Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1696 K.2024/1395

🏛️ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1696 📋 K. 2024/1395 📅 30.09.2024

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ: 29/07/2024
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 30/09/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili ile borçlu şirket arasındaki anlaşma gereğince müvekkili şirket tarafından 10/11/2023 tarihinde 20.000 Kg, 16/11/2023 tarihinde 20.000 Kg ve 02/12/2023 tarihinde 20.322 Kg domatesin davalı şirkete teslim edildiğini, malların davalı şirkete teslim edildiğine dair hal kayıt bildirimlerinin sunulduğunu, söz konusu malların teslim tarihinde müvekkili şirket tarafından sırasıyla 10/11/2023 düzenleme tarihli, ... nolu, 483.992,00 TL tutarında fatura, 16/11/2023 düzenleme tarihli, ... nolu 463.388,00 TL tutarında fatura, 03/12/2023 düzenleme, ... nolu 574.706,16 TL tutarında irsaliye yerine de geçerli olmak üzere fatura düzenlendiğini, borçlu firma tarafından mal teslimi öncesinde 17/10/2023 tarihinde avans olarak 150.000,00 TL, mal teslimi sonrasında ise 28/11/2023 tarihinde 300.000,00 TL, 12/12/2023 tarihinde 350.000,00 TL olmak üzere toplam 800.000,00 TL' nin müvekkili şirkete ait hesaba ödendiğini, müvekkili şirketin borçlu şirkete toplam 1.522.086,16 TL' lik mal teslimi yaptığını, buna karşılık borçlu şirket tarafından müvekkiline sadece 800.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, müvekkilinin davalı yandan 722.086,16 TL alacağı bulunduğunu, borçlu şirketle yapılan görüşmelerden bir sonuç alınamamasından dolayı Alanya İcra Dairesi' nin ... sayılı dosyasında davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini ve icra dairesinin 14/05/2024 tarihli kararı ile takibin durduğunu, müvekkilinin yaşanan olay nedeni ile büyük bir maddi kayba uğradığını beyanla fazlaya dair hak ve taleplerini saklı tutarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalının borca yetecek miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile bankalar ve 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının öncelikle teminatsız olarak, bu mümkün değilse uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine karar verilmesini, ihtiyati haciz talepleri kabul edilmeyecek ise borçlu davalının mal kaçırmasını engellemek amacıyla davalının borca yetecek miktarda menkul ve gayrimenkulleri üzerine davalıdır şerhi işlenmesini ve araç ve gayrimenkullerinin dava sonuna kadar devrinin engellenmesi amacıyla öncelikle teminatsız olarak bu mümkün değilse uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının Alanya İcra Dairesi' nin ... E sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına ve davalının takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faizi ve ferileri ile birlikte ödemesine karar verilmesini, kötü niyetli davalının takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 29/07/2024 tarihli ara karar ile; "... Davacının ihtiyati haciz talebine gelince; ihtiyati haciz talep eden 09/08/2021 tarihli sözlü anlaşma doğrultusunda davacının davalıdan alacağı için ihtiyati haciz talep etmektedir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulması olarak tanımlanmaktadır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların gerçekleşmiş bulunması gerekir. İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli kabul edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinin ekinde bir kısım belge ve fatura sureti sunmuş ise de; faturanın tek taraflı bir belge olması, tek başına alacağın varlığına kanıt olmaması, faturaya konu malların teslimine ilişkin irsaliye vs sunulmamış olması, davacının talebinin yargılamayı gerektirmesi, davacının davalıdan talep edebileceği muaccel hale gelmiş bir alacağı olup olmadığı konusunda ihtiyati haciz kararı vermeye yetecek nitelikte delil olmaması, 2004 sayılı İİK 257. maddesi şartları oluşmaması nedeni ile talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının ihtiyati tedbir talebine gelince; mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması, ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilecek olması, ihtiyati haciz kararı verilmesi gereken hallerde ihtiyati tedbir kararı verilemeyecek olması, para alacağına ilişkin bir davada ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmaması nedeni ile, itirazın iptali istemli davada, dava konusu olmayan araç ve taşınmazlara ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine" karar verilmiştir.
Ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin borçlu şirkete toplam 1.522.086,16 TL'lik mal teslimi yaptığını, borçlu şirket tarafından müvekkiline 800.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, müvekkilinin davalı taraftan 722.086,16 TL alacağının bulunduğunu, borçlu şirket yetkilileri ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, icra takibi başlattıklarını, takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, arabuluculuk yolunun sonuçsuz kaldığını, mahkemece verilen ara kararın hukuka aykırı olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun oluştuğunu, dava konusu alacağın rehinle temin edilmeyen, vadesi gelmiş bir para alacağı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Dava, fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, istinafa konu ara karar ise ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması isteminden ibarettir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, alacağın varlığı ve miktarın yargılamayı gerektirmesine, ihtiyati tedbire konu edilen davalı tarafa ait araç ve taşınmazların dava konusu olmamasına ve para alacağına ilişkin davalarda devirlerinin önlenmesi yönünde tedbir kararı verilemeyeceğine, ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 30/09/2024
...