Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/853 K.2024/108

🏛️ Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2022/853 📋 K. 2024/108 📅 27.02.2024

T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/853 Esas - 2024/108
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/853 Esas
KARAR NO : 2024/108
....
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... Konfeksiyon... Şirketi'nin mülga 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu döneminde müvekkili Banka ile imzalamış olduğu Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi sözleşmesi kapsamında müvekkili Bankadan krediler kullandığını, söz konusu krediler ödenmediği için borçtan sorumlulara ihtarnameler keşide edildiğini, söz konusu ihtarnamelerin tebliği aşamasında dava dışı asıl borçlu firmanın müteselsil kefillerinden ....'nin vefat ettiğinin öğrenildiğini, borçtan sorumlulara gönderilen ihtarnameler sonrasında da müvekkili Banka alacaklarının ödenmediğini, bu sebeple davalılar olan mirasçılar hakkında ....Esas sayılı dosyasından diğer dava dışı borçtan sorumlularla birlikte takip başlatıldığını, dava dışı asıl borçlu şirket tarafından müvekkili Bankanın alacaklısı olduğu başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine ...Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açılarak davanın kısmen kabul edilerek kesinleşmiş olduğunu, davalıların mirasın reddi maksadıyl... esas sayılı dosyasıyla açtıkları davanın reddedilip kesinleştiğini, takibe yapılan itirazların dayanaksız olup banka alacağının halen mevcut olduğunu beyanla davalıların itirazlarının iptaline ve takibin devamına, alacaklarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Demet Arslan kendi adına asaleten diğer davalılar adına vekaleten sunduğu 24/01/2023 tarihli cevap dilekçelerinde özetle; dayanak borçlandırıcı işlemin ... Konfeksiyon ile İş Bankası arasında imzalanan “Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi” hükümlerinden kaynaklandığını asıl kredi sözleşmesinden imza incelemesi taleplerinin bulunduğunu, 2007 tarihli Esas Kredi Sözleşmesi dahilinde evrak fotokopisinden emin olmanın mümkün olmadığını ancak şüphe uyandırdığını, devam eden bütün belgelerdeki imzanın ise ...'ye ait olmadığının gözle bile anlaşıldığını, 23961 karton-125327 karton-143519 karton olmak üzere 3 ayrı hesaptan müvekkillerinin sorumlu tutulduğunu ancak murisleri olan ...'nin bahsi geçen sözleşmelerden sorumlu olup olmadığının belli olmadığını, geçerli bir kefalet sözleşmesi imzalamış olup olmadğının belli olmadığını,... nolu kredi yönünden- borç olmadığının sabit olduğunu, 143519 sayılı hesapta takip edilen- borç bakımından ödeme hesap tablosunun altında Mehmet Gökçe imzası bulunmadığını, imza olmadığından sorumluluğunun olamayacağını, benzer şekilde 23961 nolu Borçlu Cari Hesap Kredisinin hangi sözleşmeye göre düzenlenmiş olduğunun anlaşılamadığını beyanla davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava kredi alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu ve müteveffa kefilin mirasçıları aleyhinde başlatılan takibe kefil olduğu ileri sürülen müteveffanın mirasçıları olan davalılar tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı banka tarafından özetle; banka ile dava dışı ... Konf. şirketi arasında akdedilen Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi kapsamında davalıların murisi olan müteveffa Mehmet Gökçe'nin müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluğu bulunduğu ileri sürülmüş, davalılar ise gerek kredi sözleşmesinde gerek limit artışlarında kefalete ilişkin yer alan imzaların murislerine ait olduğunu inkar etmişlerdir.
Alacak iddiası bakımından dayanılan sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın kefaletin şekline ilişkin 484. Maddesi "Kefaletin sıhati, tahriri şekle riayet etmeğe ve kefilin mes'ul olacağı muayyen bir miktar iradesine mütevakkıftır" hükmünü amirdir.
Görüleceği üzere 818 Sayılı BK, 6098 sayılı TBK ile getirilen bir takım ek şekil şartlarını (kefilin kendi el yazısı/tarih vs) öngörmemiş ise de kefalet iradesinin varlığını içermesi gerektiği muhakkaktır. Bu nedenle imza inkarı halinde, kefilin kefalet iradesine ilişkin sözleşmenin geçerliliği bakımından, imzanın kefile ait olduğu hususunda ispat yükü alacaklı üzerindedir.
Bilindiği üzere takibe itirazda imza inkarı ileri sürülmese bile itirazın iptali davasında ileri sürülebilir. (Bkz. Y. 11. HD. 2012/8224 E., 7304 K., 15/04/2013 T.)
Somut olayda imza inkarı bakımından ispat yükü kendi üzerinde bulunan davacı banka, kefalete (ve limit artışlarına) ilişkin imzalı evrak asıllarını sunmamış olup imza incelemesi yapılması mümkün olmamış dolayısıyla imzanın aidiyeti ve buna bağlı olarak kefalet iradesinin varlığının ispatlanamadığı anlaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar kapsamında ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş bununla birlikte dosya kapsamında davacının takipte kötüniyetli olduğu hususu da ispatlanmadığından davalı yanın kötü niyet tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 7.104,64-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 6.677,04-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 64.243,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.600-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
27/02/2024