Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2024/136 K.2024/1781

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/136 📋 K. 2024/1781 📅 26.12.2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/11/2023
ESAS-KARAR NUMARASI :....
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatifin iki üyeliğini dava dışı ...'dan devraldığını, davalı kooperatifin inşaat faaliyetlerine uzun süre başlamadığını, ilk ödeme dışında üyelerinden uzun süre aidat talep etmediğini, daha sonra müvekkilinin yönetim kurulu kararı uyarınca tüm aidatları defaten ödemesi için davalı kooperatif tarafından ihtarnameler keşide edildiğini, ancak bu ihtarnamelerin usulüne uygun düzenlenmediğini ve usulüne uygun tebliğ edilmediğini, müvekkilinin aidat borçları için davalı kooperatif yöneticilerine kısa vadeli çek vermek istediğini, ancak davalı kooperatif yöneticilerinin bunu kabul etmediğini, davalı kooperatif yönetim kurulunun 29.01.2022 tarihli kararı ile müvekkilinin ihracına karar verildiğini, 14.05.2022 tarihli genel kurulda da müvekkilinin üyelikten ihracına onay verildiğini, ihraç kararının 22.02.2022 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkilinin ihracına ilişkin kararın onaylandığı 14.05.2022 tarihli genel kurula çağırılmadığını ve böylece katılımı sağlanmadığı için de hiçbir yasal hakkını kullanamadığını, davalı kooperatifin üyeler arasında eşitlik ilkesine aykırı davrandığını, aynı şartları haiz bazı üyeler hakkında hiçbir ihraç işlemi yapılmadığını, davalı kooperatif yöneticilerinin kooperatifi zarara uğrattığını ileri sürerek müvekkilinin ihracına ilişkin davalı kooperatif yönetim kurulunun 29.01.2022 tarihli kararı ile bu kararın onaylandığı 14.05.2022 tarihli genel kurulların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili kooperatifin genel kurulunda alınan kararlar uyarınca üyelerinden aidatlar alındığını ancak davacının aidatları ödemediğini, bu nedenle kendisine noter kanalıyla 17.09.2021 tarihli ilk ihtarnamenin ve 20.10.2021 tarihli ikinci ihtarnamenin keşide edildiğini, her iki ihtarnamenin de usulüne uygun şekilde davacıya tebliğ edildiğini, davacının ödeme yapmaması üzerine yönetim kurulunun 29.01.2022 tarihli kararı uyarınca davacının üyelikten ihracına karar verildiğini ve bu kararın 03.02.2022 tarihli noter ihtarı ile davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davacının ihracına ilişkin kararın 14.05.2022 tarihli genel kurulda görüşülüp onaylandığını, müvekkilinin çek ve senetle yapılan ödemeleri kabul etmesinin mümkün olmadığını, davacının ihraç işlemine bizzat kendisinin sebep olduğunu, müvekkili kooperatifin aidatları ödemeyen diğer üyelere de aynı işlemi uyguladığını, üyeler arasında eşitlik ilkesine aykırı davranılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesi'nce "Dava, davalı kooperatifin 29/01/20222 tarihli genel kurul toplantısında alınan, davacının kooperatif ortaklığından çıkarılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının onaylanmasına ilişkin kararının iptali istemine ilişkindir.
Dosya incelendiğinde; davacının iptalini istediği genel kurulun 29/01/2022 tarihinde yapıldığı, davanın ise 14/06/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Alınan genel kurul kararının davacı tarafa 22/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği dosya içerisindeki belgelerden anlaşılmaktadır.
Kooperatifler Kanunun 16. maddesine göre; genel kurulda alınan ihraç kararlarına ilişkin 3 aylık hak düşürücü sürede ihraç kararına ilişkin iptal davası açılabilecektir. Gerçekten de dava söz konusu süreden sonra açılmıştır. Her ne kadar davacı taraf, eşitlik ilkesine aykırı şekilde başkaca üyelere ilişkin üyelik aidatlarının ödenmemesine yönelik çok sonra ihraç işlemlerini başlatarak eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı iddia edilmiş ise de; sonuç olarak her iki üye hakkında ihraç işlemlerinin başlatıldığı göz önüne alındığında davacı tarafın bu savunmasına itibar edilmemiş ve davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ihracının genel kurulda onaylandığı için (3) aylık dava açma süresinin genel kurulun ikinci kararının tebliğ tarihinden itibaren başladığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 1983 tarihli kararının da bu yönde olduğunu, dava tarihinin 14.06.2022 olup yasal sürenin geçmediğini, müvekkilinin 14.05.2022 tarihli genel kurula çağırılmadığını, kararı diğer üyelerden öğrendiğini, davalı kooperatifin eşitlik ilkesine aykırı davrandığını, müvekkilinin iki üyeliği olduğunu, borcun hangi üyeliğine ilişkin olduğunun açıkça belirtilmediğini, her üyelik için ayrı bildirim yapılması gerektiğini, bu nedenle davalı tarafça gönderilen ihtarnamelerin geçersiz sayılması gerektiğini, müvekkilinin genel kurula çağırılmadığı için itirazlarını ileri süremediğini, bu nedenle genel kurulun iptal edilmesi gerektiğini, davalı kooperatifin üyeler arasında eşitlik ilkesine aykırı davrandığını, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIK :
Uyuşmazlık; davalı kooperatif üyesi olan davacının ihracına ilişkin 29.01.2022 tarihli yönetim kurulu kararı ile bu kararın onaylandığı 14.05.2022 tarihli genel kurul kararının ilgili 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşmeye uygun olup olmadığı ve davanın süresinde açılıp açılmadığı hususlarında toplanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, davalı kooperatif üyesi olan davacının ihracına ilişkin 29.01.2022 tarihli yönetim kurulu kararı ile bu kararın onaylandığı 14.05.2022 tarihli genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Yargıtay (Kapatılan) 23.Hukuk Dairesi'nin emsal kararlarında da belirtildiği gibi; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/3.4 ve kooperatif ana sözleşmesinin 14/2. ve 3. maddelerinde "Ortak çıkarma kararının tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. Tebliğ edilen karar yönetim kurulunca verilmiş ise ortak üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir." hükmüne yer verilmiştir. Bir üyenin yönetim kurulunun ihraç kararına itirazı ihraç kararının iptali davasından önce yönetimce genel kurula intikal ettirilmiş ve üye aleyhine davadan önce karar verilmiş ise, davanın yönetim kurulu kararına karşı açılmadığı, genel kurulca verilen karara karşı süresinde itiraz davası olarak açıldığı kabul edilerek, bundan sonra davanın esasına girilmesi; genel kurulca itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, ortaklık devam ettiğinden davanın reddine karar verilmesi; şayet yargılama aşamasında bu itiraz genel kurula intikal ettirilmiş ise, genel kurul kararı sonucu beklenilerek bu karar ortak aleyhine çıktığı takdirde davaya genel kurul kararının iptali olarak devam edilmesi; genel kurulca itirazın kabulüne karar verilmesi halinde davanın konusunun kalmayacağının düşünülmesi; itiraz genel kurula davadan önce ya da sonra intikal ettirilmemiş ve intikal ettirilmeyecekse, üyeliğin askıda ve devam ettiği, yönetim kurulunun ihraç kararına karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Genel kurulun, üyenin ihraç kararına yaptığı itirazı üzerine esasen yetkisinde olan itirazı görüşerek karara bağlaması halinde, artık itirazın geç yapıldığına bakılmaksızın, ya da üyenin ihracının gündeme alınması üzerine genel kurulun kendiliğinden görüşüp karar bağlaması halinde davanın ihracı onaylayan genel kurul kararının tebliğinden itibaren üç ay içerisinde açılıp açılmadığı belirlenmelidir.
Ortakların tümünü ilgilendiren konularda alınan genel kurul kararlarının tebliğe ihtiyaç göstermeden genel kurula katılan ve katılmayan tüm ortakları bağlayacağı tartışmasızdır. Ortakların bir kısmı hakkındaki şahsi nitelik taşıyan kararların ise bağlayıcı olabilmesi için tebliğ edilmesi gerekmektedir. Somut olayda davacı ... yönetim kurulunun 29/01/2022 tarihli kararı ile ihraç edildiği, bu kararın 22/02/2022 tarihinde ilgilisine tebliğ edildiği, bu karara itiraz olmamasına rağmen işbu davanın açılmasından önce yapılan 14/05/2022 tarihli genel kurulda davacının üyelik durumunun ve ihracının görüşülmesi gündeme alınmış olup, ilgili genel kurulun 6. maddesi uyarınca yönetim kurulu kararının oy çokluğuyla onaylanmasına karar verilmiştir.
Hal böyle olunca; mahkemece davanın davacının ihracına ilişkin yönetim kurulunun 29/01/2022 tarihli kararının onaylandığı genel kurulun 14/05/2022 tarih, 6 nolu gündem maddesinin iptaline ilişkin olduğu ve 14/06/2022 tarihli işbu davanın yasal süre içinde açıldığı kabul edilerek yönetim kurulunca çıkarılan ihtarnameler de göz önüne alınmak suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden davacı vekilinin bir kısım istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/(1).a.6. maddesi uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
2-Kararın kaldırılması nedenine göre davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:
HMK m. 353/1,a-6.md gereğince, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/988E., 2023/1184K. sayılı dava dosyasında verdiği 08/11/2023 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
26/12/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2024
e-imza
e-imza
e-imza
e-imza