Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/59 K.2024/274
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/59
KARAR NO : 2024/274
DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti
DAVA TARİHİ : 21/01/2020
BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN
... ESAS- ... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti
DAVA TARİHİ : 10/06/2020
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN
... ESAS - ... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 04/12/2020
KARAR TARİHİ : 20/03/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2024
ASIL DAVA: Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin farklı tarihlerde olmak üzere konut ihtiyaçların karşılamak amacıyla davalı kooperatife üye olduklarını, üyelikleri süresince üzerlerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiklerini, davalı kooperatifin öncelikli amacınn Şarköy'de üyelerine arsa temin etmek amacı ile kurulduğunu, o dönemlerde kooperatif yöneticilerinin denetçilerin defter ve hesaplarının denetlemesine izin dahi verilmediğini, müvekkillerininin davalı kooperatife peşin sermayeli üye olmalarına rağmen 1997 tarihinden sonraki iş ve işlemlerden haberdar edilmediğini, üyeliğinin devam edip etmediği ile alakalı bir bilgi edinemediği gibi, hangi tarihte ve niçin ihraç edildiğinin bilgisinin dahi alamadığını, müvekkillerini hangi genel kurulda ve hangi gerekçeyle ihraç ettiğini bilmediğini, genel kurul davetiyesi göndermediği için de genel kurullardan haberdar olamadıklarını beyanla, öncelilke davalı kooperatife ihtiyati tedbir yolu ile yeni üye alınmamasına yönelik inşaat sözleşmesi yapılmaması, arsa satışına engel olunmas ve bankalardan borçnılmnaması konusunda kısıtlayıcı şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkillerinin üyeliklerinin tespitine, üyelikten ihraç kararı varsa ihraç kararlarının mutlak butlanla batıl genel kurul kararlarının yok hükmünde oldğunun tespiti ile müvekkillerinin üye olduğunun tespitine ve tesciline karar verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Müvekkili Kooperatifin genel kurulu, ödemeye ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmeyen, yerine getirmemekte de direnen ortaklar hakkında, ortaklıktan çıkarma kararı verdiğini, ortaklıktan ihracına karar verilenlerden 93 kişinin, bu kararın iptali istemiyle dava açtığını ve mahkemenin davanın reddine karar verdiğini Kooperatif ortaklığından ihraç kararı, 3 aylık hak düşümü süresine tabi olduğunu, Bu süre geçtikten sonra ihraç kararının iptali istemiyle dava açılamayacağını, Bu davacılar hakkında verilen ihraç kararı kesinleşmiş olduğunu beyanla, davanın reddine, Kooperatif ortakları ile kooperatif tüzel kişiliği arasındaki davalar 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan, her halükarda her türlü hak ve alacaklar on yıllık zamanaşımına tabi olduğundan, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, Buna ilaveten, Yargıtay, uzunca bir süre kooperatifi arayıp sormayan, ortaklık haklarını kullanmayan kooperatif ortaklarının dahi, ortaklıktan zımnen vazgeçmiş saydığından, davanın reddine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davacılara (her davacı için ayrı ayrı) yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas-... Karar sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatife ihtiyati tedbir yolu ile yeni üye alınmamasına yönelik, inşaat sözleşmesi yapılmaması, arsa satışına engel olunması ve bankalardan borçlanılmaması konusunda kısıtlayıcı şekilde ihtiyati tedbir karar verilmesini, müvekkillerinin üyeliklerinin tespitini, kooperatif üyeliğinin tespiti ile üyelikten ihraç var ise üyelikten ihraç kararının mutlak butlan ile hükümsüz olduğunun tespitiyle üyeliğe dair karar verilmesini ve aynı zamanda Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas-... Karar sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kooperatif üyeliğinin tespiti, üyelikten ihraç var ise üyelikten ihraç kararının mutlak butlan ile hükümsüz olduğunun tespiti ile üyeliğine dair karar verilmesini, Davanın toplu dava olarak ve kooperatiften ihraç edilen üyelerle alakalı olduğundan dosyanın usul ekonomisi bakımından Bakırköy ... ATM'nin ... sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dosyanın kooperatif bilirkişisine tevdii ile Mahkememiz dosyası ile birleşen ... ve ... esas sayılı dosyalarına ilişkin inceleme yapılarak bilirkişi raporu tanziminin istenmesine karar verilmiş olup; Bilirkişi Kooperatif Uzmanı ...'ün 05/02/2022 tarihli kök raporunda özetle; Kooperatiflerde temel kuralın, ortaklar pay defterindeki kayıtlara uygun olarak hazirun cetvellerinin düzenlenmesi gerektiği gibi kooperatif ortağı olmayan kişinin de hazirun cetvelinde ortak olarak gösterilmesinin mümkün olmayacağını, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. Mad. ve ana sözleşmenin 14. maddesinde çıkarma kararının onaylı bir örneğinin ortağa tebliğinin zorunlu olduğunu, tebliğin noter kanalıyla yapılması şart olmamakla birlikte, ortağın ihraç kararını haricen öğrenmesi, hatta kararın yüzüne karşı verilmesinin sonuca bir etkisinin bulunmayacağını, her halükarda 3 aylık hak düşürücü sürenin, ihraç kararının kendisine tebliğ tarihinden itibaren başlayacağını, gerek asıl, gerekse birleşen davada davacı olan ..., ..., ..., ..., .... ve Mirasçıları, ..., ..., ... ve ...'ın davalı kooperatife üye olduğunun mevcut dosya kapsamı ile ispat ve tevsik edilemediğinden, bu davacıların davalı kooperatif üyesi olmadıkları yönünde sonuç ve kanaate ulaşıldığını, davalı kooperatifte 2 tip üyelik sisteminin benimsendiğini, buna göre sadece arsa ortaklığı hissesi için ortakların ayrı kuraya katıldığını, arsa üzerinde kooperatif tarafından inşaat yapılmasını isteyen ortaklar yönünden ise ayrı kura çekim listesi ile bağımsız bölümlerin seçilmiş olduğunun, genel kurul tutanakları gereği tespit edilmiş ise de, kura çekim tutanaklarının mevcut dosyaya sunulmadığından bu listeler üzerinde bir denetim ve incelemenin yapılamadığını, davalı kooperatifin maliki olduğu ve üyelerine tahsisen devir ve temlik ettiği arsalar üzerinde inşaat yapılıp yapılmadığını, yapıldı ise inşaat aşaması, ne kadarının yapıldığı ve hangi aşamada bulunduğu yönünden tespit ve incelemenin bu yönde uzmanlığı olan bilirkişilerce tespit edilmesi gerekeceği düşünülmüş ise de bu husustaki takdir ve değerlendirmenin tamamen Mahkemeye ait olacağını, davalı kooperatif tarafından, ortaklar pay defteri ve yönetim kurulu karar defterleri dosyaya ibraz edilmediği gibi bir kısım üyelerin ihracına yönelik açıldığı ve kesinleştiği iddia edilen İstanbul .... ATM ... E ve İstanbul ... ATM ...E, .... K sayılı dosyaların, huzurdaki dava dosyasına celp ettirilmediği, ayrıca her bir davacı yönünden ve ( bir kısım davacıların davalı kooperatifte birden fazla pay sahibi olduklarından her bir pay ortaklığı yönünden) 1163 sayılı kanunun 16 ve 27 mad, ana sözleşmenin 14 mad hükümlerine uygun olarak keşide edilmesi gereken 1. ve 2. İhtar ile yönetim kurulunca veya genel kurulca alınan ihraç kararlarının, bu üyelere tebliğ edildiğini tevsik eden ihraç işlem dosyasını ve tebliğ şerhli noter evraklarının dosyaya sunulmaması nedeniyle üyelikten ihraç edildiği iddia edilen davacılara 1163 sayılı kooperatifler kanunu ve ana sözleşmeye uygun olarak 1. ve 2. İhtar ile ihraç kararlarının tebliğ edildiğinin mevcut dosya kapsamıyla ispatlanamadığı yönündeki bilirkişi kanaatinin takdir ve değerlendirmesinin tamamen Mahkemeye ait olacağını, asıl ve birleşen davada davacılar tarafından her ne kadar kooperatifte sabit bedelli üyelik sisteminin kabul edilerek benimsendiği iddia edilmiş ise bu hususta açık bir şekilde genel kurulca karar alınmadığından bu iddianın yerinde olmadığı yönünde sonuca ulaşıldığını, davalı kooperatifte 2 tip ortaklığın benimsendiği dikkate alındığında genel kurulca benimsenen uygulamanın inşaat yapılmasını istemeyerek sadece arsa tahsisinin yapılmasını isteyen ortaklardan arsa bedeli ile genel gider bedellerinin tahsiline yönelik uygulamanın baştan beri benimsenerek bu ödemelerin inşaat yapılmasını istemeyen arsa tahsisi üyelerinden de tahsil edilmesine karar ver arsa hissesine üye olan ortaklardan sadece inşaat maliyet giderlerinin tahsil edilmemesine karar verildiği ve genel kurullarda bu yönde kararlar alınarak uygulamanın bu şekilde benimsendiğini, kooperatif üyeliğine kabul edilen davacıların, kooperatifin ilk üyeleri olup davalı kooperatifin tüm arsasının alınması için kendilerine isabet eden arsa hisse bedellerinin tamamını ödedikleri böylelikle davalı kooperatif adına kayıtlı arsaların tamamının satın alınmasının sağlandığını, davalı kooperatifin 2000 yılından 2019 yılına kadar yaptığı genel kurullarında, arsalar üzerinde inşaat yapılması için inşaat maliyet bedellerini üyelerden tahsil etmediğini, sadece kooperatifin genel gider masrafları için belirlenen aidat tutarlarının tahsiline karar verildiğinin görüldüğünü, davalı kooperatifin kuruluştan (1983) başlayarak 2019 tarihine kadar genel kurul kararlarıyla uyumlu üye ödemelerinin, muhasebe defter ve kayıtları üzerinde denetiminin bu yönde uzmanlığı olan mali müşavir bilirkişi eliyle incelenmesi gerekeceğini, davalı kooperatifin 07.05.2000 tarihinde yapılan 1996-1997-1998-1999 hesap yılı genel kurulunun 11. Nolu kararı ile davacıların bir kısmının da içinde olduğu 100 kişiden oluşan kooperatif üyesinin ihraç edilmesine dair alınan ihraca konu bu genel kurul kararının üyelere tebliğ edilip edilmediğinin dosya kapsamı ile tespit ve tevsik edilemediğinden ihracın iptali isteminin 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığını, ihracın kesinleşip kesinleşmediğinin tespit edilemediğini, davalı kooperatifin 1983 -2000 yılı arasında üyeliğe kabul edilen, davacılarında içinde yer aldığı ilk üyelerinden tahsil edilen arsa bedeli ödemeleri ile kooperatif adına kayıtlı tüm arsaların satın alındığı yönünde sonuç ve kanaate ulaşıldığını, asıl dava davacıları olan ..., ..., ..., ..., ..., ...., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...., ... (....), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (....) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...., .... ile birleşen dava davacıları ..., ..., ...., ...., ..., ..., ... ve mirasçıları, ...'e 1163 sayılı kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak her birine ayrı ayrı 1 ve 2. İhtarnameleri keşide ederek tebliğ ettiğini, ihtarlara rağmen akçeli yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyeler aleyhine alınan ihraç kararlarının da kooperatif ortağı olan davacılara tebliğ ettiğini mevcut dosya kapsamında tevsik ve ispat etmediğinden ihraç kararına karşı iptal davasını açmak için 3 aylık hak düşürücü sürenin başladığından söz edilemeyeceğinden, bu davacıların hala davalı kooperatif ortağı bulunduğunun kabul edilmesi gerekeceğini bildirmiştir.
Tarafların itirazları irdelenmek suretiyle bilirkişiden ek rapor tanzimine karar verilmiş olup, Bilirkişi Kooperatif Uzmanı ....'ün 02/07/2022 tarihli ek raporunda özetle; Tapu Müdürlüğünce dava dosyasına gönderilen toplamda 40 adet tapu kaydı ve Malik bilgilerinin verildiği, anılan taşınmaz kayıtları üzerinde Şarköy Asliye Hukuk Mah. ... E sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının tapu kayıtlarına şerh düşüldüğünü bildirmiştir.
Heyete SMM bilirkişi eklenmek suretiyle davacıların ve birleşen dava dosyası davacılarının 1998 tarihinden 2018 tarihine kadar genel kurul kararlarıyla kararlaştırılan akçeli yükümlülükleri yerine getirip getirmediğinin tespiti, kooperatif bilirkişi tarafından tespit edilen hususlar da nazara alınarak SMM bilirkişinin değerlendirme yapmasına, dosyanın ibraz olunan yeni belgeler ve itirazlar irdelenmek suretiyle ek rapor için bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş olup, Bilirkişi Kooperatif Uzmanı .... ve SMMM ....'ın 31/05/2023 tarihli heyet kök raporunda özetle; Davacıların üyeliği gereği akçeli yükümlüklerini .... Yapı Kooperatifine karşı yerine getirmesi gerektiği ancak muhasebe defter ve kayıtları ile genel kurul dosyasının dosya kapsamında bulunmaması nedeniyle kurulumuzca incelenemediğini, davacıların genel kurul kararlarında belirtilen 1998-2018 yıllarına ait akçeli yükümlülüklerini davalı kooperatife ödediğini ispat etmesi halinde davacıların tapu iptal ve tescil isteminde haklı bulunacağını bildirmişlerdir.
Dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi ile ek rapor tanzimine karar verilmiş olup, Bilirkişi Kooperatif Uzmanı ... ve SMMM ....'ın 19/12/2023 tarihli heyet ek raporunda özetle; Davalı ... Yapı Kooperatifi 6102 sayılı ...m.64/3, V.U.K. m.182 göre Bilanço Esasına tabi olduğunu, davalının dava konusu tarihlerini kapsayan 1999-2018 yıllarına ait ticari defterlerinin kâğıt ortamda tutulduğunu, defterlerin açılış tasdiklerinin yapıldığı ancak yevmiye defterlerine ait kapanış tasdiklerinin yapılmadığını, davacıların üyeliği gereği akçeli yükümlüklerini .... Yapı Kooperatifine karşı yerine getirmesi gerektiğini, davalı tarafından sunulan muhasebe defter ve kayıtları ile genel kurul dosyasının incelenmesi neticesinde 1999-2018 yılları arasındaki ticari defter kayıtlarında davacılara ait herhangi bir kayda rastlanılmadığını, davacıların genel kurul kararlarında belirtilen 1998-2018 yıllarına ait akçeli yükümlülüklerini davalı kooperatife ödediğini ispat etmesi halinde davacıların tapu iptal ve tescil isteminde haklı bulunacağı şeklinde görüş sunmuşlardır.
Asıl Davada; taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının dava konusunun kooperatif üyeliğine tespiti ve ihraç olması halinde ihraç kararının mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine ilişkin uyuşmazlık olduğunun tespitine ilişkindir.
Birleşen Bakırköy .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının tetkikinde davacılar ...., ..., ..., ... ve ... tarafından açılan kooperatif üyeliğinin tespiti ve ihraç kararının mutlak butlan ile hükümsüz olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının tetkikinde davacılar ..., ..., ..., ... ile ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... tarafından açılan kooperatif üyeliğinin tespiti ve ihraç kararının mutlak butlan ile hükümsüz olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Asıl dava dosyasında ... yönünden; davacının kooperatif üyesi olduğuna dair kooperatif kayıtlarına göre bir tespit yapılamamıştır. Davacı taraf, ...'nun eşi ....'dan tapuyu devralmış olduğunu, bu sebeple de kooperatifin doğal üyesi olacağını belirtmiştir. Konut Yapı Kooperatifleri Tip Anasözleşmesinin 17. maddesine göre, ortaklığın devri, ortaklık, yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmek suretiyle 10. maddedeki ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebilir, yönetim kurulu bu şekilde ortaklığı devralan kişiyi ortaklığa kabulden kaçınamaz, devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer, kooperatifçe bu devri sebebiyle taraflardan ayrıca bir ödemede bulunmaları istenemez. Daire satımında üyelik kendiliğinden alıcıya satım ile birlikte geçmez. Satıcının üye olması ve üyeliğinin alıcı tarafından ayrıca devir alınması gerekmektedir. Üyelik ayrıca devredilmedikçe satıcının üyeliği kooperatif nezdinde devam eder. Satıcının üye olması, alıcının bu üyeliği ayrıca devir alması, devir alanın kooperatif üyelik koşullarını taşıması halinde kooperatifin bu kişiyi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14/3. ve anasözleşmenin 17/2. maddesi uyarınca ortaklığa kabul etmesi zorunludur. Üyelik devir sözleşmesi yapıldığı tarih itibariyle sözleşmenin yanları arasında geçerli sonuç doğurmasına karşın, kooperatif bakımından ise 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14/3. ve anasözleşmenin 17/1. ve 2. maddeleri hükümleri gereği, devrin kooperatife bildirilmesi ve yönetimin makul sürede yapacağı inceleme sonunda devir alanın ortaklık şartlarını taşıması durumunda devir alanı makul süre içerisinde üyeliğe kabulü kararı verdiği tarihte hüküm ifade eder. Dosyada mevcut tapu kayıtlarına göre, davacının 8 no'lu taşınmazı ....'den satın aldığı, ....'dan kendisine yapılan devrin bulunmadığı anlaşılmakla bu davacı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Yine davacılar ..., ..., kooperatiften daire satın almış olmakla birlikte kooperatif üyesi olduğuna dair bir kayıt tespit edilememiş olmakla bu davacılar yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosya davacısı ...'ün kooperatif kayıtlarında tespiti yapılamadığından bu davacı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in, birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosya davacıları ..., ..., ...'ın, birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosya davacısı ...'un davalı kooperatifin 1997 yılı hesap genel kurulu hazirun cetvelinde kaydının bulunduğu, ihraç kararının tebliğ edildiğine dair bir belgenin dosya arasında olmadığı, bununla birlikte 1997 yılından sonra davacı tarafından yapılan bir aidat ödemesinin ya da davacının katıldığı bir genel kurul toplantısının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı ...., 2000 tarihinde ihraç edilen kooperatif üyeleri listesinde olup, tebligat yapıldığına ilişkin bir belge sunulmamıştır.
Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası davacıları ..., ..., ... ve ... müteveffa .... mirasçıları olup, tüm mirasçılar davada taraftır. Muris .... 14/06/2019 tarihinde vefat etmiş olup, hem muris ..., hem de ... adına tespit edilmiş kooperatif kayıtları mevcuttur. Ayrıca .... ve ...'ün 07/05/2000 tarihli genel kurul toplantısında ihraç edildiklerine dair tebligat suretleri sunulmuştur. Daha sonraki tarihlerde davacıların aidat ödediği ya da toplantılara katıldıklarına dair bir kayıt sunulmamıştır.
Asıl dosya davacıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..,..,...., Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi davacısı ...'nın İstanbul ... ATM'nin ... esas sayılı dosyası ile davalı kooperatifin 07/05/200 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan ihraç kararlarının iptalini talep ettikleri, yine ..., ..., ...., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...., ..., ..., ..., ....'ın İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dava dosyası ile davalı kooperatifin 01/07/2001 tarihinde yapılan 2000 hesap yılında alınan ihraç kararlarının iptali için dava açtıkları, her iki dava dosyasının da takipsiz bırakıldığı ve 3 ayın sonunda davaların açılmamış sayılmalarına karar verildiği görülmüştür.
Dosya arasında ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...., ..., ..., ..., ..., ..., ...'un 07/05/2000 tarihli genel kurul toplantısında ihraç edildiklerine dair tebligat suretleri sunulmuştur.
Ölümle birlikte mirasçılar terekedeki haklara ve borçlara iştirak halinde mülkiyet esaslarına göre malik olurlar. Bunun sonucu olarak MK'nnın 701 ve 702 maddeleri hükümleri uyarınca, her bir mirasçının hakkı muristen kalan hakkın tamamına saridir. Mirasçıların kalan miras üzerinde tasarruf işlemi yapabilmeleri oybirliği ile karar vermeleri halinde mümkündür.
Asıl dosya davacısı ..., Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosya davacısı ..., Bakırköy birleşen .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosya davacıları ..., ... 23/06/1985 tarihinde vefat eden müteveffa ... mirasçıları olup, veraset ilamı birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası arasındadır. Müteveffanın bu davacılar dışında dava dışı ... isminde mirasçısı bulunmakta olup davacı değildir.
Asıl dava dosyasında ..., ..., ..., ... müteveffa .... mirasçıları olup, tüm mirasçılar davada taraftır.
Davacılar ... ve ..., 31/08/2019 tarihinde vefat eden ... mirasçıları olup veraset ilamı dosya arasındadır.
Davacılar ..., ..., ... ve ..., 17/07/2018 tarihinde vefat eden .... mirasçıları olup veraset ilamı dosya arasındadır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında "Ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona erer. Anasözleşmede gösterilecek şartlarla, ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmaları sağlanabilir." Kooperatif Anasözleşmesinin 16.maddesinde ise "Ölen ortağın kanuni mirasçılarının üç ay içinde temsilci tayin ederek kooperatife bildirmeleri halinde, ortaklık hak ve yükümlülükleri kanuni mirasçıları lehine devam eder. Mirasçıların temsilci tayin etmemeleri veya ortaklığa devam etmek istememeleri halinde, ölen ortağın alacak ve borçları 15. madde hükümlerine göre tasfiye edilir." hükmüne yer verilmiştir. Ancak ölen ortağın kanuni mirasçılarının üç ay içinde temsilci tayin ederek kooperatife bildirmemesi kooperatif üyeliğinden ihraç sonucu doğurmayacağı Yargıtay emsal kararlarında ifade edilmiştir. Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 26/02/2009 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında, 3 ay içerisinde temsilci tayin edilmemesinin kooperatif üyeliğinden ihraç sonucu doğurmayacağı ve bu nedenle üyeliğin tespitine dair verilen kararının onandığı görülmüştür. Benzer şekilde "...Bu durumda, anılan yasa ve anasözleşme hükümleri ile getirilen düzenlemenin amacı ve özü gözetildiğinde davalı kooperatifçe ölüm olayının kooperatife bildirildiği tarihte, ölen ortağın mirasçıları ve adresleri ayrı ayrı belirlenip mirasçıların anasözleşmenin 16. maddesi uyarınca temsilci tayin edip bildirmeleri ve ortaklığa devam edip etmeyecekleri konusunda uyarılmaları gerektiğinden, mirasçıların kendiliklerinden harekete geçmedikleri gerekçesiyle, ortaklık sıfatının düştüğü kabul edilemez. " ( Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 27/01/2014 tarih 2013/7428 Esas 2014/457 Karar) " ...1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 14. maddesi ile ortağın ölümü ile ortaklık sıfatının sona ereceği, anasözleşmede gösterilecek şartlarla ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmalarının sağlanabileceği hükme bağlanmıştır. Konut Yapı Kooperatifleri tip anasözleşmesinin 16. maddesi uyarınca ferdi münasebete geçilmeden önce ölen ortağın yasal mirasçılarının üç ay içinde temsilci tayin ederek bildirmeleri halinde ortaklık hak ve yükümlülüklerinin yasal mirasçılar lehine devam edeceği, temsilci tayin edilmemesi ya da ortaklığa devam etmek istenmemesi halinde ölen ortağın alacak ve borçlarının tasfiye edileceği hususu düzenlenmiştir. Somut olayda, ölenin mirasçılarının, anasözleşmeden ve 16. madde gereğince yapılması gereken işlemlerden haberdar olmaları gerektiği ileri sürülemez. Bu durumda, yasal mirasçıların ortaklığa devam etmek isteyip istemedikleri ve temsilci tayin edip etmeyecekleri hususunda kooperatifçe uyarılmadan bu hususta kendiliğinden harekete geçmedikleri için ortaklık sıfatının düşmesine ,alacak ve borçlarının tasfiyesine dair varsa alınan yönetim kurulu kararının geçerliliğinden söz edilemez.) ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17/04/2007 tarih 2006/9693 Esas 2007/6019 Karar sayılı ilamı) şeklinde kararlar da mevcuttur. Her ne kadar bilirkişi raporunda mirasçı sıfatıyla dava açanlar bakımından murislerinin vefatından sonra üyeliklerini devam ettirmek istediklerine dair beyanlarını kooperatife bildirdiklerinin ispat edilemediğinden bahisle üye olduklarının tespiti istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, ortaklık sıfatları mevcutsa yukarıda belirtilen gerekçelerle bizatihi bu sebeple ortaklıklarının düştüğüne karar verilemeyeceğinden üyelik şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.
Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 21/12/2015 tarih, ... E. .... K. sayılı ilamında; "...Dava, kooperatif ortağı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi, üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına gelir. Böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmelidir. Bu durumda mahkemece, davacının 13/03/2005 tarihli genel kurulda ihracına karar verildiği, 13/03/2005 ve daha sonraki genel kurullara çağırılmadığı, kooperatifin aidat toplayan bir kooperatif olduğu, davacının ihraç kararından sonra kooperatife aidat ödediğini iddia ve ispat etmediği, üyelik haklarından zımnen vazgeçtiğinin ve ortaklıktan eylemli olarak çıktığının kabulünün gerektiği, 28/11/2013 tarihinde açılan davanın TMK'nın 2. maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır...",
Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 01/10/2015 tarih, ... E. ... K. sayılı ilamında; "...Dava, genel olarak üyeliğin tespiti ile bu üyeliğe bağlı B Blok 8 no'lu dairenin tahsisi, tahsis mümkün olmazsa konut karşılığı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davacının genel üyelik tespiti isteminin reddine karar verilmesine göre; üyeliğine bağlı dairenin adına tahsis edildiği şahısla ilgili dava açması için süre verilip bu davayla birleştirilmesinin sağlanmasına gerek görülmemiştir. Öte yandan, davacı tarafından ortaklığa kabul edildiğini iddia ettiği 15/12/2000 tarihinden, işbu davanın açıldığı 16/03/2010 tarihine kadar yaklaşık 10 sene hiçbir hak talebinde, bulunulmamasının, ortaklık hakkından zımnen vazgeçtiği, bu durumun benimsendiği ve açılan davanın TMK'nın 2. maddesi hükmündeki iyiniyet kurallarına uymadığı sonucuna varılmıştır...",
Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 10/03/2016 tarih, ... E. ... K. sayılı ilamında; "...Dava, üyeliğin tespiti ile bu üyeliğe bağlı G blok 11 no'lu dairenin tahsisi, tahsis mümkün olmazsa konut karşılığı tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafından ortaklığa kabul edildiğini iddia ettiği 25/08/2001 tarihinden, işbu davanın açıldığı 21/12/2009 tarihine kadar yaklaşık 8 sene hiçbir hak talebinde bulunulmamasının, ortaklık hakkından zımnen vazgeçtiği, bu durumun benimsendiği ve açılan davanın TMK'nın 2. maddesi hükmündeki iyiniyet kurallarına uymadığı sonucuna varılmıştır..."
Yargıtay yerleşik karar ve uygulamasına göre; aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi, genel kurullara katılmaması, çok uzun süre kooperatifle hiç ilişki kurmaması üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına gelir. Böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2. Maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmelidir. (Yargıtay 6.HD, 2021/2328 Esas, 2022/1933 Karar, 06/04/2022 tarihli kararı). Somut dosya kapsamında yukarıda gerekçeleri açıklandığı üzere, davacılar ve birleşen dosya davacılarının bir kısmının ihraç kararına karşı iptal davası açtıkları, bir kısmına ilişkin ihraç kararlarının usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine ilişkin davalı kooperatif tarafından belge sunulamadığı, bununla birlikte davacılar ve birleşen dosya davacılarının tümünün uzun süre kooperatife uğramadıkları, aidat borcu bulunup bulunmadığı hususunu takip etmedikleri, genel kurul toplantılarına katılmadıkları ve üyelik haklarından zımnen vazgeçtikleri ve eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesinde bulundukları, böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü anlaşılmakla açılan ve birleşen davaların sübut bulmadığından reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan 54,40 TL'den tenzili sonucu eksik bakiye 373,20 TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacılar tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça sarf edilen 95,00 TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan 54,40 TL'den tenzili sonucu eksik bakiye 373,20 TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacılar tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan 54,40 TL'den tenzili sonucu eksik bakiye 373,20 TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacılar tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.20/03/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır