Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2023/2094 K.2023/2073

🏛️ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2094 📋 K. 2023/2073 📅 14.12.2023

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/08/2023
NUMARASI :
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVACI/ TEDBİR
İSTEYEN :
ASIL DAVADA DAVALI :
DAVA : Yönetim Kurulu Kararının İptali
TALEP : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 14/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/12/2023
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen 17/08/2023 tarihli Ara Kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA: Davacı vekili, müvekkili mirasçı ...., muris ....’ın vefatı ile birlikte davalı şirkette hissedar haline geldiğini, murise ait payların mülkiyeti ve paya bağlı malvarlığı haklarının derhal müvekkili mirasçıya geçtiğini, ancak davalı şirketin müvekkili mirasçının payını TTK 493. maddesi kapsamında satın alma hakkını kullanarak müvekkilini pay defterine hissedar olarak yazmaktan imtina ettiğini, satın alma teklifinde belirtilen bedelin, gerçek değerin çok altında olması sebebiyle bu bedele açıkça itiraz edildiğini, bunun üzerine davalı şirket tarafından mirasçılara yapılan fiyat teklifinin, şirket gerçek değerinin çok altında olması sebebiyle, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyasında dava açıldığını, dolayısıyla davalı şirket tarafından mülkiyeti müvekkile geçmiş olan hisselere yönelik yapılan fiyat teklifi halihazırda mirasçılar tarafından kabul edilmediğinden, davalı şirket değer tespit davasının sonucunda tespit edilecek gerçek değer davalı şirket tarafından mirasçılara ödenmediği sürece, müvekkilin davalı şirket nezdindeki pay sahipliğinin devam edeceğini, buna rağmen, müvekkile ait paylar ve paya bağlı malvarlığı haklarının davalı şirket tarafından usulsüz ve hukuka aykırı yönetim kurulu kararları ile ihlal edildiğini, nitekim davalı şirketin dava konusu yönetim kurulu kararlarıyla mülkiyeti ve pay sahipliği hakları müvekkiline ait payların pay defterine davalı şirket adına kaydedilmesine karar verildiğini, sonrasında ise bu kez şirketin diğer hissedar ve yönetim kurulu üyeleri olan müvekkilin öz amcalarının yine kendi güdümlerinde olan yurt dışında kurulmuş birleşen dava davalısı ...t B.V. unvanlı şirkete devredilmesine karar verildiğini, davalı devreden şirket tarafından usulsüz işlemlerine dayanak olarak Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin.... E. sayılı Muris Mehmet Yıldırım’ın paylarının değerinin tespiti davasının reddi olarak gösterilmekte ise de; bu davanın henüz kesinleşmediği gibi, red kararının müvekkilin anayasal mülkiyet hakkını ortadan kaldırmadığını ileri sürerek davalı şirketin 02.02.2022 tarihli 2022/2 sayılı; 04.04.2022 tarihli 2022/3 sayılı ve 04.04.2022 tarihli 2022/4 sayılı yönetim kurulu kararlarının yok veya TTK’nun 391. maddesi uyarınca batıl olduklarının tespitine, müvekkile ait hisselerin müvekkile iadesi suretiyle müvekkil adına davalı şirket pay defterine kaydedilmesine, davalı ... BV.'ye yapılan hisse devri dahil olmak üzere işbu hisse devriytle ilgili şirket ve sicili olmak üzere ve bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla tüm işlemlerin hükümsüzlüğünün tespiti ile müvekkilin uğrayacağı zararların önlenmesi bakımından söz konusu hisselerin üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak davalı şirkete yönetim ve/veya denetim kayyumu atanmasına ve davalı şirketin menkul ve gayrimenkul malların üzerine de teminatsız olarak tedbir konulmasına yönelik olarak ihtiyati tedbire karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Asıl ve birleşen davanın davalılar vekili, müvekkili şirketin TTK m. 493'ün kendisine tanıdığı tek taraflı yenilik doğrucu nitelikteki "pay devrini ret hakkını" hukuka ve usule uygun olarak kullanmış olduğunu, fakat teklif edilen değeri uygun bulmayan davacı tarafça Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/497 E. sayılı dosyasında açılan değer tespit dosyasında davanın reddine karar verildiğini, müvekkili şirket nezdinde pay sahibi olmayan davacının bu davayı açamayacağını, payların gerçek değeriyle alınmasının önerilmesi suretiyle payların mülkiyetinin müvekkili şirkete intikal ettiğini, payların "mülkiyetinin devri" talepli eda davasının tespit davası gibi gösterilerek açılmasının usule aykırı olduğunu, maktu harç ödenerek açılan bu davada harç tamamlatılmadan davanın görülmesinin de doğru olmadığını, uyuşmazlığa konu yönetim kurulu kararlarınun hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesinin birleşen 2022/688 Esas sayılı dava dosyasında, 16/06/2022 tarihli birleştirme kararının 2/a bendinde; “Davacı vekilinin hisse devrinin önlenmesi yönündeki tedbir talebinin kabulü ile; şirketteki davacıya ait olduğu iddia edilen 1/6 hissenin 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, davacı vekili tarafından yurtdışı tebligat ücretleri ve tercüme evrakları ile davalı şirketin yurtdışında bağlı olduğu kurum isim ve adresi bildirildiğinde ihtiyati tedbir kararının davalı şirket ve bildirilecek kuruma tebliğine, b-Anonim şirketlere organ eksikliği veya yönetim kurullarının uzun süre toplanamaması halleri haricinde kayyum atanamayacağından davacı vekilinin bu yöndeki tedbir talebinin reddine” karar verilmiştir.
İTİRAZ: Davalılar vekili, birleşen dava yönünden verilen müvekkili devralan şirket paylarının üçüncü kişilere devrini önleyen ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geriye bırakılmasına karar verebileceğini, birleşen davanın konusunun hisse devriyle ilgili tüm işlemlerin geçersizliğinin tespiti iken, uyuşmazlık konusu dışında tedbir kararı verildiğini, kaldı ki ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını, mirasçının paylara külli halefiyet uyarınca sahip olduğu iddiasının TTK m. 493/4 karşısında anlamını yitireceğini, kaçış klozunun kullanılması ile mirasçılık hakkı değişiklik göstereceğini ve payların gerçek değerine karşılık gelen bir miktara dönüşeceğini, davacının tercihinin, payların gerçek değerini ihtilaflı hâle getirmek ve değerin belirlenmesi için Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde dava açmak şeklinde olduğunu, anılan davanın konusunun, gerçek değerin belirlenmesinden ibaret olduğunu, devreden şirketin sahip olduğu payları müvekkili devralan şirkete devrinin kabulüne karar verilmesi de davacıyı zarara uğratıcı nitelikte olmadığını, yönetim kurulu kararının davacının alacağını elde etmesine etkisi olmadığını, içeriği itibarıyla bu yönetim kurulu kararı, mevcut hukuki durumun pay defterinde açıklanmasından ibaret olduğunu, davacının iddia ettiğinin aksine pay defterine kaydın devreden şirketin sermayesiyle ve bu sermayenin korunmasıyla da hiçbir bağlantısı da olmadığını, davanın esasını çözer mahiyette olan ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, ihtiyati tedbire “takdiren” teminat alınmaksızın hükmedildiğini, teminat alınması gerektiğini belirterek ihtiyati tedbire itiraz etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 17/08/2023 TARİHLİ ARA KARAR ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan duruşmada, her ne kadar davalı-birleşen dosya davalı vekili tarafından mahkememizce verilen ihtiyati tedbir ara kararına itiraz edilmişse de taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının babasından miras yoluyla intikal eden hisselerinin ana dosya davalısı ...A.Ş. tarafından 02.02.2022 tarihli 2022/2 sayılı,04.04.2022 tarihli 2022/3 sayılı,04.04.2022 tarihli 2022/4 sayılı Yönetim Kurulu Kararlarıyla birleşen dosya davalısı Amstelveen Eguity Trust BV.'ye devredilmesi neticesinde yapılan hisse devirlerinin, hisse devriyle ilgili yapılan işlemlerin hükümsüzlüğünün tespiti, davacıya ait hisselerin davacıya iadesinin, şirket pay defterindeki hisse devrine ilişkin tüm kayıtların iptaline karar verilmesine ilişkin olduğu, HMK 389. Maddesi dikkate alınarak, uyuşmazlığa konu hisseler hakkında ihtiyati tedbir ara kararı verilmediği takdirde telafisi güç ve imkansız zararlar doğma ihtimali bulunduğu, hem asıl dava hem de birleşen davadaki tüm dosya içerikleri, sunulan evraklar göz önünde bulundurularak ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşullarının oluştuğuna yönelik kanaat edildiği, birleşen dosya davalısının,davanın nispi harçla açılması gerektiği iddiasının yargılama aşamasında, davanın değeri belirlendikten sonra tamamlanabilecek bir eksiklik olduğu, mahkemece verilen ihtiyati tedbir ara kararına(talebin mahiyeti gereği ivedilik durumu göz önünde bulundurularak)bu aşamada bir etkisi olmadığı, teminata yönelik itirazlar bakımından ise tüm dosya kapsamları, mevcut delil durumları itibariyle bu aşamada takdiren teminat alınmasına gerek görülmeyerek birleşen dosya davalı vekilinin ihtiyati tedbir ara kararına/teminata itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Bu ara kararına karşı birleşen davanın davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kararının uygulanması süresinde talep edilmediğinden tedbir kararı kendiliğinden kalktığını, ihtiyati tedbir için kanunda aranan şartların sağlanmadığını, devreden şirketin mirasçıların pay sahipliğini onaylamayı reddetmesiyle birlikte, mülkiyet devreden şirkete geçtiğini, uyuşmazlığın esasını çözer mahiyette tedbire hükmedilemeyeceğini, “takdiren” teminat alınmadığına karar verilmesi de doğru olmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen Asıl ve birleşendava; davalı şirketin 02/02/2022 tarihli 2022/2, ve 04/04/2022 tarih ... sayılı yönetim kurulu kararlarının butlanı ile hisse devri dahil tüm işlemlerin hükümsüzlüğünün tespiti; davacıya mirasen intikal davalı şirket nama yazılı hisselerin davacıya ait olduğunun tespiti ile davacı adına davalı şirket pay defterine kaydedilmesi istemlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince verilen hisse devrinin önlenmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebine davalının itiraz etmesi üzerine açılan duruşma sonucunda itirazın reddine karar verildiği, bu ara kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda; davalılardan Yıldırım Beykoz Kundura.. A.Ş. ortaklarından Mehmet Yıldırım’ın vefat ettiği, murisin mirasçıları davacı ve kardeşi Sahra Cansu Yıldırım’ın murisleri adına kayıtlı payların miras oranları çerçevesinde kendi adlarına tescilini ve pay defterine kaydedilmelerini talep ettiği, davalı şirketin TTK m. 493’e dayalı olarak tek taraflı yenilik doğrucu nitelikteki “pay devrini ret hakkını” kullanarak bağımsız denetim şirketi değerleme raporunda belirlenen payların gerçek değeriyle devralma teklifinde bulunduğu, ancak davacı mirasçıların kendilerine teklif edilen değeri uygun bulmayarak Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/498 E. sayılı dosyasında gerçek değerin tespiti davası açtıkları, davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinde olup henüz kesinleşmediği, ret kararının akabinde, davacıya ait payların davalı şirket adına pay defterine adına kaydedilmesine ilişkin 02.02.2022 tarihli ...numaralı yönetim kurulu kararı verildiği, bu kez 04.04.2022 tarihli 2022/3 ve 4 numaralı yönetim kurulu kararı ile de davalı devreden şirketin sahip olduğu payları birleşen davanın davalısı devralan Amstelveen Eguity Trust BV. şirketine devrinin kabulüne karar verildiği anlaşılmakla; eldeki davada yönetim kurulu kararlarının butlanı yanısıra davacı paylarının tespiti ile pay defterine kaydının istendiği, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında görülen gerçek değer tespit davasında mahkemenin davanın reddine ilişkin gerekçeleri ve kararın henüz kesinleşmediği, dosya kapsamı itibariyle yaklaşık ispat olgusunun bulunduğu, tedbirin mahiyeti itibariyle teminat takdir edilmemesinde usule aykırılık bulunmadığı, payların 3. kişilere devrinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette olmadığı dikkate alındığında davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Açıklanan bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına,
4-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi.14/12/2023
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
Üye
...
¸e-imzalıdır
Üye
...
¸e-imzalıdır
Katip
...
¸e-imzalıdır