Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2025/450 K.2025/385
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/450 - 2025/385
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2025/450
KARAR NO : 2025/385
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
Yargıtay, 6. Hukuk Dairesi'nin 06.02.2025 tarih ve 2024/3488 Esas 2025/372 Karar sayılı kararıyla, Dairemizin 16/10/2024 tarih ve 2020/750 Esas 2024/1365 sayılı kararının bozulmasına karar verilmesi üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m. 373/(3). maddesi uyarınca, duruşma yapılmasına ve tarafların duruşmaya davet edilmesine karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili davacının davalı kooperatife üye olduğunu, kooperatifin 21/06/2018 tarihinde genel kurul toplantısı yaptığını, müvekkil davacının alınan kararlara muhalefet şerhi düştüğünü, gündemin 6. maddesinde yönetim ve denetim kurulu ile bilançonun ve gelir - gider tablolarının görüşüldüğünü ve oy çokluğu ile ibra edildiğini, bilançonun usulüne uygun hazırlanmadığını, düzenlenen bilanço ve gelir tablosunun gerçeklere aykırı olduğunu, bu maddedeki ibraların iptalinin gerektiğini, gündemin 8. maddesinde aidat tutarının ve uygulanacak gecikme faizinin belirlendiği, bir kereye mahsus olmak üzere hisse başına 219.000,-TL aidat alınmasına, aidatların 30 Temmuz 2018 tarihine kadar ödenmesine ve gecikme halinde aylık %1,5 gecikme cezası uygulanmasına oy çokluğu ile karar verildiğini, fahiş miktardaki aidat kararının iptalinin gerektiğini, gündemin 11. maddesinde yönetim ve denetim kurulu üyelerinin huzur haklarının belirlendiğini, yönetim kurulu başkanına 8.000,-TL, diğer üyelere 1.000,-TL ve denetim kurulu üyelerine 1.000,-TL huzur hakkı verilmesine oy çokluğu ile karar verildiğini, belirlenen tutarın fahiş olduğunu, kararın iptalinin gerektiğini, gündemin 12. maddesinde yönetim kuruluna geçmiş yıllar bilançolarında yer alan alacaklarının tahsili ve borçlarını ödemesi konusunda oy çokluğu ile yetki verildiğini, kararın belgesiz ve yasal dayanaktan yoksun borcun ödenmesi amacıyla alındığını, kararın iptalinin gerektiğini, gündemin 13. maddesinin a) bendinde kooperatife ait arsa hakkında belediye, tapu ve diğer resmi kurumlarda işlem yapma ve evrakları imzalama konusunda yönetim kuruluna oy çokluğu ile yetki verildiğini, asgari tutar ve satış şekli belirlenmeden kooperatife ait gayrimenkulun satılamayacağını, kararın iptalinin gerektiğini, gündemin 13. maddesinin ı) bendinde konut tapularının belediye rayiç bedeli üzerinden işlem yapılması konusunda oy çokluğu ile yönetim kuruluna yetki verildiğini, kooperatife ait konutların rızai taksim yoluyla dağıtılmasına dair 14/04/2016 tarihli genel kurul kararının iptali için dava açıldığını, mahkemenin kararın mutlak butlanla sakat olduğu yönünde karar verdiğini, mahkeme kararı ile batıl olduğu tespit edilen kararın yeniden alınmaya çalışıldığını, kararın iptalinin gerektiğini, gündemin 13. maddesinin i) bendinde ı) bendiyle aynı nitelikte olduğunu, kararın iptalinin gerektiğini, gündemin 13. maddesinin j) bendinde kooperatif ve yapımcı şirketin kullanacağı kredilere teminat olarak kooperatif adına kayıtlı taşınmazların teminat olarak gösterilmesi konusunda yönetim kuruluna oy çokluğu ile yetki verilmediğini, müteahhit firmanın kullanacağı kredi için kooperatif taşınmazlarının teminat gösterilemeyeceğini, kararın iptalinin gerektiğini, iptali istenilen maddelerle ilgili olarak müvekkil davacının hak kaybına uğramaması için icranın geri bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiğini ileri sürerek, kooperatifin 21/06/2018 tarihli genel kurulda 6, 8, 11 ve 12 maddelerinde ve 13.maddenin a, ı, i ve j bentlerinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın sermaye payı dahil kooperatife ödeme yapmadığını, bu nedenle ihraç edildiğini, ihraç kararının tebligatın usulsüzlüğü nedeni ile iptal edildiğini, kooperatifte tek hissesinin olduğunu, kooperatife ait arsanın kooperatifin bağlı olduğu üst birlik tarafından tahsis edildiğini ve arsaya dair ödemenin kooperatif başkanı ... tarafından yapıldığını, arsanın imar planı ve diğer giderlerinin de kooperatif başkanı tarafından karşılandığını, davacı tarafın kötüniyetli olarak payına düşen ödemeyi gerçekleştirmemeye çalıştığını, iptali istenilen kararların kanun ve ana sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "Dava, kooperatifin 21/06/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan bir kısım kararların iptaline yöneliktir.
Kooperatifler Kanununun 53. Maddesinde;
" Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler.
1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri;
2. Yönetim Kurulu;
3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri"
Hükmüne yer verilmiş olup, genel kurul kararının iptali davalarının 1 aylık hak düşürücü süre içinde açılması gerekmektedir.
21/06/2018 tarihli genel kurulda alınan kararın iptali 02/07/2018 tarihinde açılan dava ile istenildiğinden iş bu davada 1 aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olup, genel kurula katılan kooperatif üyesi davacının dava açma hakkı bulunmaktadır.
Alınan kararların kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olup olmadığı, davacının toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirtip geçirtmediği çekişme konusu olduğundan tarafların davaya ilişkin delil ve belgeleri toplandıktan sonra dosya kooperatifçi bilirkişiye tevdii edilerek 24/07/2019 tarihli rapor alınmış, rapora itiraz üzerine kooperatifçi bilirkişiye ek olarak mali müşavir bilirkişi de eklenerek bu şekilde oluşturulan bilirkişi kurulundan 29/11/2019 tarihli ek rapor alınmıştır.
Rapor ve ek raporda belirtildiği gibi;
Davacı yan, gündemin 6. maddesinde yönetim ve denetim kurulu ile bilançonun ve gelir - gider tablolarının görüşüldüğünü ve oy çokluğu ile ibra edildiğini, bilançonun usulüne uygun hazırlanmadığını, düzenlenen bilanço ve gelir tablosunun gerçeklere aykırı olduğunu, bu maddedeki ibraların iptalinin gerektiğini iddia etmektedir. Davacı bu madde ile ilgili alınan karara karşı red oyu vermiş, muhalefet şerhi de bulunmaktadır.
TTK'nun 424.maddesi gereğince bilançonun gerçek durumu yansıtmaması durumunda yönetim kurulunun ibrasının geçersiz olacağı şeklinde düzenleme bulunduğu, yapılan incelemede de harcama belgeleri sunulamadığı, bilançonun gerçeği yansıtmadığı kanaati hasıl olduğundan davacının bu madde ile ilgili iptal talebinin yerinde olduğu,
Davacı yan, gündemin 8. maddesinde aidat tutarının ve uygulanacak gecikme faizinin belirlendiğini, bir kereye mahsus olmak üzere hisse başına 219.000,00-TL aidat alınmasına, aidatların 30 Temmuz 2018 tarihine kadar ödenmesine ve gecikme halinde aylık %1,5 gecikme cezası uygulanmasına oy çokluğu ile karar verildiğini, fahiş miktardaki aidat kararının iptali gerektiğini iddia etmektedir. Davacı, bu madde ile ilgili alınan karara karşı red oyu vermiş ve muhalefet şerhi de bulunmaktadır.
Belirlenen aidatın bir defada ödenmesi yönünde alınan kararın, afaki iyiniyet kurallarına ve kooperatifçilik ilkelerine aykırı olduğu, bu nedenle hisse başına 219.000 TL aidat alınmasına, aidatın 30/07/2019 tarihine kadar peşin ödenmesine ilişkin kısmının iptal talebinin yerinde olduğu, aynı gündem maddesinde faiz yönünden alınan kısımla ilgili iptal talebinin yerinde olmadığı,
Davacı yan, gündemin 11. maddesinde yönetim ve denetim kurulu üyelerinin huzur haklarının belirlendiği, yönetim kurulu başkanına 8.000,-TL, diğer üyelere 1.000,-TL ve denetim kurulu üyelerine 1.000,-TL huzur hakkı verilmesine oy çokluğu ile karar verildiği, belirlenen tutarın fahiş olduğunu, kararın iptalinin gerektiğini iddia etmektedir. Davacı, bu madde ile ilgili alınan karara karşı red oyu vermiş ve muhalefet şerhi de bulunmaktadır.
Davalı kooperatifin 16 ortağı bulunmakta olup, inşaatları kat karşılığı olarak bir inşaat şirketine yaptırmakta olduğundan belirlenen 8.000 TL huzur hakkı çok yüksek olup, bu hususa ilişkin alınan kararın iptali talebinin yerinde olduğu,
Davacı yan, gündemin 12. maddesinde yönetim kuruluna geçmiş yıllar bilançolarında yer alan alacaklarını tahsili ve borçlarını ödemesi konusunda oy çokluğu ile yetki verildiği, kararın belgesiz ve yasal dayanaktan yoksun borcun ödenmesi amacıyla alındığını, kararın iptalinin gerektiğini iddia etmektedir. Davacı, bu madde ile ilgili alınan karara karşı red oyu vermiş ve muhalefet şerhi de bulunmaktadır.
Kooperatifin faaliyetlerini ve gerçekleştirmek zorunda olduğu harcamaları finanse edebilmek için nakit ihtiyacının karşılanması gerektiği açık olup, alacaklarını tahsil edebilmek amacıyla Yönetim Kurulu’na yetki verilmesinde yasaya, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı bir yön bulunmadığından, davacının (12) nolu gündem maddesinin iptali talebinin yerinde olmadığı,
Davacı yan tarafından iptali talep edilen gündemin 13. maddesinin;
a) bendinde kooperatife ait arsa hakkında belediye, tapu ve diğer resmi kurumlarda işlem yapma ve evrakları imzalama konusunda yönetim kuruluna oy çokluğu ile yetki verildiği, asgari tutar ve satış şekli belirlenmeden kooperatife ait gayrimenkulun satılamayacağını, kararın iptalinin gerektiğini,
ı) bendinde konut tapularının belediye rayiç bedeli üzerinden işlem yapılması konusunda oy çokluğu ile yönetim kuruluna yetki verildiği, kooperatife ait konutların rızai taksim yoluyla dağıtılmasına dair 14/04/2016 tarihli genel kurul kararının iptali için dava açıldığını mahkemenin kararın mutlak butlanla sakat olduğu yönünde karar verdiğini, mahkeme kararı ile batıl olduğu tespit edilen kararın yeniden alınmaya çalışıldığını, kararın iptalinin gerektiğini,
i) bendinde ı) bendiyle aynı nitelikte olduğunu, kararın iptalinin gerektiğini,
j) bendinde kooperatif ve yapımcı şirketin kullanacağı kredilere teminat olarak kooperatif adına kayıtlı taşınmazların teminat olarak gösterilmesi konusunda yönetim kuruluna oy çokluğu ile yetki verilmediğini, müteahhit firmanın kullanacağı kredi için kooperatif taşınmazlarının teminat gösterilemeyeceğini, kararın iptalinin gerektiğini iddia etmektedir.
Gündemin 13. Maddesi a) bendinde yer alan “...…. Parseldeki mülkiyeti kooperatife ait arsa hakkında belediye, tapu ve diğer resmi kurumlarda işlem yapmaya ve evrakları imzalamaya” şeklindeki yetkilerin tapu sicil müdürlüğünce “satış yapma yetkisi” olarak yorumlanabileceği nazara alındığında, satış yetkisinin, Kooperatifler Kanununun 42/6. Maddesinde yer alan “Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulun niteliğini, yerini ve azamî fiyatını, satılacak gayrimenkulun asgari fiyatını belirlemek.” kapsamında olduğu ve bu haliyle Genel Kurul’un devir ve terk edemeyeceği yetkiler arasında olması sebebiyle Yönetim Kurulu’na bırakılamayacağından bu bentte alınan kararın iptali gerektiği,
Gündemin 13. Maddesi (ı) bendinde “kooperatif ortaklarının kendi aralarında yapmış oldukları ve bu Genel Kurul’da kabul edilen rızaen paylaşım esas alınarak, kooperatif ortaklarına tahsisen konut tapularının verilmesi, bedel olarak belediye rayiç bedeli üzerinden tapuda işlemin yapılması tapu işlemleri verilmesi konusunda ilçe belediyesi ile tapu dairesinden her türlü işlemin yapılması için” verilecek yetkilerin; kooperatifin ferdileşmesi için gerekli işlemlerin tesisi için gerekli olduğundan bu bentte alınan kararların iptalinin gerekmediği,
Gündemin 13. Maddesi (i) bendinde, “... parselde bulunan bağımsız bölümlerde bedel farkı gözetmeksizin dilediği şekil ve koşullarda rızaen taksim yapmaya, tapu müdürlüklerinde tescil ettirmeye ve kooperatif üyeleri adına ferdileşme işlemini yapmaya ve sonuçlandırmaya, sözleşme gereği yüklenici firmaya düşen dairelerin tapularının verilmesi ya da müteahhit firmanın göstereceği üçünü şahıslara daire tapularının verilmesi konusunda yetki verilmesi” şeklindeki yetkiler verildiği, bilirkişi aykırı görüş bildirmiş ise de; bu yetkilerin Kooperatifler Kanununun 23.maddesindeki eşitlik ilkesi ile ana sözleşmenin 63.maddesine aykırı bir durum oluşturmadığından iptal taleplerinin yerinde olmadığı,
Gündemin 13. Maddesi (j) bendinde;
"Kooperatif ve yapımcı firmanın kullanacağı kredilere teminat olarak göstermek üzere, kooperatif adına kayıtlı taşmmazların, her türlü hak ve alacaklarını rehin etmeye, kredilere teminat olarak göstermeye ve bu işlemler ile ilgili olarak gayrimenkullerin üzerinde, ipotek almaya ve ipotekleri kaldırmaya bunlarla ilgili tüm işleri yapmaya ve sonuçlandırmaya,
Ayrıca kooperatif ortaklarının hisse miktarları ile kendilerine ait konut sayılan değişkendir. Hal böyle olunca kooperatif ortaklarının hisse sayılanmn konut sayısma kadar çıkartılması istemeleri halinde bu hisselerden istedikleri kadannı istedikleri kişilere ortaklığın devri işlemini yapmalan tüm bunların ikmali için yönetim kuruluna yetki verilmesi ve yetkisini kullanması ve sonuçlandırması” yetkilerinin verildiği görülmüştür.
Kooperatif, daireleri kat karşılığı olmak üzere ... A.Ş. ile sözleşme imzalamış olup, yüklenici firmanın kullanacağı kredilerden ötürü kooperatif adına kayıtlı taşınmaz/ların tamamı üzerinde ipotek tesis edilmesine dair verilen yetkinin, kullanılması durumunda kooperatifin zararına yol açabileceği açıktır. Esasen bu sözleşme feshedilmediği/ayakta olduğu sürece kooperatifin ipotek karşılığı kredi kullanmasını gerektiren bir durumun ortaya çıkabileceğine dair de somut bir veri ileri sürülebilmiş değildir.
Aynı maddede “kooperatif ortaklarının hisse sayılanmn konut sayısıma kadar çıkartılması istemeleri halinde bu hisselerden istedikleri kadarını istedikleri kişilere ortaklığın devri işlemini yapmaları tüm bunların ikmali için yönetim kuruluna yetki verilmesi” konusunda verilen yetkiye gelince; davacı yan bu yetkinin Kooperatifler Kanunu gereği olduğunu ve yetkinin gereksiz olduğunu ifade etmektedir. Ancak bu gerekçenin verilen bir yetkinin iptalini gerektirmeyeceği açık olduğundan, davacının bu bende ilişkin iptal talebinin yerinde olmadığı görülmüştür.
Toplanan delillere göre kooperatif üyesi olan davacının 21/06/2018 tarihli genel kurulda 6, 8, 11, 12, 13/a, 13/ı, 13/i, 13/j nolu gündem maddeleriyle alınan kararların iptali istemiyle açılan davanın hakdüşürücü süre içerisinde açıldığı, iptali istenen kararlara karşı red oyu kullandığı, bu maddelere ilişkin davacının muhalefet şerhinin bulunduğu, davacının iptalini talep ettiği, 6, 11, 13/a maddelerinin iptali taleplerinin yerinde olduğu, 8 nolu gündem maddesi ile alınan kararın ”hisse başına 219.000,00-TL. aidat alınmasına, aidatların 30 Temmuz 2018 tarihine kadar peşin ödenmesine” ilişkin kısmının iptali talebinin yerinde olduğu, bu maddenin diğer kısımlarına ilişkin ve diğer maddelere ilişkin iptal taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne..." şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 16/10/2024 tarih ve 2020/750 Esas 2024/1365 sayılı kararıyla; "Dava, davalı kooperatifin 21.06.2018 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısında alınan bir kısım kararların iptali istemine ilişkindir.
1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan istinaf itirazları yerinde görülmediğinden diğer hususlara yönelik istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekili tarafından iptali talep edilen, Gündemin 13. maddesi (ı) bendinde “kooperatif ortaklarının kendi aralarında yapmış oldukları ve bu Genel Kurul’da kabul edilen rızaen paylaşım esas alınarak, kooperatif ortaklarına tahsisen konut tapularının verilmesi, bedel olarak belediye rayiç bedeli üzerinden tapuda işlemin yapılması tapu işlemleri verilmesi konusunda ilçe belediyesi ile tapu dairesinden her türlü işlemin yapılması için Yönetim Kuruluna yetki verilmesi”
Gündemin 13. Maddesi (i) bendinde, “... parselde kooperatifimize kayıtlı bağımsız bölümlerde bedel farkı gözetmeksizin dilediği şekil ve koşullarda rıza'en taksim yapmaya, tapu müdürlüklerinde tescil ettirmeye ve kooperatif üyelerine ferdileşme işlemini yapmaya ve sonuçlandırmaya, sözleşme gereği yüklenici firmaya düşen dairelerin tapularının verilmesi, ya da müteahhit firmanın göstereceği üçüncü şahıslara daire tapularının verilmesi hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesi,”
Gündemin 13. Maddesi (j) bendinde ise;
"Kooperatif ve yapımcı firmanın kullanacağı kredilere teminat olarak göstermek üzere, kooperatif adına kayıtlı taşmmazların, her türlü hak ve alacaklarını rehin etmeye, kredilere teminat olarak göstermeye ve bu işlemler ile ilgili olarak gayrimenkullerin üzerinde, ipotek, intifa hakları, şufa, vefa ve iştira haklarını nakit bloke tesis etmeye, kooperatif veya yapımcı firma, üçüncü şahıslar kurum ve kuruluşlar ile şirketler lehihe ipotek vermeye, ipotek almaya ve ipotekleri kaldırmaya bunlarla ilgili tüm işlemleri yapmaya ve sonuçlandırmaya,
Ayrıca kooperatif ortaklarının hisse miktarları ile kendilerine ait konut sayılan değişkendir. Hal böyle olunca kooperatif ortaklarının hisse sayılarının konut sayısına kadar çıkartılması istemeleri halinde bu hisselerden istedikleri kadarını istedikleri kişilere ortaklığın devri işlemini yapmaları tüm bunların ikmali için de Yönetim Kuruluna yetki verilmesi ve yetkisini kullanması ve sonuçlandırması” yetkilerinin verildiği görülmüştür.
Dosyanın tetkikinde;
Davacı tarafından davalı aleyhine Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/483 E. Sayılı dosyasında açılan davada, davalı kooperatifin 14.04.2016 günü yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların iptalinin dava konusu edildiği, yargılama sonunda, 14.04.2016 günü yapılan genel kurul toplantısının karar nisabı sağlanmamış olduğundan alınan tüm kararların mutlak butlanla sakat olduğunun tespitine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 14.04.2022 günlü, 2018/1947 E., 2022/529 K. Sayılı ilamı ile davalı kooperatif vekilinin tüm istinaf itirazları reddedilmiş, davacı vekilinin ise vekalet ücreti yönünden istinaf itirazı kabul edilerek karar düzeltilerek yeniden hüküm kurulmuş ve kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 27.09.2023 günlü, 2022/2507 E., 2023/3001 K., sayılı ilamı ile taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki "mutlak butlanla sakat" ibaresinin çıkarılarak, "yok hükmünde" ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi tarafından düzeltilerek onanan davalı kooperatifin yok hükmünde olduğuna karar verilen 14.04.2016 tarihli genel kurulun gündemin 3. Maddesinde " 10 ortağın toplam 20 paya ait 64 adet konut olduğu, konutların m2 ile yukarıdaki kriterler dikkate alınarak ayrıca şerefiye bedeli tespit edilmeden, proje üzerinden ve rızaen konutların paylaşılması ve bunlara ait tapuların tahsisen ve rayiç bedeli de dikkate alınarak konutların ortaklara tapuların verilmesi Genel Kurulun onayına sunuldu. Oybirliği ile kabul edildi." denilmiş olup bu durumda somut davanın konusu olan 21.06.2018 tarihli genel kurul gündeminin (ı) ve (i) maddelerinin dayanağı olan rızaen taksim ile ilgili alınan 14.04.2016 tarihli genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğuna karar verilmiş olduğundan dayanaksız kalmış olup iptali gerekmektedir.
14.04.2016 tarihli Genel Kurulun 13. maddesinin (j) bendinin birinci paragrafı yönünden Mahkemece gerekçe bölümünde, bilirkişi raporu doğrultusunda kooperatif adına kayıtlı taşınmazların tamamı üzerinde ipotek tesis edilmesine dair verilen yetkinin kullanılması durumunda, kooperatifin zararına yol açabileceğinin açık olduğu belirtilmiş ancak iptal talebi reddedilmiştir. Oysa ki j maddesinin birinci bendi yönünden de yazılı gerekçe gibi iptal kararı verilmesi gerekmektedir.
Buna göre Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, davanın kısmen kabulüne..." şeklinde karar verilmiştir.
Dairemizin kararına karşı taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay, 6. Hukuk Dairesi'nin 06.02.2025 tarih ve 2024/3488 Esas 2025/372 Karar sayılı kararıyla; "Uyuşmazlık, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK'nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Kooperatif taşınmazlarının satışı yahut sınırlı ayni hak kurulması için nitelikli çoğunluk gerekir. 21.06.2018 tarihli genel kurul gündeminin 13 (a) maddesinde “ mülkiyeti kooperatife ait arsa hakkında belediye, tapu ve diğer resmi kurumlarda işlem yapmaya ve evrakları imzalamaya” şeklinde verilen yetkinin kooperatif taşınmazlarının satışı yahut sınırlı ayni hak kurulmasını içermediği böyle bir yetkinin olabilmesi için açıkça satış ve sınırlı ayni hak kurulması yetkisinin verilmesi gerektiği, maddenin sadece kooperatifin amacına ulaşması için yapılacak idari işlemlerle ilgili olduğu genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkilerinden olan taşınmazların devri ya da sınırlanması ile ilgili açık bir yetki içermediği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince gündemin 13. maddesinin (a) bendinde alınan kararın iptaline karar verilmesi doğru olmamış, Bölge Adliye Mahkemesi kararının sadece genel kurul gündeminin 13. maddesinin (a) maddesinin iptali bakımından bozulması uygun bulunmuştur." şeklinde karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, davalı kooperatifin 21.06.2018 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısında alınan bir kısım kararların iptali istemine ilişkindir.
Dairemiz kararının Yargıtay 6. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmesi üzerine HMK'nın 373/(3). maddesi uyarınca taraflar duruşmaya davet edilmiş, beyanları alınmıştır.
İptali talep edilen 21.06.2018 tarihli Genel Kurulun 13. maddesinin a bendinde "mülkiyeti kooperatife ait arsa hakkında belediye, tapu ve diğer resmi kurumlarda işlem yapmaya ve evrakları imzalamaya" ilişkin kooperatif yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin alınan karar, uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere taşınmazların devri ya da sınırlanması ile ilgili açık bir yetki içermediği için iptal talebi yerinde görülmeyerek maddenin iptaline yönelik davacı talebin de reddi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın kısmen kabulü ile 21.06.2018 tarihli Genel Kurulda gündemin;
A)6. maddesi ile alınan kararın iptaline,
B)8. maddesi ile alınan kararın aidat yönünden kısmen iptaline, faiz yönünden alınan kısımla ilgili iptal talebinn reddine,
c)11. maddesinde alınan kararın iptaline,
d)12. maddesi ile alınan kararın iptal talebinin reddine,
e)13. maddesinin ı, i, ve j bendinin "Kooperatif ve yapımcı firmanın kullanacağı kredilere teminat olarak göstermek üzere, kooperatif adına kayıtlı taşmmazların, her türlü hak ve alacaklarını rehin etmeye, kredilere teminat olarak göstermeye ve bu işlemler ile ilgili olarak gayrimenkullerin üzerinde, ipotek, intifa hakları, şufa, vefa ve iştira haklarını nakit bloke tesis etmeye, kooperatif veya yapımcı firma, üçüncü şahıslar kurum ve kuruluşlar ile şirketler lehihe ipotek vermeye, ipotek almaya ve ipotekleri kaldırmaya bunlarla ilgili tüm işlemleri yapmaya ve sonuçlandırmaya," şeklindeki birinci paragrafında alınan kararların iptaline, j bendinin ikinci paragrafında alınan kararın iptali talebinin reddine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL'den peşin olarak yatırılan 35,90 TL'nin düşümü ile kalan 391,70 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvuru harcı, 35,90 TL maktu karar ve ilam harcı, 2.142,70 TL posta/tebligat/bilirkişi gideri ve istinaf aşamasında yapılan 94,20 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.308,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
7-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.
29/04/2025 tarihinde, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 29/04/2025
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır