Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/190 K.2025/765

🏛️ Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2023/190 📋 K. 2025/765 📅 25.09.2025

T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/190 Esas
KARAR NO : 2025/765
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 31/10/2019
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Kooperatif ... ile davalılar ... ve ... arasında Antalya ... Noterliği ... yevmiye numaralı ve ... tarihli Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Yapım Ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, ilgili sözleşme ile arsa sahibi konumunda olan davalı ...'nin maliki bulunduğu ... ili, ... ilçesi, ... bölgesinde kain ve tapunun ... ada, ... parseller, ... ada ... parseller ve ... ada ... ve yine ... ada ... parsellerde kayıtlı gayrimenkuller ve ...'nin maliki bulunduğu ... ili, ... ilçesi, ... bölgesinde kain ve tapunun ... ada, ... parsel ve ... ada ... parsellerde kayıtlı arsalar birleştirilerek plan ve projesine uygun kat karşılığı inşaat yapılması hususunda anlaştıklarını, sözleşmenin yerine getirilmemesi sebebiyle doğmuş ve doğacak her türlü alacak hakları saklı kalmak kaydıyla, taraflar arasında kurulan Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Yapım Ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmeleri kapsamında sözleşmeler gereği arsaların tamamının müvekkiline devri ve adına tapuya tescili, mümkün olmadığı takdirde; taraflar arasında kurulan Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Yapım Ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmeleri kapsamında müvekkilce yapılan harcamalar ile mahrum kalınan alacakların tespiti ile taşınmazların bu miktar oranında tapu iptali ile müvekkil adına tapuya tesciline, mahkemece tapu iptal ve tescil talebi kabul görmezse müvekkilce yapılan harcamalar ile mahrum kalınan alacakların bedelinin fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik, ... TL (... Türk Lirası)'nin faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini Sayın Mahkemenizden Saygılarımızla vekaleten talep etmiştir.
Davalı ... Vekilinin Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan dava haksız ve hukuki mesnetten yoksun olup kabul etmediklerini, öncelikle davalı kooperatifler ayrı tüzel kişilikler olup sahip oldukları taşınmazlarda hissedar olmadıklarını, yapılan kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmeleri de ayrı ayrı yapılmış olup taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, bu nedenle her bir kooperatif yönünden ayrı dava açılması gerektiğini, bu nedenle dava dilekçesinin usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde dava değerinin ... TL mi ... TL mi olduğu çelişkili olduğunu, ayrıca dava değeri son derece düşük gösterildiğini, dava dilekçesinde tapu iptal ve tescil talebi de bulunduğuna göre davacının eksik harcı tamamlaması gerektiğini, davacı tarafça açılan davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla zamanaşımı definde bulunduklarını, davaya dayanak Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Yapım ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmeleri ve Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmeleri ve satış vaadi sözleşmeleri üzerinden 22 yıl geçmiş olup 10 yıllık zamanaşımı süreleri dolmuş ve davacının talep edebileceği hakları ve muhtemel masrafları var ise zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının beyanlarının aksine davacı yüklenici kooperatif davaya konu taşınmazlar üzerinde hiçbir işlem yapmadığı gibi inşaat ruhsatı, mimari plan vesaire çalışmaları dahi yapmadıklarını, davaya konu Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Yapım ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmeleri ve Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmeleri tarafımıza tebliğ edilmediği gibi Uyap sisteminden alınan çıktılar okunaklı olmamakla birçok yerin üstü çizilmiştir. Bu nedenle davaya dayanak sözleşmelerin okunaklı ve üstü çizili olmayan hali sunulduğunda ya da ilgili noterden getirildiğinde sözleşme içeriğine göre cevap ve itiraz haklarımız da saklı olduğunu, müvekkilinin kooperatifin yöneticileri sözleşme tarihinde yönetici konumunda olmadıklarından sözleşme içeriğini bilmediklerini, ancak büyük ihtimalle sözleşmede uyuşmazlıkların çözümü için hakem şartı bulunduğunu, bu husus sözleşme sunulduğunda ya da getirtildiğinde anlaşılacak olup bu duruma göre usulü işlemin mahkemece yerine getirilmesi gerektiğini, öncelikle davanın davalılar arasında zorunlu ya da ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığından dava dilekçesinin usulden reddine, davanın esasına girilecek olursa ihtiyati tedbir talebinin reddine, ihtiyati tedbir talebi kabul edilecek olursa HMK 392. Maddesi gereğince mahkemece uygun görülecek teminatın yatırılması konusunda davacıya ihtar ve süre verilmesine, davanın esasına girilecek olursa davada ileri sürülen haklar zamanaşımına uğramış olduğundan zamanaşımı nedeni ile davanın reddine, davanın esasına girilecek olursa gerçek dava değeri üzerinden harç ikmali için davacıya ihtaratlı süre verilmesine, davanın esasına girilecek olursa davanın reddine yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında vekili aracılığıyla davanın zamanaşımı nedeniyle reddini savunmuştur.
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas - .../... Karar sayılı ... tarihli kararı ile tarafların tacir olması nedeniyle görevsizlik kararı verildiği, dosyanın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosyanın mahkememizin işbu esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından ... Kooperatife dayalı olarak açılan davanın yargılamanın sağlıklı bir biçimde yürütülmesi amacıyla işbu dosyadan tefrikine karar verilmiş, mahkememizin .../... esas sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davanın öncelikle tahkim usulü ile çözülmesi gerektiğinden usulden reddine karar verilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından teknik şartname delil olarak sunulmuş, mahkememizce tapu kayıtları, inşaat dosyası getirtilmiş, gelen yazı cevaplar dosya arasına alınmış, tüm deliller toplanmıştır.
Dava konusu taşınmazlar el değiştirdiğinden davacı vekiline davasını yeni maliklere yöneltip yöneltmeyeceği veya aynı davalılara karşı tazminat davasına dönüştürüp dönüştürmeyeceği hususunda seçimlik hakkı sorulmuş, davacı vekili ... tarihli beyan dilekçesinde aynı davalılara karşı tazminat davası olarak seçimlik hakkını kullandığını beyan etmiştir.
Dava, Düzenleme Şeklindeki Kat Karşılığı İnşaat Yapım ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi'nden kaynaklı tazminat talebine ilişkindir.
Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi, eser sözleşmesi ile birlikte satış vaadi sözleşmesinden oluşan karma bir akit olup zamanaşımı süresi genel kural olarak sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunun 126/4 ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6 ncı maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Burada önemli olan zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin tespitidir. Gerçekten, 6098 sayılı Kanun'un 149 uncu (BK m.128) maddesi uyarınca zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu tarihte başlar. Bu süre, mahkemece kabul edildiğinin aksine sözleşmenin yapıldığı tarih değil, alacağın muaccel hale geldiği tarihtir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı yüklenicinin davalılar ile imzaladığı ... tarihli Düzenleme Şeklindeki Kat Karşılığı İnşaat Yapım ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi'nden kaynaklı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde yapılan harcamalar ve mahrum kalınan alacak nedeniyle tazminatı talepli dava açtığı, dava konusu taşınmazların el değiştirmesi nedeniyle davacı vekilinin ... tarihli beyan dilekçesi ile, davanın davalılara karşı tazminat davası olarak görülmesi yönünde seçimlik hakkını kullandığı, dava konusu taşınmazların arsa sahibi davalı kooperatiflere henüz tapuda devir işlemi yapılmadığından davacı tarafından işe başlanamadığı, en son ... yılında davacı tarafça belediyeye başvurulmuş ise de tescil işlemlerinin gerçekleşmediği, dava konusu taşınmazların davalılar adına 2011 ve 2013 tarihinde tapuda tescil gördüğü, ifa olanağının bu tarihte doğduğunun kabulü ile , bu tarihlerden sonra dava tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmış ve davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar vermek gerekmiş , aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın zamanaşımı sebebiyle reddine,
2-Alınması gerekli ...-TL harcın peşin alınan ...-TL harçtan ve tamamlama harcı olarak alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde talep edene iadesine,
4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ...-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE,
5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.25/09/2025
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)