Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/475 K.2024/507

🏛️ Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/475 📋 K. 2024/507 📅 18.07.2024

T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/480 Esas - 2024/526
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2024/480
KARAR NO : 2024/526
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 17/07/2024
KARAR TARİHİ : 19/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine davalı banka tarafından ... 1.Genel İcra Dairesinin 2023/76745 E. Sayılı dosyası ile “Murisin Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan Borcu” nedeniyle icra takibi başlatıldığını, yapılan takibin açıkça usule aykırı olduğu gibi müvekkili aleyhine başlatılan bu takibin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, böyle bir borcu bulunmadığı gibi böyle bir borcu da doğmadığını, şöyle ki; miras bırakan olan Hayrettin Özdil'in 19.03.2024 tarihinde vefat ettiğini, ... ... in vefatının ardından geride mirasçı olarak eşi ve çocukları kaldığını, takibin her ne kadar müteveffanın ölümünden sonra müvekkillerinin mirasçı olarak gözükmesi sebebiyle yöneltilmiş olsa da, müvekkillerinden ... ... ... ise ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/751 E. -2024/714 K. sayılı dosyası ile mirasın gerçek reddi talebi tarihinde kabul olmuş ve mirastaki tüm haklardan vazgeçmiş bulunduğunu, durum böyle iken davalı bankanın ... 1.Genel İcra Dairesi'nin 2023/76745 E. Sayılı dosyasından her mirasçıya muhtıra göndermek suretiyle müvekkilleri aleyhine ilamsız icra takibine giriştiklerini, mirasçılardan ... .. ... tebliğ edilen muhtıra üzerine icra dairesine reddi miras kararı ile müracaat ederek borca itiraz ettiklerini ve icra takibinin onlar açısından durdurulduğunu, davacı müvekkillerinin ise muhtara yapılan tebligattan ancak aleyhlerinde haciz işlemi uygulandıktan sonra haberdar olduklarını ve icra dairesine reddi miras kararı ile birlikte müracaat ederek borca itiraz ederek takibin durdurulmasını talep etmiş iseler de bu talebin süre yönünden reddedildiğini, davalı bankanın herhangi bir araştırma yapmaksızın müvekkilleri aleyhine icra takibini başlatması haksız ve kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, öncelikle ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkması ihtimaline binaen dava konusu icra takibi ilgili olarak müvekkilleri hakkında başlatılan takibin teminatsız dava sonuna kadar durdurulmasına bu talebimiz uygun görülmez ise İİK’nın 72/3. maddesi gereğince icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine, müvekkilleri mirası reddetmiş olduğundan davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin müvekkilleri yönünden iptaline, haksız ve kötü niyetle açılmış bulunan takibin iptalini, davalı yanın kötü niyetli olmasından dolayı %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinde"
Dava şartı olarak arabulucuk
Madde 5/A - Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan,konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır", düzenlemesi yer almaktadır.
Davada davacıların davalıya borçlu olup olmadığının tespiti hususlarında yargılama yapılması gerektiği ve bu hususlarda yargılama yapılmadan önce arabulucuya başvurunun zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Kanun menfi tespit davalarında da arabulucuya başvurmayı zorunlu kılmış menfitespit davasının niteliği bakımından bir ayrıma da gitmemiştir. Bu itibarla eldeki davada arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesinin "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hüküm gereğince davacı arabulucuya başvurmak ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. İş bu davada Zorunlu arabuluculuğun yürürlüğe girdiği 01/09/2023 tarihi, davacının dava ikame tarihi olan 17/07/2024 tarihi ve dava dilekçesi içeriği ve davacıların menfi tespit itibariyle davacıların arabulucuya başvurmadan işbu davayı ikame ettiği davacıların vekili beyanına göre de açıkça anlaşıldığından davanın TTK'nun 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi yollamasıyla HMK'nın 114/2 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın TTK'nun 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince HMK'nın 114/2 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
Alınması gerekli harç başlangıçta peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/07/2024
¸e-imzalıdır.
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.