Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1287 K.2025/324
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1287 Esas - 2025/324 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1287
KARAR NO : 2025/324
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/06/2022
NUMARASI : 2021/801 Esas 2022/328 Karar
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 30/12/2021
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2025
Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı ve dava dışı ... aleyhine Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2016/5317 sayılı icra takibinin açıldığını, yapılan takibin açıkça usule aykırı olduğu gibi davalı tarafından başlatılan icra takibine konu alacakların hukuki dayanağının olmadığını, böyle bir borcun bulunmadığını, takip dayanağı olarak sunulan kredi sözleşmesinde davacının kefil olarak yer aldığını, kredinin davacının bilgisi dışında alındığını, davacının daha önce ...'a davalı banka tarafından çekilen 30.000,00 TL'lik kredide kefil olup bu kredinin süresinde kapatıldığını, alacaklı banka tarafından başlatılan takip sonucunda davacı adına kayıtlı ... parsel, 59 bağımsız bölüm ... adresinde bulunan taşınmaza haciz konulduğunu ve sonrasında Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2021/707 sayılı dosyası ile satışının istenildiğini iddia ederek Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2016/5317 esas sayısı ile açılan takibin iptaline, %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı bankanın Demetevler/Ankara şubesi ile dava dışı ... arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri uyarınca kredi açılıp kullandırıldığını, davacının ise adına kayıtlı Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2016/5317 sayılı dosyasından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe konu taşınmazlarını ipotek vermek suretiyle borcun sorumluluğunu kabul ettiğini, sözleşmelere dayalı kullandırılan kredi hesaplarının, sözleşmenin bankaya verdiği yetkiye istinaden kat edildiğini ve Beşiktaş 26. Noterliğinden 25/02/2016 tarihli ihtarnamenin tüm borçlulara keşide edildiğini, tebliğden itibaren verilen süre içerisinde ödenmemesi üzerine Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2016/5317 sayılı dosyasına kayden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, takip işlemleri devam ederken Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün kurulması üzerine dosyanın ağaçlandırma sistemi ile bu icra müdürlüğüne devredilerek 2021/707 esası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi işlemlerine devam edildiğini, icra dosyası ve taşınmaza ait tapu bilgilerinin incelenmesinde taşınmaz kaydına haciz konulmadığı, taşınmazın 250.000,00 TL bedelle ipotek verildiğinin anlaşılacağını, takibin kefalet yükümlülüğü ile ilgili olmayıp ...'ın kredilerinin teminatındaki ipotekli taşınmazlara ilişkin olduğunu, takibin kefalet yükümlülüğüne ilişkin olmadığından davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek haksız ve yersiz davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile, davacının davalıya Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2016/5317 sayılı takip dosyasında (devirle Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2021/707 sayılı dosyası) asıl alacağın 277.838,23 TL'si ile 60.376,27 TL işlemiş faiz, 3.018,79 TL BSMV ve 4.444,09 TL masraf kalemi olmak üzere toplam 345.677,38 TL için borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının eldeki davayı kefalet sorumluğuna dayalı olarak açtığını, dava konusu icra takibinin ise kefalet yükümlülüğüne ilişkin olmadığından bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava dışı asıl borçlu adına kayıtlı gayrimenkul üzerinde de davalı lehine ipotek tesis edildiğinden takibe her iki borçlu adına toplam borç miktarı üzerinden geçilmiş ise de, davacının takipteki sorumluluğunun ipotek bedeli ile sınırlı olduğunun aşikar olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2016/5317 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti isteğine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstreleri, icra dosyası, bilirkişi raporu, ipotek akit tablosu, tapu kayıtları ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.
Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2016/5317 sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı davalı .... tarafından borçlu davacı ... ile dava dışı ... hakkında 6 adet kredi için toplam 527.838,23 TL asıl alacak, 60.376,27 TL işlemiş faiz, 3.018,79 TL BSMV ve 4.444,09 TL masraf olmak üzere toplam 595.677,38 TL alacağın tahsili isteğiyle ... adına kayıtlı taşınmaz ve ... adına kayıtlı taşınmazlar belirtilerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiği, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.
11/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı banka ile dava dışı ... arasında kredi sözleşmesi düzenlendiği, davacının sözleşmede kefaletinin bulunmadığını, davacı adına kayıtlı dubleks mesken vasfında taşınmaz üzerine 250.000,00 TL tutarında ipotek tesis edildiği, davacı bankanın Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2016/5317 sayılı dosyası ile takip başlatıp Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2021/707 sayılı dosyasına devredildiği ve takipteki 6 adet krediden kaynaklı toplam borcun 527.838,23 TL'si asıl alacak, 58.673,85 TL'si işlemiş faiz, 3.018,79 TL'si BSMV, 4.444,09 TL'si ihtarname gideri olmak üzere toplam 593.974,96 TL olduğunu bildirmiştir.
Dosya kapsamından, dava dışı ... ile davalı banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, söz konusu kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılacak kredilerin teminatını teşkil etmek üzere davacının taşınmazı üzerinde 250.000,00 TL limitle ipotek tesis edildiği, davacının sözleşmede kefaletinin bulunmadığı, kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek davacı ile asıl borçluya gönderilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine dava konusu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davalının takip konusu kredi nedeniyle 527.838,23 TL asıl alacak olmak üzere toplam 593.974,96 TL alacağının bulunduğu, davacının sorumluluğunun ipotek limiti olan 250.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davalı yanca icra takibinde davacının sorumluluğunun ipotek limiti olan 250.000,00 TL sınırlı olduğuna dair herhangi bir açıklama yapılmaksızın tüm kredi borcunun davalıdan da talep edildiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalıdan alınması gerekli olan 23.613,22 TL harçtan peşin alınan 5.903,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.709,91 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/03/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -