Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/250 K.2024/485
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/250 Esas - 2024/485
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİBAŞKANLIĞI GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/250 Esas
KARAR NO : 2024/485
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACILAR :1-
.......................... Sk. No:3 İç Kapı No:1 Yıldırım/ BURSA
2-
.......................... Cad. No:82 İç Kapı No:1 Yıldırım/ BURSA
3-
..........................Cad. No:82 İç Kapı No:1 Yıldırım/BURSA
VEKİLİ :Av.
DAVALI :1- ........................... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -
VEKİLİ :Av.
DAVALILAR :2-
3- ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ -
VEKİLİ :Av.
DAVA :Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 24/11/2015
KARAR TARİHİ : 17/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1973 doğumlu davacı ...'ın sağ ayak orta parmağında oluşan yara ve ağrılı süreç ile ilgili olarak 31/08/2015 tarihinde ............................Kalp ve Aritmi hastanesine gittiğini, davalı Dr. ... hastanın ayağına yüzelsel olarak baktığını, 01/09/2015 günü saat: 11.00' de ayaktaki damarlarda tıkanıklık olması nedeniyle kan akışının sağlıklı olmadığından parmaktaki yara ve ağrının geçmediğini, anjiyo olması gerektiğini, SGK payı dışında ameliyat için 1500 TL yatırması gerektiğini belirterek ertesi gün için randevu verdiğini, bu arada hastanın ayağını gören davalı doktorun hiç bir tahlil, film veya tetkik yapmadığını, anjiyo'ya yönelik olarakta bir takım tetkiklerin yapılması gerektiğini bildirmediğini, ertesi gün hastaneye geldiklerini, 1500 TL ücretin 350 TL'sini peşinat olarak yatırıldığını, hastaneye yatışın sağlandığını, davacıyı saat:18.00 de ameliyathaneye aldıklarını, davacının sağ ayağı yaralı olmasına rağmen sol kasık bölgesinden anjiyo yapıldığını, anjiyo sırasında çok ağrılar çektiğini, anjiyo bitip odasına alındığında davacının sağlam olan sol ayağının taşlaşmış ve buz gibi olduğunu, bunun üzerine buz kompresi yaptıklarını, soğukluk devam etmeyi sürdürdüğünden ertesi sabah 02/09/2015 tarihinde bu sefer sağ kasıktan anjiyo yapıldığını ancak sorunsuz ve hatalı yapılan ilk anjiyo etkilerini yok etmeye çalışıldığını, ancak sol ayağın iyileşme belirtisi göstermediğini, bu süreçte ne hastaya nede hasta yakınlarına yasal zorunluluk olan bilgi verme ve aydınlatma görevinin yerine getirilmediğini, üçüncü kez 04/09/2015 tarihinde yine sol kasıktan anjiyo yapıldığını, davalı doktorun bu kez stent takıldığını söylediğini ancak davacının ağrılarının geçmediğini, müvekkilini 07/09/2015 günü Özel Konur Hastanesi Ortopedi Uzmanı Dr. ......................'a kontrol ettirdiklerinde ayağın kangren olduğunu, fazla beklemeden sol ayağın dizden kesilmesi gerektiğinin söylediğini, davacının eşinin başvurusu üzerine Bursa ... Müdürlüğünce .............. Hastanesine yönlendirildiklerini, bu hastanenin ortopedi uzmanlarınca ayağın şeker hastalığı nedeni ile kesilmesi gerektiğine ilişkin ısrarla dilekçe verilmesinin istendiğini, ısrarla istenen dilekçeye şeker hastalığı vurgusu yapılarak vermek zorunda kaldıklarını, 10/09/2015 tarihinde sağlam iken anjiyo ile kan akışı kesilmiş ve buz gibi soğumuş sol ayağın kesildiğini, bu arada sorunlu olan sağ ayak ve yaralı orta parmak ile ilgili hiç bir müdahale yapılmadığını, davacının hatalı tıbbi müdahale sonunda vücut bütünlüğünün bozulduğunu, bu durumdan dolayı eşi ...ın ve çocukları ...in çok etkilendiklerini, üzüntü duyduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla davalı Dr. ...'in kasten neden olduğu bu hatalı tıbbi girişimi nedeniyle ayrı ayrı belirtilmiş tazminat istemlerinden sorumlu tutulmasına, Dr. ... adına kayıtlı taşınmaz ve araç kayıtlarına ihtiyatı tedbir konulmasına, diğer davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketinden poliçe kapsamında limiti ile sorumlu olmak şartıyla 25.000 TL maddi tazminat ile davacı ... yönünden 200.000 TL manevi tazminat, davacı ......... için 100.000 TL manevi tazminat , küçük Kerem için 75.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 400.000 TL tazminatın davalı ...'den, davalı sigorta şirketinden poliçesi bulunması nedeniyle ve hastaneye yatma sözleşmesi sorumluluğu kapsamında ve tedavi sürecindeki yasal, deontolojik ve etik tüm sorumluluklarının ihlali ve gözetim eksikliği gibi nedenler ile diğer davalı ............ Kalp ve Aritmi Hastanesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutularak ameliyatın yapıldığı 01/09/2015 tarihinden itibaren özel hastanenin ticari bir iş ve ticari bir işletme olması nedeniyle temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; aleyhine açılan davayı kabul etmediğini, olayla ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını, talep edilen miktarları kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Özel Sağlık Hizm.ve Sağ.Malz.San ve Tic.Ltd. Ştinin cevap dilekçesinde; iş bu davanın Tüketici Mahkemesinde açılması gerektiğini, davacının iddialarının tamamen haksız ve yersiz olduğunu, müvekkili şirket hastanesinde davacı hastanın durumuna uygun tüm tedavilerin zamanında, hatasız ve düzenli olarak yapıldığını, davacı iddialarının aksine sol bacakta tedavi gerektiğinden anjiyo yapıldığını, bu işlem yapılmadan önce hastanın açık bir şekilde bilgilendirildiğini, yazılı onamı alındığını, müvekkili hastanede yapılan tüm tedavilerin hastaya uygun olarak düzenlendiğini, hiç bir kusuru bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın görev ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davalı hekim ...'in müvekkili şirket nezdinde 23/01/2015-2016 vadeli 123706515 nolu Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğunu, dava konusu olayda müvekkili sigortaya sigortalı hekimin kusurlu olduğu iddialarının kabul edilemeyeceğini, hastanenin ve hekimin sorumluluğunun doğabilmesi için gerçekleştirilen teşhis ve tedavi yöntemlerinde tıbbi standartın uygulanmamış olması gerektiğini, sigortalı hastane çalışanlarının tıbbın getirdiği azami beceriyi gösterdiğini, yapılabilecek en iyi tedaviyi yaptıklarını, davalı hekimin mesleğinin gereğini başarılı bir şekilde uyguladığını, davacı tarafından talep edilen taleplerin dayanaksız ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava hatalı tıbbi tedavi uygulamasına yönelik tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ... ile davalı hastane ve davalı doktor ... arasında tıbbi tedavi için sözleşme akdedilmiştir.
Yargılama devam ederken davacı ... vefat etmiş davaya mirasçıları ile devam olunmuştur.
Mahkememizce daha önceden davanın reddine karar verilmiş, bu karar Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 24/02/2021 tarih ve 2019/394 - 2021/205 E.K. Sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. Kaldırma gerekçesinde; "mahkemece ceza dosyasında aldırılan ve işbu dosyada aldırılan bilirkişi raporları arasındaki mübayeneti giderecek şekilde Adli Tıp Genel Kurulundan rapor temin ettirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı" belirtilmiştir.
Malpraktis hekimlik ve hastane faaliyetlerinin kusurlu ifa edilmesi anlamına gelmektedir. Doktorların hatalarının yanında, diğer hastane personeli(hemşire gibi) veya başkaca hastane organizasyonundaki eksikliklerden kaynaklı zararlar da tazminat davasına konu edilebilir.
Türk Tabipler Birliği Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının "Hekimliğin Kötü Uygulanması(Malpraktis)" Başlıklı 13. Maddesine Göre: "Bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesi 'hekimliğin kötü uygulaması' anlamına gelir."
Özel hastaneler, muayenehaneler, tıp merkezleri vb. gibi özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri tarafınca izin usulüyle gerçekleştirilen. Özel hastanelerde ve diğer sağlık kuruluşlarında gerçekleştirilen hatalı uygulamalarda hekim ve hasta arasında, duruma göre: Türk Borçlar Kanunumuzun vekalet sözleşmesi ve eser sözleşmesi(estetik cerrahi uygulamalarında) uygulanmaktadır. Bu nedenle hukuk mahkemeleri nezdinde açılacak olan maddi ve manevi tazminat davalarında zarar, kusur ve illiyet bağının varlığı aranır. Somut uyuşmazlıkta davalı hekim tarafından yapılan anjiyo işleminde hata bulunduğu ileri sürüldüğüne göre akit vekalet akdi kapsamında değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla eldeki davada maddi ve manevi tazminat talep edildiğine göre zarar, kusur ve illiyet bağının bulunup bulunmadığı, dolayısıyla tazminatın şartları araştırılmalıdır.
Eldeki davanın dışında ceza dosyası da bulunmaktadır. Ceza dosyasında söz konusu tıbbi uygulama nedeniyle herhangi bir kusur bulunup bulunmadığı hususunda ATK'dan rapor alınmış, Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulu'nun 01/08/2018 tarihli raporunda ...'in yargılama devam ederken ölümünün mevcut hastalıklar nedeniyle olduğu, ölümü ile tıbbi tedavi ve bacağın ampute edilmesi arasında illiyet bağı bulunmadığı, müteveffa davacının 01/09/2015 tarihinde davalı hastaneye sağ ayak parmaklarında gangren ve bacaklarda ağrı şikayetiyle başvurduğu, 01/09/2015 tarihinde ve 02/09/2015 tarihinde balon anjiyo plasti işlemi yapıldığı, 04/09/2015 tarihinde hastanın sol bacağında tekrar iskemi bulguları gelişmesi üzerine yeniden anjiyo alınarak balon anjiyo plasti yapıldığı, hastanen karaciğer enzimlerinin yükselmesi ve diyabeti nedeniyle daha fazla müdahalenin faydalı olmayacağı düşünülerek ................... Hastanesine sevk edildiği ve müteveffa davacıya sol diz üstü amputasyon yapıldığı, hastanın her iki alt ekstrimitede çok yaygın ve ileri darlıkların olması ve distal yatağın kötü olması nedeniyle permüten işlemi uygun olmadığı dikkate alındığında davalı hekimin her iki alt ekstrimite balon anjiyo plasti isteminin tıp kurallarına uygun olmadığı rapor edilmiştir.
Mahkememiz dosyasından da adli tıp kurumundan rapor alınmış, düzenlenen 30/06/2022 tarihli Adli Tıp 3. Üst Kurulu raporuna göre; benzer şekilde her iki alt ekstrimitede çok yaygın ve ileri darlıkların olması ve distal yatağın kötü olması nedeniyle permüten işlemi uygun olmadığı dikkate alındığında davalı hekimin her iki alt ekstrimite balon anjiyo plasti isteminin tıp kurallarına uygun olmadığı rapor edilmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında müteveffa davacı ...'in 08/09/2015 tarihinde sol diz üstü amputasyon işleminde hatalı uygulama bulunduğu, zarar, illiyet bağı ve kusura ilişkin unsurlarda kusurun var olduğu kabul edilmiştir. Rapor içeriğinden tıbbi müdahale ile amputasyon işlemi arasında (zarar) illiyet bağı bulunduğu da anlaşılmaktadır.
Öyle ise üçüncü unsur olan zarar unsuru araştırılmalıdır. Müteveffa davacı ...'nin amputasyon dolayısıyla maluliyet araştırması yapılmış alınan rapora göre; %51 oranında maluliyetin oluştuğu, iyileşme sürecinin 6 aya kadar uzayabileceği, geçici bakıcı ihtiyacının 1 ay olduğu bildirilmiştir.
Maluliyet raporundan sonra dosyanın aktüer bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, yapılan incelemede müteveffanın ölüm tarihine kadar maluliyeti nedeniyle kazanç kaybının 11.356,30 TL olduğu, bakıcı gideri zararının ise 1.273,50 TL olduğu, bu şekilde davacı ...'nin toplam zararının 12.629,80 TL olduğu belirlenmiştir.
Yargılama devam ederken müteveffa davacı ...'nin mirasçıları aralarında yer alan Kerem için nüfus tashih davası açılmış ve soybağı düzeltilerek davacı ...in gerçek anne babasıyla soybağı ilişkisi kurulmuştur. Bu kararın kesinleşmesi beklenmiş, kararın 27/09/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Müteveffa davacı ...'in maddi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulü ile 12.629,80 TL maddi tazminat alacağının davalılardan müteselsilen tahsili ile mirasçı davacı ...e ödenmesine karar verilmiştir.
Davacılar manevi tazminatta talep etmişlerdir. Manevi zarar istemi davanın açılmasından sonra müteveffanın mamelikine dahil olacağından mirasçılara da geçecektir. Bu sebeple müteveffa davacı ...'nin manevi tazminat istemi de mirasçıya geçecektir.
Manevi tazminatın belirlenmesi konusunda ise; hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Davacı ... yönünden somut olayın özelliklerine göre 100.000,00 TL manevi tazminat alacağına hükmolunmuştur. Bu tazminat tutarının mirasçı ...a ödenmesine karar verilmiştir.
Olaydan zarar gören dışında yakınların manevi tazminat isteyebilmesi için ağır bedensel zararın varlığı gerekir. Müteveffa davacının gerek tedavi süreci ve gerekse bu süreçten sonra gerçekleşen amputasyon işlemi dikkate alındığında diğer davacılar Kadir ve ...in manevi tazminat istemlerinin şartlarının bulunduğu kabul edilmiştir. Kadir müteveffa davacının eşi olup manevi zararın ağırlığına göre takdiren 30.000,00 TL manevi tazminat alacağına hükmedilmiştir.
Her ne kadar ...daha sonradan müteveffa davacının soybağından çıkmış, mahkeme kararı ile gerçek anne babasının soybağına dahil olmuşsa da bu karar ortaya çıkana kadar davacı müteveffanın soybağında yer alıp annelik ilişkisi kurulmuştur. Bu sebeple davacının manevi zararının ortaya çıkacağı kabul edilmiştir. Davacı Kerem yönünden 20.000,00 TL manevi tazminat alacağına hükmedilmiştir.
Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın KISMEN KABÜLÜ KISMEN REDDİ ile;
2-Müteveffa davacı ...'in maddi tazminat davası yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile 12.629,80 TL maddi tazminat alacağının davalılardan müteselsilen tahsili ile mirasçı davacı ...e ödenmesine,
3-Müteveffa davacı ...'in manevi tazminat davası yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile 100.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalılardan müteselsilen tahsili ile mirasçı davacı ...e ödenmesine,
4-Davacı ...in manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile 30.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...e ödenmesine,
5-Davacı ... ( ... ) 'in manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile 20.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...'( ...) e ödenmesine,
6-Maddi ve manevi tazminat alacaklarına davalılar ... ve ... Özel Sağlık Hizmetleri Ltd Şti yönünden 10/09/2015 tarihinden itibaren davalı Sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 24/11/2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
7-Sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,
8-Maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
9-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 11.109,24 TL harçtan başlangıçta alınan 1.366,20 TL peşin harcın mahsubu ile 9.743,04 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
10-Davacı tarafça yapılan 1.366,20 TL peşin harç ve 27,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.393,90 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile mirasçı davacı tarafa ödenmesine,
11-Davacı tarafça yapılan 6.995,85 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 2.844,33 TL'sinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
12-Davalı ... Özel Sağlık Hizmetleri Ve Sağlık Malzemesi Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan 50,00 TL'nin kabul/red oranına göre 30,00 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine, bakiye miktarın bu davalı üzerinde bırakılmasına,
13-Maddi tazminat yönünden ; Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 12.629,80 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müteveffa davacı ... mirasçısı ...e ödenmesine,
14-Manevi tazminat yönünden; Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müteveffa davacı ... mirasçısı ...e ödenmesine,
15-Manevi tazminat yönünden; Davacı ......... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...e ödenmesine,
16-Manevi tazminat yönünden; Davacı ............... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...e ödenmesine,
17-Maddi tazminat yönünden ; Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 12.370,20 TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalılara eşit oranda ödenmesine,(red sebebi aynı nedenden kaynaklandığından)
18-Manevi tazminat yönünden; Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalılara eşit oranda ödenmesine,(red sebebi aynı nedenden kaynaklandığından)
19-Manevi tazminat yönünden; Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı ..........'den tahsili ile davalılara eşit oranda ödenmesine,(red sebebi aynı nedenden kaynaklandığından)
20-Manevi tazminat yönünden; Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı ...den tahsili ile davalılara eşit oranda ödenmesine,(red sebebi aynı nedenden kaynaklandığından)
21-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ... 'in yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunu, usulen anlatıldı 17/04/2024
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza