Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/210 K.2023/518
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/210 Esas
KARAR NO : 2023/518
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 11/04/2022
KARAR TARİHİ : 07/06/2023
KARARIN YAZILMA TARİHİ : 22/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; müvekkilinin müteveffa ....'ın oğlu olduğu ve mirasçısı konumunda olduğunu, müteveffanın 01/01/2022 tarihinde vefat ettiğini, müteveffa'nın 04/11/2021 tarihinde Davalı Sigorta şirketi ile davalı bankadan alınan esnaf tüketici kredisine bağlı hayat sigortası yaptırdığını, müteveffanın Aralık ayı sonunda aniden rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığın, 4 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra 01/01/2022 tarihinde vefat ettiğini, ölüm nedeninin raporda istemik inme olarak belirtildiğini, müvekkili tarafından hayat sigortası nedeniyle davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, başvuru neticesinde davalı sigorta şirketinin sigorta başlangıç tarihinden önce gelen mevcut bulunan hastalıkların sigorta sertifikasında belirtildiği üzere vefat kapsamı dışında olması gerekçesiyle tazminat talebini reddettiğini, müteveffanın rahatsızlanmadan önce adına kayıtlı minibüs hattıyla şoförlük yapmakta olduğu, kendisi tarafından çekilen krediyi de bu şekilde çalışarak ödeyeceğini, banka kredisi ve buna bağlı hayat sigortasından kaynaklı davlarda görevli mahkemelerin tüketici mahkemeleri olduğunu, müteveffanın yoğun baş ağrısı nedeniyle hastaneye kaldırıldığını, acil serviste uzun süre tutulduğunu, iskemik inme tanısıyla yoğun bakımda tedaviye alındığını, dolayısıyla davalı sigorta şirketinin hayat sigortası gereğince vefat tazminatını lehtarlara ödemesi veya müteveffa tarafından alınan kredi bedelini ödemesi zorunlu olduğunu, davalı bankanın kredi sözleşmesi kapsamında müteveffanın borcunu mirasçılarına yönlendirdiğini, müvekkili tarafından müteveffanın çektiği kredinin ilk taksiti ödenmek zorunda kalındığını, tüm mirasçıların icra riski altında olduğunu, tedbir kararı talep ettiğini, müvekkilinin davalı bankadan mirasçı sıfatıyla müteveffanın kredi sözleşmesine ilişkin dosyanın kendisine teslimini talep ettiğini ancak davalı bankaca iş bu talebin reddedildiğini, bu nedenle davalı banka ve sigorta şirketinden poliçelerin celbi gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulünü, davalı banka tarafından icra takibi başlatmasının ve haciz işlemi yapmasını engellemek amacıyla tedbir kararı verilmesini, davalı sigorta şirketinden vefat tazminatının tahsili ile sigortalının ölümünden sonra müvekkili tarafından ödenen tüm kredi taksit tutarlarının tamamının faizi ile birlikte davalı .... bankasından tahsili ile müvekkiline iadesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... a.ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; dosyanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava açması yetkisi bulunmadığını, husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, şirketi ile .... bankası arasında yapılan grup kredi hayat sigortası kapsamında sigortalı olan ...'ı vefat riskine karşı güvence altına alan ... poliçe no'lu hayat sigortası akdedildiğini, sigortalı murisin vefatından sonra mirasçılarının şirkete başvurduğunu, rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle sigorta tazminatı için talepte bulunulduğunu, mirasçılardan talep edilen evraklar incelendiğinde sigortalı ...'ın sözleşmesinin başlangıç tarihinden önce gelen, mevcut bulunan kalp hastalığını ... no'lu poliçesinin başlangıç tarihi olan 04/11/2021 tarihinden önceki sağlık beyan formlarında beyan etmemesi nedeniyle tazminat talebi reddedildiğini, sigortalıya ait sağlık kuruluşlarından alınan sağlık raporları dosya kapsamında incelendiğini, sigorta başlangıcından evvel sigortalının kalp hastalığının mevcut olduğu görüldüğünü,... hastanesinin 06/01/2011 tarihli epikriz raporu ile bu hususun sabit olduğunu, riziko gerçekleşmesinden sonra bilgi verme yükümlülüğünün ihlali sebebiyle gerçekleşen riziko arasında vefat illiyet bağı varsa tazminat ödenmeyeceğini, ölüm belgesinde yer alan svo felç hastalığının kalp hastalıkları ile ilgili olduğunu, kanun açık hükümleri gereği sigorta öncesinden gelen ve vefata neden olan öncesinde beyan edilmeyen bilgi verilmeyen hastalık nedeniyle tazminatın reddi kararının hukuka uygun olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini istemiştir.
Davalı ... Bankası vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetki yönünden davanın reddi gerektiğini, müteveffanın da davacıların da kabulünde olduğu üzere müvekkili bankadan 13/01/2020 tarihinde 100.000,00-TL, 16/12/2021 tarihinde 120.000,00-TL tutarında kooperatif kredisi kullandığını, uyuşmazlığın tüketici mahkemelerinin görev alanına girmediğini, görev yönünden ret gerektiğini, davanın müvekkili bankaya açılmasının yersiz olduğunu, davanın müvekkili bankaya açılmasının haksız ve isabetsiz olduğunu, davanın muhatabının sigorta şirketi olduğunu, husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, tedbir talebinin reddi gerektiğini, müvekkili bankanın dain-i mürtehin sıfatı ile öncelikli talep hakkı bulunduğunu, öncelikle iş bu davanın husumet bakımında müvekkili bankayı ilgilendirmemekle birlikte, bir an için diğer davalı sigorta şirketinin kusuru olsa dahi ... Sigortası başvuru alacağını teminat altına alacağını, dain ve mürtehin sıfatıyla birinci derecede lehtar tarafın müvekkili banka olduğunu, bu hususta yargıtay kararları olduğunu, müteveffanın hastalığını gizlediğinden sigorta şirketince ödeme yapılmadığını, ....'ın vefatından sonra mirasçılarının sigorta şirketine başvurması ve ret cevabı aldıktan sonra müvekkili bankaya ilgili kredi borcunu ödemeye devam etmesinin müvekkili banka ile ilgisi bulunmadığını, davacılar murisinin kalp hastası olduğu, mirasçıların mirası süresinde reddetmediğinden müteselsil sorumlu olduklarını, bu nedenlerle davanın yetki, görev ve husumet yönünden reddini, haksız ve kanuni mesnetten yoksun davanın esastan reddini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, can sigortasından kaynaklı vefat tazminatı ile davalı bankaya ödenen kredi tutarının davacıya iadesi istemine ilişkindir.
Dosyanın yapılan incelemesinde, dosyanın Tüketici ve Asliye Hukuk mahkemelerinde verilen görevsizlik kararları sonucunda Mahkememize tevdi edildiği, davacının dava dilekçesinin neticei talebinde maddi tazminat kalemlerine ilişkin miktar ve harca esas değerin belirtilmediği ve yatırılmadığı, bu nedenle 11.4.2022 tarihli tensip zaptının 2 nolu ara kararında davacıya bu eksiklikleri gidermek üzere kesin süre verildiği ve ihtarın yapıldığı, davacı tarafa tebligatın yapıldığı verilen kesin sürede ve duruşma tarihine kadar eksikliklerin giderilmediği, verilen kesin süre ile davalı taraflar lehine kazanılmış hak durumunun oluştuğu, dosya kapsamında yatan harç bulunmaması ve değer belirtilmemesi nedeniyle hususu da dikkate alınarak Harçlar Kanunu 33 madde uyarınca mütaakıp işlemler de yapılamayacağından aşağıdaki şekilde karar verildi.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usule uygun harç yatırılarak açılan bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90.-TL red karar harcının, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
5-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/06/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır