Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/586 K.2024/876

🏛️ Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2023/586 📋 K. 2024/876 📅 18.09.2024

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :2023/
KARAR NO :2024/
BAŞKAN :... ...
ÜYE :... ...
ÜYE :... ...
KATİP :... ...
DAVACI :...
VEKİLİ : Av.
DAVALI
(TEMLİK EDEN) :
VEKİLİ Av.
(TEMLİK ALAN) :
VEKİLİ :Av.
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 20/06/2023
KARAR TARİHİ : 18/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı tarafından, ... 14. İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine girişildiğini, müvekkili şirket hisselerinin 19.09.2022 tarihinde yapılan hisse devir sözleşmesi ile dava dışı ... Gayrimenkul Yatırımları AŞ tarafından satın alındığını, ardından ... Gayrimenkul Yatırımları AŞ müvekkili şirketin yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, 26.09.2022 tarihli ... Ticaret Sicili Gazetesi'nde de ilan edildiğini, müvekkil şirket eski yönetim kurulu üyelerinin de görevinin sona erdiğini, hisse devri esnasında dava konusu bonoya rastlanılmadığı halde sonradan belgede sahtecilik yaparak geriye dönük bonolar tanzim edildiğini, müvekkil ile bononun lehtarı ve hamilleri arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, bu hususun müvekkil şirketin kayıtları ile de sabit olduğunu, dolandırıcılık, resmi ve özel belgede sahtecilik suçları kapsamında ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/... sayılı soruşturma dosyasının bulunduğunu, bono üzerinde yer alan imzanın sahte olduğuna dair ... 9. İcra Hukuk Mahkemesi 2023/... E. Sayılı dosyası nezdinde imzaya itiraz davasının halen derdest olduğunu, dava ve icra takibine konu bononun borçlusunun ... olarak gösterildiği ve aval olarak müvekkili şirket adına atfen yetkilisi ... tarafından imzalandığını, müvekkil şirket yetkilisine ait olarak atılan imzanın kendisine ait olmadığını, ayrıca bononun düzenlendiği tarihte faktoring şirketi olarak faaliyet gösteren müvekkili şirketin faturaya dayalı veya başka bir şekilde alacaklı ile veya borç ilişkisi içinde bulunmadığından bonoya aval veremeyeceğini ileri sürerek icra takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı borçlunun kambiyo senedinde avalist konumda olduğunu, buna göre aval, şekil bakımından asıl borca bağlı olmakla birlikte, TTK.nun 689. maddesi anlamında müstakil bir kambiyo taahhüdü niteliğinde olduğunu, faktoring şirketinin kefalet veremeyeceği yönündeki itirazlarının yerinde olmadığını, kıymetli evrakların soyut borç ikrarı olan senetlerden olduğunu belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini tistemiştir.
DELİLLER: 02.09.2022 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi, 26.09.2022 tarihli ... , 28.04.2014 tarihli ..., ... 14. İcra Dairesi 2023/... E. Sayılı dosyası, 09.04.2021 tarihli ..., Takibe konu senet, ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/... soruşturma numaralı dosyası, ... 9. İcra Hukuk Mahkemesi 2023/... E. Sayılı dosyası, grafoloji raporu ve tüm dosya kapsamı.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, icra takibine konu edilen bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Uyuşmazlık, dava konusu bononun tanzim tarihinde, davacı şirketin yetkilisi olan dava dışı ...'ün imzasının sahte olup olmadığı ve yetkilisi olduğu davacı şirketi avalist olarak göstermesinin hukuka uygun olup olmadığı ve dolayısıyla bonodan dolayı davacı şirketin sorumlu olup olmadığı konusunda toplanmaktadır.Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür.
Aval verenin borcu bağımsız bir borçtur, bir diğer ifade ile feri nitelikte değildir. Aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile, aval verenin sorumluluğu devam eder. Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerlidir. Yani lehine aval verilenin borcu geçersiz olsa bile, aval veren bu geçersizliği ileri süremez. Lehine aval verilenin mevcut olmaması, ehliyetsiz olması ya da imzasının sahte olması hâlinde de aval verenin sorumluluğu devam eder. Aval veren, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebilir (TTK m.702/2). Dolayısıyla aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerli olup, aval veren tarafından şekle ait noksanlıklar dışında itirazda bulunulması mümkün değildir. Dava ve takibe konu 22.10.2018 tanzim ve 08.07.2020 vade tarihli 640.000 ... bedelli bononun keşidecisi ..., avalisti ... Faktoring AŞ, lehtarı ... olduğu görülmekle, bononun davalı lehtar ... tarafından bonon keşidecisi ... ve davacı avalist şirket aleyhine ... 14. İcra Müdürlüğünün 2023/... E.sayılı dosyasından icra takibine konu yapıldığı anlaşılmaktadır.Davacı şirketin, bononun tanzim tarihinde "... Faktoring AŞ" unvanı adı altında faaliyet gösterdiği, şirketin yönetim kurulu başkanı ... olup, 21.03.2021 tarihine kadar şirketi münferiden temsile yetkili olduğu, ...'ın ise yönetim kurulu üyesi ve başkan vekili olduğu, şirketin 29.03.2021 tarihinde unvan değişikliğine giderek "... Konut ve Gayrimenkul Danışmanlığı AŞ" unvanını aldığı, ...'ın şirketteki hisselerini dava dışı ... Gayrimenkul Yatırımları AŞ'ye devrettiği dosyaya sunulan şirket sicil kayıtları ve hisse devir sözleşmesinden sabittir. Mahkememizce, dava konusu bononun tanzim tarihinde davacı şirket yetkilisi olan ...'ün imza incelemesine esas imza örnekleri alınarak sonucunda dosyaya sunulan denetime elverişli ve teknik değerlendirmelere dayalı 02.09.2024 tarihli grafoloji raporunda, bonoda davacı şirkete atfen atılı imzaların yetkilisi ...'ün eli mahsulü olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirketin müştekisi, davalı ...'nin de aralarında olduğu şüpheliler hakkında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı ... C.Başsavcılığının 2023/... sayılı soruşturma dosyasında, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Somut olaya uygulanması gereken TTK'nın 395. maddesinde "(1) Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi halde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf, böyle bir iddiada bulunamaz. " hükmü düzenlenmiştir.Somut olayda davaya konu bononun düzenlendiği tarihte dava dışı ...'ün aval veren davacı şirketin temsilcisi olup, lehine aval verdiği keşideci ...'ın ise, davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu sabit olmakla; temsilcinin temsil yetkisini kötüye kullanması nedeniyle bu aval işleminin batıl olduğu ve bu nedenle davacı şirketin dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığı anlaşılmaktadır. Zira temsilcinin kendisiyle işlem yapması kural olarak yasaktır. Temsilcinin izinsiz olarak kendisiyle yaptığı işlem sakat bir işlemdir. Bu işlem temsil olunanı bağlamaz. Özenli bir temsilci, iyiniyet ve sadakat borcu gereği, temsil ettiği şirketin çıkarına aykırı olarak bir işlem yaparsa bu işlem kural olarak temsil görevinin dışında kalır ( Doç. Dr. ..., Anonim Şirketlerde Şirketle İşlem Yapma Yasağı ve Çifte Temsil, ..., 2005, S: 67-78-228-230; ... 19 HD 2017/... E., 2018/ K. ve ... 11 HD. 2012/ E., 2014/ K. sayılı kararları da benzer niteliktedir ).Dava konusu bononun dayanağı olan borç ilişkisinin bononun tanzim tarihinde faktoring şirketi olarak faaliyet gösteren davacı şirketin işletme konusu dışında kaldığı, davacı şirket genel kurulunda bu işleme icazet verildiği de ileri sürülmediğinden TTK'nın 395. maddesi gereğince söz konusu bonodaki aval şerhi geçerli olmayıp, davacı şirketi borç altına sokmayacaktır.Öte yandan, dava dışı ...'ün davacı şirket yetkilisi olduğu dönemde şirket adına attığı aval imzasının, TTK 626. ve 629. maddeleri çerçevesinde müdürün şirkete özen ve bağlılık yükümlülüğü ile bağdaşmayacak şekilde yetkinin kötüye kullanılması niteliğindedir. İmzaların istiklali prensibi gereğince dava dışı ...'ün bonodan dolayı aval sıfatıyla sorumluluğu bulunmaktadır. Dava konusu bononun lehtarı olan davalının bono metninden anlaşılabilecek hususları bilmediğinden söz edilemez.Dava konusu bononun lehtarı davalı takip alacaklısı bonoya dayalı icra takibinde haksız ise de, kötü niyetli olduğu tüm dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediğinden davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerekmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle, davanın kabulüne, kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, ... 14.İcra Müdürlüğünün 2023/... E. sayılı icra dosyasına konu edilen keşidecisi ..., aval vereni ... Faktoring AŞ, lehtarı ... olan 22.10.2018 tanzim ve 08.07.2020 vade tarihli 640.000 ... bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
Kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 1.032.047,15.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 258.011,79.-TL harcın mahsubu ile bakiye 774.035,36.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 455.082,88.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.120,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 260.869,19.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca davacı tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı temlik alan vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza