Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/683 K.2024/870

🏛️ Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/683 📋 K. 2024/870 📅 18.12.2024

T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/683 Esas - 2024/870
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2024/683 Esas
KARAR NO : 2024/870
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 09/01/2004
KARAR TARİHİ : 18/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/12/2024
Davacı vekili ...Asliye 18. Hukuk Mahkemesi'nin 2004/562 esasına kaydedilen dava dilekçesinde; ...Kimya San. Tic. Kollektif Şirketi'ne dava dilekçesinde belirtilen kredilerin belirtilen yönetim kurulu kararları ile tahsis edildiğini, bu kredilerin bir kısmının yönetim kurulunun 28/03/1997 tarih 11 sayılı oturumunda 1.690.000 USD döviz, 3.330.000 USD ithalat akreditif, 22.000,00 TL teminat mektubu şeklinde revize edildiğini, ... Paketleme ve Ambalaj San. A.Ş.'ne dava dilekçesinde belirtilen kredilerin belirtilen yönetim kurulu kararları ile tahsis edildiğini, kredi kullandırımının bankacılık genel mevzuatı, bankanın iç mevzuatı ve bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı olduğunu, kredilerin teminatlarının yetersiz olduğunu, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu raporlarında ödeme güçlüğü içindeki firmaya kredi kullandırılmamasının temenni olunduğunu, bankalar yeminli murakıplarınca olumsuz istihbaratlarına rağmen firmalara kredi kullandırıldığının tespit edildiğini, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulun'ca düzenlenen tevdi raporunda kredinin daha açıldığı anda geri dönmeyeceğinin bilindiğinin tespit edildiğini, davalıların cezai sorumlulukları yönünden haklarında verilen beraat kararı bulunmadığını, banka zararının doğduğunu belirterek Demok ... Kollektif Şirketi ve ... ... A.Ş. firmalarına usulsüz kredi kullandırılmak suretiyle banka zararına sebebiyet veren davalılardan, söz konusu kredilerden kaynaklanan ve teminatsız olması nedeniyle, tahsil kabiliyetinin bulunmadığı tespit edilen, Demok ... Kollektif Şirketi için 3.114.673.396.381 Eski TL (3.114.673,40 TL), ... ... A.Ş. için 3.538.098.450,758 Eski TL (3.538.098,45 TL) olmak üzere 08/12/2000 tarihinden itibaren muhtelif tarihlerde toplam 6.652.771.847.139 Eski TL (6.652.771,85 TL) olarak tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarılan alacağın 08/12/2000 tarihinden tahsil edileceği tarihe kadar bankaca aynı tür kredilere uygulanan değişen temerrüt faiz oranlarının tahakkuku suretiyle, dava tarihinden önce yapılan tahsilatların da tahsil edildiği tarih itibariyle göz önüne alınarak hesaplanacak faiz alacağı ve yapılan masrafların da eklenmesiyle birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmaması kaydı ile kararlara iştirakleri oranında sorumlu tutulmalarına, hesap edilecek banka alacağının belirlenen oranlarda davalılardan müşterek ve müteselsil tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP : Davalılar Ali İhsan Elgin, Yenal Ansen, ..., Halil Sarıaslan, Osman ..., ...vekili cevap dilekçesinde; davaya bakmaya Ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı tarafın, bankacılık faaliyeti gösteren bir anonim şirket olduğunu, dava dilekçesinin 3. Sayfasında davacı tarafın bu durumu ikrar ettiğini, davacı tarafın davasını davalıların TTK madde 320 gereğince özen borcunu yerine getirmemelerine dayandırdığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın iddia konusu kredilerle zarara uğradığını öğrendiği halde iki yıllık süreyi geçirdiğini, müvekkillerinin iddia konusu krediler nedeniyle bankayı zarara uğrattığı iddiası doğru idiyse, ibra kararının kaldırılması beklenmeden dava açılması gerektiğini, zira ibra kararının varlığının dava açılmasına engel olmadığı gibi BK md. 133'de zamanaşımını kesen bir sebep de olmadığını, müvekkillerinin hukuka aykırı hiçbir işleminin bulunmadığını, müvekkilinin de Yenal Ansen'in memur olarak emekli olduğuna ilişkin belgenin de sunulduğunu, müvekkillerinin ibra edildiğini, ibranın borcu sona erdiren bir sebep olduğunu, tedbir talebinin hukuk dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, geri dönmeyen kredi borçlarından dolayı memurların sorumlu gösterilmesinin hak ve nısfet kurallarına uymadığını, yetkili olunmayan bir konuda sorumluluğun söz konusu olamayacağını, dava konusu kredilerin, yönetim kurulu kararını gerektiren, merkez şube yetkilerini aşan krediler olduğunu belirterek davanın esastan da reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu kredilerin verildiği tarihlerde, şirketin yönetim ve denetim kurullarında görev almadığını, çalışan statüsünde olduğunu, şirket denetçileri tarafından aleyhine dava açma ve taraf olma ehliyeti bulunmadığından davanın esasına girilmeden reddedilmesi gerektiğini, davanın asliye hukuk mahkemesine açıldığını oysa ki görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın iki yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bu sürenin de dolduğunu, talep ve istenilen miktarın açık olmadığını, müvekkilinin yaptığı iş ile zarar arasında illiyet rabıtası, sebep sonuç ilişkisi bulunmadığını, tedbir talebinin hukuka ve delillere aykırı bir talep olduğunu belirterek esastan da davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin bankadaki görevinden 22/09/1997 tarihinden itibaren izinli olmak üzere 01/10/1997 tarihinde istifaen ayrıldığını, bu tarihten sonra hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinin de yasaya uygun ve açık olmadığını, kredilerin usulsüz kullandırılmadığını, kredi teminatlarının yeterli olduğunu, müvekkili hakkında cezai sorumluluk açısından beraat kararının bulunmamasının şahsi sorumluluğunu göstermeyeceğini, yargılama sonucunda beraat kararı alınmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu ve genel hukuk sistemine göre hiçbir kimsenin kesin yargı kararı olmadan herhangi bir biçimde ilzam edilemeyeceğini, davacının, müvekkilinin görev yaptığı dönemde tüm işlemlerini TBMM KİT komisyonunda ibra ettiğini, ibranın da dava hakkını sona erdireceğinin kabul edilmesi gerektiğini, zarar tazminine yönelik hukuksal gerekçeler, dava dilekçesinin bütünüyle örtüşmediğini, banka zararının oluşmasında sorumluluk yükünün muhatabının somut ve kesin biçimde gösterilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu işlemlerin yapıldığı dönemde davacı Bankanın İzmir Pasaport Şubesi Müdürü olduğunu, yönetim kurulu üyesi sıfatına haiz olmadığını, davanın yok hükmündeki bir karara dayanılarak açıldığını, pasif husumet ehliyeti de bulunmadığını, dava dilekçesinde, KİT'lerle ilgili 233 ve 399 sayılı KHK'ler ile 657 sayılı DMK'na yapılan atıfların hiçbir hukuki temeli bulunmadığını, TTK ve Bankalara Kanunu hükümleri çerçevesinde sadece yönetim kurulu üyelerinin koşulları varsa, sorumlulukları cihetine gidilebileceğini, harç eksikliği ikmal edilmeden davaya devam olunamayacağını, müvekkili yönünden yazılı muhakeme usulünün uygulanması gerektiğini, davaya bakmaya yetkili mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, delillerin sunulmadığını, müvekkilinin kredinin kullandırılması anında basiretli bir tacir gibi davrandığının izahtan vareste olduğunu, teminatların yetersizliği iddiasının afaki olduğunu, ipotek derecelerinin hiçbirinde Türkiye Halk Bankası haricinde üçüncü bir kişinin ipoteği bulunmadığını, ticari işletme rehninin bankacılık teamülüne, hukuksal doktrine ve yasaya uygun olarak tesis edildiğini, firmaya ait fabrika binasının yandığını, istimali bulunmayan bir görevin suiistimali ya da ihmalinin de söz konusu olmadığını, kredinin kullandırımında, şube müdürlüğü nezdinde herhangi bir usulsüzlükten bahsetmenin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı ...'e tebligat yapılmış, ayrıca cevap dilekçesi sunulmamış, yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirmiştir.
GEREKÇE : Dava, banka eski yöneticilerinin, banka şube müdürlerinin ve çalışanlarının usulsüz kredi kullandırmaları nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemiyle açılan sorumluluk davasıdır.
Mahkememizin 2014/633 esasına kayıtla yapılan yargılamada;
...18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu 12/05/2004 tarihli kararla iş bölümü itirazının kabulü ile dosyanın görevli ...Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, ...Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nin 2004/367 esasına kayıtla yapılan yargılama sonucu 15/09/2004 tarih 2004/449 sayılı kararla görevli mahkemenin ...Asliye 1 veya 2 Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, ...Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2005/83 esasına kayıtla yapılan yargılama sonucu 04/03/2005 tarih 2005/79 sayılı kararla Bankacılık Kanunun uygulanmasından kaynaklanmayan ve hukuksal dayanağı TTK'nun 320, 341 ve BK 520 maddelerinde bulan dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin davanın ticaret mahkemeleri arasında tevzi edildiği ve çözümlemekle görevli ve yetkili ...Asliye 6. Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli ve yetkili ...Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, davacı vekili tarafından karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17/05/2006 tarih 2005/5627 esas 2006/5777 sayılı ilamı ile kararın hüküm fıkrasının birinci bendinin üçüncü satırında mahkemeler arasında ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi ve merci tayini için dosyanın Yargıtay 20. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine kelime grubunun çıkarılmasına, kararın HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle onanmasına karar verildiği, onama kararının 20/07/2006 tarihinde havale edildiği ve 28/07/2006 tarihinde ...Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nin 2006/408 esasına kayıtla yargılama sürdürülmüş,
Yargılama sırasında davalı ...'nun 31/12/2011 tarihinde öldüğü anlaşılmış, mirasçılarına ilişkin Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/39 esas 2012/27 karar sayılı veraset ilamı sunulmuş, mirasçılarının eşi İnci Kalaycıoğlu, kızları Özlem ve Şebnem Kalaycıoğlu olduğu, Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 27/06/2012 tarih 2012/444 esas 2012/1394 sayılı kararı ile mirasçı Özlem Kalaycıoğlu'nun murisi babası ...'ndan intikal eden mirasını kayıtsız şartsız reddedildiğinin tespit ve tesciline karar verildiği, kararın 07/03/2013 tarihinde kesinleştiği, yine mirasçılardan Şebnem Kalaycıoğlu'nun Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 05/07/2012 tarih 2012/574 esas 2012/1481 sayılı kararı ile murisi babası ...'ndan intikal eden mirasını kayıtsız şartsız reddedildiğinin tespit ve tesciline karar verildiği, kararın 20/07/2012 tarihinde kesinleştiği bu haliyle tek mirasçı olarak eşi İnci Kalaycıoğlu'nun kaldığı ve bu mirasçıya ilişkin vekaletnamenin sunulduğu, yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşılmış,
Yargılama sırasında davalı Recep Şiray'ın 15/03/2015 tarihinde öldüğü anlaşılmış, mirasçılarına ilişkin ....... .... ..... olduğu anlaşılmış, mirasçılara tebligat çıkarılmış, mirasçılara ilişkin vekaletname sunulmuş ve yargılamada kendilerini vekille temsil ettirdikleri anlaşılmış,
Süreç içerisinde heyetli ticaret mahkemelerinin tek hakimli mahkeme haline getirildiği, ...Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nin dosyalarından bir kısmının ...Asliye 17. Ticaret Mahkemesi'ne devredildiği sonrasında tekrar heyetli mahkeme yapısına dönülmekle ...Asliye 8. Ticaret mahkemesi'nin 2014/633 esasına tekli hakim dosyası olarak kaydedildiği, Ancak 6545 sayılı yasa ile değişik 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kuruluş, görev ve yetkileri hakkında kanunun 5. maddesinde yapılan düzenleme ile davanın niteliği gereği heyetçe görülecek olan işlerden olması nedeniyle heyetçe sürdürülmüş,
Sonucu beklenen ...2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/35 esas sayılı dosyası içeriği ve zamanaşımından düşme kararı verilmiş olması durumu da nazara alınarak bu aşamada beraat kararı verilmesi gerekçesi ile temyiz edilmiş olup, bu hususun sonuca etkili olamayacağı anlaşılmakla yargılama sürdürülmüş,
Yargılama sırasında davalılardan Osman ...'un 24/08/2020 tarihinde öldüğü anlaşılmış, mirasçılarına ilişkin ...9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/1223 esas 2020/1142 karar sayılı veraset ilamı sunulmuş, mirasçılarının ..... .... .... olduğu, davacı vekili bu davalının mirasçılarına ilişkin katılma dilekçesi sunmuş, dava dilekçesi, bilirkişi raporu ve duruşma günü mirasçılardan 06/01/2021, 08/01/2021 ve 13/01/2021 tarihinde tebliğ edilmiş, yasal süresinde beyan dilekçesi sunulmamış ve duruşmaya da katılınmamış,
Davalı taraf zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; davanın niteliği gereği bu tür davalara ilişkin zamanaşımı süresinin TTK 309. maddesinde düzenlendiği, buna göre zararın ve sorumlu bulunan kimsenin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl, her halde zararı doğuran halin vuku tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, ancak eylemin ceza zamanaşımına göre daha uzun bir zamanaşımına tabi ise bu takdirde ceza zamanaşımının esas alınması gerektiği, davacının sıfatına göre davacının zararı öğrenme tarihinin şirketin en yetkili organı genel kurulun durumu öğrenme tarihi olduğu, genel kurulun 27/03/2003 tarihli toplantı tutanağından zararın bu tarihte öğrenildiğinin anlaşıldığı, genel kurulun zararı ve sorumluları öğrenme halinin oluştuğu 27/03/2003 tarihi ile dava tarihi arasında TTK.'nun 309/4 maddesindeki sürenin ve ayrıca BK'nun 126/4 maddesindeki sürenin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazları yerinde görülmemiş,
Davacı bankanın 27/03/2003 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin 8. maddesi uyarınca geçmiş dönem yönetim kurulu üyeleri ve görevlileri ile ilgili mali sorumluluk davaları hakkında hazine temsilcisi tarafından verilen önergenin tutanak ekine alınarak oyçokluğuyla kabulüne karar verildiği ve işbu davanın denetim kurulu üyeleri tarafından açılmış olduğu anlaşılmış,
Mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizce 15/06/2010 tarihli raporda davalıların hukuka ve bankacılık uygulamalarına aykırı eylemlerinin ve kusurlarının bulunmadığı, 11/12/2018 tarihli raporda ... dışında davalıların kusurlu ve sorumlu oldukları, yine iki rapor arasındaki kusur ve sorumluluk saptanması kapsamında aykırılık nedeniyle alınan üçüncü bilirkişi heyetinin 20/09/2019 tarihli raporunda ... dışında davalıların kusurlu ve sorumlu olduklarının belirlendiği, dosya kapsamı, ceza mahkemesindeki raporlar, sunulan tüm belgeler, istihbarat rapor içerikleri ve tüm dosya kapsamı itibariyle, kusur ve sorumluluk saptaması yönünden alınan 11/12/2018 ve 20/09/2019 tarihli bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ...Kimya Sanayi ve Ticaret Kollektif Şirketi, .... ..... .... ve ortağı firmasına ait istihbarat raporlarında firma bilançosundaki olumsuzluklar ve kredi verenler açısından kredi ilişkisine girilmesi halinde risk doğuracağı açıkça belirtilmesine rağmen ve risk teminat dengesi gözetilmeden gerçek değerinin çok üzerinde 14 kat tutarında ipotek tesis edilmiş olup, firma lehine kredi verilmesinin uygun olacağı görüşü ile kredi talebinde bulunan davalı şube personeli ve şube teklifini geri çevirmeyerek bu teklifi uygun görüşle genel müdürlük makamına sunan ve genel müdürlükçe de olumsuzluklara rağmen krediler müdürlüğü kredi önergesini yönetim kuruluna sunan davalı genel müdürlük yetkilileri ve olumsuz bir kredi önergesini kabul ederek onaylayan davalı yönetim kurulu üyeleri olmak üzere ..... ..... .... ... A.Ş.' firmasına ait istihbarat raporlarında firma bilançosundaki olumsuzluklar ve kredi verenler açısından kredi ilişkisine girilmesi halinde risk doğuracağı açıkça belirtilmesine rağmen, üzerinde hacizler bulunan gayrimenkuller üzerinden ipotek alındığı, firmanın son 3 dönemi zararla kapatmasına, firmanın 29/01/1999 tarihli istihbarat raporunda öz kaynakları faaliyet konusuna ve hacmine göre yetersiz seviyede olan firmanın gerek dönem zararı gerekse dağıtılmasına karar verilen yedek akçeler nedeniyle finansal kaldıraç oranı ile finansman oranının daha da yükselerek risk arz edebilecek düzeyde teşekkül ettiği belirtilmesine rağmen firma lehine kredi verilmesinin uygun olacağı görüşü ile kredi talebinde bulunan davalı şube personeli ve şube teklifini geri çevirmeyerek bu teklifi uygun görüşle genel müdürlük makamına sunan ve genel müdürlükçe de olumsuzluklara rağmen krediler müdürlüğü kredi önergesini yönetim kuruluna sunan davalı genel müdürlük yetkilileri ve olumsuz bir kredi önergesini kabul ederek onaylayan davalı yönetim kurulu üyeleri davalılar .... .... .... ...'in sorumlu olduğu, ... şirketine kullandırılan kredilerle ilgili yönetim kurulu kararlarında ...'ın imzası olmadığından sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılmış,
Davalı ...'in her iki şirkete kullandırılan kredilere ilişkin olarak yönetim kurulunca tahsis edilen kredinin şubeye kullandırım şartlarının bildiriminde imzasının bulunduğu, kredi tahsis kararlarında imzasının bulunmadığı anlaşılmakla, bu davalının banka zararından sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla, bu davalıya yönelik açılan davanın reddine,
11/12/2018 tarihli ve 20/09/2019 tarihli bilirkişi heyet raporlarında zarar miktarları belirlenerek sorumluların saptandığı, mahkememizce de yapılan inceleme ve değerlendirmede belirlenen zararlar kapsamında davalıların vasfı ve kredilere işlem yapma, onay verme durumlarındaki pozisyonları da nazara alınarak sorumlu olanların yukarıdaki paragrafta belirlendiği, zarar miktarına yönelik her iki bilirkişi raporunda miktar farklılığının bulunduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde 08/12/2000 tarihi itibariyle belirtilen rakamların sabitlenmiş bir alacak miktarı olmayıp, tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarım tarihleri olduğu, davanın niteliği ve dosya kapsamı itibariyle maddi / nesnel teminatlar gözetilerek bu teminatların üzerinde kalan kısımdan hareketle banka zararının hesaplanması gerektiği, bu saptama yapılırken kredilerin kat edildiği tarihe kadar TCMB döviz satış kurlarını geçmemek kaydı ile yabancı para tutarlarının karşılığı hesaplanacak TL tutarlarına 3095 sayılı kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanunun 2. maddesi uyarınca faiz hesaplanıp ilave edilmesi, kredi kat tarihi itibariyle hesaplanan işbu tutardan toplam kredi teminat miktarının mahsup edilerek teminatsız tutarın belirlenmesi, belirlenen teminatsız tutara da dava tarihine kadar 3095 sayılı kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanunun 2. maddesi uyarınca faiz hesaplanıp ilavesi suretiyle ve tahsilatlar da gözetilerek toplam TL zararın bulunması gerektiği, 11/12/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda bu yöntem esas alınarak zarar hesabının yapıldığı, 20/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda buna göre hesaplama yapılmadığı, bu şekli ile zarar hesabı yönünden 11/12/2018 tarihli bilirkişi heyet raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. ...Kollektif şirketine kullandırılan krediler kapsamında hesap kat tarihi itibariyle zarara konu asıl alacağın 504.173,63 TL, işlemiş faizin 81.532,87 TL olmak üzere toplam 585.706,50 TL, ... A.Ş.'ne kullandırılan krediler kapsamında hesap kat tarihi itibariyle zarara konu asıl alacağın 2.326.409,95 TL, işlemiş faizinin 1.039.490,96 TL olmak üzere toplam 3.365.900,91 TL zararın oluştuğu, davalı ...'ın ...Kollektif Şirketi'ne kullandırılan kredilerde imzasının olduğu, buna göre bu davalının sorumluluğunun toplam 585.706,50 TL, davalı ...'nun ...A.Ş.'ne kullandırılan kredide imzasının olduğu, buna göre bu davalı ölü olup mirasçısının sorumluluğunun toplam 3.365.900,91 TL olduğu, diğer davalılar .... ..... .... ... ölü olup mirasçıları, ..... ..... ..... 'nın her iki şirkete kullandırılan krediler kapsamında sorumluluklarının asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.951.607,41 TL olduğu anlaşılmakla, bu miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin istemin reddine ilişkin 03/02/2021 tarih 2021/68 sayılı karar verilmiş, karara karşı davalı ... ve Osman ... mirasçıları dışında tüm davalı vekilleri ve davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09/06/2023 tarih, 2022/1755 esas, 2023/3636 karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararı bozulmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamında; ..."Dairemiz emsal kararlarında belirtildiği üzere şirketin kredi borcunu ödeyememesinin, ki bu husus dahi icra dosyaları ile akıbeti kesinleştirilmediği halde kredi tahsisinde usulsüzlük olduğu anlamına gelmeyeceği, 1999 yılı global krizinin etkisinin de yabancı kaynak ile üretim yapan dava dışı şirketler açısından bir kısım istihbarat raporlarında tartışıldığı, davalılarca kredi kullandırılması sürecinde istihbarat raporları dikkate alınarak teminat-risk dengesi gözetilerek kredilerin kullandırıldığı, istihbarat raporlarında olumsuzluk olarak belirtilen tespitlerin kendi başına bankacılık mevzuatına aykırı kredi tesis edildiği anlamına gelmeyeceği, iş insanı kararı olarak değerlendirilen kavrama göre, karar verme sürecinde fayda risk analizinin çoğu zaman geleceğe yönelik tahminleri gerektirdiği, kararların isabetsiz olduğunun sonradan ortaya çıkmasına bakılarak karar merciilerini sorumlu tutmanın bu merciileri ekonomik kuralların izin verdiği riskleri üstlenmekten alıkoyacağı, icra dosyalarının sonuçlanmadığı, dava konusu kredi işleminden kaynaklanması muhtemel banka zararından davalıların sorumlu tutulamayacakları, döviz kurundaki yüksek artış neticesinde TL cinsinden riskin maddi teminat değerlerinin üzerine çıkmasının öngörülebilir olmadığı, Doğu Asya Mali krizinin etkisinin Dairemiz ilamlarına konu tarafları aynı olan bir kısım dosyalarda dikkate alındığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın davalılar ..... ..... .... .. mirasçıları, ..., .... ..... .... , ..., ...mirasçıları, Esen (Şirin) ..., ... ve ...mirasçısı yönünden kısmen kabulü doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. " denilmiştir.
Mahkememizin 2024/683 esasına kayıtla bozma ilamına uyularak yargılama sürdürülmüştür.
Mahkemece yapılan inceleme uyulan Yargıtay bozma ilamı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; bozma ilamında, bozma öncesi mahkemece verilen kararda kısmen kabul kararı verilen tüm davalılar yönünden kısmen kabulün doğru olmadığı, davanın reddi gerektiği hususu gözetilerek tüm davalılar hakkında açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın reddine,
Alınması gerekli 59,30TL başvurma harcı ile 427,60TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı ... tarafından yapılan vekalet tasdik harcı 2,75TL, posta gideri 24,00TL olmak üzere toplam 26,75TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
Davalılar .... ..... ..... tarafından yapılan vekalet tasdik harcı 2,75TL, posta gideri 24,00TL olmak üzere toplam 26,75TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
Davalı ... tarafından yapılan vekalet tasdik harcı 2,75TL, posta gideri 24,00TL olmak üzere toplam 26,75 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
Davalı ... tarafından yapılan vekalet tasdik harcı 2,75TL, posta gideri 24,00TL olmak üzere toplam 26,75TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
Davalılar ... ve ...mirasçıları tarafından yapılan vekalet tasdik harcı 2,75TL, posta gideri 24,00TL olmak üzere toplam 26,75TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
Davalı Osman ... mirasçıları tarafından yapılan vekalet tasdik harcı 2,75TL, posta gideri 24,00TL olmak üzere toplam 26,75TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalı mirasçılarına verilmesine,
Davalı ...tarafından yapılan vekalet tasdik harcı 2,75 TL, posta gideri 324,00 TL olmak üzere toplam 326,75TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalı mirasçısına verilmesine,
Davalılar davada kendilerini vekillerle temsil ettirmiş olup ret sebebi de nazara alınarak A.A.Ü.T. 13/4.maddesi uyarınca 30.000,00TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Yargıtay nezdinde Temyiz kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine,
Dair oybirliği ile verilen karar davacı vekili, bir kısım davalılar, davalı ... ve Davacı ... mirasçıları, ... ve ... vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2024