Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/882 K.2024/727
T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/882 Esas
KARAR NO : 2024/727
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : 24/06/2024
KARAR TARİHİ : 22/11/2024
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından ... tarihli duruşma ara kararı ile tefrik edilen Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davanın yukarıdaki esasa kaydedilerek yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketlerin ..., ..., ..., ..., ... sistemleri ve ... sektöründe ... yılından beri ticari faaliyetini sürdürdüğünü, ... yılından itibaren Türkiye’de döviz kurlarında yaşanan anormal dalgalanmaların, ekonomik ve finansal istikrarı önemli ölçüde etkilemiş, bu durum özellikle şirketlerin üzerinde büyük baskılar yarattığını, döviz kurlarındaki ani ve büyük değişikliklerin, ithal girdilere bağımlı olan şirketler için üretim maliyetlerinde ciddi artışlara yol açtığını, üretim maliyetlerindeki artışın temel nedenleri arasında enerji, işgücü ve hammadde maliyetlerindeki yükselişlerin yer aldığını, enerji fiyatlarındaki artışların, işletmelerin işleme süreçlerinde kullanılan makinelerin ve ekipmanların çalıştırılması için gerekli olan elektrik ve diğer enerji kaynaklarının maliyetlerini artırdığını, bu nedenle, enerji maliyetlerindeki artışların doğrudan üretim maliyetlerini etkilemekte ve işletmelerin kârlılığını azalttığını, üretim maliyetlerinin bir diğer önemli unsuru olan işgücü maliyetlerindeki yükselişin ise, işletmelerin personel maliyetlerini ve üretim süreçlerinin genel maliyetlerini artırdığını, bu durumun ise işletmelerin maliyetleri dengeleme çabalarını ve verimliliklerini oldukça etkilediğini, ...’nin enerji, hammadde ve ara mallar gibi birçok kritik girdiyi ithal etmesinin, kur artışlarının üretim maliyetlerini yükseltmesine neden olduğunu, bunun en önemlisinin de enerji fiyatlarındaki artışın, üretim maliyetlerinin yükselmesine ve bu maliyet artışının nihai ürün fiyatlarına yansımasına yol açtığını, bu durumun, sanayi üretimini ve genel ekonomik faaliyetleri olumsuz etkilediğini, bunun yanı sıra, kur dalgalanmaları, şirketlerin rekabet gücünü ve pazar dinamiklerini de önemli ölçüde etkilediğini, ithalata dayalı sektörlerde maliyetlerin artmasının, bu sektörlerin rekabet gücünü zayıflatttığını, ithal girdilere bağımlı olan sektörlerin, artan maliyetler karşısında rekabetçi fiyatlar sunmakta zorlandığını ve piyasa paylarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldıklarını, bir diğer önemli unsurun da şirketlerin yatırım kararları da kur dalgalanmalarının etkisiyle belirsiz hale geldiğini, yatırım maliyetlerinin öngörülemezliği, uzun vadeli planlama yapmayı zorlaştırdığını ve bazı yatırımların ertelenmesine neden olduğunu, özellikle büyük sermaye gerektiren projelerin, kur dalgalanmalarının yarattığı belirsizlikler nedeniyle askıya alındığını, şirketlerin, büyüme hedeflerini revize etmek zorunda kaldığını ve iç piyasaya yönelik çalışan şirketlerin, tüketici talebindeki düşüşten olumsuz etkilendiklerini, şirketlerin yatırım kararlarının aksaması ile de inşaat ve teknoloji sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirketlerin mali açıdan olumsuz etkilendiğini, sonuç olarak, ... yılından itibaren yaşanan anormal kur dalgalanmalarının,...’deki şirketler üzerinde derin ve geniş kapsamlı etkiler yarattığını, maliyet artışlarından finansal risklere, rekabet gücünden yatırım kararlarına kadar birçok alanda şirketlerin, bu süreçte büyük zorluklarla karşılaştığını, kur dalgalanmalarının, şirketlerin stratejik kararlarını yeniden gözden geçirmelerine ve risk yönetimi konusuna daha fazla odaklanmalarına neden olduğunu, gelecekte benzer ekonomik dalgalanmalara karşı daha hazırlıklı olmak için şirketlerin kur riskini yönetme konusunda daha proaktif ve stratejik yaklaşımlar geliştirmeleri gerektiğini, bu dönemde esneklik göstererek ayakta kalmayı başaran bazı şirketlerin, kur dalgalanmalarının olumsuz etkilerinden kaçınabilmiş olsa da, birçok şirketin finansal zorluklar nedeniyle faaliyetlerini sürdüremediğini, kredi faiz oranlarındaki ani ve büyük artışların, müvekkili şirketlerin finansman maliyetlerini önemli ölçüde artırdığını, bu sektörün, genellikle büyük ölçekli yatırımlar ve yüksek sermaye gerektiren projelerle şekillendiğini, yüksek faiz oranları, şirketlerin bu tür yatırımlarının maliyetini artırarak şirketlerin kredi kullanımlarını sınırladığını, şirketlerin, yüksek maliyetli kredilerle finansman sağlamak yerine, yatırım projelerini ertelemeyi veya iptal etmeyi tercih ettiklerini, ortaya çıkan bu durumun da müvekkili şirketlerin satış hacimlerinde ciddi bir düşüşe neden olduğunu, artan finansman maliyetlerinin, şirketlerin likidite yönetimini de zorlaştırdığını, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin, yüksek faiz oranları nedeniyle kredi kullanmaktan kaçındığını, bu durum nakit akışlarında sıkıntılara yol açtığını, finansman erişimindeki zorlukların, şirketlerin kısa vadeli borçlarını ödemekte zorlanmalarına ve faaliyetlerini sürdürmede sorun yaşamalarına neden olduğunu, yüksek faiz oranlarının, yatırım projelerinin getiri beklentilerini düşürdüğünü ve risklerini artırdığını, bu durumun, şirketlerin uzun vadeli planlama yapmalarını zorlaştırdığını ve yeni yatırımlardan kaçınmalarına yol açtığını, özellikle teknolojik yenilikler ve kapasite artırımı gibi stratejik yatırımların, finansman maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle ertelendiğini, finansal yapısı ve alacak borç dengesi bozulan müvekkili şirketlerin ve şirket ortaklarının konkordato talebi ile belirli bir süre haciz ve muhafaza baskısı altında yaşamadan işletme faaliyetini sürdürmeyi amaçladıklarını, müvekkili şirketler ve şirket ortaklarının aleyhine cebri icraya başlanılarak, haciz ve muhafaza tedbiri işlemlerinin yapılması halinde, müvekkillerinin konkordato ön projesinde somut veriler ile açıkladıkları borçlarını ödeme imkanını kaybedeceklerini, bu durumda müvekkili şirketleri iflas edecek, şirketin mevcut borçlardan dolayı yüksek oranlarda temerrüt faizi yükü altına gireceğini ve istihdam ettikleri kişilerin istihdam olanağının da ortadan kalkacağını, davacı müvekkillerinin borçlarını ödeyemez duruma düşmesinin, muhtemel sonuç olarak iflâs etmesinin, sadece davacı müvekkiller bakımından değil, alacaklılarının da menfaatine aykırı olacağını, bu gerekçelerle davacı müvekkillerinin borçlarının tasfiyesi ve şirketin ticari faaliyetinin devam ettirilmesi amacıyla müvekkilleri tarafından 'Konkordato Ön Projesi' hazırlandığını, neticeten; incelikle davacı şirketlerin ve şirket ortaklarının faaliyetlerine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi amacıyla tensip kararıyla birlikte İİK m. 287, 288, 294 ve 295 inci maddeler hükmü gereğince derhal davacı müvekkiller bakımından 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, İİK m. 206/1 sırasındaki alacaklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan kaynaklanan vergi, her türlü harç, ceza ve SGK alacakları (prim ve idari para cezaları dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, davacılar aleyhine takip yapılamaması, haciz, ihtiyati haciz, e- haciz, ihtiyati tedbir, satış ve muhafaza işlemlerinin uygulanmamasına, evvelce başlatılmış olan tüm takiplerin durdurulmasına, yeni takip yapılmamasına, işletmenin devamını engeller başkaca taleplerin kabul edilmemesine, davacı müvekkiller hakkında başlatılmış olan veya başlatılacak olan rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tüm icra takiplerinde satışların durdurulmasına, rehinli mallara ilişkin muhafaza tedbiri alınmamasına ve uygulanamamasına, davacı müvekkillerin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3.kişilerce haciz, muhafaza ve/veya her ne şekilde olursa olsun tahsil edilmesinin önlenmesi ve bu hak ve alacaklarının davacı müvekkillere ödenmesine, davacı müvekkillerin takip borçlusu olduğu takipler kendisi aleyhine veya 3. şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik İİK m. 89 kapsamında haciz ihbarnamelerinin gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, başta bankalar olmak üzere idare ve tüm alacaklıların mahsup ve takas haklarının kullanmalarının önlenmesine, Mahkeme tarafından uygun görülecek diğer tedbirlerin alınmasına, geçici mühlet sonrasında kesin mühlet kararı verilmesine, davacı müvekkillerinin konkordato taleplerinin kabulüne ve yasada öngörülen bu hususla ilgili gereken kararların alınmasına ve yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Geçici konkordato komiseri ... tarafından davacı gerçek kişilere ilişkin düzenlenen ... tarihli nihai raporda özetle;
Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile borçlu ...’ın beyanları ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler ve 5 aya yakın bir nezaret görevi sonucunda;
...;
1-...’nin %70 ortağı ve
şirket yetkilisi olduğu,
2-Hissedarı olduğu şirketten Net ... TL huzur hakkı aldığı,
3-Konkordato Ön Projesinde müşterek ve müteselsilen Kefil olduğu Şirket için vade talepli konkordato talep etmiş olup, borçlarını ... tarihinden itibaren 36 ay içinde yıllık %15 faiz ile ödemeyi planladığı,
4-Mahkemeye ... tarihinde sunulan Revize ön projesinde Şahsi borcunun olmadığı,
5-Maliki olduğu 4 adet gayrimenkullün rayiç değeri toplamının ... TL olduğu,
6-Şirketin borçları için bazı gayrimenkulleri üzerinde ... TL’lik ipotek bulunduğu,
7-Hissedarı olduğu şirketler için gayri nakit kredi borçlarına kefaletinden ötürü borçlu bulunduğu, şahsın hisseder olduğu şirketten ... TL huzur hakkı geliri olduğu, şahsi borcunun olmadığı, ortak olduğu ...’nin borçlarına tüm malvarlıkları ile müşterek ve müteselsilen kefil olduğu, Rayiç değeri ... TL olan şahsi gayrimenkullerini, şirketin borçlarının ödenmesinde kaynak olarak gösterdiği, ...’nin borçlarını ödemesi halinde konkordatonun başarısının mümkün olabileceği, kesin mühlet verilmesi hususu takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu" bildirilmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile borçlu ...’ın beyanları ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler ve 5 aya yakın bir nezaret görevi sonucunda;
...;
1-...’nin %95 ortağı ve şirket yetkilisi, ...’nin %58 ortağı olduğu,
2-Konkordato Ön Projesinde müşterek ve müteselsilen Kefil olduğu Şirket için vade talepli konkordato talep etmiş olup, borçlarını ... tarihinden itibaren 36 ay içinde yıllık %15 faiz ile ödemeyi planladığı,
3-Hissedarı olduğu ...’nden Net ... TL huzur hakkı aldığı,
4-Şahsi banka borcunun bulunmadığı,
5-Hissedarı olmadığı ...’nin ... TL, ... USD gayri nakit kredi borçlarına kefaletten ötürü borcunun bulunduğu,
6-Hissedarı olmadığı ...’nin ... TL banka kredi borçlarına kefaletten ötürü borcunun
bulunduğu,
7-Maliki olduğu 1 adet taşınmazın rayiç değerinin ... TL olduğu,
8- Şirketin borçları için gayrimenkulleri üzerinde ... TL’lik ipotek bulunduğu, şahsın hisseder olduğu şirketten ... TL huzur hakkı geliri olduğu, şahsi banka borcunun olmadığı, ortağı olmadığı ...’nin borçlarına tüm malvarlıkları ile müşterek ve müteselsilen kefil olduğu, Rayiç değeri ... TL olan şahsi gayrimenkullerini, şirketin borçlarının ödenmesinde kaynak olarak gösterdiği, ...’nin borçlarını ödemesi halinde konkordatonun başarısının mümkün olabileceği, kesin mühlet verilmesi hususu takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu" bildirilmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile borçlu ...’ın beyanları ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler ve 5 aya yakın bir nezaret görevi sonucunda;
...;
1-...’nin %25 ortağı ve şirketin yetkilisi olduğu,
2-Konkordato Ön Projesinde müşterek ve müteselsilen Kefil olduğu Şirket için vade talepli konkordato talep etmiş olup, borçlarını ... tarihinden itibaren 36 ay içinde yıllık %15 faiz ile ödemeyi planladığı,
3-Ortak olduğu şirketten ... TL huzur hakkı aldığı,
4-Mahkemeye ... tarihinde sunulan Revize ön projesinde Şahsi borcun belirtilmediği,
5- Hissedarı olmadığı ...’nin ... TL banka kredi borçlarına kefaletten ötürü borcu bulunduğu,
6-Hissedarı olmadığı ...’nin ... TL, ... EURO, ... USD gayri nakit kredi borçlarına kefaletten ötürü borcu bulunduğu,
7- Maliki olduğu 1 adet taşınmazın rayiç değer toplamı ... TL olduğu,
8- Şirketin teminat mektubu nedeniyle taşınmazın üzerinde ... TL’lik ipotek bulunduğu, şahsın hisseder olduğu şirketten ... TL huzur hakkı geliri olduğu, revize projede şahsi borcunun belirtilmediği, ortağı olmadığı ...’nin borçlarına tüm malvarlıkları ile müşterek ve müteselsilen kefil olduğu, Rayiç değeri ... TL olan şahsi gayrimenkulünü, şirketin borçlarının ödenmesinde kaynak olarak gösterdiği, ...’nin borçlarını ödemesi halinde konkordatonun başarısının mümkün olabileceği, kesin mühlet verilmesi hususu takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, " bildirilmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile borçlu ...’ın beyanları ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler ve 5 aya yakın bir nezaret görevi sonucunda;
...;
1- ...’nin %20 ortağı ve şirket yetkilisi olduğu,
2- Şahsi borçlarını ... tarihinden itibaren yıllık %15 faiz ile 36 ay içinde tam olarak ödemeyi teklif ettiği ancak revize ön projede borçların ödenmesinde kaynak göstermediği,
3-Konkordato Ön Projesinde müşterek ve müteselsilen Kefil olduğu Şirket için vade talepli konkordato talep etmiş olup, borçlarını ... tarihinden itibaren 36 ay içinde yıllık %15 faiz ile ödemeyi planladığı,
4-Hissedarı olduğu şirketten aylık net ... TL huzur hakkı aldığı,
5-Şahsi ... TL Banka Borcu olduğu,
6-Ortağı olduğu ...’nin ... TL banka kredi borçlarına kefaletten ötürü borcu bulunduğu,
7-Ortağı olduğu ...’nin ... TL, ... EURO, ... USD gayri nakit kredi borçlarına kefaletten ötürü borcu bulunduğu,
8-Taşınmazlarının bazılarını şirket borçları için bankalara ve finans kurumlarına ipotek tesis ettirmiştir.
9-Maliki olduğu 4 adet taşınmazın rayiç değerinin toplamı ... TL olduğu,
10-Şirketin borçları için bazı gayrimenkulleri üzerinde ... TL ve ... USD ipotek bulunduğu,
şahsın hisseder olduğu şirketten ... TL huzur hakkı geliri olduğu, şahsın ... TL banka borcunun olduğu, ortak olduğu ...’nin borçlarına tüm malvarlıkları ile müşterek ve müteselsilen kefil olduğu, Rayiç değeri ... TL olan şahsi gayrimenkullerini, şirketin borçlarının ödenmesinde kaynak olarak gösterdiği, ...’nin borçlarını ödemesi ve şahsın revize ön projede kaynak göstermediği, kaynak yaratması halinde konkordatonun başarısının mümkün olabileceği, kesin mühlet verilmesi hususu takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu," bildirilmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile borçlu ...’ın beyanları ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler ve 5 aya yakın bir nezaret görevi sonucunda;
...;
1- ...’nin %10 ortağı olduğu,
2-Şahsi borçlarını ve Konkordato Ön Projesinde müşterek ve müteselsilen Kefil olduğu Şirket için vade talepli konkordato talep etmiş olup, borçlarını ... tarihinden itibaren 36 ay içinde yıllık %15 faiz ile ödemeyi planladığı,
3- Hissedarı olduğu şirketten Net ... TL huzur hakkı aldığı,
4- Şahsi ... TL banka borcunun olduğu,
5-Ortağı olduğu ...’nin ... TL banka kredi borçlarına kefaletten ötürü borcu bulunduğu,
6-Ortağı olduğu ...’nin ... TL, ... EURO, ... USD gayri nakit kredi borçlarına kefaletten ötürü borcu bulunduğu, şahsın hisseder olduğu şirketten ... TL huzur hakkı geliri olduğu, şahsi ... TL banka borcunun olduğu, ortak olduğu ...’nin borçlarına tüm malvarlıkları ile müşterek ve müteselsilen kefil olduğu, ...’nin borçlarını ödemesi halinde, şahsın kendi borçlarını ödeyebileceği, takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu" bildirilmiştir.
Dosyanın tetkikinden; Mahkememizin ... tarihli tensip ara kararı ile davacılara (..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...) ... tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, geçici Konkordato Komiseri olarak atanan mali müşavir ..., hukukçu ..., elektrik mühendisi ..., İnşaat mühendisi ... tarafından düzenlenen ... tarihli ara rapor ile ... tarihli nihai raporlarına sunması sonrasında Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında ... tarihli duruşma ara kararı ile; Davacıların EK GEÇİCİ MÜHLET TALEBİNİN KABULÜ İLE; davacılar için verilen 3 AYLIK GEÇİCİ MÜHLETİN İİK 287/4.maddesi uyarınca 2 AY SÜRE İLE UZATILMASINA karar verildiği, konkordato komiserleri tarafından davacılar hakkında sunulan ... tarihli nihai rapor sunması sonrasında Mahkememizin ... tarihli duruşma ara kararı ile; davacı şirketler hakkında ... tarihinden itibaren 1 YIL SÜRE İLE KESİN MÜHLET kararı, davacı gerçek kişiler hakkında açılan davanın TEFRİKİ İLE MAHKEMEMİZİN AYRI BİR ESASIN KAYDINA karar verilerek yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşılmış olup,
Konkordato mühleti verilmesi için başvurunun şekli koşullarını düzenleyen İcra ve İflas Kanunu'nun 286'ncı maddesine göre, borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren bir konkordato ön projesi sunması gerekir. Bu husus mutlak bir koşul niteliğinde olup, bir başkasına ait projeye atıfla ya da bir başkasına ait projenin başarıya ulaşmasına ilişkilendirilmiş şekilde borçtan kurtulma ihtimalinin ileri sürülmesi, kabul edilebilir bir proje niteliğinde sayılamaz.
İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme olasılığına sahip olmasıdır. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt).
Davacı gerçek kişilerin konkordato talep eden şirketlerin ortağı ve yetkilisi, şirketlerin borçlarına müşterek ve müteselsil kefil, iflasa tabi olmayan gerçek kişi konumunda oldukları, her ne kadar ortağı ve yöneticisi oldukları şirketlerin mali durumlarının bozulduğu ve şirketlerin konkordato davası açmak zorunda kaldıklarını ve kendilerinin de şahsi mal varlığı ile adı geçen şirketlere müteselsil kefil olarak bankalara karşı, borç ve yükümlülük altına girdiği, müteselsil kefil olarak asıl borçlu sıfatıyla sağlamış oldukları teminatların aleyhine yürütülmesi riski doğduğundan bahisle eldeki davayı açmışlarsa da davacıların dilekçe ekinde sunmuş olduğu ön proje ve eklerinin İİK'nın 286. maddesinin aradığı niteliklere haiz olmadığı, davacıların tamamen ortağı ve yöneticisi olduğu şirketlere atıfta bulunarak şirketlerin mali durumu hakkında açıklamada bulunulduğu, davacıların kendi şahsi mal varlıklarına ilişkin sunmuş olduğu belgelerin ve taleplerinin doğrudan doğruya davacı şirketlerle bağlantılı olduğu, konkordato ön projesinin davacı gerçek kişiler yönünden ayrı bir proje niteliğinde olmayıp, projelerinin başarısının müşterek ve müteselsil kefili oldukları ...'nin borçlarını ödemesi halinde mümkün olabileceği, bir başka anlatımla davacılar yönünden ayrı ve bağımsız bir konkordato ön projesinin bulunmadığı, davacılardan ...'ün şahsi ... TL banka borcu bulunduğu, revize ön projede kaynak göstermediği, sahibi olduğu taşınmazları ortağı olduğu ... firmasının borçlarının ödenmesinde kaynak olarak gösterildiği, davacı ...'ın sadece ... TL şahsi borcu bulunduğu, davacı ...'ın revize ön projede belirtilen şahsi borcu bulunmadığı, davacı ...'ün şahsi banka borcu bulunmadığı, sahibi olduğu gayrı menkulleri üzerinde ortağı olduğu ... firması borçları için ipotek tesis edildiği, ... firmasınan borçlarına tüm mal varlıklarıyla müştereken ve müteselsilen kefil olduğu, davacı ...'ün şahsi borcunun bulunmadığı, %70 ortağı olduğu ... firmasının ( bu firma ...'nin %100 pay sahibidir) borcu için tüm mal varlığı ile müştereken ve müteselsilen kefil olduğu ve sahibi bulunduğu taşınmazları şirketin konkordato projesinde borçların ödenmesi için kaynak olarak gösterdiği anlaşılmakla; davacılar tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şeklinde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar ..., ..., ..., ..., ... yönünden konkordato talebinin REDDİNE,
2-Mahkememizce davacı gerçek kişiler yönünden konulan tüm ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına ve konkordato komiserinin görevine son verilmesine,
3-Mahkememizce verilen kararın İİK 288. maddesi uyarınca ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine,
4-Alınması gerekli harç asıl davada hüküm altına alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK.'nun 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/11/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza