İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/364 K.2024/645
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/364 Esas
KARAR NO :2024/645
DAVA:Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:03/06/2021
KARAR TARİHİ:17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... 07.05.2014 tarihinde ...'in kullandığı ... plakalı araç ve müvekkilimin sağında seyahat eden ...'nün kullandığı ... plakalı aracın kendisine çarpması ile sakat kaldığı, ...'in kullandığı ... plakalı araç ... A.Ş. Tarafından ... poliçe numarası ile sigortalandığı, ...'nün kullandığı ... plakalı araç ise davalı ... A.Ş. tarafından ... poliçe numarası ile sigortalandığı, iş bu her iki aracın kusuru sebebiyle meydana kazada müvekkilim sakat kaldığı, yüzünde sabit iz meydana geldiği, söz konusu kaza sonrası müvekkilim acil ilk müdahaleler ... ... Hastanesinde yapılmış fakat kaza neticesinde müvekkilim sakat kaldığı, söz konusu kaza sebebiyle şoförler ... asli kusurlu olduğu diğer soför ...'nün tali kusurlu olduğuna karar verilerek her ikisi de cezalandırıldığı, Şoförler hakkında.... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Karar numarası ile para cezası verilmiştir. Söz konusu bu karar Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2017/9300 E. Ve 2019/6479 K. Sayılı kararı ile kesinleştiği, müvekkil kaza sonrası sakat kalmış, yüzünde sabit iz kalmış ve çalışamadığı, müvekkil sakatlıktan dolayı ömrünün sonuna kadar çalışamayacağı, müvekkil T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul Prof. Dr. ... Şehir Hastanesinden 14.10.2020 tarihli %3 sürekli maluliyet raporu almış ve davalılara tebliğ etmesine rağmen davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, yukarıda açıklanan sebeplerle; her türlü dava ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL sakatlık tazminatının (900 TL sürekli iş görememezlik ve 100 TL geçici iş görememezlik belirsiz alacak talebimizin) sigorta şirketlerinin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalılardan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı kazaya karışan araç müvekkil şirkete 05.04.2014–05.04.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğu, işbu poliçeden dolayı sorumluluğumuz, sigortalımızın kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 268.000,00 TL ile sınırlı olduğu, poliçe limitini bildirmemiz davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığı, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğumuz poliçe limitiyle sınırlı olup, keza masraf ve vekâlet ücreti sorumluluğumuz da bu miktara isabet eden oranlarda olacağı, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığı, hiçbir surette işbu davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlanmasını, başvuran tarafından daha önce yine Sayın Komisyon nezdinde açılan ... sayılı dosyada da, aynı itirazlarımızı tekrar ettiği, bu kapsamda başvurunun usulden reddine karar verildiği, bu kapsamda başvurunun asılsız ve hukuka aykırı olduğu açık olduğu, poliçe tanzim tarihi 01.11.2014 olup 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni genel şartlardan önce düzenlendiği, poliçe, yeni genel şartlar öncesi tanzim edildiğinden sağlık raporunun meslekte kazanma gücü kaybı yönetmeliğine uygun olması gerekmektedir. ayrıca hastane tarafından hazırlanan sağlık raporunda başvuranın mezkur kaza sonucu maluliyet oranını %5 olarak belirtmiştir. ancak %5’lik maluliyet oranı fahiş bir oran olup tarafımızca kabulü mümkün olmadığı, müvekkil şirketin işbu başvuru neticesinde karşı tarafa tazminat ödemesi yapması gerektiği yönünde kanaate varılması halinde kazaya konu poliçe yeni genel şartlar öncesi düzenlendiğinden, hazine müsteşarlığı tarafından zorunlu sigortalar çerçevesinde aktüerya hesaplamayı gerektiren tazminat ödemelerinde uygulamaya ilişkin 05.02.2010 tarih ve 2010/4 sayılı genelge kapsamında ... kadın/erkek ve teknik faiz oranı % 3 olarak alınarak tazminat tutarı hesaplanmasını, müvekkil şirket aleyhine bir tazminata hükmedilecek ise, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, somut olaya ilişkin olarak tutulan kaza tespit tutanağına göre; başvuru sahibinin karşı araç olan ... plakalı araç sürücüsü konumunda olduğu, ancak kullanılması zaruri olan koruyucu tertibatı kullanmadığı tespit edilmesi gerektiği, koruyucu tertibatın kullanılması zaruri olduğundan dolayı kullanılmadığı takdirde müterafik kusur durumunun varlığı söz konusu olduğu, yukarıda sunulan nedenlerle; müvekkil sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu başvurunun reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; ... adına kayıtlı ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde T-...-0-0 poliçe no ile 08.04.2014 – 08.04.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığı, müvekkil şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğu, müvekkil şirketin sorumluluğu bedeni zararlarda 268.000,00-TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğu, teminat limiti bildirmemiz davayı kabul anlamına gelmediği, manevi tazminat talepleri Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi teminatı dışında olduğu, her durumda müvekkil şirket sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğu, öncelikle davacı tarafından müvekkil şirket sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesini, müvekkil şirket tarafından kazaya karışan ... plakalı araca ilişkin karayolları trafik zorunlu mali sorumluluk poliçesi düzenlenmiş olması tek başına poliçede yer alan teminat tutarının tamamının müvekkil şirket tarafından ödeneceği anlamını taşımadığı, öncelikle müvekkil şirket sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun davacı tarafından ispatı gerektiği, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususu adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesi tarafından “çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği” doğrultusunda incelenmesini, müvekkil şirketin poliçe kapsamında geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğu bulunmadığından bu talep yönünden her halde davanın reddine karar verilmesini, dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde maluliyet hesabının, sigorta aktüerleri yönetmeliği uyarınca hazine müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından ve trh 2010 ulusal mortalite tablosunda yer alan verilere göre yapılması gerektiği, sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketi sigortalısının, kaza nedeniyle oluşan maddi zararlarını tazmin etmekle yükümlü olduğu, bu sebeple bilirkişinin işin özelliğine göre uygun teknik bilgiye sahip olması gerektiği gibi hazırlayacağı raporun uzman olduğu konudaki özel ve teknik bilgiyi içerir nitelikte bulunmasını, davacı tarafın dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu davacının ancak dava tarihinden itibaren işleyecek olan faizi talep edebilmesi mümkündür. zira müvekkil şirket müdebbir bir tacir olarak genel kanunların ve poliçe genel ve özel şartlarının kendisine yüklediği tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmakla herhangi bir temerrüdünden bahsedilemeyeceği, davaya yönelik tüm beyanlar dikkate alınmak suretiyle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçemizde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ...'ın nüfus kayıt örneğinin Uyap sistemi üzerinden alınarak incelenmesi ile davacının 07/07/2023 tarihinde vefat etmiş olduğu anlaşılmakla, mahkememizce 19/07/2023 tarihli 1 nolu ara karar ile;
"Davacı ...'ın nüfus kayıt örneğinin Uyap sistemi üzerinden alınarak incelenmesinde; davacının 07/07/2023 tarihinde vefat ettiği, bu kapsamda konusu para ile ölçülebilen işbu davada davacının vefatı ile elbirliğiyle mülkiyet hükümleri gereğince, davaya ancak tüm mirasçılar tarafından devam edilmesi veya bir mirasçının davaya devam etmesine diğer mirasçıların muvafakat vermesi ya da terekeye temsilci atanması suretiyle devam edilmesinin mümkün olduğu dikkate alınarak; mahkememizce davacının nüfus kayıt örneğine göre tespit edilen tüm mirasçılarının (nüfus kayıt örneğine göre tespit edilen eşi ve çocukları) ilgili kişi (mirasçı sıfatı ile) olarak Uyap sistemi üzerinden dosyaya eklenerek kendilerine; "Davaya devam etmek isteyip istemedikleri hususunda mahkememize bildirimde bulunmaları, davaya katılmak istediğini bildiren bir mirasçı olması halinde diğer mirasçıların muvafakat vermesi ya da terekeye temsilci atanması suretiyle davaya devam edilmesinin mümkün olduğu aksi halde davanın davanın aktif husumet (taraf ehliyeti/davacı olma hakkı) dava şartı yokluğundan HMK 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verileceği" ihtaratını içerir, dava dilekçesi, tensip zaptı, ATK maluliyet raporu ve son duruşma zaptının ve işbu ara kararın bir sonraki duruşma gün ve saatini bildirir davetiye ile tebliğine," dair karar verildiği, ara karar uyarınca tüm mirasçılara duruşma gün ve saatini bildirir davanın takip edilmemesi halinde aktif husumet dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içerir davetiyenin tebliğ edilmiş olmasına rağmen mirasçılar tarafından beyanda bulunulmadığı ve 17/07/2023 tarihli celsede yapılan yoklamada davacıyı temsilen gelen olmadığı anlaşılmıştır. Bu hali ile, tüm mirasçılar tarafından davaya devam edilmediğinden davanın aktif husumet dava şartı yokluğundan HMK 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın aktif husumet dava şartı yokluğundan HMK 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 368,30 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
5-Davalılar ... A.Ş. ile ... A.Ş. kendilerini vekille temsil ettirdiğinden lehlerine Asgari Ücret Tarifesi gereği 1.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalılar ... A.Ş. ile ... A.Ş.'ne verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/07/2024
Katip ...
Hakim ...