede hüküm bulunması durumunda mirasen kooperatif paydaşlık hakkının kazanılabileceği, somut uyuşmazlıkta dosya kapsamında davacı ve adlarına kooperatif hissesinin tescilini talep ettiği Hasan, ...ve Meryem ...'nun ortak murisi ... Kulakoplu'nun davalı kooperatife ortaklığının gerçekleştiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı,bu bağlamda uyuşmazlığın davacının davalı kooperatife üyelik koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplandığı, bilindiği üzere 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında "Ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona erer. Anasözleşmede gösterilecek şartlarla, ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmaları sağlanabilir." hükmüne; kooperatif anasözleşmesinin 16.maddesinde ise;"Ölen ortağın kanuni mirasçılarının üç ay içinde temsilci tayin ederek kooperatife bildirmeleri halinde, ortaklık hak ve yükümlülükleri kanuni mirasçıları lehine devam eder. Mirasçıların temsilci tayin etmemeleri veya ortaklığa devam etmek istememeleri halinde, ölen ortağın alacak ve borçları 15. madde hükümlerine göre tasfiye edilir." hükmüne yer verildiği, davacı ... tarafından ortak murisi ... ... tarafından Muharrem Yılmaz'a 04/07/2002 tarihli ve 0009200 yevmiye sayılı kooperatif üyelik devir sözleşmesi ile devrinden sonra dava konusu kooperatif hissesinin kendisine dava dışı Muharrem Yılmaz tarafından Etimesgut Noterliği'nin 26/03/2003 tarih ve 3804 sayılı kooperatif üyelik hakkı devir sözleşmesi ile devredildiği, dosyamızda ortak murisin vefat ettiği tarihe kadar, gerek hisseyi önce devralan Muharrem
Yılmaz gerekse de kendisinden aynı hisseyi devralan davacı adına hisse devri
nedeniyle kooperatif yönetim kurulu tarafından karar alınmadığı, daha sonra davacı tarafından ... 57. Noterliği’nce düzenlenen
25.01.2008 tarih ve 03440 yevmiye numaralı kooperatif üyelik hakkı devir
sözleşmesi ile ortaklık hissesinin 1/3 payını 200,00-TL bedel mukabilinde
tüm aktif ve pasifiyle birlikte kardeşlerinden Hüseyin ...'na devrettiği, yine davacının ... 57. Noterliği’nce düzenlenen 25.01.2008
tarih ve 03441 yevmiye numaralı kooperatif üyelik hakkı devir sözleşmesi
ile ortaklık hissesinin 1/3 payını tüm aktif ve pasifiyle birlikte
kardeşlerinden Hasan ...'na devrettiğinin çekişmesiz olduğu, esasen Kooperatifler Kanununun 17.m. Bağlamında kooperatif yönetim kurulunun da kooperatife ortaklık şartlarını taşıyan kimseleri ortak olarak kabulden kaçınamayacağı, hisseyi devraldıktan davacının dosyamızda alınan ve Mahkememiz'ce de benimsenen 2. Bilirkişi 2. Ek raporu gözetildiğinde davalı kooperatife ek raporda tespit edilen aidat ödemelerini elden ve banka kanalı ile yaptığı, bu durumda davacının üyeliğinin davalı kooperatif tarafından benimsendiği hususları birlikte anlaşılmakla; davacının kooperatif üyeliğinin tespiti istemi yönünden (tescil konusunda kararın davalı kooperatife ait olduğu da gözetilerek bir karar verilmeksizin) haklılığı kanıtlanan davanın kısmen kabulüne, davacının kendisi lehine üyelik tespiti isteminin kabulüne, diğer mirasçılar Hasan ve .... adına tescil isteminin aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine, yine asli müdahilin muvazaa iddiası ve asli müdahale talebine dayanak iddialarının toplanan deliller ile kanıtlanamadığı gözetilerek asli müdahilin davasının ise; reddine dair açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Davacı ... tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE;
1-Davacı ...'in davalı kooperatifin üyesi olduğunun TESPİTİNE, davacının Hasan ve ....'nun kooperatifteki üyelik hisselerinin tespitine yönelik istemininin aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 269,85-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45-TL harcın davalıdan alınarak Maliye Hazineye gelir kaydına,
3-Bu dava kapsamında davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 2.292,00-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince red-kabul oranı (0,80) gözetilerek 1.833,60-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
B-1-Asli Müdahil tarafından açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 269,85-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55-TL harcın asli müdahilden alınarak Maliye Hazineye gelir kaydına,
3-Asli müdahil tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair; davacı ile asli müdahil vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/11/2023
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:
1-Posta ve davetiye gideri: 292,00-TL
2-Bilirkişi ücreti : +2.000,00-TL
TOPLAM : 2.292,00-TL