İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/87 K.2018/133
null 2018/87 E. , 2018/133 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/87 Esas
KARAR NO : 2018/133
DAVA : İstirdat
DAVA TARİHİ: 25/08/2016 (10. Tüketici Mahkemesinde Açılış Tarihi)
KARAR TARİHİ: 02/02/2018
Mahkememizde görülen İstirdat davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili, müvekkilinin babası ...'a davalı bankanın Gaziosmanpaşa şubesinden Mortgage Konut Kredisi kullandırıldığını, müvekkilinin sözleşmeye kefil olarak imza attığını, işbu kredi sözleşmesi kapsamında ...Sigorta Şirketi tarafından lehtar olarak ...bank A.Ş.'nin gösterildiğini uzun süreli sabit kapitalli hayat sigortası poliçesi tanzim edildiğini, müvekkilinin babasının 01/01/2015 tarihinde vefatı üzerine vadesi gelen 8 taksiti davacının ödediğini, bakiye kredi borcunun murisin hayat sigortasında tahsil edilip edilmediğinin belli olmadığını bu konuda davacı banka tarafından başvuruya rağmen kendine bilgi verilmediğini, müvekkilinin ödediği son 8 taksitin sigortacıdan tahsili gerektiğini belirterek davalı bankaya yapılan 9.764,80 TL ödemenin iadesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili, davacının diğer mirasçıları olmadan tek başına bu davayı açamayacağını, banka ile muris arasında sigorta ilişkisi bulunmadığını, davanın sigorta şirketine ihbarının gerektiğini, kaldı ki murisin hayat poliçesi değil ferdi kaza sigortası yaptırdığını, hayat sigortası adı altında prim ödemesinin olmadığını ayrıca bankanın sigorta yapma yükümlülüğü bulunmadığı, davacının hem mirasçı olarak hem kefil olarak borçtan sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava hukuksal niteliği itibariyle, miras bırakanın davalı bankaya konut finansman kredisine ilişkin borcunun dava dışı sigorta şirketi tarafından ödenmemesi nedeniyle davacı kefil-mirasçı tarafından ödeme yapıldığı iddiasıyla ödenen paranın iadesi istemine ilişkindir.
İstanbul ... Tüketici Mahkemesi'nin .. Esas, .. Karar sayılı 19/10/2017 tarihli kararı ile davacının murisine Mortgage kredisi açıldığı ve davacının kefil olduğunu, ancak söz konusu sigorta sözleşmesine TTK'nın 1401 ve devamı maddelerinde düzenlendiğini davacının sigorta sözleşmesinde kefil olması nedeniyle tüketici satıcı ilişkisi kurulmadığını davacının tüketici sıfatını taşımadığını, sigorta sözleşmesinin TTK'da düzenlenen hususlardan olması nedeniyle ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmekle işbu dosya mahkememize tevzi edilmiştir.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesi, tüketici işleminin kapsamını esaslı biçimde değiştirmiş, aynı Kanunun 83/2. maddesi ise "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile diğer kanunlarda düzenleme yapılması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." diyerek kanunun uygulama alanını daha da genişletmiştir.
6502 sayılı Kanunun 3. maddesinde “Tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve işlemi kapsar.” şeklinde yeniden tanımlanmıştır. Bu hüküm, mülga 4077 sayılı Kanunun 3/h bendindeki tüketici işlemi tanımından daha kapsamlıdır. Bundan böyle, 6502 sayılı Kanunun tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamaların tüketici mahkemelerinde çözümünü öngören 73. maddesi hükmü ile içeriği az yukarda yer alan 83/2. maddesinin açık hükmü nedeniyle yine yukarda sayılan sözleşme ve işlemler tüketici mahkemesinin görev alanına girmiştir.
Somut olayda, davacının mirasbırakanı ile davalı banka arasında sabit faizli konut finansmanı (Mortgage) kredisi sözleşmesi düzenlendiği, dava dışı sigorta şirketi tarafından bu kredi kapsamında sigorta yapıldığı, mirasbırakanın ölümünden sonra davalı bankanın kalan taksitlerin ödenmemesi halinde davacı kefil mirasçı hakkında icra takibi yapılacağını bidirmesi üzerine davacının kalan 8 taksiti ödediği, ancak borcun sigorta şirketinden tahsili gerektiği iddiasıyla, ödenen paranın davalı bankadan tahsili istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davacının murisiyle tüketici işlemi olarak değerlendirilebilecek Mortgage Sözleşmesine bağlı olarak dava dışı sigorta şirketi arasında akdedilen sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu işlem 6502 sayılı kanun uyarınca tüketici işlemi olup, dava dosyası içeriğindeki sözleşme içeriği ile diğer bilgi ve belgelerden davacı murisinin tüketici sıfatını haiz olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, kefil olmasının yanı sıra irs ilişkisine dayanarak murisin aleni sıfatıyla dava açmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme tüketici işlem niteliğinde olup, davacının murisinin tüketici sıfatı olduğuna göre dava tarihi 25/08/2016 itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı TKHK'nın 3, 73/1 ve 83/2 maddeleri uyarınca davaya bakma görevi tüketici mahkemesine ait bulunmaktadır. Açıklanan ilke ve nedenlerle, tüketici mahkemesinin vermiş olduğu görevsizlik kararı hatalı olmakla mahkememizce karşı görevsizlik verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Dava konusu uyuşmazlık 6502 sayılı TKHK'nın 3/1-I ve 73. maddeleri uyarınca tüketici hukukundan kaynaklandığından mahkememizin KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 21/1-c maddesi uyarınca kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde mercii tayini için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
3-İş bu karara karşı İstinaf Kanun Yolu denetiminden geçmek suretiyle kesinleşmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul 10. Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/02/2018
Katip Hakim
*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*