Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/74 K.2025/492

🏛️ Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2025/74 📋 K. 2025/492 📅 24.04.2025

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 21/01/2025
KARAR TARİHİ : 24/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketten müteveffa ...'ın 10.03.2017 tarihli Bireysel Kredi Sözleşmesi gereğince kredi kullandığını, murisin bu kredi sebebiyle kredi taksitleri ve krediden doğan her türlü borç tamamıyla geri ödeninceye kadar davacı banka lehine ... Sözleşmesi imzalayarak hayat sigortası yaptırdığını, bu sigorta sözleşmesiyle kredi borcunun ... ... A.Ş. tarafından güvence altına alındığını ve sözleşmeye göre rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta tazminat bedelinin birinci derece hak sahibinin davacı banka olduğunu, söz konusu bireysel krediden doğan borç sebebiyle müteveffanın yasal mirasçılarına başvurmak zarureti hasıl olduğunu, ... Noterliğinin 26/06/2019 tarih yevmiye nolu ihtarnamesi ile borç kanuni mirasçılarına bildirildiğini ve ödenmeme halinde borcun kat edileceğinin ihtar edildiğini, neticede krediden doğan borcun bankaya ödenmediğini, bu kapsamda kanuni mirasçılar aleyhine ... İcra Dairesi 2021/... Esas sayılı takip dosyası ile kredi sözleşmesine ilişkin alacak için genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, borca itiraz nedeniyle takibin durdurulduğunu, iş bu borca itiraza ilişkin itirazın iptali davası açıldığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 2021/ E. 2022/ Karar sayılı ilamı ile davacı banka tarafından ödenmeyen kredi borcunun hayat sigortası poliçesi kapsamında tahsili için tüm hukuki yolların tüketildiğine ilişkin deliller ortaya konulmadığı, sigorta şirketine karşı tüm hukuki yolların tüketilmediği, öncelikle sigortaya karşı dava açılmadığı, davacı bankanın sigorta şirketine başvurusunun yeterli olmayacağı, bu nedenle kredi borçlusunun mirasçılarına karşı doğrudan takip başlatmasının yerleşik içtihatlara ve sigorta sözleşmesinin amacına aykırı olduğu, dürüstlük kuralına uygun düşmediği gözetilerek hukuki yollar tüketilmeden açılan davanın usulden reddine karar verildiğini, ... 13. HD 2016/-Esas 2019/-Karar sayılı 24.06.2019 tarihli ilamının; '' ...Tüketici kredisi sözleşmesinde ve tüm sigorta poliçelerinin üzerinde kredi veren bankanın adına dain ve mürtehin kaydı bulunacağı yazılı olup sigorta şirketinin menfi yanıtına karşı, davalı banka lehtar olduğu sigorta poliçesindeki hakları talep ettiğinde, sigorta şirketinin ona karşı ileri sürebileceği bir defi ve itiraz hakkı bulunmamaktadır.Davacıların murisi, bankadan kullandığı krediye teminat oluşturmak üzere bankanın talebiyle hayat sigortası yaptırmıştır.Esasen kredi veren bankanın talebi ile tüketici tarafından yaptırılan hayat sigortası, tüketicinin kendi isteğiyle yaptığı bir sigorta olmayıp, bankanın talebi üzerine kredi alacağına teminat oluşturmak üzere yapılan bir sigortadır. Sigorta poliçesinde, tüketici sigortalı, banka lehtar ve sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketidir. Poliçenin dain ve mürtehini bankadır. Rizikonun gerçekleşmesi halinde, bankanın poliçe teminatı kapsamında kalan bakiye kredi alacağını, öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesi gerekir. Sigorta şirketi lehtar konumunda olduğundan, bankaya karşı tüketicinin sağlık sorunları olduğunu, örneğin, kalp hastası veya kanser hastalığını gizlediğini ileri süremez. Çünkü, sigorta poliçesini düzenleyen, sigorta şirketinin kendisi veya yetkili acentesidir...Bu nedenle tüketici işlemi niteliğindeki banka kredileri nedeniyle, hayat sigortası yapılmış olması durumunda, bankanın poliçe limitleri dahilinde kalan kredi alacağını öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesi zorunludur. '' şeklinde olduğunu, ... 3.HD 2021/-Esas 2021/-Karar sayılı 20.12.2021 tarihli ilamının ''...tüketici işlemi niteliğindeki banka kredileri nedeniyle, hayat sigortası yapılmış olması durumunda, bankanın poliçe limitleri dahilinde kalan kredi alacağını öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesi zorunludur.Banka sadece poliçe limitinin yeterli olmadığı bakiye alacak için tüketicinin mirasçılarından talepte bulunabilir. '' şeklinde olduğunu, bu hususta taraflarınca ...'ın vefatı üzerine kredi borcuna ilişkin davalı ... ... A.Ş. sigorta şirketine müracaat edildiğini, ancak davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi hükümleri gereğince tazminat ödemesi yapılmayacağından bahisle davacı bankaya ödeme yapmadığını, bu hususta ilgili davalıya karşı arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, 2024/ numaralı arabuluculuk başvurusunun anlaşmama olarak sonuçlandığını, bu nedenlerle davalı sigorta şirketi aleyhinde banka alacağının tahsiline yönelik olarak mahkemeye başvurmak zarureti hasıl olduğunu, arz ve izah edildiği üzere fazlaya ilişkin hak ve alacakları ile dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesini, ... Bankası A.Ş. ...'ın 10.03.2017 tarihli kullanılan bireysel krediye ilişkin davalı sigorta şirketinden işleyecek/işletilecek ticari faizi ve ferileri olmadığı takdirde yasal faizi ile birlikte tahsiline, dava konusu alacak miktari kadar davalının menkul ve gayrimenkullerine ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, TTK' nın 1420. Maddesinin '' (1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her halde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zaman aşımına uğrar.'' şeklinde olduğunu, sigorta sözleşmesinden doğan bütün taleplerin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıl geçmekle zaman aşımına uğradığını, alacağın ne zaman muaccel olduğu ile ilgili TTK' nın 1427. Maddesinin; ''(2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez.'' şeklinde olduğunu, bu kapsamda şirketin, tazminat değerlendirmesine esas teşkil eden rizikoyla ilgili belgelerin ulaşması akabinde yasal süre içerisinde tazminat dosyasını sonuçlandırdığını ve 19.11.2018 tarihinde tazminat ret bildirimini oluşturduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte sigorta tazminatının zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazları dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, muris ...' ın vefat tarihi itibariyle şirket nezdinde ... numaralı hayat sigortası poliçesi bulunduğunu, muris ... . ... Bankası AŞ' den kullanmış olduğu tüketici kredisi sonrasında, şirketi ile Banka arasında imzalanan ... Sigorta Sözleşmesi kapsamında sigorta kapsamına dahil edildiği, sözleşmenin konusu ve amacı ise ''Banka şubelerinden kredi kullanan gerçek kişilerin sigorta kapsamına alınması ve bu kişilerin herhangi bir nedenle ölümleri halinde sözleşmede belirlenen sigorta bedelinin sözleşmede belirtilen şartlar uyarınca hak sahiplerine ödenmesi'' olarak belirlendiğini, şirketi ile ... Bankası AŞ arasında yapılmış olan ... Sigorta Sözleşmesi kapsamında sigortalı olan ...' ın vefat tarihi itibariyle şirket nezdinde; 10.03.2017 başlama tarihli-23.03.2021 bitiş tarihli, ... sertifika numaralı, 26.192,94-TL vefat teminat tutarlı "Uzun Süreli Tüketici Kredisi ... Sigortası" bulunduğunu, sigortalı ...' ın vefat etmesi üzerine tazminat dosyasına ilişkin olarak şirketimize iletilen tüm evrakların İnceleme neticesinde sigortalının sigorta başlangıç tarihi öncesinden gelen kanser hastalığının bulunduğu ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından verilen 17.10.2016 tarihli epikriz raporundan tespit edildiği, sigortalının poliçe başlangıç tarihi öncesinden gelen, sigorta kurulma aşamasında şirketimize beyan etmediği kanser hastalığı sigorta teminatı kapsamı dışında olduğundan tazminat dosyası reddedildiğini, kanser hastalığının teminat kapsamında olmadığını, sigortalı, sigorta öncesinden gelen kanser hastalığını şirkete bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, şirketin tazminat ödeme borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir
DELİLLER: Bireysel Kredi Sözleşmesi ve Sigorta Sözleşmesi, müteveffanın epikriz raporu, ... Noterliği’nin 26/06/2019 tarih yevmiye nolu ihtarnamesi numaralı ihtarnamesi, ... İcra Dairesi 2021/... Esas sayılı dosyası, ... Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 2021/ E. 2022/ Karar sayılı ilamı ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, banka kredi alacağının hayat sigortası teminatı kapsamında tahsili istemine ilişkindir. TTK'nın 1420. maddesindeki, "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Somut olayda; davacının talebinin dava dışı vefat edenin kullanmış olduğu krediden kaynaklı Hayat Sigortası Poliçesi nedeniyle teminat limitinin ödenmesi için işbu davanın açılmış olup, taraflar arasında yapılmış olan ... Sigorta Sözleşmesi kapsamında sigortalı olan ...' ın vefat tarihi itibariyle sigorta şirketi nezdinde; 10.03.2017-23.03.2021 tarihli, ... numaralı, 26.192,94-TL vefat teminat tutarlı Uzun Süreli Tüketici Kredisi ... Sigortası bulunduğu, sigortalı ...'ın 18.09.2018 tarihinde vefat etmesi üzerine kredi borcuna ilişkin davacı banka tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun 19.11.2018 tarihli yazıda da belirtildiği üzere inceleme neticesinde sigortalının sigorta başlangıç tarihi öncesinden gelen kanser hastalığının bulunduğu ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından verilen 17.10.2016 tarihli epikriz raporundan tespit edilmekle, sigortalının poliçe başlangıç tarihi öncesinden gelen, sigorta kurulma aşamasında şirkete beyan etmediği kanser hastalığı sigorta teminatı kapsamı dışında olduğundan tazminat dosyası reddedildiği, sigorta ret tarihi ile arabuluculuk başvuru tarihi (12.12.2024) ve dava tarihi dikkate alındığında TTK'nun 1420.maddesi ve paralel düzenleme bulunan Hayat Sigortaları Genel Şartları uyarınca zamanaşımı süresinin dolduğu ve bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; Mahkememizce davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 26.147,55-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır