İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/631 K.2024/365

🏛️ İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2023/631 📋 K. 2024/365 📅 22.05.2024

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/631 Esas
KARAR NO : 2024/365
DAVA : İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/10/2023
KARAR TARİHİ : 22/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... şirketinde gayrimenkul sektöründe satış-kiralama başta olmak ticari olarak danışmanlık hizmeti verdiği; davalı şirkette halen sigortalı olarak çalışan ve şirket adına kiralama, yer görme hususunda başta olmak üzere şirketin CEO olduğuna dair kendisinin tanıtan ve aynı zamanda davalı şirkette sigortalı olarak ... isimli kişiye, şirketi adına yeni bir yer bakmayı talep ettiğinden davacı müvekkilin kiralık işyeri pörtföyünde bulunan "..." adresindeki taşınmaz ile başka adreslerdeki taşınmazları 10/03/2023 imza tarihli Gayrimenkul Görme ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi ile gezip gördüğü ve sözleşme imzalandığı; davalı şirket çalışanı, bu işyerlerini gezip görmesinden sonra davacı müvekkile haber vermeden çalıştığı şirkete yerleri bildirerek davalı şirket hali hazırdaki eski adresinden belli bir süre sonra "..." adresinde şirket merkezini taşıyarak mevcut ticari faaliyetlerine devam etmesi nedeniyle davaya konu olayda davalı şirket çalışanı, TBK m.526 kapsamında vekaleti olmaksızın kendi şirketi nam ve hesabına işgören, davalı şirketin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun olarak görmekle yükümlü olduğu davaya konu işyerini taşınmazın gösterilmesinden kiralanmasına kadar geçen süreçte mal sahibiyle olan iletişiminde yardımcı olan müvekkil bu hizmetleri karşılığında gayrimenkul görme ve hizmet bedeli sözleşmesi de gereğince kiralama bedeli olan 110.000 TL ve bu bedelin KDV'si olan 19.800 TL'nin kendisine ödenmesini talep ettiği ancak davalı şirket tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle davalı şirket aleyhine ... 32. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasında takibe itiraz edilmesi nedeniyle davalı borçlunun ... 32. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız mesnetsiz ve kötüniyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli ve takibi uzatmaya yönelik itirazı nedeniyle İİK 67/2. Maddesi gereğince takip konusu asıl alacağın % 20 oranında İcra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, ..." adresindeki taşınmazı davacıdan veya davacı vesilesiyle kiralanmadığı; davalı şirketin kiralama öncesinde tüm süreci ve müzakere işlerini, taşınmaz malikinin yetkilendirdiği ... ile yürüttüğü; davalı şirketin böyle bir sözleşme imzalamadığı, davalı şirketin "..." isminde imza yetkilisi veya çalışanı olmadığı, sözleşmeyi reddettiğini; davacı taraf, mal sahibinin kendisini emlakçı olarak yetkilendirdiğine dair sözleşmeyi dosyaya sunamadığı; davacı taraf bu yetkisini ispatlaması gerektiği; açılan haksız davanın reddine, ... 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline, kötüniyetli takip nedeniyle davacı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava dosyasına celp edilen ... 32. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine ilamsız yolla, 110.000,00 TL gayrimenkul görme ve hizmet bedeli, 19.800,00 TL gayrimenkul görme ve hizmet bedeli KDV'si olmak üzere toplam 129.800,00 TL alacağın, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %9 yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davalı borçlunun süresinde olarak borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği ve süresinde olarak işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının danışmanlık hizmeti verdiği...şirketinde davalı şirket yetkilisi olduğu iddia olunan ... isimli kişiye kiralık işyeri pörtföyünde bulunan "..." adresindeki taşınmaz ile başka adreslerdeki taşınmazları 10/03/2023 imza tarihli Gayrimenkul Görme ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi ile hizmet verildiği halde sonrasında davacının bilgisi dışında iş bu adresin kiralanması nedeniyle davacının sözleşme kapsamında kiralama bedeli ve KDV bedelini tahsil amacıyla başlatılan icra takibinde davacının alacaklı olup olmadığı davalının itirazlarında haklı olup olmadığı hususlarına dayanmaktadır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde yer alan ... Sözleşmesi incelendiğinde kiralayacak kişi bilgilerinde yalnızca "..." ifadesinin yer aldığı dört adet taşınmazın kiranlamak amacıyla gösterildiğine dair 10/03/2023 tarihinde imza altına alındığı ancak davacı tarafından sözleşme kapsamında ödemesini tahsil etmek amacıyla takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından sözleşme kapsamında ... yer alan taşınmazın davacı veya onun vasıtasıyla kiralanmadığı, sözleşmede yer alan ... isimli çalışanı olmadığı, cevap dilekçesi ekinde yer alan imza sirküleri incelendiğinde 2020- 07/10/2023 tarihine kadar yetkililerin ...ve ... olduğu ve yeni atanan temsilcinin... olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili 29/11/2023 tarihli beyan dilekçesinde ...'ın kendisini davalı şirketin İcra Kurulu Başkanı/ CEO olarak sosyal medya platformlarında tanıttığını ve ekinde görüntü yer aldığı anlaşılmıştır.
Davacının basiretli tacir olarak davranması gerektiği, davaya konu kiralama işlemlerinde yer alan şahsın davalı şirket ile ilgisi olduğunda ve bu hususta yetkisi bulunduğuna dair belgeleri temin etmesi gerektiği, zira sözleşmede yalnızca "... " ifadesi geçtiği şahsın soy adı veya kimliğinin tespitine ilişkin verilerin yer almadığı görülmüştür. Şahsın isminin yanında davalı şirket ismini ve adresinin yer alması davalı şirketin sorumluluğun doğacağı anlamına gelmeyecektir.
Davalı şirketin 06/04/2023 tarihinde ... adresinde yer alan taşınmazda faaliyete başladığı vergi dairesine yazılan müzekkere cevabından anlaşılmaktadır. Ancak bu işyeri adresinde davalı şirketin davacı şirket aracılığıyla taşınmaz görülerek kiralandığı iddiası davacı tarafından ispatlanamamıştır. Davalı şirketin imza sirkülerine yer alan kişilerce veyahut iş bu kişilerin yetki verdiği kişilerden birisinin "... " olduğu ispatlanamadığından davacının sözleşmeye dayanarak davalı şirketten alacağını takip dosyası kapsamında talep edemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 2.216,66 TL nispi karar harcının peşin yatırılan 1.567,66 TL harçtan mahsubu ile noksan 649,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 20.768,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 2023 yılı tarifesine göre toplam 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/05/2024
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır