Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/1412 K.2025/666
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:18/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:31/01/2022
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:18/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:18/09/2025
Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden istinaf incelemesinin duruşma açılmadan yapılmasına karar verilerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının aracında meydana gelen hasar kapsamında yapılmış tamir işlemleri eksik ve hatalı tespit edildiğini, maliyetten kısmak için ayıplı tamir edildiğini, müvekkilinin kırk iki gün aracı kullanamamaktan kaynaklı 3.150.00 TL + KDV zararı bulunmakla birlikte bu zararın davalı araç sürücüsü ve sahibi ... tarafından ödenmesini, 21.581.02 TL hasar tazminatın ve 320 TL ekspertiz raporunun kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı ... Sigorta ... Sigorta Şirketi ve ... Sigorta A.Ş.’den poliçe teminat kapsam ve limitleri ile sınırlı kalmak kaydı ile müşterek ve müteselsilen tüm davalılardan tahsiline ve müvekkiline ödenmesini, 3.150 TL araçtan mahrum kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı ...’den tahsilini, 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı ...’den tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle davacı tarafın zenginleşme amacı ile bu davayı açtığını; bu nedenle davanın reddini, Mahkeme aksi kanaatte olması halinde tazminat taleplerinin ZMSS ve İMSS şirketlerine yöneltilmesini, yargılama gideri, vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... ... Sigorta Şirketi cevap dilekçesinde özetle davacının haksız ve mesnetsiz tüm taleplerinin reddini, aksi takdirde kusur oranının tespiti için rapor alınmasını, ayıplı ifa olup olmadığının tespiti için uzman bilirkişiden rapor alınmasını, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesini, karar verilmesi halinde müvekkili şirketin sorumlu olduğu azami poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasını; reddedilen kısım için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... Sigorta AŞ cevap dilekçesinde özetle dosyanın işbu davayı görmeye yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, davanın öncelikle usulden reddini, yapılacak yargılamada tüm delillerin toplanmasından sonra sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkesinin gözetilerek, davacının açmış olduğu haksız ve yersiz davanın reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince özetle davanın maddi tazminat yönünden 14.359,85 TL hasar tazminatı, 3.150,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere 17.509,85 TL üzerinden kısmen kabulü ile bu tutarın sigorta şirketleri yönünden 25/06/2020 tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalı ... yönünden 09/11/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine; manevi tazminat talebinin 1.000,00 TL üzerinden kabulü ile bu tutarın 09/11/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den alınıp davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle trafik poliçesi limiti tükenmeden İMM teminatı bakımından hüküm kurulmasının hatalı olduğunun, trafik poliçesi limiti tükenmediği için davanın istinaf eden yönünden reddi gerektiğini, istinaf edene sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kazanın beyan ile uyumlu olup olmadığının irdelenmediğini, fatura sunulmadığı için ödenecek bedele KDV eklenemeyeceğini, dolaylı zarar olan araç mahrumiyet bedelinin İMM teminatı dışında olduğunu, hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin piyasa değerinden fazla belirlendiğini, faiz türüne itiraz ettiklerini ileri sürdüğü anlaşılmıştır.
Davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili tarafından özetle dolaylı zarardan istinaf eden şirketin sorumlu olmadığını, araç onarım bedeli ödendiğinden sorumluluklarının kalmadığını, davacının kendi yaptırdığı onarıma dayalı olarak işbu davayı açamayacağını, eş değer parça ile onarım yapılabileceğini, KDV ve iskonto alacağının doğmadığını, araç onarımının usulüne uygun şekilde yapılıp yapılmadığının tespitini talep ettiklerini, ödemelerden sonra kalan poliçe sorumluluğunun 21.038,38 TL olduğunu, kusur durumunun tespiti için ilgili yerlerden rapor alınması gerektiğini, aleyhe faiz işletilemeyeceğini, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğinin ileri sürüldüğü anlaşılmıştır.
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 28 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Ölüm ile kişinin taraf ehliyeti son bulduğundan, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, tüm mirasçılar tarafından mecburi dava arkadaşı olarak devam edilir.
Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir.
Somut olayda, davacı 30/08/2021 tarihinde ölmüş olup bu tarih itibariyle davacının taraf ehliyeti son bulmuştur. Davacının ölümüyle vekâlet sözleşmesi de sona ermiştir (TBK Md. 513). Davacının taraf ehliyeti ile vekâlet sözleşmesi sona erdiği halde ilk derece mahkemesince davacıyı yargılamada temsil eden avukata mirasçılar adına vekaletname sunulması için süre verilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
İstinaf aşamasında mirasçılar adına vekaletname sunulması ölü kişi hakkında hüküm kurulması olgusunu ortadan kaldırmadığı değerlendirilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra yeniden hüküm kurulmak üzere istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nin 353/1-a-4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın esasının incelenmeksizin mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenler ve gerekçe ile
1-İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a-4 maddesi uyarınca başvurunun esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
2- Başvuranlar tarafından yatırılan maktu istinaf karar harcının talep halinde başvuranlara iade edilmesine,
HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olarak oy birliğiyle 18/09/2025 tarihinde karar verildi.
...