Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/389 K.2019/439

🏛️ Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2016/389 📋 K. 2019/439 📅 14.03.2019

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2016
KARAR NO : 2019
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR : ...
1-...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALILAR : 1- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 21/03/2016
KARAR TARİHİ : 14/03/2019
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/03/2019
Mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin vasisi olduğu babası ... aleyhine Bursa 1.İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, takibe konu senet incelendiğinde 23/02/2005 düzenleme tarihli, 06/06/2009 vade tarihli ve malen ibarelerinin yazılı olduğu, borçlusunun ... olup, alacaklısının ... olduğıu, ...'ın da ciro yoluyla senedi ...'a verdiği, senet miktarının 60.000,00 TL.olduğunun görüldüğü, ...'nin şu an 95 yaşında olup, alzheimer hastası olarak yattığını, okuma yazmasının olmadığını, ilgili senedi düzenlemesi ve imzalamasının söz konusu olmadığını, akli dengesi yerinde olamdığından ve uzun süredir bu durumda bulunduğundan çocuklarının verdiği bilgiye göre bu olayın bir dolandırıcılık eylemi olarak görüldüğünü, müvekkilinin hiçbir borcu bulunmadığı halde borçlu gösterildiğini, davalıların, müvekkilinin halen oturduğu ve kendi adına kayıtlı olan evi elinden kastıyla kötüniyetli olarak hareket ederek senedi düzenlediklerini,icra takibi başlatarak yapılan tebligatın hukuki sonuçlarını algılama yeteneği olmayan müvekkili adına takibin kesinleştirilerek, gayrimenkulün satışı işlemlerine başladıklarını, müvekkilinin çocukları tarafından sonradan öğrenildiğini ve vasi tayini istemiyle Bursa 4.Sulh Hukuk Mah'nde vasi kararı çıkartılarak, işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını beyanla, müvekkilinin durumu gözönüne alındığında oturduğu evinden başka bir varlığı olmayan geliri olmayan başkalarının yardımıyla hayatını devam ettiren müvekkili için ileride telafisi imkaknsız zararlar oluşmaması adına Bursa 1.İİcra Müd.'nün ... esas sayılı takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, Bursa 1.İcra Müd.'nün ... eas sayılı dosyasının iptaline, borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, dava masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 03/05/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın iddialarının tamamının soyut iddialardan ibaret olup, Bursa 4.Sulh Hukuk Mah'nin ...e/k sayılı ilamı ile kısıtlanmış bulunan ...'nin fiil ehliyetine haiz olmadıının iddia olunduğu tarihin dahi 25/11/2015 tarihi olduğunu, ne bononun tanzim tarihinde, ne icra takibinin başlangıcında ne de müvekkilinin dosya alacağını diğer davalı ...'dan temlik aldığını, 05/11/2015 tarihinde borçlu-kısıtlının fiil ehliyetine haiz olmadığından söz edilmesinin mümkün olmadığını, davacı yanın dosya borçlusu ...'nin uzun süredir Alzheimer hastası olduğunu iddia ettiğini, ...'nin sağlık kurulu raporu ve başvuru tarihinin de 17/12/2015 ktarihi olduunu, takibin konusunun bono olup, an itibari ile bono üzerindeki imzanın ...'ye ait olmadığı hususunun davacı yanca dile getirilmediğini, dolayısıyla davacı yanın tüm iddilarını yazılı belge ile ispat edilmesi gerekliliğinin malum olduğunu, kaldı ki davacı yanın icra takibinden ve yapılan tebligattan haberi olmadığlını ve hukuki sonuçlaürını anlamayamayacak vaziyette bakıma muhtaç olduğunun iddia olunduğunu, müvekkili ...'a alacağı temlik eden ...'un müvekkiline olan beyanlarına göre ... isimli şahsın davacı yanın damadı ya da torunun damadı olduğunu, ................. isimli şahsın hükümlü olarak cezaevine girmeden önce bir kısım taşınır ve taşınmaz malını borçlu ve ailesine devrettiğnii ve bunun kaşılığında borçludan da senet aldığını, bu halin asıl sebebinin ise alacaklılarını ızrar kastı ile hareket etmesinden kaynaklandığını, davacı yanın sürekli hapse girip çıkan şahıslar olarak ifade ettiği halin de bunu ifade ettiğini, müvekkilinin ...'ın ne de ...'un böyle bir hali bulunmadığını, ... isimli kişinin de zaten vefat ettiğini beyanla, davanın reddi ile kötüniyetli olan davacılar aleyhine haksız icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar aleyhine takdirine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, Bursa C.Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası ve içerisinde bulunan Bursa 1.İcra Müd.'nün ... sayılı dosyası, Bursa 4.Sulh Hukuk Mah'nin ... sayılı dosyası.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, kambiyo senedine dayalı olarak icra takibinden sonra açılan İİK'nun 72.maddesine göre menfi tespit istemidir.
Dosyaya celp olunan Bursa C.Başsavcılığı Takipsizlik Bürosunun ... soruşturma sayılı dosyasında verilen 29/04/2016 tarihli soruşturma neticesinde,"sahtecilik işlemini gerçekleştirerek senedi piyasaya sürdüğü iddia edilen şüpheli ... yönünden, şüphelinin 2011 yılında hayatını kaybettiğinden TCK'nun 64.maddesi gereğince şüpheli hakkında kovuştarmaya geçilemeyeceği, diğer şüpheliler ... ve ... yönünden ise şüphelilerin senedin sahte olduğunu bilerek icra takibine koydukları ve takibi devam ettirdiklerine dair somut bir delilin olmadığı, neticede bu haliyle kamu davası açmak için yeterli şüphe oluşturacak delilin olmadığı" kanaatine varılmıştır.
Davacı vekilince 04/10/2017 havale tarihli dilekçe ile davacı ... ile ilgili veraset ilamı ibraz edilmiştir.
Davacı vekilince 05/03/2018 havale tarihli davaya katılması istenen mirasçılardan ... için vekaletname ibraz ettiği anlaşılmıştır.
Taraflar delil olarak, Bursa 1.İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyasına, bonodaki imzaların davacıya ait olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi, davacının imza kullanmayıp, yerine parmak ya da mühür bastığına ilişkin ilçe seçim kurulu, tapu dairesi, banka şubelerindeki kayıt ve belgelere, davalı ...'in adli sicil kaydına, davalı ...'un ticari defterlerine, C.Başsavcılığı hazırlık dosyaına ve tanık anlatımlarına delil olarak dayanmışlardır.
Dosyaya celp olunan Bursa 4.Sulh Hukuk Mah.'nin ... sayılı dosyasında verilen karar ile Davacı ...'nin kızı ...'ın vasi tayinine karar verildiği anlaşılmıştır.Yine bu dosya içerisine celp olunan davacı ...'ye ait Devlet Hastahanesi'nce düzenlenen 17/12/2015 tarihli Sağlık Kurulu Raporuna istinaden davacının hafif-orta demans olduğu tespit edilmiştir.
Davacı ...' nin yargılama sırasında 09/06/2016 tarihinde vefat ettiği mirasçılık belgesinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı ...' nin ölümü nedeniyle terekesi elbirliği mülkiyetine tabidir.
Türk Medeni Kanununun 640. maddesi hükmü gereğince birden çok mirasçının bulunması halinde, mirasın intikaliyle paylaşmaya kadar mirasçılar terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Böylece, mirasçılar terekeye elbirliği mülkiyeti ile sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Türk Medeni Kanununun 701/2. maddesi hükmüne göre elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Bir başka ifade ile tereke üzerindeki hak sahipliği ortaklardan tek başına hiçbirine ait olmayıp hak sahibi olan ortaklıktır.
Taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneği olup, dava şartlarındandır.Dava şartları kamu düzeniyle ilgili olduğundan mahkemece res'en gözönünde tutulur.
Yargılama sırasında ölen davacıya ait veraset ilamına göre, davada yer almayan mirasçılarının davaya dahil edilmeleri veya olurlarının alınması ya da miras şirketine TMK.’nun 640.maddesi gereğince atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Davacılar vekiline 20/02/2018 tarihli celsede mirasçılar .............................' ın vekaletnamesini sunmak için kesin süre verildiği, mirasçılardan .................f' in vekaletnamesinin sunulmadığı, mirasçı ..................'e yurt dışı usulune uygun davetiyenin tebliğ edildiği, ancak dosyaya davaya oluruna dair noter onaylı bir belge sunulmadığından taraf ehliyetinin sağlanmadığı anlaşılmakla davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin yokluğu sebebiyle davanın reddine, ihtiyati tedbir kararı verilerek davalı alacaklı tarafın alacağına kavuşmasının engellenmediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle REDDİNE,
2-Davalılar lehine kötüniyet tazminatı koşulları oluşmadığından reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 1.178,35 TL'den mahsubu ile bakiye 1.133,95 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı ... Uldesten' ın vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ne göre belirlenen 2.725,00TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,
7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, bir kısım davacılar vekili ile davalı ... Uludestan vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/03/2019
Katip ...
¸
Hakim ...