Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/40 K.2021/333

🏛️ Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2019/40 📋 K. 2021/333 📅 28.05.2021

T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/40
KARAR NO : 2021/333
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 04/02/2019
KARAR TARİHİ : 28/05/2021
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan ... tarihli protokolde davalıların ...''ndeki hisselerinin ve ... İli, ... İlçesi, ... Mevkii, ... ve ... parsel sayılı taşınmazdaki hisselerinin satın alınması, ...'nin 10 yıl süre için ...nın kiralanmasına ilişkin akdettiği sözleşmedeki hak ve yetkilerinin güncellenerek elde edilmesi, ... hattı ile ilgili izinlerin sağlanması, su ürünleriyle ilgili her türlü ruhsat ve yeterlilik belgelerinin elde edilmesi, özetle protokol konusu amacın gerçekleşmesi için gerekli tüm iş ve işlemlerin yapılması hususunda anlaşmaya varıldığını, davacıların; protokol uyarınca öncelikle münfesih olan ve davalılara ait şirketin ihyası için Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinde açtıkları dava masraflarını üstlendiklerini, ...’den su kaynağının kiralanmasına ilişkin akdin süre uzatımını yaptıklarını, Antalya İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nden su ürünleri yetiştiricilik ruhsatını yenileterek balık alımı yaptıkları, taşınmazlar üzerindeki tedbir ve hacizlerin kaldırılması adına işlemlerin yapılmasını sağlandıklarını, Orman Bölge Müdürlüğü tarafından iptal edilen ve ... sınırları içinden geçen ... borularının sökülmesini talep eden ...den şirket adına gerekli izinlerin idari yoldan alınabilmesi için girişimlerde bulunduklarını, davacıların bahsedilen işlemler için bugüne kadar toplam ... TL. harcadıklarını, bu hususun davalıların da kabulünde olup davaya konu protokol metninde açıkça düzenlenerek imza altına alındığını, ...nin yargılama neticesinde ihyası akabinde şirketin ... nezdinde imzalamış olduğu ancak ihya dolayısıyla güncellenemeyen ...nın kiralanmasına ilişkin sözleşmenin 10 yıl süre ile uzatılması, su yetiştiricilik ruhsatının yenilenmesi işlemleri davacıların takibi ve gerekli masrafları karşılaması neticesinde tamamlandığını, şirket ve taşınmaz hisse devri öncesinde yapılması gerekli olan Orman Bölge Müdürlüğü tarafından iptal edilen ve ... sınırları içinden geçen ... hattı için gerekli izinlerin alınması işlemi için yapılacak başvuru aşamasında davalıların üzerine düşen edimleri herhangi bir gerekçe göstermeksizin yapmaktan imtina ettiklerini, davalıların ...'ndeki hisseleri ile ... İli, ... İlçesi, ... Mevkii, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlardaki hisseleri üzerine ; cebri icraya dayalı satışlar da dahil olmak üzere 3. şahıslara her nev'iden devir ve temlikini engeller mahiyette ihtiyati tedbir konulmasına, davacı firma tarafından yapılan ... TL. masraf ile, ... TL. olarak kararlaştırılan cezai şartın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olan ... tarihli protokolün hukuken yok hükmünde olduğunu, protokolde taraflarının açıkça belirtilmediğini, orada bir tarafta davacıların, diğer tarafta ... mirasçıları ve ... mirasçılarının taraf olarak gösterildiğini, ancak ... mirasçılarının protokole imza atmadıklarını bu nedenle hukuken protokolün geçerli olmadığını, hukuken geçerliliği olmayan bir belgeye dayanan davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Taraflara usulüne uygun duruşma gün ve saatini bildirir tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanmıştır.
Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ... Bölge Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
Tarım ve Orman Bakanlığı ... Bölge Müdürlüğü ... Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü Etüt ve Plan Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
Orman Genel Müdürlüğü Antalya Orman Bölge Müdürlüğü Antalya Orman İşletme Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
... Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
Protokolde adı geçen mirasbırakanlara ait veraset ilamları dosyamız arasına alınmış, incelenmesinde: Usulüne uygun olarak mirasçıların davada taraf olarak yer aldıkları, protokolünde bir kısım mirasçılar tarafından vekaletname ile imzalandığı anlaşılmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, taraflar arasında düzenlenen ... tarihli protokol gereği protokolde de belirtilen edimlerin davalılar tarafından yerine getirilmediği gerekçesiyle talep edilen cezai şart bedeli ile protokolde belirtilen hususlara ilişkin olarak davacı tarafça yapılan işlemler bedeli ... TL'nin tahsili istemine ilişkindir.
... tarihli protokol başlıklı ... ile ... arasında düzenlenen protokolde; "Bir tarafta ... ... ni temsilen ... ile diğer tarafta ... olmak üzere ...'nin devri ile ... ili ... ilçesi ... mevkii ... parsel sayılı taşınmazın satılması hususunda anlaşıldığı, ...'nın şirketin devri hususunda ortaklar, taşınmaz devri hususunda ise hissedarlar adına hareket ettiği, ...'nın ticaret sicilinden terkin edilmiş durumda olan ...'nin ihyası için Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında dava açıldığını, şirketin ihyasını, taşınmazın devrini sağlayacağını kabul ve taahhüt ettiğini, şirketin ihyası ile birlikte şirket ortakları hisselerini ...'ye veya göstereceği kişilere devredeceğini, ...'nin devri ile birlikte ... ile ... arasında 10 yıl süre için ...nın kiralanmasına ilişkin akdedilen sözleşmenin de devrolunacağını, bu işlemlerin tamamlanması amacıyla ...'ya ... TL avans ödendiğini, devirlerin tamamlanması durumunda bu bedelin satış bedelinden mahsup edileceği, şirket ve/veya tapu devirlerinin sağlanamaması durumunda ...'nın hem avans olarak aldığı ... TL'yi iade etmeyi hem de ... TL cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğinin belirtildiği" görülmüştür.
... tarihli protokol başlıklı ... mirasçıları, ... mirasçıları, ... arasında düzenlenen protokolün konusunun da ... ile ... Arasında 10 yıl süre için ...nın kiralanmasına ilişkin akdedilen sözleşmenin tüm hakları, isale hakkı ile ilgili ... ve Orman Bölge Müdürlüğü güncel izinleri, su ürünleri yetiştiricilik ve yeterlilik belgelerini ve neticede işin gereği ve protokolün amacının gerçekleşmesi için gerekli her türlü hak alacak ve yetkiyi de kapsayacak biçimde alıcılarla ve alıcının göstereceği kişilere devredilmesi için ...'nin hisselerinin tamamının devri ile ... ili ... ilçesi ... mevki ... ve ... parsel sayılı taşınmazların satışı hususunda anlaşmaya varıldığı, protokolün cezai şartı düzenleyen maddesinde "Satıcılardan herhangi birinin iş bu protokolün herhangi bir yükümlülüğünü kısmen veya tamamen ihlal etmesi hallerinde karşı tarafa yapılmış ve yapılacak olan toplam ... TL harcama ile cezai şart olarak ... TL ödemeyi kabul ve taahhüt etmişlerdir." şeklinde kararlaştırıldığı görülmüştür.
6098 Sayılı TBK.179. maddesinde; "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça, alacaklı, ya borcun yada cezanın ifasını isteyebilir.
Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat edilmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça asıl borçla birlikte cezanın ifasını isteyebilir.
Borçlunun kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır.
182. Maddesinde de; " Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler.
Asıl borç herahngi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkansız hale gelmişse, cezanın ifası istenemez. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeple sonradan imkansız hale gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez.
Hakim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir." düzenlemeleri mevcuttur.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 05/05/2014 tarih 2014/4912 Esas - 2014/8686 Karar sayılı emsal içtihatında; "...Taraflar arasındaki uyuşmazlık, akaryakıt bayilik sözleşmesinde ve eki niteliğindeki taahhütnamede öngörülen yıllık asgari ürün alımı taahhüdüne aykırı davranıldığı iddiasına dayalı cezai şart alacağından kaynaklanmaktadır.
Davaya konu uyuşmazlığın çözümünde, cezai şarta ilişkin hükümlerin tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir.
Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaad ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevketmektir. Cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder. Bu bakımdan cezai şart, kuvvetlendirilecek asıl borcun mevcut olmasını gerektirir. Asıl borç yoksa cezai şart da söz konusu olamaz. Bu niteliği itibariyle cezai şart asıl borca bağlı fer'i bir borçtur. Asıl borç, mevcut ve geçerli ise, cezai şart da borç doğurur. Asıl borç sona ermiş ya da geçersiz doğmuşsa, cezai şart bağımsız bir borç oluşturamaz. Cezai şart, asıl borcun bağlı olduğu şekle tabidir. Asıl borç bir geçerlilik şekline bağlanmışsa, cezai şartın borç doğurabilmesi aynı şekilde kararlaştırılmış bulunmasına bağlıdır. Ancak, geçerlilik şekline bağlı olan bir sözleşme bu şekle uygun olarak yapılmadığı halde, şekle aykırılığı ileri sürmenin dürüstlük kurallarıyla bağdaşmaması nedeniyle dinlenmediği hallerde, sözleşme geçerli sayıldığından, onun fer’i nitelikte olan cezai şart da geçerli sayılacaktır. Cezai şartın fer’ilik niteliği asıl borca bağlı olduğu sürece devam eder. Başka bir anlatımla cezai şartın fer’iliği, muaccel olduğu ana kadar devam eder. Borçlu borca aykırı davrandığında cezai şart muaccel hale geldiğinden artık fer’i değil, asli (bağımsız) bir alacak niteliğini kazanır. Cezai şart, sağlararası hukuki işlemlerde ve özellikle sonuçlarını hayatta doğuran sözleşmelerde kararlaştırılır. (Bkz.Tunçomağ Kenan; Türk Borçlar Hukuku I.Cilt Genel Hükümler İstanbul 1976 Sh.853 vd., Eren Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler 5.Bası, Cilt 2 Sh.1169-1171; Kılıçoğlu M.Ahmet; Borçlar Hukuku Genel Hükümler 4.Bası Sh.575-577; Reisoğlu Safa; Borçlar Hukuku Genel Hükümler 12. Bası Sh. 362.)
818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 158. maddesinin başlığı “cezai şart” iken 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlenmiştir. Bunlar öğretide ortaya atılan kavramlara göre seçimlik ceza koşulu (TBK. md. 179/I), ifaya eklenen ceza koşulu (TBK md. 179/II) ve ifayı engelleyen ceza koşulu (dönme cezası) (TBK md. 179/III) dur.
Akaryakıt bayilik sözleşmelerinde (veya sözleşme eki taahhütnamelerde) yer alan “yıllık asgari alım taahhüdü”ne uymama halinde öngörülen ceza koşulu (cezai şart) hükümleri TBK'nun 179/II. (BK. md. 158/II) maddesindeki ifaya ekli ceza koşulu (cezai şart) niteliğinde olduğundan burada bu tür ceza koşulu üzerinde durulması gerekmektedir.
TBK'nun 179/II maddesine göre; “ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkca feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.”
Anılan yasa hükmünden de açıkça anlaşılacağı gibi, ifaya eklenen ceza koşulunda, şart gerçekleştiği takdirde alacaklı, hem ifayı hem de cezayı talep edebilecektir. Buna öğretide “taleplerin birleşmesi” veya “toplanması” denmektedir. TBK, “borcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesi” hali için kararlaştırılmış ceza koşulunun, ifaya eklenen ceza koşulu niteliğinde olacağına dair bir karine koymuştur. Bu iki olasılık dışında kalacak eksik ifa hallerinde TBK'nun 179/II. md. değil, 179/I. md. hükmü uygulanacaktır. Zira, Kanun, 179. maddenin ikinci fıkrasında bütün eksik ifa hallerini değil, bunlardan sadece zaman veya yer itibariyle aykırılık teşkil edenlerin ifaya eklenen ceza koşulu olduğunu kabul etmiştir. TBK'nun 179/II. md. hükmü emredici yapıda olmayıp düzenleyici nitelikte olduğundan taraflar, yukarıda belirtilen iki hal dışında kalan eksik ifalarla, bütün ifa etmeme hallerinde de ifa ile birlikte cezai şartın istenebileceğini kararlaştırabilirler. (Bkz. Tunçomağ Kenan; age sh. 875 vd.; Eren Fikret age sh. 1173 vd. ; Kılıçoğlu M. Ahmet age sh. 579 vd.; Günay Cevdet İlhan, Cezai Şart Ankara 2002 sh. 83 vd.; Uygur Turgut; Açıklamalı – İçtihatlı Borçlar Kanunu Genel Hükümler, İkinci Cilt 1990 sh. 740)
TBK.'nun 179/II. maddesine göre, iki halde alacaklı, ceza koşulunu isteyemez. Eğer alacaklı, ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse artık bu yönde bir talepte bulunamaz. Diğer yandan alacaklı, çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde de ceza koşulunu isteyemez.
Örneğin; beş yıl süreli bir “akaryakıt bayilik sözleşmesinde (veya eki taahhütnamede) bayinin yıllık asgari ürün alımı taahhüdü bulunmasına rağmen yıllar itibariyle bu taahhüde uyulmamış ise tedarikçi (sağlayıcı) firmanın, TBK'nun 179/II. md. uyarınca hem ifayı hem de ceza koşulunu talep edebilmesi için takip eden yılda henüz bayie mal vermeden önce ceza koşulu ile ilgili “çekince” (ihtirazi kayıt) bildirmesi ya da bu konuda bayie noterden bir ihtarname göndermesi gerekir. Çekince için bir şekil şartı getirilmemiştir. Tedarikçi, taahhüde aykırı davranılmış olan yılı takip eden yeni yıldaki ilk fatura ve irsaliyeye koyacağı bir açıklama (şerh) ile bu koşulu yerine getirebilir. Bu şekilde bir çekince (ihtirazi kayıt) konulduktan veya ihtar çekildikten sonra tedarikçi (sağlayıcı) firma, mal vermeye (ifaya) devam etse bile önceki yıla ilişkin ceza koşulu alacağını sözleşme zamanaşımı süresi içinde her zaman talep edebilir. Sonraki yıllarda da aynı kural geçerlidir. Tekrarlamak gerekirse, her yıl sonunda bir önceki yıla dair ceza koşulunun istenebilmesi, takip eden yılda henüz ifaya başlanmadan önce çekince (ihtirazi kayıt) bildirilmesi veya ihtar çekilmesine bağlıdır. Bunlar yapılmadan müteakip yılın ifası gerçekleşmişse artık bir önceki yıla ait ceza koşulu istenemez. Çekince konmuş veya ihtar çekilmiş olan yıllarla ilgili ceza koşulunun istenebileceği ise kuşkusuzdur. TBK’nun 179/II. Maddesinde öngörülen hüküm, emredici nitelikte olmadığından taraflar, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince aralarında farklı bir düzenleme yapabilirler. Örneğin, sözleşmenin feshi halinde hem cezai şart hem de kar mahrumiyeti ödeneceğini kararlaştırabilirler. Ancak sözleşmenin feshi halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu hallerde, Yargıtay HGK'nun 20.01.2013 T. 2012/19-670 E. 2013/171 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, sözleşme süresi içinde çekince konmadan uzun süre ifaya devam edilmesi üzerine borçluda, “ceza koşulu istenmeyeceği” ne dair haklı bir güven oluşmuş ise oluşan bu haklı güven ve dürüstlük ilkesi nedeniyle önceki yıla veya yıllara ait ceza koşullarının talep edilemeyeceğinin kabulü gerekir.
Dava konusu somut olayda, yukarıda belirtilen kanan maddesi, emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede; her ne kadar davacı tarafça taraflar arasında düzenlenen ön protokol ve protokol gereği davalıların dava dışı hissedarı oldukları şirketin hisse devirleri ile adlarına kayıtlı taşınmazdaki hisselerinin devrine ilişkin edimleri yerine getirmedikleri gerekçesiyle protokolde belirtilen ... Tl cezai şart ile yapıldığı belirtilen masraflara ilişkin ... TL'nin iadesi talep edilmiş ise de, cezai şart talebine ilişkin kanunda belirtilen yasal koşulların oluşmadığı, ön protokolde adı geçen ...'nın şirket hissedarları ve taşınmaz hissedarları adına taahhütte bulunduğu, ancak bu taahhütlerine ilişkin davalılar tarafından açıkça yetkilendirilmiş olmadığı, yine davalılardan talep edilen ... TL'ye ilişkinde davacının yaptığı harcamayı gösterir belge ibraz etmediği görülmekle koşulları ve yasal unsurları oluşmayan cezai şart ve alacak istemli davanın reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harcın peşin olarak alınan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davada red edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin, bir kısım davalılar vekilinin ve davalı ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2021
Başkan ...
¸E- İmzalı
Üye ...
¸E- İmzalı
Üye ...
¸E- İmzalı
Katip ...
¸E- İmzalı