Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/762 K.2025/769
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/762 Esas - 2025/769 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/762
KARAR NO : 2025/769
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/10/2021
NUMARASI : 2018/662 Esas 2021/672 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
VEKİLLERİ :
VEKİLİ :
VEKİLİ :
İHBAR EDİLEN
VEKİLİ :
VEKİLİ :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 24/09/2018
KARAR TARİHİ : 04/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı ve bir kısım davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Tandoğan Şubesi ile dava dışı ... İnş. Mad. En. Müh. Tur. Teks. Taah. Tic. Ltd. Şti. arasında 16/11/2012 tarihli 50.000.000,00 TL, 24/03/2010 tarihli 10.000.000,00 TL ve 09/05/2012 tarihli 100.000.000,00 TL bedelli genel kredi taahhütname/sözleşmeleri imzalandığını, dava dışı şirkete nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığını, davalıların aynı limetle sözleşmelerin müteselsil kefili olduklarını, kefil ... ...’in vefatı sebebiyle mirasçıları olan ... ... ..., ... ... ve ... ....’ın HMK m.124/3-4 uyarınca takibe dâhil edildiklerini, borcu ödenmemesi üzerine hesabın Ankara 20. Noterliği’nin 13/08/2018 tarih ve 14200 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle kat edildiğini, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsiline yönelik olarak Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2018/9855 Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi yapıldığını, davalıların haksız itirazları üzerine takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle haksız itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar ... ..., ... ... ... ve ... ... vekili vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, kredi sözleşmelerinde temerrüt halinin bulunmadığını, kredi borçlusu hakkında konkordato talebiyle ilgili geçici mühletin verilmesiyle kredi sözleşmesinin sonlandırıldığını ve kefillere karşı takibe geçildiğini, borçlunun temerrüte düşmediğini, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ... ..., ... ... ... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkillerinin murisi adına borca, imzaya ve fer’ilerine itiraz edildiğini, murisin takipten önce vefat ettiğini ve mirasçıların takibe dâhil edilmesinin geçersiz olduğunu, Ankara 11. İcra Mahkemesi'nin 2018/837 E. sayılı dosyasından icra takibinin iptali için dava açıldığını ve dosyanın derdest olduğunu, ölüm ile kefaletin sona ereceğini ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkillerinin ancak ölüm tarihine kadar olan borçtan sorumlu olacaklarını, takibe dayanak sözleşme ve taahhütnamedeki imzaların murise ait olmadığını, kefaletin geçersiz olduğunu, asıl borçlunun konkordato isteminde bulunması nedeniyle kredi sözleşmesinin sonlandırılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Petrol Tic. Ltd. Şti.vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, dava dilekçesinde borcun dayanağının gösterilmediğini, kefil beyanı altındaki imzanın şirket yetkilisi tarafından atılmadığını, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, genel işlem koşulları bulunduğunu, davanın ... İnşaat Madencilik Enerji Mühendislik Turizm Tekstil Taahhüt Ticaret Limited Şirketi, ... ... ..., ... ... ... ve ... Grup Yatırım İnşaat Turizm AŞ’ye ihbarını talep ettiklerini beyanla davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; tüm dosya kapsamına göre müteselsil Kefil ... ...’in mirasçıları olan davalılar, ... ... ..., ... ... ve ... ... ... hakkında açılan davada davanın reddine, davalı kefiller ... ... ..., ... ..., ... ... ve ... Petrol Ltd. Şti. Yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, gayrinakit krediler yönünden sözleşmede açık hüküm bulunmaması sebebiyle buna ilişkin istemlerin reddine, nakit alacaklar yönünden davalıların, Ankara 10. İcra Müd.'nün 2018/9855 esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 47-1 nolu krediden kaynaklanan 186.489,35 TL Asıl alacak, 1.555,64 TL İşlemiş akdi faiz 77,78 TL BSMV olmak üzere toplam 188.122,77 TL,47-2 nolu krediden kaynaklanan 88.579,08 TL Asıl alacak, KMH (Artı para) Kredisi 494.145,26 TL Asıl alacak, 3.725,66 TL işlemiş akdi faiz, 186,28 TL BSMV, 782,15 TL İhtarname masrafı olmak üzere toplam 498.839,35 TL, Kredi kartı kredisinden kaynaklanan 1.899,11 TL asıl alacak olmak üzere toplam 777.440,32 TL
alacak üzerinden iptaline ve takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kredi kartı kredisi yönünden; 1.899,11 TL asıl alacağa 15/08/2018 takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV uygulanmasına, KMH (Artı para) Kredisi yönünden; 494.145,26 TL asıl alacağa, 15/08/2018 takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV uygulanmasına, 47-1 nolu kredi yönünden; 186.489,35 TL asıl alacağa, 15/08/2018 takip tarihinden itibaren yıllık %60,00 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV uygulanmasına,47-2 nolu kredi yönünden; 88.579,08 TL asıl alacağa, 15/08/2018 takip tarihinden itibaren yıllık %60,00 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV uygulanmasına, davalılar ... ..., ... ... ..., ... ... ve ... Petrol Tic. Ltd. Şti. yönünden; hükmedilen nakdi alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 155.488,06 TL icra inkar tazminatının anılan davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalıların koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince müteselsil kefil ... ...’in mirasçıları olan davalılar, ... ... ..., ... ... ve ... ... ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki işbu davalılar yönünden davanın reddi gerekçesinin de belirtilmediğini, murisin vefat tarihi itibariyle alacak muaccel olduğundan, mirası redddetmeyen mirasçıların borcun tamamından sorumlu olduğunu, B sebeple vefat eden kefilin mirasçıları yönünden sorumluluğun devam ettiğini,
Yerel Mahkeme kararında, gayri nakdi krediler yönünden sözleşmede açık hüküm bulunmaması sebebiyle buna ilişkin istemlerin reddedildiği belirtilmiş ise de, Genel Kredi Sözleşmelerinin 3.5.2.1. maddesinde; "Türk Borçlar Kanunu'nun 582'nci maddesi gereği, müteselsil kefaletin Sözleşme sebebiyle doğmuş borçları kapsadığı gibi, ileride doğması muhtemel borçları da kapsayacağı", 3.5.2.3. maddesinde; "Borçlunun borcunu vadesinde ödememesi gibi açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğunun ortaya çıkması halinde, TBK'nın 586'ncı maddesi kapsamında borçlu takip edilmeden veya taşınmaz rehni paraya çevrilmeden, kefillere başvurulabileceği", 3.5.2.6. maddesinde; "Banka tarafından Müşteri'ye açılan kredilerden dolayı kredinin açılma şekli ve nevine göre, keza Sözleşme'de yer alan tüm hususlardan da kefillerin Banka'ya karşı sorumlu ve yükümlü oldukları", düzenlemesinin yer aldığı bu sebeple gayri nakdi krediler yönünden davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Bununla birlikte ödeme emrinde yer alan faiz oranları dikkate alınmadığından bu hususa da itiraz ettiklerini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Petrol Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin 24/03/2010 tarihli Genel Taahhütname” başlıklı belgenin tarafı olmadığını, 09/05/2012 tarihli “Genel Taahhütname” başlıklı belgede davalı şirketin borçtan sorumlu olduğuna dair bir ibare bulunmamadığını, 24/03/2010 ve 09/05/2012 tarihli belgelerin ilgili maddelerinin genel işlem şartı olmaları nedeniyle yazılmamış sayılması gerektiğini, 06/11/2012 tarihli “Genel Kredi Sözleşmesi” bakımından ise gerek ilgili maddelerin genel işlem şartı olmasından gerekse TBK'da belirtilen zorunlu unsurlar taşımamasından dolayı kefaletin geçerli olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ... ..., ... ... ve ... ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Yerel mahkeme her ne kadar kararını 02/09/2021 tarihli bilirkişi raporuna dayandırmış ise de; bilirkişice rapora itiraz ve beyanlarının dikkate alınmadığını, kefiller adına başlatılmış olan takibe davalılar adına yapılan itirazdan sonra açılmış olan davanın tahkikat aşamasında, yapılması gereken muaccel borç ve/veya temerrüt bulunup bulunmadığına ilişkin hukuki değerlendirme yapılmadığını,
Kredi sözleşmesinin asıl borçlusu olan şirket hakkında 09/08/2018 tarihinde Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/581 E. numaralı konkordato davası kapsamında geçici mühlet kararı verildiğini, geçici mühlet verilmesine ilişkin kararının, talep sahibi Bankaya tebliğ edilmesi neticesinde ilgili bankanın asıl borçluyla akdettiği kredi sözleşmesini hukuka aykırı olarak sonlandırıp kefillere karşı takip işlemlerine başladığını, davacı tarafından hesabın kat edilmesinin açık olan İİK 296 madde hükmüne aykırı olduğunu, kaldı ki davacı tarafından konkordato projesine ilişkin ekte sunulan oy yazısından da görüleceği üzere davacının olumlu yönde oy kullanıldığı dikkate alındığında İİK. md. 303 uyarınca kefillerin sorumluluğu ortadan kalktığını, yani kefillere karşı bu davanın açılmasında hukuki menfaati bulunmadığını, bilirkişi tarafından bu husus göz önüne alınmadan hesaplamalar yapıldığını,
Hukuk çerçevesinde geçerliliğini koruyan kredi sözleşmesi kapsamında karşı taraf Bankanın henüz oluşmuş bir kredi alacağı da mevcut olmadığını, hal böyleyken hukuka aykırı olarak icra takibini başlatan ve itiraz ile takibin durdurulması sonucu itirazın iptali talebinde bulunan bankanın konkordato sürecinde olan asıl borçluya takip yapamayacağını ve borcu asıl borçludan mevcut durumda talep edemeyeceğini bilmesi nedeniyle sözleşmeyi konkordato gerekçesiyle sonlandırması ve kefillerden tahsil amacıyla takip ve dava yoluna başvurması iyi niyetten uzak, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir davranış olduğunu,
Borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte kefalet sözleşmelerindeki kanunda düzenlenen şekil şartlarına aykırılık olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesinin 16/02/2022 tarihli ek kararı ile 6100 Sayılı HMK'nun 434.maddesi gereğince süresi içerisinde gerekli harç ve masraf yatırılmadığından davalılar ... ... ..., H.... ... ... ve ... ... vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dava konusuAnkara 10. İcra Müdürlüğünün 2018/9855 Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı banka tarafından borçlular dava dışı ... şirketi, davalılar ... ... ..., ... ... ... ve ... ... murisi ... ..., davalılar ... ..., ... ... ..., ... ..., ... Petrol Tic. Ltd. Şti aleyhine 777.533,12 TL nakdi alacağın tahsili, 21.591.601,00 TL gayrinakdi alacağın deposu talebiyle ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılara tebliği üzere, 7 günlük yasal süre içerisinde davalı kefiller ... ... ..., ... ..., ... ... ve davalı ... Petrol vekilinin 03/09/2018 tarihinde, vefat eden kefil ... ...'in yasal mirasçıları davalılar ... ... ..., ... ... ..., ... ... vekilinin 06/09/2018 tarihinde borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 24/09/2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı banka ile dava dışı ... İnş. Mad. En. Müh. Tur. Teks. Taah. Tic. Ltd. Şti. arasında 16/11/2012 tarihli 50.000.000,00 TL, 24/03/2010 tarihli 10.000.000,00 TL ve 09/05/2012 tarihli 100.000.000,00 TL bedelli genel kredi taahhütname/sözleşmeleri imzalandığı, davalıların anılan sözleşmelerde müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, kefaletin, 24/03/2010 ve 09/05/2012 tarihli genel kredi sözleşmelerinin 818 Sayılı BK'nın yürürlükte olduğu dönemde, 16/11/2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin ise 6098 Sayılı TBK'nın yürürlükte olduğu dönemde akdedildiği, kefaletlerin kefalet tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK 484 madde ve 6098 sayılı TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu dosya içeriğiyle sabittir.
Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 18/07/2014 tarih ve 2014/1016 Esas 2014/1053 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre, ... ...'in 22/06/2014 tarihinde vefatı ile mirası ... ... ..., ... ... ... ve ... ...'e intikal ettiği ve davacı tarafça mirasçıların davaya konu takibe dahil edilerek adlarına ödeme emri tebliğ edildiği görülmüştür.
Ankara 20. Noterliği’nin 13/08/2018 tarih ve 14200 yevmiye yevmiye no'lu ihtarnamesinin incelenmesinde; ihtar edenin ... T.A.Ş, muhataplarının ... Şirketi, ... ..., ... ..., ... ... ..., ... ..., ... Petrol Tic. Ltd. Şti. olup, genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan 688.079,10 TL'nin ödenmesi ve 21.681.780,08 TL'nin depo edilmesi ile 1 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin dava dışı ... İnşaata ve ... Petrol'e 13/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği; ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... ...'e bila tebliğ iade edilmiştir.
Yargılama aşamasında alınan bankacı bilirkişi ... ... alınan 31/08/2021 tarihli raporda özetle; davacı bankanın Tandoğan Şubesince davalı asıl borçlu şirkete kullandırıldığı tespit edilen kredilerden dolayı yapılan ayrı ayrı hesaplama yapıldığı, buna göre taleple bağlı kalınarak; 47-1 nolu krediden kaynaklanan 186.489,35 TL Asıl alacak, 1.555,64 TL İşlemiş akdi faiz 77,78 TL BSMV olmak üzere toplam 188.122,77 TL,47-2 nolu krediden kaynaklanan 88.579,08 TL Asıl alacak, KMH (Artı para) Kredisi 494.145,26 TL Asıl alacak, 3.725,66 TL , işlemiş akdi faiz, 186,28 TL, BSMV, 782,15 TL İhtarname masrafı olmak üzere toplam 498.839,35 TL, Kredi kartı kredisinden kaynaklanan 1.899,11 TL asıl alacak olmak üzere 771.112,80 TL asıl alacak, 5.281,30 TL işlemiş akdi faiz, 264,07 TL BSMV 782,15 TL ihtarname masrafı olmak üzere 777.440,32 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalılar ... ... ..., ... ... ... ve ... ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden bankacı bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve tüm davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de, davalılar ... ... ..., H.... ... ... ve ... ... vekilinin eksik istinaf harçlarını mahkemece çıkarılan muhtırada verilen kesin süre içerisinde yatırmaması üzerine ilk derece mahkemesince HMK'nun 344. maddesi uyarınca davalı şirketin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek karar verilmiştir. Anılan ek karara karşı davalı şirket vekilinin herhangi bir istinaf başvurusu bulunmamaktadır. Dairemizce yapılacak istinaf incelemesi davacı vekilinin, davalılar ... ... ..., ... ... ve ... ... vekilinin ve davalı ... Petrol Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusuna ilişkindir.
Somut olayda, davacı banka ile dava dışı ... İnş. Mad. En. Müh. Tur. Teks. Taah. Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı ve dava dışı şirkete krediler kullandırıldığı, davalıların aynı limitle sözleşmelerin müşterek ve müteselsil kefili olduğu, asıl borçlu şirketin konkordato talep etmesi üzerine hesabın kat edildiği, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlu ve kefiller hakkında Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2018/9855 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğu, bankacı bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınmak suretiyle ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verildiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Dosyamız kapsamındaki uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalı kefillere başvuru koşulunun oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacağı bulunup bulunmadığı, hesap kat ihtar tarihi itibariyle alacağı bulunmayan bankanın hesabı kat edip edemeyeceği ve İİK 303 madde uyarınca davacının davalı kefillere başvuru hakkını kaybedip kaybetmediği hususlarından kaynaklanmaktadır.
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/03/2020 tarih ve 2018/581 Esas 2020/224 Karar sayılı ilamının incelendiğinde; dava dışı asıl borçlu ... İnşaat Maden Ener. Müh. Tur. Teks. Taah. Tic. Ltd. Şti, dava dışı ... İnşaat Madencilik Enerji Hayvancılık İmalat Taahhüt Sanayi Ltd. Şti ve ... ... ... İnş Mad Mak San AŞ tarafından konkordato talepli açılan davada 09/08/2018 tarihi itibariyle geçici mühlet kararı verildiği, yargılama sonunda ... İnşaat Maden Ener. Müh. Tur. Teks. Taah. Tic. Ltd. Şti. yönünden konkordatonun tasdikine, ... ... ... İnş Mad Mak San AŞ yönünden konkordatonun tasdikine, ... İnşaat Madencilik Enerji Hayvancılık İmalat Taahhüt Sanayi Ltd. Şti. yönünden konkordato talebinin reddine karar verildiği ,anılan kararın Yargıtay denetiminden geçerek 13/12/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Takip ve davalıların icra takibine itiraz ve dava tarihinden sonra, davacı banka 19/12/2019 tarihinde dava dışı asıl borçlu şirketin konkordato projesine muvafakat ettiğine ilişkin konkordato projesinin kabulü yönünde oy kullandığını ilgili mahkeme dosyasına yazılı olarak bildirilmiştir.
Dava dışı asıl borçlu ... İnşaat Maden Ener. Müh. Tur. Teks. Taah. Tic. Ltd. Şti. hakkında Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/581 Esas 2020/224 Karar sayılı kararıyla konkordato tasdik kararı verildiği uyuşmazlık konusu değildir.
İİK.296. maddesinde " Sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hale getireceğine ilişkin hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez..." düzenlemesi bulunmaktadır.
İİK'nun 303/1. maddesi "Konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza eder" hükmünü içermektedir.
Alacaklı olan davacı banka vekilince ise, dava dışı asıl borçlu şirketin konkordatosuna muvafakat edilerek konkordato projesinin kabulü yönünde oy kullanılmıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece takip tarihi itibarıyla bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak miktarı yönünden davacı banka kefil olan davalılar aleyhine icra takibi başlatmış ve takibe itiraz sonucu eldeki davayı açmış ise de, dava dışı asıl borçlunun konkordato projesinin kabulü yönünde oy kullanarak davalı kefillere karşı olan başvuru haklarını kaybettiği ve kefillere başvuru hakkını dava sonuna kadar bulundurması gerektiği, kefil olan davalıların dava dışı asıl borçlunun ileri sürebileceği tüm itirazları ileri sürebileceği gözetilerek davalı kefiller hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Her ne kadar dava dışı asıl borçlunun konkordato talep tarihi itibariyle ve geçici/ kesin mühlet karar tarihi itibariyle, davacı bankaya taksidi ödenmemiş borcunun bulunup bulunmadığı, hesap kat tarihi itibariyle borcun mevcut olup olmadığı, bilirkişi tarafından tespit edilmeyip hesaplama yapılmamış ise de , İİK'nın 296.maddesi kapsamındaki yasaklayıcı hükmünün tartışılmasının somut olay bakımından sonuca etkisi olmayacağı anlaşılmıştır.
Davacı vekilince davalılar, ... ... ..., ... ... ve ... ... ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki işbu davalılar yönünden davanın reddi gerekçesinin de belirtilmediği bildirerek bu davalılar yönünden de istinafa gelindiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alına ve yukarıda ayrıntısı ile yazılı olan bankacı bilirkişi raporunda, takip tarihi itibariyle davalıların borçlarının bulunmadığının belirtildiği ve mahkemece de bilirkişi raporunun hükme esas alınarak davanın red edildiğinin bildirildiği ve kararın gerekçesinin yazılı olduğu dikkate alındığında, mahkemece davacının konkordato projesinin kabulü yönünde oy kullanarak davalı kefillere karşı olan başvuru haklarını kaybettiğinden bahisle davanın reddine karar vermesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Davacı tarafından davalı gerçek kişiler aleyhine icra takibi başlatılması haklı olduğu gibi davacının takibinde ve itirazın iptali davası açmasında haksız ve kötü niyetli olmadığı anlaşıldığından davalılar yararına kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalılar ... ... ..., ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın reddi, diğer davalılar hakkında açılan davanın kısmen kabulü kararında kısmen isabet görülmediğinden davalı şirket vekili ve davalı gerçek kişiler vekilinin istinaf başvurusunun ve davacı vekilinin davalılar ... ... ..., ... ... ve ... ... ... hakkında kurulan hükme yönelik başvurusunun kabulüne, sair istinaf itirazlarının reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davacının davasının tüm davalılar yönünden reddine, yine davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)1-Davalılar ... ... ..., ... ... ve ... ... vekili ve davalı ... Petrol Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun "davalılar ... ... ..., ... ... ve ... ... hakkında kurulan hükme yönelik olarak" KISMEN KABULÜNE,
3- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2021 tarih ve 2018/662 Esas, 2021/672 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B)1-Davacının davasının tüm davalılar yönünden İİK 303.madde gereğince REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 270.455,12 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 269.839,72 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden davanın reddi sebebi gözetildiğinde 18/02/2022 gün ve 2019/5 Esas, 2022/1 Karar sayılı YİBK gereğince davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'e uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
7-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
C)1-İstinafa başvuran davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
2-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru gideri ve 165,60 TL dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 327,70 TL istinaf giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-İstinafa başvuran davalılar ... ... ..., ... ... ve ... ... vekili tarafından yatırılan 13.291,56 TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalılara iadesine,
4-İstinafa başvuran davalılar ... ... ..., ... ... ve ... ... tarafından yapılan 162,10 TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-İstinafa başvuran davalı ... Petrol Ticaret Limited Şirketi tarafından yatırılan 13.232,26 TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı ... Petrol Ticaret Limited Şirketi'e iadesine,
6-İstinafa başvuran davalılar tarafından yapılan 162,10-TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/07/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-