Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/322 K.2025/549

🏛️ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/322 📋 K. 2025/549 📅 12.05.2025

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:02/11/2021
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:12/05/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, taraflar arasında Aralık 2017 tarihinde gerçekleşen sözlü anlaşma ile 25.950,00 TL tutarında iki adet iplik büküm işi ile alakalı makinaların davalı şirketçe imalatı ve taraflarına teslimi karşılığında 25.950,00 TL tutarında üç adet çekin davalı şirkete verildiğini, ancak çeklerin 10.000,00 TL ve 9.500,00 TL tutarında olan ikisinin vadesinde tahsil edilmiş olup halen makinalardan birisinin teslim edilmediğini, davalı şirketle defalarca yapılan görüşmelere rağmen davacıyı oyalarken, çekleri elinde bulunduran davalı şirketin en sonunda ifa ile yükümlü olduğu makinayı teslim etmeyeceğini söyleyerek yükümlülüğüne aykırı davrandığını, dava konusu olayla ilgili olarak davalı şirket aleyhine dolandırıcılık suçundan Denizli C.Başsavcılığına taraflarınca şikayette bulunulduğunu ,ancak olayın mahiyetinin hukuki niteliği taşıdığı ve talep edilen tedbirin hukuk mahkemelerince yerine getirilmesi gerektiği gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, Denizli C.Başsavcılığının ... sor. ... karar numaralı dosyasında da delillerinin mevcut olduğunu, vadesi henüz gelmemiş olan son çekin vade tarihinin 31/03/2018 olup ifa ile yükümlü olduğu makinayı taraflarına teslim etmeyeceğini beyan eden davalı şirketçe son çekin de tahsilinin önlenebilmesi ve davacının daha fazla mağduriyetine yol açılmasının önüne geçmek için; davalı şirketin ifa ile yükümlü olduğu ve bedeli ödenen makinanın taraflarına teslimi ile birlikte makinayı teslimden kaçınan davalı şirketçe elinde bulunan son çekin bedelini makinayı teslim edene dek alamaması adına söz konusu ... seri numaralı .... vadeli ... çekinin ivedilikle bankaya teminat karşılığında bloke konulması için tedbir kararı verilmesini ,bu nedenlerle davalı şirketin ifa ile yükümlü olduğu ve bedeli ödenen makinenin taraflarına teslimi ile birlikte makinayı teslimden kaçınan davalı şirketçe elinde bulunan son çekin bedelini makinayı teslim edene dek alamaması adına söz konusu ... seri numaralı .... vadeli ... çekinin ivedilikle bankaya teminat karşılığında bloke konulması için tedbir kararı verilmesi ile bankaya müzekkere yazılmasını ve elden takibat yapılabilmesi için taraflarına yetki verilmesini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, dava dilekçesinde olay ilişkisinin “taraflar arasında aralık 2017..” diye başladığını, ancak, dava konusu satım sözleşmesinin davalı müvekkili şirket ile müteveffa ... arasında gerçekleştiğini, mirasçı ... 'ın satım sözleşmesinin tarafı olan ...’ın vefatından bahsetmediğini, satım sözleşmesinin kendisi ile müvekkili şirket arasında düzenlenmiş gibi açıklamada bulunduğunu, dolayısıyla, müteveffa ...’ ın mirasçılarından biri olan ...’ ın da iş bu davayı tek başına açma konusunda taraf ehliyetinin bulunmadığını, müteveffa ...'ın 2018 yılının başında vefat ettiğini, terekenin malı olan dava konusu makine ve çekin akıbeti hususunda dava açılabilmesi için mirasçılık belgesi alınması ve tüm mirasçılar tarafından birlikte dava açılması gerekirken, sadece müteveffa ...’ ın eşi tarafından, sanki satım sözleşmesi kendisi ile müvekkili şirket arasında yapılmışçasına dava açılmasının usul hukukuna aykırı olduğunu, davanın usulden reddine karar verilmesini, müteveffa ..., müvekkili şirketi 30.11.2017 tarihinde arayarak iki adet makine siparişi verdiğini, bu makinelerden biri; 6.950- TL değerindeki “2400 Hidrolik Kaydırmalı Rotavatör”, diğeri ise 13.000,00- TL değerindeki “2100 Önden Toplamalı Dal Parçalama Tek Yönlü” makine olduğunu, müvekkili şirket, siparişi telefonla teyit ederek oluşturduğunu ve taraflar arasında satım akdi kurulduğunu, satış sözleşmesi gereğince, makinelerin toplam bedelinin yarısı peşin, geri kalan yarısı ise teslimatta müvekkiline ödenecek şekilde tarafların anlaştığını, ancak, müteveffa ...'ın , 06.12.2017 tarihinde müvekkili şirketi arayarak; 6.950,00 TL değerindeki “2400 Hidrolik Kaydırmalı Rotavatör” şeklinde siparişini verdiği ilk makineyi almaktan vazgeçtiğini, bu makine yerine “2700 Dik Rotavatör Efe” cinsindeki 12.000,00- TL bedelli makineyi almak istediğini belirterek, siparişini bu şekilde güncellediğini, makinelerin bedeli olarak müvekkili şirkete, çek keşide edebilmek için bankaya ibraz etmek üzere müvekkili şirketten Proforma Fatura talep ettiğini ve müteveffa ...’ a proforma fatura gönderildiğini, müteveffa ...'ın, iki makine ve ikinci makineye ait bıçak takımları için müvekkili şirkete; 30.01.2018 tarihli 10.000,00- TL bedelli çek, 28.02.2018 tarihli 9.950,00-TL bedelli çek, 31.03.2018 tarihli 6.000,00- TL bedelli çek keşide ederek müvekkili şirkete verdiğini, müvekkili şirket ise, herhangi bir peşinat almaksızın, tarafların anlaştığı üzere 05.01.2018 tarihinde 13.000,00- TL değerindeki “2100 Önden Toplamalı Dal Parçalama Tek Yönlü” makineyi müteveffa ...’ a teslim ettiğini, ancak müvekkili şirket, ikinci makinenin imalatına geçtiği sırada müteveffaya ulaşmaya çalıştığını, yapmış olduğu görüşmeler neticesinde ...’ın vefat ettiğini yakınlarından öğrendiğini, müvekkili şirket temsilcisi, ...’ın vefatını öğrendikten sonra, mirasçıları ile iletişime geçip sözleşmenin ifasını tamamlamaya çalışarak ikinci makinenin teslimini sağlamak adına girişimlerde bulunduğunu, teslim edilecek makinenin artık terekenin bir parçası olduğunu ve tüm mirasçıların bir araya gelerek imza karşılığında makineyi teslim alabileceklerini, ortak irade ile hareket etmek zorunda olduklarını belirten görüşmeler yaptığını, ancak müvekkili şirketin, sözleşme ifası gereği karşısında tereke temsilcisi olarak bir muhatap bulamadığını, müvekkili şirketin, sözleşme gereği üzerine düşen makinenin teslimi yapmak istediğini, ancak müteveffanın mirasçıları tarafından ortak bir irade gösterilmediğini, elbirliği mülkiyetine tabi terekenin malı olan makinenin teslimi hususunda mirasçılık belgesi ile birlikte müvekkili şirkete başvurulmadığını, dava konusu makinenin tesliminin yapılmamış ya da gecikmiş olmasının müsebbibin müvekkili şirket olmadığını, müvekkili şirketin, temerrüde düşürülmediğini ve iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte; mahkememizce tevdii tayini yapılması durumunda makinenin müvekkili şirket tarafından tevdii mahalline teslim edileceğini, bu nedenlerle öncelikle husumet itirazlarının kabulü ile davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddine, müvekkili şirketin iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermediği dikkate alınarak haksız ve hukuka aykırı olarak açılan bu davanın esastan reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davalı tarafın da beyanları dikkate alındığında, davalı şirket ile davacıların murisi ... arasında 2017 yılında 3 adet makinenin müteveffa ...'a teslimi ile karşılığında 3 adet çek ile ödeme yapılması konusunda anlaşma yapıldığı, makinelerden ikisinin teslim edildiği, davalının da kabulünde olduğu üzere "....."isimli makinenin murisin vefatı üzerine muhatap bulunamadığından bahisle tesliminin yapılmadığı, ... A.Ş.'nin 11.04.2018 tarihli cevabi yazısı da göz önüne alındığında keşidecisi ... San.ve Tic.Ltd.Şti.olan 31.03.2018 tarihli 6.000,00 TL bedelli ... nolu çekin ödenmiş olduğu , buna göre teslim edilmeyen makinenin de müteveffanın mirasçılarına teslimi gerektiği kanaatine varıldığından davanın kabulüne ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince bankalardan gelen yazı cevapların dikkate alınmadığını ve bankaların sorumlu oldukları karşılıksız çek tutarının ödendi bilgisine istinaden ... San.ve Tic.Ltd.Şti olan 31.03.2018 tarihli, 6.000,00-TL bedelli ... nolu çekin ödendiği kanaatine varılarak eksik ve hatalı hüküm kurulduğunu, çeke ilişkin davacı tarafça müvekkili şirkete bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafça müvekkili şirkete, makinenin teslimine ilişkin belirli tarih ve yer bildiren bir ihtarname gönderilmediğini, bu nedenle müvekkilinin temerrüte düşmediğini, dava konusu makinenin teslim edilememesi yada gecikmiş olmasında davalı müvekkili şirketin bir kusuru bulunmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan aynen ifa istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taraf, murislerinin sağ iken davalı ile yaptığı makine imalatı ve teslimi sözleşmesi gereği murisin makine bedeli karşılığı çek vermesine rağmen iplik makinesinin teslim edilmediğini iddia ederek makinenin kendilerine teslimi istemli olarak iş bu davayı açmış, davalı taraf makinenin teslimi konusunda taraflarının temerrüde düşürülmediğini bu sebeple davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilerek dava konusu makinenin davacı tarafa teslimine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki hukuki ilişki 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK. 470). Yüklenicinin borcu sözleşmeye ve fen ve tekniğine uygun şekilde ve zamanında işi teslim, iş sahibinin borcu ise, iş bedelinin ödenmesidir (TBK. 471 ve TBK. 479).
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir (TBK 123/1). Borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa veya borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa ya da borcun ifasının, belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine, ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa borçluya süre verilmesine gerek yoktur (TBK 124/1).
Eser sözleşmesinde yüklenicinin temerrüdü halinde iş sahibinin sahip olduğu seçimlik haklar yönünden TBK 125. madde hükümleri uygulanmalıdır. Bu maddeye göre; temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. (TBK 125/1)
Bu genel açıklamalar ışığında somut olaya değerlendirildiğinde; davacıların, davalı tarafı makinenin teslimi konusunda temerrüde düşürüp düşürmediğine veya TBK 124/1 gereği borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağının anlaşılma halinin olup olmadığına ilişkin mahkemece bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verilmesi hatalı olmuştur.
Bunun yanında mahkemece her ne kadar "... A.Ş.'nin 11.04.2018 tarihli cevabi yazısı da göz önüne alındığında keşidecisi ... San.ve Tic.Ltd.Şti.olan 31.03.2018 tarihli 6.000,00 TL bedelli ... nolu çekin ödenmiş olduğu , buna göre teslim edilmeyen makinenin de müteveffanın mirasçılarına teslimi gerektiği" şeklindeki gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de dosyaya gelen banka müzekkere cevaplarına göre takas ortamında ibraz edilen çekin, ibraz anındaki bakiyesi yetersiz olduğundan, çek tutarı ödenmediği, karşılıksız işlemlerine tabi tutulduğunun bildirildiği görülmüştür. Mahkemece bankalardan gelen tüm yazı cevapları dikkate alınmayarak, 31.03.2018 tarihli, 6.000,00-TL bedelli ... nolu çekin ödenmiş olduğu kanaatine varılarak karar verilmesi hatalı olmuştur.
Ayrıca; davacı taraf, makinenin aynen teslimini talep etmiş olup, davanın konusu, makinenin mülkiyetine ilişkin olduğundan, makinenin değeri üzerinden harç alınması gerekirken ödenmediği iddia edilen çek bedeli üzerinden harç alınıp, yargılamaya devamla hüküm kurulması da isabetsiz olmuştur.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 02/11/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,
5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...