Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1720 K.2025/2107
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1720 - 2025/2107
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1720
KARAR NO : 2025/2107
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/10/2022
NUMARASI : 2021/297 E. - 2022/319 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/10/2022 tarih ve 2021/297 E. - 2022/319 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... ile diğer davalı şirket tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ve "..." ibareli markalarını mesnet göstererek davalı şirketin 2019/136856 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... 2021-M-4296 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markaların kapsamında da aynı tür/benzer mal ve hizmetlerin yer aldığını, dava konusu markanın seri marka olarak algılanacağını, müvekkili markalarının Paris Sözleşmesi ve SMK hükümlerine göre tanınmış marka olduğunu, SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları arasında herhangi bir emtia benzerliğinin tespit olunmadığı, markaların yüksek düzeyde birbirine benzediği, ancak, mal/hizmet benzerliği bulunmadığından SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik/karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, bilirkişi raporunda her ne kadar sunulan deliller çerçevesinde davacı markasının tanınmış olmadığı sonucuna ulaşılmış ise de; SMK'nın 6/5. maddesi yönünden; dosyada ve marka işlem dosyasında bulunan deliller incelendiğinde, davacının markasını medya sektöründe yoğun olarak kullanmakta olduğu ve ülkemizde de yoğun bir biçimde kullanımının olduğu, ilgili tüketici nezdinde oldukça bilinir olduğu da gözetildiğinde, davacıya ait "..." markasının davacıdan tamamen farklı bir sektörde ve "Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri." yönünden tescil edilmesi ve kullanılmasının, davacı markasının imajını zedeleyeceği gibi davacı markasının tanınmışlığı sebebiyle haksız avantaj sağlayacağı ve markanın sulandırılma ihtimalinin bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile, davanın kabulü ile, YİDK'nın 2021-M-4296 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2019/136856 sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas yaratacak derecede benzerlik bulunmadığını, SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşacağına ilişkin yeterli delil sunulmadığı, yargılama sırasında ilk defa sunulan delillerle davacı markalarının tanınmışlığı yönünde değerlendirme yapılamayacağını, YİDK aşamasında olmayan delillerle YİDK kararının iptal edilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, tanınmışlığın ispat edilemediğinin 17.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiğini, dava konusu marka ile mesnet markalar arasında iltibas yaratacak derecede benzerlik bulunmadığını, tarafların sektörlerinin farklı olduğunu, markaların kapsamında benzer mal ve hizmetlerin de yer almadığını, müvekkilinin yabancı müşterilere Türkiye'de gayrimenkul alımına yönelik hizmet sunduğunu, markasının ise Türkiye'de bulunma anlamı taşıdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf marka işaretleri arasında yüksek düzeyde benzerlik bulunmakta ise de, markaların kapsamındaki emtialar arasında benzerlik bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanmayacağı; ancak, davacının mesnet markalarının medya sektöründe yoğun kullanımı ve tanınmışlığı sonucu dava konusu markanın tescilinin SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşmasına sebebiyet verebileceği anlaşılmakla, davalı ... vekili ile diğer davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekili ile diğer davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... ile diğer davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'ar-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 14/11/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.