Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/2596 K.2024/1719
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 22/06/2021
DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
KARAR TARİHİ: 27/12/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 27/12/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, Müvekkili ... ünvanlı kooperatifteki...hissesinin tamamını Korkuteli 1. Noterliği'nin 08/08/2019 tarihli Kooperatif Hisse Devri sözleşmesiyle satın alarak hissesinin tescili için kooperatife başvurduğunu, kooperatif yönetim kurulu tarafından, 21/06/2019 tarihli Genel Kurul kararları gereği yeni üye olacaklardan alınacak 5.000,00-Euro’yu 1 ay içerisinde ödemesi halinde üyeliğe kabul edileceğinin müvekkiline bildirildiğini, her ne kadar kooperatif tarafından böyle bir karar alınarak müvekkilinden 'bağış' adı altında 5.000,00-Euro istenmiş olsa da bu hususun hakkaniyete aykırı olmanın yanı sıra hukuksuz olduğunu, kaldı ki müvekkilinin,...a usulüne uygun yapmış olduğu hisse devri sözleşmesi de dikkate alındığında davalı kooperatifin böyle bir üyelik şartı ileri sürmesinin kooperatifin haksız kazanç elde etmesine sebebiyet vereceğini, ne eski kooperatif üyesinin ne de kendisinin kooperatif ana sözleşmesiyle kendisine yükletilen aidat, bağış vb. başka bir borcu olmadığını, tarafın arabulucuya da başvurduklarını anlaşamadıklarını belirtilen sebeplerden dolayı genel kurul kararının iptal edilerek, müvekkili ...nin kooperatif üyeliğine kabul edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53.maddesi gereğince genel kurul kararına karşı dava açma süresinin toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere 1 ay içinde açılması gerektiğini, bu nedenle genel kurulun iptali talebi için dava açma hak düşürücü süresinin geçtiğini, bu nedenle davanın süre yönünden reddi gerektiğini, davacının kooperatife üyelik sıfatının tescili için hiçbir başvurusu olmadığını, dolayısı ile kooperatif üyesi olmadığını, 28.06.2019 tarihli genel kurul kararı ile davacıdan alımasına karar verilen 5.000,00-Euro bağışın yeni üyelerin tamamından talep edildiğini ve alındığını, buna ilişkin örnek para makbuzlarını sunduklarını, neticeten yetki itirazları, hak düşürücü süre yönünden ve aktif dava ehliyeti yönünden davanın reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının 1163 sayılı kooperatifler kanunu ve kooperatif ana sözleşme hükümlerine göre kooperatife yazılı başvuruda bulunmadığı, davacının üyeliğe kabulüne ilişkin karar alınmadığı, davacıdan kooperatif adına aidat tahsil edilmesi gibi zımnen üyeliğe kabul anlamını taşıyacak bir olgunun da gerçekleşmediği, bu nedenle davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde; kooperatif üye alımındaki yazılı başvuru şartının hisse devri için geçerlilik şartı olmayıp ispat için gerekli olduğunu, genel kurul toplantı tutanaklarından ve 2018 yılının haziran ayından 2019 yılının aralık ayının sonuna kadar davacının düzenli aidat ödemesi nedeni ile ortaklığının zımnen kabul edildiğinin anlaşıldığını, mahkemenin davacının kooperatif ortağı olmadığını kabul ederek davanın usulden reddine ilişkin kararın doğru olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak üyeliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizin 10/09/2020 tarihli ve... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile; "Hukukumuzda kooperatif ortaklığının devredilmesi mümkün olmakla birlikte ortaklık sıfatı payın devralınması ile doğrudan kazanılmaz. Devralanın giriş isteminde bulunması, yönetim kurulunun da gerekli incelemeyi yapması ve bu kişinin ortak olabilmek için gerekli şartlara sahip olunması halin de, anılan kişiyi kooperatife kabul etmesi, aksi halde talebi reddetmesi gerekir. 3476 sayılı kanun ile getirilen değişiklik ile yönetim kurulunun "devralan kişinin ortaklık niteliğini taşıması halinde" o kişiyi kabul etmesi zorunluluğu yüklenmiştir.
Somut olayda davacının kooperatif hissenin önceki üyeden devraldığı uyuşmazlık konusu olmayıp davacının devir tarihinden sonra aidat ödemeleri yaptığı da ileri sürülmüştür. Davacı, davasında genel kurul kararının iptalinin yanı sıra kooperatif üyeliğine kabul edilmesi yönünde de karar verilmesini talep etmiş olmasına göre davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü ile öncelikle kooperatif kayıtlarının ve tüm genel kurul tutanaklarının getirtilmesi ile davacının genel kurula çağırıp çağrılmadığı, hazirun cetvellerinde adının olup olmadığı, davacının aidat ödeyip ödemediği hususlarının gerekirse bilirkişi raporu alınmak suretiyle kooperatif ortağı alarak benimsenip benimsenmediğinin tespit edilip, üyelik koşullarının oluştuğunun tespit edilmesi halinde üyeliğe kabul talebi ile ilgili karar verilip sonucuna göre gerekirse genel kurul kararının iptali istemli dava ile ilgili ayırma kararı verilerek sonucu beklendikten sonra aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken davacının hisse devrinden sonra kooperatif üyeliğine kabulü yönünde açıkça bir karar verilmediği gibi zımni olarak üyeliğe kabulününde gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu neden ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde değerlendirme yapılarak ulaşılacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince, "...Davalı kooperatifin en son 28.06.2019 tarihinde genel kurul toplantısı yaptığı, dolayısı ile üyelik devrinden sonra yapılmış bir genel kurul toplantısı bulunmadığı, Kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesinde açıkça ortaklığın üyeliğin devri yoluyla kazanılması durumunda taraflardan ayrıca bir ödemede bulunmalarının istenemeyeceğinin kararlaştırıldığı ve ana sözleşmenin bu hükmünde her hangi bir değişiklik yapılmadığı halde, kooperatif üyesi...'dan Korkuteli Noterliği'nin 08.08.2019 tarih ve... yevmiye numaralı kooperatif hisse devrine ilişkin sözleşme uyarınca devralan davacıdan kooperatif ana sözleşmesine aykırı olarak üyeliğe kabul için 5.000,00-Euro ödeme talep edilmesine ilişkin genel kurul kararının yok hükmünde olduğu, Kooperatifle hukukunda, üyelik şartını taşıyanların kooperatifçiliğin temel esaslarından biri olan "Açık kapı ilkesi" uyarıca kooperatif üyeliğine kabulünün zorunlu olduğu, yönetim kurulunun bu durumda takdir yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla davacının kooperatif üyeliğine kabulü için açtığı davanın kabulü ile; davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine, davacının kooperatif üyeliğinin tespitine ilişkin kurulan hüküm genel kurul kararının ve buna dayalı olarak alınan yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun kabulü ile kurulduğundan; davacının genel kurul kararının iptaline ilişkin davasının konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 14.09.2020 tarih ve ...Esas ve ... Karar sayılı kararında belirtilen sebeplerle davanın yeniden görülmesi için gönderilen ve yukarıda belirtilen esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam edilen dosyada, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararının usul ve yasaya, teamüle aykırı olduğunu, kaldırma kararı sonrasında yargılamaya devam edilen dosyada 05.01.2021 tarihli duruşmada kurulan ara kararı uyarınca İstinaf mahkemesinin kararı doğrultusunda davalı kooperatifin ticari belge ve dosyalarının mali müşavir bilirkişiye tevdii ile kooperatif kayıtlarının, tüm genel kurul tutanaklarının incelenerek davacının genel kurula çağrılıp çağrılmadığı, hazirun cetvellerinde adının olup olmadığının, aidat ödeyip ödemediği, kooperatif ortağı olarak benimsenip benimsenmediğinin belirlenerek rapor tanziminin istenmesi üzerine, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan raporun sonuç kısmında yer aldığı üzere, davacının genel kurula çağrılmadığı, hazirun cetvellerinde adının olmadığı, aidat ödemediği, kooperatif ortağı olarak benimsenmediği, yönünde görüş bildirildiğini, bilirkişinin raporunda inceleme sonucunda tespit edilerek, raporun sonuç kısmında belirtilen hususlar dikkate alındığında; davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığının açık bir şekilde anlaşıldığını, dosyada toplanan deliller ve tüm dosya münderecatından, davacının 6183 sayılı yasa hükümleri ve kooperatif ana sözleşmesi hükümlerine göre kooperatife yazılı bir başvuruda bulunmadığı, henüz kooperatif üyesi olmayan davacının genel kurul kararının iptali için dava açmakta aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davaya konu genel kurul kararında davacıdan yeni üyemiz şeklinde bahsedilmişse de, davacının üyeliğe kabulüne dair açık bir karar alınmadığı, davacının bu genel kurul toplantısına üye sıfatıyla çağrılmadığı, kendisinden kooperatif adına aidat tahsilatı yapılması gibi zımnen üyeliğe kabul anlamı taşıyacak bir olgununda gerçekleşmediği, davacının yönetim kuruluna usulüne uygun yapılmış bir başvurusunun ve yönetim kurulunun bu hususta almış olduğu bir kararın da söz konusu olmadığı, dolayısıyla kooperatif üyeliğine kabul edilmesi yönündeki talebi içinde aktif dava ehliyetinin bulunmadığının açık ve net bir şekilde ortada olduğunu, davacı tarafından açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, tüm açıkladıkları hususlar ve dosya kapsamında mübrez bilirkişi raporu göz ardı edilerek; davacının kooperatif üyeliğine kabulü için açtığı davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya, yargısal içtihatlara ve teamüllere aykırı olduğunu beyan ederek davacının davasının aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti ile genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne; davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine, davacının kooperatif üyeliğinin tespitine ilişkin kurulan hüküm genel kurul kararının ve buna dayalı olarak alınan yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun kabulü ile kurulduğundan; davacının genel kurul kararının iptaline ilişkin davasının konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizin kaldırma kararı ile; "...bilirkişi raporu alınmak suretiyle kooperatif ortağı alarak benimsenip benimsenmediğinin tespit edilip, üyelik koşullarının oluştuğunun tespit edilmesi halinde üyeliğe kabul talebi ile ilgili karar verilip sonucuna göre gerekirse genel kurul kararının iptali istemli dava ile ilgili ayırma kararı verilerek sonucu beklendikten sonra aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken davacının hisse devrinden sonra kooperatif üyeliğine kabulü yönünde açıkça bir karar verilmediği gibi zımni olarak üyeliğe kabulününde gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.." şeklinde karar tesis edilmesine rağmen; İlk derce mahkemesince; davacının kooperatif üyeliğinin tespitine karar verilerek; davacının kooperatif üyeliğinin tespitine ilişkin kurulan hüküm genel kurul kararının ve buna dayalı olarak alınan yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun kabulü ile kurulduğundan; davacının genel kurul kararının iptaline ilişkin davasının konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmişse de; kaldırma kararında belirtildiği üzere; genel kurul kararının iptali istemi hakkında tefrik kararı verilerek; aktif dava ehliyeti dava sonucunda belli olacağından üyeliğin tespiti hakkında verilecek hükmün kesinleşmesi beklendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken konusuz kaldığından esası hakkında karar tesisine yer olmadığına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, Dairemizin kaldırma kararı gereği yerine getirilmeksizin karar tesis edilmesi de isabetli olmamıştır. (Benzer yönde; Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2013/5422 Esas ve 2013/6456 Karar sayılı ilamı.)
Sonuç olarak, yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile sair istinaf istemleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/06/2021 tarih ve ...Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davalı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,
5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30-TL maktu istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.27/12/2024
...