İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/856 K.2024/669
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/856 Esas
KARAR NO : 2024/669
DAVA : Alacak - Cezai Şart
DAVA TARİHİ : 25/09/2018
KARAR TARİHİ : 03/10/2024
DAVA : Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili ile davalılar arasında 23/08/2017 tarihli hisse devir vaadi sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile müvekkilinin çeşitli şirketlerdeki hisselerinin bir takım bedellerin ödenmesi karşılığında davalılara devretme konusunda anlaştığını, sözleşmenin "Sözleşmenin Konusu " başlığı altında tarafların yükümlülüklerinin sıralandığını, sözleşmeye göre davalı taraflar , müvekkilinin çeşitli şirketlerde devredeceği hisselerinin karşılığı olarak toplam 39.019.125,00TL (35.481.709,62 TL, 3.237.780,00TL, 219.030,48TL, 8.604,90TL, 72.000,00TL ) ödeyeceğini, davalıların sözleşme gereği belirlenen 39.019.125,00TL'yi bir kısmını nakit olarak, bir kısmını kambiyo senetleri ile, bir kısmını ise sözleşme de Ek-1 olarak belirtilen gayrimenkullerin ve otoparkların devredilmesi ile müvekkiline ödeyeceklerini, müvekkilinin taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşmede devredileceği taahhüt edilen tüm hisselerin devrini gerçekleştirdiğini ancak davalılar tarafından müvekkiline devir edileceği taahhüt edilen EK-1'deki otoparkların bir kısmının ayıplı olması nedeniyle devir işleminin gerçekleştirilmediğini, 23/08/2017 tarihli sözleşmenin ekinde Ek-1 olarak belirtilen müvekkiline devrilmesi kararlaştırılan ancak devir alınması ayıp nedeni ile mümkün olmayan otoparkların , N8 Numaralı 6.900USD bedelli, N22 numaralı 4.600 USD bedelli, N23 numaralı 5.520USD bedelli, N40 numaralı 6.164 USD bedelli, N55 numaralı 4.600 USD bedelli, N56 numaralı 5.520USD bedelli, N64 numaralı 4.600USD bedelli alanlar olduğunu bu belirtilen otoparkların otomobil park etmeye el verişli olmadığını bu durumun 19/10/2017 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, tespit raporunda " Müşteri tarafından verilen bilgiler ve değerleme uzmanı tarafından yürütülen inceleme ve analiz ışığında iş bu raporda bahsi geçen alanların park yeri olarak kullanımının mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır" şeklinde tespitte bulunulduğunu, müvekkiline devir edileceği kararlaştırılan otoparkların , otomobil park etmeye el verişli olmamasının hukuki bir ayıp olduğunu ve ayıplı bir malın teslim alınmasına ilişkin zorlama 6098 sayılı TBK'nin ilgili hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, davalılar , sözleşmede devrileceği taahhüt edilen tüm şirket hisselerini devreden müvekkiline bu hisselerin karşılığı olan 37.904,00USD'yi (6.900,00USD+ 4.600,00USD + 5.520,00USD + 4.600,00USD + 5.520,00 USD + 6.164,00USD) nakden ödemekle yükümlü olduklarını, müvekkilinin otoparkların ayıplı olduğunu bu nedenle ayıplı alanların toplam bedeli olan 37.904,00USD'nin nakit olarak ödenmesi gerektiğini tüm davalılara Beyoğlu ...Noterliğinin 07/12/2017 tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ve aynı noterliğin 15/12/2017 tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnameleri ile bildirdiğini, 23/08/2017 tarihli sözleşmede müvekkiline devir edileceği taahhüt edilen alanlardan 8 numaralı otopark 06/12/2017 tarihli sözleşme ile dava dışı 3.kişi ...'ye satıldığını ve tüm devir işlemlerinin tamamlandığını, 8 numaralı otoparkın ayıplı olmasından bahisle değerinin çok altında 3.şahısa satıldığını, davalıların 23/08/2017 tarihli sözleşme uyarınca yerine getirilmesi gereken asli edim yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, 23/08/2017 tarihli sözleşmenin 7.maddesinde sözleşmeye aykırı davranın taraflara uygulanacak cezai şarta ilişkin hüküm tarafların ortak iradesi ile hüküm altına alındığını, 23/08/2017 tarihli sözleşmenin 7.maddesinde "ispat yükü iddia eden tarafa ait olmak üzere: taraflar iş bu sözleşmenin hükümlerine aykırı davranışı ve/veya bu sözleşmenin hükümlerini ihlal etmeleri halinde, diğer tarafa, bu sebeple uğradığı zararları talep etmek hakkı saklı kalmak kaydıyla, ayrıca ifaya ek olarak ve bir ihlal için 1.000.000TL tutarında cezai şart ödeyecektir. Diğer tarafın cezai şartı aşan zararı olması durumunda, taraflar bu fazlaya dair tutarı da tazminle yükümlüdür" yazılı olduğunu, davalı tarafların otopark devir yükümlülüklerini ihlal ettiklerini bundan dolayı 1.000.00aTL miktarındaki cezai şartı, ayıplı otopark alanlarının toplam bedeli olan 37.904USD'ye ek olarak ödemeleri gerektiğini, 6102 sayılı TTK'nun 22.maddesi ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca tacirlerin cezai şarta ilişkin verdikleri taahhütlerde indirim yapılamayacağını belirterek, mahkememizde açmış oldukları davalarının kabulüne karar verilerek, ayıplı otopark alanlarının toplam bedeli olan 37.904USD'nin ve 23/08/2017 tarihli sözleşmede cezai şart olarak belirtilen 1.000.000TL'nin sözleşme tarihi olan 23/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekilinin mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde, "Davacı ... ile davalı müvekkiller ve dava dışı ... arasında, davacının davalı müvekkillerden ... Reklamcılık Aydınlatma ve İnşaat San. A.Ş. (‘’... Reklamcılık’’) ile dava dışı ... İnşaat Akaryakıt San. ve Tic. A.Ş. (‘’... İnşaat’’), ... A.Ş. (‘’Apron’’), ... Led Görüntü ve Aydınlatma Teknolojileri San. Tic. A.Ş. (‘’... Led’) ve ... Mağaza Ekipmanları ve Raf Sistemleri Dekorasyon San. Tic. A.Ş’de (‘’... Mağaza’’) bulunan muhtelif oranlarda hisselerinin devri hususunda 23.08.2017 tarihli Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi (‘’Sözleşme’’) imzalanmıştır. Sözleşme gereğince, davacı, adı geçen şirketlerde bulunan hisselerini davalı müvekkillere ve dava dışı ...’e devretmeyi, davalı müvekkiller ve dava dışı ... de davacı hisselerini toplam 39.019.125,00 TL tutarında Devir İşlem Bedeli karşılığında devralmayı taahhüt etmişlerdir. Taraflar, Sözleşme kapsamında devir işlem bedelinin, kısmen nakdi, kısmen ayni ve kısmen de kambiyo senedi şeklinde ödeneceği hususunda da mutabık kalmışlardır. Devir işlem bedeli olarak ayni ödeme şeklinde davacıya devri taahhüt edilen ve mülkiyeti ... İnşaat’ın Gürcistan Şubesi’nde bulunan taşınmazlara Sözleşme’nin 1 numaralı eki olan listede yer verilmiştir. Bu listede yer alan gayrimenkuller, Gürcistan ülkesinde bulunan ve inşa sürecinde bizatihi davacının emir ve sorumluluğunda bulunan ... projesinden bir kısım gayrimenkullerdir. Nitekim akabinde listede yer alan gayrimenkuller teslimi ile borcun ifasını temin için ilgili ülke hukukuna göre gerekli tüm belgeler tanzim ve hazır edilmiş ve davacı ile de işlem gününde bir araya gelinmiştir. Davacı, işlem gününde listede yer alan gayrimenkullerin büyük bir kısmını usulünce devir ve temlik almış ise de işbu dava konusu olan gayrimenkullerin bir kısımını ise herhangi bir haklı gerekçe olmaksızın devir ve temlik almaktan imtina etmiştir. Geçerli Hukuk, Uygulanacak Mevzuat. Taşınmazlar, nitelikleri gereği yere bağlıdır ve dolayısıyla bir şeyin taşınmaz olup olmadığı eşyanın bulunduğu yer hukukuna (‘’Lex Rei Sitae’’) göre belirleneceği için somut olayda öncelikle uyuşmazlık konusu devir ya da bir sınırlı ayni hak tesisi içeren sözleşmelerin veya kullandırma sözleşmelerinin objesinin Lex Rei Sitae’ye göre taşınmaz olup olmadığının incelemesi yapılmalıdır. Ancak bu nitelendirmenin ardından eğer sözleşme konusunun yabancı ülke hukukuna göre taşınmaz olduğu kanaatine varılır ise uyuşmazlık konusu sözleşmeyi de taşınmazlara ilişkin sözleşme olarak vasıflandırmak ve bu bağlamda 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’a (‘’MÖHUK’’) göre uygulanacak hukuku tespit etmek gerekir. Zira MÖHUK’un 25. maddesine göre, taşınmazlara veya onların kullanımına ilişkin sözleşmeler taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Öte yandan Kanun Koyucu, madde gerekçesinde, taşınmazlara ilişkin tüm sözleşmelerin taşınmazın bulunduğu yer hukukuna (lex rei sitae) tabi olmasının, genel kabul gören evrensel bir ilke olduğunu belirtmektedir. Dava dilekçesinden, Sözleşme’den ve sair tüm hususlardan da anlaşılacağı üzere, uyuşmazlık konusu gayrimenkuller Gürcistan’ın Tiflis şehrinde kaim taşınmazlardır. Dolayısıyla uyuşmazlığa uygulanacak hukuk ve mevzuat da Gürcistan ülkesinin hukuku ve mer’i mevzuatıdır. Bu bağlamda davacının Gürcistan’da bulunan taşınmaz veya taşınmazlara ilişkin olarak Türk Mahkemeleri önünde hak ileri sürülebilmesi yasal olarak mümkün değildir. Uyuşmazlıkta Türk kanunlarının uygulanabilirliği ve Türk mahkemelerinin yargı yetkisi yoktur. Nihayetinde uyuşmazlığın halli merci Gürcistan mahkemeleri olacağından salt bu nedenle dahi davanın reddine karar verilmesi gerektiği izahtan varestedir. Husumet İtirazımız. Bilindiği üzere, medeni yargılama hukuku açısından, taraflar arasında dava konusu uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilebilmesi için, öncelikle tarafların o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına haiz olmaları gerekir. Davacı, davalı müvekkiller ve dava dışı ... İnşaat, ... İnşaat Gürcistan Şubesi ve ... arasında, Sözleşme gereğince davacıya devredilecek olan daire ve otoparkların devir bedellerine ilişkin sorumluluk kayıtlarının yer aldığı bir Protokol (‘’Protokol’’) imzalanmıştır. Söz konusu Protokol kapsamında, davacının, Sözleşme maddelerine istinaden ileri sürebileceği hak ve taleplerine ilişkin yalnızca müvekkil ... Reklamcılık ve dava dışı ... İnşaat yönünden sorumluluk kaydına yer verilmiş olup diğer davalı müvekkiller yönünden herhangi bir sorumluluk kaydı bulunmamaktadır. Dolayısıyla huzurdaki davanın bir kısım davalı müvekkile yöneltilemeyeceği hususu sabit olduğundan öncelikle husumet itirazımızın kabulü ile davanın gerçek şahıs müvekkiller yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir. Davanın Dava Dışı ...’e İhbarı. 23.08.2017 tarihli Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi kapsamında davacının bir kısım hisselerini devralan taraflarından biri de dava dışı ... olup huzurdaki davanın Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 61 vd. maddeleri kapsamında adı geçen şahsa ihbarını talep etmemiz zorunluluğu hasıl olmuştur. Zira dava dışı ..., Sözleşme kapsamında davacının hisselerini devralan ve dolayısıyla da sözleşmeye taraf olmakla hak ve yükümlülükleri bulunan şahıslardan biridir. Bu minvalde davanın HMK kapsamında usulüne uygun olarak adı geçen şahsa ihbar edilmesini talep ederiz. Davacının, davalı müvekkiller ile akdetmiş olduğu Sözleşme kapsamında kendisine devri taahhüt edilen ve Sözleşmenin ekindeki listede belirtilen 8, 22, 23, 40, 55, 56 ve 64 numaralı gayrimenkullerin ayıplı olduğu iddiası gerçek dışıdır. Zira Sözleşme kapsamında muhtelif şirketlerdeki hisselerinin davalı müvekkiller ve dava dışı ...’e devri karşılığında devir işlem bedelinin bir kısmına karşılık gelmek üzere davacıya devri taahhüt edilen daire ve otoparkların yer aldığı proje, dava dışı ... İnşaat Gürcistan Şubesi’nin Gürcistan’da bulunan ...projesi olup bu proje kapsamında gerek mesken gerek iş yeri ve gerekse de otopark olarak kullanılacak olan her bir bağımsız bölümün tapuda kaydı bulunmaktadır. Haliyle tıpkı davacı tarafından devir ve teslim alınan gayrimenkuller gibi davacının teslim almaktan imtina ettiği uyuşmazlık konusu gayrimenkuller de ilgili ülke hukukuna göre yasal gereklilikleri sağlayan, maddi veya hukuki ayıptan ari ve tapuda tescili sağlanmış taşınmazlardır. Gürcistan’da mer’i mevzuat hükümlerine göre tıpkı mesken veya iş yeri olarak kullanılan daireler gibi otoparklar da birer bağımsız bölüm mahiyetinde kabul edilmekte ve her bir otoparka tapuda ayrı ayrı kayıt açılarak tapu tescili sağlanmaktadır. Eğer ki davacının iddia ettiği gibi otoparkların otomobil park etmeye elverişli olmaması veyahut başkaca bir maddi veya hukuki sebebin varlığı söz konusu olsaydı tapu idaresince otoparkların tapuya kaydı açılmaz ve tapu tescili de sağlanmazdı. Dolayısıyla uyuşmazlık konusu otoparklar ilgili ülke mevzuatına göre zaten her türlü maddi ve hukuki ayıptan ari olarak usulüne uygun şekilde tapuda tescil edilmiş olduğundan davacının hukuka aykırı aksi yöndeki iddia ve taleplerinin reddi gerekir. Sözleşme Kapsamında Taşınmazların Niteliğine Dair Bir Taahhüt Bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu gayrimenkullerin ayıplı olmadığı tartışmasız olmakla ve kesinlikle aksini kabul anlamına gelmemekle birlikte belirtmek isteriz ki Sözleşme maddeleri incelendiğinde, davacıya, devri taahhüt edilen gayrimenkullere otomobil park edilip edilemeyeceği ya da park edilebilecekse ne tür otomobillerin park edilebileceği şeklinde bir taahhütte bulunulmadığı açıkça görülecektir. Sözleşme’nin eki olan listede, her bir dairenin numarası, net alanı, balkon bahçe kısmı ve toplam net alanı ve yine her bir otoparkın kotu, numarası ve toplam net alanı açıkça belirtilmiştir. Davacı, kendisine devri taahhüt edilen gayrimenkullerin nicelik ve nitelik itibariyle tüm özelliklerini bilmekte ve bu yönde iradi olarak Sözleşme’yi imzalamış bulunmaktadır. Dolayısıyla davacı, kötü niyetli bir şekilde, sanki müvekkillerin her bir gayrimenkullere ilişkin olarak özellikli bir taahhüdü ve bu taahhüdün hilafına oluşan bir maddi veya hukuki durum varmış gibi bir izlenim yaratmaya çalışmaktadır. Davacı Devri Taahhüt Edilen Taşınmazların Niteliklerini Bilmektedir. Uyuşmazlığa konu olayı özetlediğimiz kısımda da sözünü etmiş olduğumuz üzere, davacı ..., müvekkil ... Reklamcılık ve dava dışı ... İnşaat, ... İnşaat Gürcistan, ... Led, ... Mağaza ve ...şirketlerinin de eski hissedar ve yönetim kurulu üyelerindendir. Davacı, henüz hisselerini devretmeden önce, adı geçen tüm şirketlerde söz sahibi olan hissedarlardan biri olup muhtelif tarihlerde şirketlerin yurt içi – yurt dışı birçok projesinde koordinatör olarak görev almış ve bilfiil proje yönetimini gerçekleştirmiştir. ... İnşaat Gürcistan Şubesi’nin Gürcistan’da bulunan ... projesi de davacının bizatihi koordinatör olarak görev aldığı ve yönettiği projelerden biridir. Uyuşmazlık konusu gayrimenkullerin de söz konusu ... projesinde yer alan otoparklar olduğunu düşündüğümüzde davacının bu otoparkların nicelik ve nitelik itibariyle tüm özelliklerini bildiği ya da bilmesi gerektiği izahtan varestedir. Bu bağlamda davacının, koordinatörlüğünü yaptığı bir projede yer alan daire ve otoparkların kullanılabilirliklerini bilmediği yönündeki iddiasının hukuken korunabilir olmadığını belirtmek isteriz. Kaldı ki davacı ile hisse devir sözleşmesi imzalandığı tarihte, dava dışı ... İnşaat'ın o dönem hissedarlarından olan ...'in de hisseleri davalı müvekkil şirket tarafından taraflar arasında akdedilen hisse devir sözleşmesi kapsamında devralınmış ve hisselerin devri karşılığında devir işlem bedeli olarak -tıpkı huzurdaki davaya konu olay gibi- Gürcistan'daki ... Residantal Palace projesinden bir kısım gayrimenkullerin dava dışı ...'e devri taahhüt edilmiştir. Davacı ..., kendisine devri taahhüt edilen gayrimenkulleri seçme hakkına sahip olduğundan dolayı, hisse devirleri aynı döneme denk gelmesi sebebiyle de dava dışı ...'den erken davranarak nicelik ve nitelik itibariyle daha cazip durumda olan gayrimenkulleri kendisi seçmiş ve kendisine devri için bizatihi seçtiği gayrimenkulleri müvekkillere e-mail yoluyla iletmiştir. Öte yandan taraflar, hisse devri karşılığında devir işlem bedelinin bir kısmı olarak Gürcistan’da bulunan bazı daire ve otoparkların davacıya devrini kararlaştırırken bu daire ve otoparkların aynı zamanda taşınmaz olarak mali karşılığını da bilmekteydiler. Nitekim taraflar her bir daire ve otoparkın hisse devrinden ari olarak maddi değerini bilerek Sözleşme’nin 3. Maddesi kapsamında, listede yazılı gayrimenkullerin değerini 10.000.000,00 TL olarak kararlaştırmışlardır. Bu noktada belirtmek isteriz ki, davacı, Gürcistan’da bulunan daire ve otoparkların niceliklerini, niteliklerini, lokasyonlarını, kullanılabilirliklerini, rayiçlerini veyahut başkaca özelliklerini bilmeden ve bu taşınmazlar hakkında herhangi bir fikir sahibi olmadan onlarca milyon lira değerindeki bir sözleşmeye imza atmış olamaz. Dolayısıyla kendisine devredileceği taahhüt edilen taşınmazların niteliklerini bilen davacının bir kısım otoparkın ayıplı olduğu iddiasıyla huzurdaki davayı ikame etmiş olması yalnızca kötü niyet ve hakkın kötüye kullanılması ile açıklanabilecektir. Davacı Daha Küçük Alana Sahip Otoparkları Teslim Almıştır. Öte yandan, Sözleşme ekindeki listeden de görüleceği üzere, davacının teslim almaktan imtina etmiş olduğu otoparkların net alanı, 12.80 ila 16.92 m2 arasında değişmektedir. Ancak diğer taraftan da, davacı, söz gelimi 12.47 m2 alana sahip olan 21 nolu; 13.98 m2 alana sahip olan 15 nolu; 14.78 m2 alana sahip olan 62 nolu; 14.85 m2 alana sahip olan 10, 17 nolu; 15.24 m2 alana sahip 63, 71, 72 nolu; 15.31 m2 alana sahip olan 41 nolu ve 15.44 m2 alana sahip olan 28, 29 nolu otoparkları hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin devir almıştır. Davacı Uyuşmazlık Konusu 7 Otoparkı Teslimden İmtina Ederek Temerrüde Düşmüştür. Müvekkiller, Sözleşme kapsamında daire ve otoparkları davacıya devir ve teslim yükümlülüklerini yerine getirmek ve tapu idaresi nezdinde tescil işlemlerini gerçekleştirmek için ilgili ülke hukukuna göre gerekli tüm belgeleri tanzim ve hazır etmiş ve taşınmazları devir için yetkili kılınan kişi ile davacının işlem gününde bir araya gelmesini sağlamıştır. Nitekim davacı da, işlem gününde listede yer alan dairelerin tamamını ve otoparkların bir kısmını usulünce devir ve temlik almış ise de otoparkların geri kalan bir kısmını ise herhangi bir haklı gerekçe olmaksızın devir ve temlik almaktan imtina etmiştir. Bunun üzerine hem davacı hem de davacı vekili ile otoparkları devir ve teslim almaları için defaten iletişime geçilmiş hatta davacı, Beyoğlu ...Noterliği’nin 07.12.2017 tarih ve...yevmiye numaralı ihtarnamesi ve Beyoğlu ...Noterliği’nin 15.12.2017 tarih ve...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, ihtarnamede belirtilen süre içerisinde otoparkların devir işlemlerinin gerçekleştirilmesi için hazır olunması aksi halde her türlü zarar ve ziyandan sorumlu olacağı ihtar edilmişse de davacı bu ihtarnamelere rağmen otoparkları devir ve temlik almak için hazır bulunmamış, dolayısıyla temerrüde düşmüştür. Müvekkiller her defasında iyiniyetli girişimlerde bulunmuş ve davacıya devir ve temlik için ilgili idarelere başvuru ile gerekli belgeleri hazır etmiş ise de davacı hiçbir haklı ve hukuki sebep olmaksızın bahse konu otoparkları teslim almaktan imtina etmiştir. Dolayısıyla davacı her türlü ihtara rağmen temerrüde düşmüş olduğundan huzurdaki davanın müvekkillere yöneltilmesi dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmektedir. Yine davacının gayrimenkulleri devir ve teslim almaktan kaçınması sebebiyle müvekkiller bahse konu gayrimenkullerden dolayı vergi, harç ve benzeri masraflara katlanmak zorunda kalmış olup müvekkillerin davacının akde ve mevzuata aykırı eylemleri nedeniyle uğradıkları zarar ve ziyanın tazminine ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklıdır. Davacı Tarafça Dosyaya Sunulan Sözde Bilirkişi Raporu Kabul Edilebilir Değildir. Davacı, dava dilekçesi ekinde, uyuşmazlık konusu otoparkların ayıplı olduğu hususunda 19.12.2017 tarihli sözde bir bilirkişi raporu ibraz etmişse de söz konusu rapora Sayın Mahkemenizce itibar edilmemesi usul ve yasanın gereğidir. Zira bahse konu rapor herhangi bir yargı merciinin müdahil olmaksızın davacının kendi inisiyatifiyle aldırdığı ve objektif değerlendirmelerden uzak salt yanlı tespit ve değerlendirmeler içeren bir rapordan ibarettir. Bu bağlamda davacının ayıp iddiasını yabancı bir ülkede herhangi bir yargı denetimi olmaksızın tanzim edilen yanlı bir rapor ile ispat etmesi mümkün olmadığından bahse konu raporda yer alan tespit ve değerlendirmelerin dikkate alınmaması gerektiği tartışmasız olsa gerektir. Davacı Davayı Kötüniyetli Olarak Yalnızca Davalı Müvekkillere Yöneltmiştir. Bir başka husus ise, Sözleşme tarafları incelendiğinde, davacı ve davalı müvekkiller ile birlikte dava dışı ... isimli şahsın da Sözleşme’ye devralan sıfatıyla taraf olduğu görülecektir. Davacı huzurdaki dava ile, -kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte- Sözleşme kapsamındaki taahhütlerin sanki yalnızca davalı müvekkiller tarafından ihlal edildiği vefakat dava dışı devralan ...’in tüm akdi yükümlülüklerini yerine getirdiği şeklinde bir izlenim yaratmaya çabalamaktadır. Ancak gerçek şudur ki, davacı, davalı müvekkil şirketin de halihazırda hissedarlarından biri olan dava dışı ... ile işbirliği içerisinde olup huzurdaki davanın kendisine yöneltilmeyeceğini temin etmiş, hatta dava dışı devralan şahsı da davalı müvekkil şirket aleyhine bir kısım davalar açmaya zorlamış bulunmaktadır. Söz gelimi, dava dışı ..., gerek doğrudan davalı müvekkil şirket aleyhine gerekse de tüm davalı müvekkiller aleyhine, (i) Bakırköy...Asliye Ticaret Mahkemes...Esas sayılı dosyası ile 13.06.2018 tarihli Genel Kurul Kararı’nın 6. nolu maddesinin iptali, (ii) Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi...Esas sayılı dosyası ile 13.06.2018 tarihli Genel Kurul Kararının İptali, (iii) Bakırköy... Asliye Ticaret Mahkemesi...Esas sayılı dosyası ile Özel Denetçi Atanması, ve (iv) Bakırköy ... İş Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile iş davası ikame etmiş bulunmaktadır. Tüm bu davalar ile huzurdaki davanın eş zamanlı olarak ikame edilmesinin tesadüf olamayacağı, davacı ile birlikte dava dışı ...’in işbirliği içerisinde hareket ettiği, adı geçenlerin tamamen kasti davranışlarla müvekkil şirket ile müvekkil şirket hissedarı olan gerçek kişi müvekkillerin ticari itibarlarını sarsmaya çalıştıkları ve maddi ve manevi zarara uğratmaya çalıştıkları Sayın Mahkemenin de kabulünde olsa gerektir. Bu minvalde dava dışı ...’in gerek müvekkil şirket aleyhine gerek gerçek kişi müvekkiller aleyhine ikame etmiş oldukları ve yukarıda da dosya bilgisini vermiş olduğumuz dava dosyalarının da celbini talep etmemiz gerekmiştir. Davacının Cezai Şart Talebinin Reddi Gerekir. Davacı, ayıplı olduğunu iddia ettiği otoparkların bedelleri ile birlikte bir de Sözleşme’nin 7. Maddesi kapsamında 1.000.000,00 TL tutarında akdi cezai şartın ödenmesini talep etmiştir. Ancak davacının cezai şart talebi yerinde değildir. Zira davalı müvekkiller akdi tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş, davacının hisselerini devrine karşılık devir işlem bedellerini ödemiş, devir işlem bedeli kapsamında davacıya devri taahhüt edilen taşınmazları eksiksiz bir şekilde davacıya devir ve teslim etmek için gerekli tüm adımları atmıştır. Nitekim davacı da uyuşmazlık konusu otoparklar hariç diğer tüm taşınmazları devir ve teslim almış bulunmaktadır. Ancak huzurdaki dava konusu otoparkların da davacı tarafından devir alınması için müvekkiller her defasında iyiniyetli girişimlerde bulunmuş defaten sözlü ve yazılı şekilde gerek davacı gerekse de davacı vekili ile iletişime geçmiş ve noter aracılığıyla ihtarname göndermiş ise de, davacı, hiçbir haklı ve hukuki sebep olmaksızın otoparkları teslim almaktan imtina etmiştir. Davacının her türlü uyarıya rağmen akdi yükümlülüklerine uymamış ve nihayetinde kendi kusuruyla temerrüde düşmüş olması sebebiyle müvekkillerden cezai şart talebinde bulunması hukuken korunabilecek bir talep değildir. Öte yandan, davacının otoparkların bedeli olarak talep ettiği 37.904,00 USD dikkate alındığında talep edilen cezai şart tutarının fahiş olduğu ve hukuken kabul edilebilir mahiyette olmadığı Sayın Mahkemenizin de kabulünde olsa gerektir. Tüm bu sebeplerle davacının hem otoparkların bedellerine ilişkin alacak talebinin hem de cezai şart talebinin tartışmasız şekilde reddi gerekir." diyerek usuli itirazlarının kabulü ile, davanın, esasa girilmeden usulden reddi, mahkememiz aksi kanaatte ise haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava , taraflar arasında gerçekleştirilen sözleşme gereğince davalılar tarafından davacıya devredileceği taahhüt edilen otoparkların ayıplı çıktığı iddiası ile otoparklara isabet eden bedelin iadesi ile sözleşmeye aykırılık halinde ödenecek cezai şart bedelinin davalılardan tahsili istimine ilişkindir.
Deliller ; 23/08/2017 tarihli hisse devri vaadi sözleşmesi, 19/10/2017 tarihli bilirkişi raporu, otoparkların değerini gösterir tüm belge ve dökümanlar, Beyoğlu ... Noterliği 29/01/2018 tarihli ...sayılı ihtarname, Beyoğlu ... Noterliği 24/01/2018 tarihli... yevmiye sayılı ihtarname, Beyoğlu ...Noterliğinin 15/01/2018 tarihli ...yemviye numaralı ihtarnamesi, Beyoğlu ...Noterliğinin 22/01/2018 tarihli...yevmiye numaralı ihtarnamesi, Beyoğlu ... Noterliğinin 07/12/2017 tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesi, Beyoğlu... Noterliğinin 15/12/2017 tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesi, Beyoğlu ... Noterliğinin 25/12/2017 tarihli 28167 yevmiye numaralı ihtarnamesi, Beyoğlu ... Noterliğinin 07/12/2017 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamesi, 06/12/2017 tarihli satın alma sözleşmesi ve tapu kayıtları, ticari defter ve kayıtlar, tanık beyanları , e-mail yazışmaları, bilirkişi incelemesi.
Taraflar arasında imzalanan 23/08/2017 tarihli hisse devir vaadi sözleşmesi incelendiğinde; ..., ..., ..., ..., ..., ... , ... ve ... Reklamcılık Aydınlatma ve İnş San Aş'den " devralan" , ...'dan ise "devreden" olarak bahsedildiği, sözleşmenin konusunun 1.madde değerlendirildiği incelendiğinde, ...'ye kayıtlı ... Reklamcılık Aydınlatma... Aş , ... İnşaat Akaryakıt ... Aş ,... Teknoloji... Aş , ... Led Görüntü ve Aydınlatma... Aş, ... Mağza Ekipmanları.. AŞ'deki hisselerini madde de belirtilen bedeller karşılığında devralana satış ve devredilmesi , devralan tarafından da bedelleri ödenmek kaydı ile sözleşmede belirtilen kayıt ve şartlar altında satım ve devralınması hususunun düzenlendiği, devir işlem bedelinin ve ödenme şeklinin sözleşmenin 3.maddesinde yer aldığı incelendiğinde ," Devir İşlemi karşılığında, Devralan, Devreden” e Sözleşme” nin 1.1 maddesi hükmünde her bir Şirket hisselerinin devri için müstakil olarak gösterilen toplam 39.019.125 TL tutarında bir bedeli işbu Sözleşmede belirtilen koşullarda ödeyecektir ( “Devir İşlem Bedeli" ). Devir İşlem Bedeli Ödemesi aşağıda gösterilen tarihlerde ve şekillerde gerçekleştirilecektir......" denildiği, maddenin devamı incelendiğinde, davacının hissesini devretmeyi vaad ettiği şirketlerdeki hisse devir oranına göre bir miktar sözleşme bedelinin nakit olarak belirlenen vadelerde devralan tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığı, yine maddenin devamında hisse devir bedelinin bir kısmının karşılığında sözleşme ekinde EK-1 olarak belirtilen gayrimenkullerin devredene devredileceği yönünde ayrıntılı düzenleme bulunduğu tespit edilmiştir. Sözleşmenin 7.maddesinde cezai şart ile ilgili düzenleme bulunduğu buna göre tarafların iş bu sözleşmenin hükümlerine aykırı davranışı ve/veya bu sözleşmenin hükümlerini ihlal etmeleri halinde diğer tarafa, bu sebeple uğradığı zararların talep etmek hakkı saklı kalmak kaydı ile ayrıca ifaya ek olarak ve her bir ihlal için 1.000.000,00TL tutarında cezai şart ödeyecektir, diğer tarafın cezai şartı aşan zararı olması durumunda, taraflar bu fazlaya ilişkin tutarın tazminle yükümlüdür şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşılmıştır. Sözleşme ekinde yer alan EK-1 başlıklı belge incelendiğinde, ... İnşaat Akaryakıt San ve Tic AŞ Gürcistan Şubesi mülkiyetinde bulunan ... Projesinden devredene sözleşmenin 3.maddesine göre verilecek daire ve otoparkların listesinin bulunduğu, otoparklarla ilgili olarak Ek-1 nolu belgede excel tablosu halinde kot , no ve toplam net alanının yer aldığı tespit edilmiştir.
Dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler arasında her bir otoparkın KDV hariç ve KDV dahil fiyat tablosunun yer aldığı, davacı tarafından uzman görüşü mahiyetinde sunulan ve Gürcistan'da bilirkişiden alınan rapor incelendiğinde, 8,22,23,40,55,56,64 nolu otoparklarla ilgili değerlendirme yapıldığı ve bu yerlerin otopark olarak kullanılamayacağı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi ekinde bulunan 06/12/2012 tarihli satın alma sözleşmesi başlıklı sözleşme incelendiğinde, ... İnş Aş tarafından 8 nolu 16,92m2 büyüklüğündeki otoparkın 2.500USD karşılığında... Sulaberidze'ye satıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalılara Beyoğlu ... Noterliğinin 07/12/2017 tarih...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, 08,22,23,40,55,56,64 nolu otoparkların ayıplı olduğu , otomobil park etmeye el verişli olmadığı iddia edilerek otoparkların toplam bedeli olan 37.904USD'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesi hususunun istenildiği, davacı tarafından davalılara gönderilen Beyoğlu ... Noterliğine ait 25 Aralık 2017 tarihli ...yevmiye numaralı ihtarname incelendiğinde, yine otoparkların ayıplı olduğundan bahsedilerek 37.904USD bedelin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 iş günü içerisinde ödenmesinin istenildiği, 07 Aralık 2017 tarihli ihtarnameye karşı davalılar tarafından gönderilen cevabi ihtarname ile , taraflarınca otoparkların niteliği hususunda verilmiş hiçbir taahhüt olmadığı, otoparkların tam da oldukları halde sözleşmeye yazıldığını, ...'ın ... Şirketler Grubunun CEO'su olarak görev yaptığı dönemde ...'ın bilgi, emir ve sorumluluğunda inşa edildiğinin otoparkların tüm niteliklerini ...'ın bildiğinin belirtildiği görülmüştür. Davalı şirket tarafından davacıya gönderilen 07 Aralık 2017 tarihli ihtarnamede de ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde otoparkların mülkiyetinin ... tarafından devralınması yönünde ihtarname gönderildiği tespit edilmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde, MÖHUK'un 25 maddesine göre iş bu davaya Türk Kanunları'nın uygunamayacağını ve Türk Mahkemeleri'ninde yargı yetkisinin bulunmadığını ileri sürmüş ise de MÖHUK'un 24.maddesi ve 25.maddesi birlikte değerlendirildiğinde, iş bu davanın konusu taşınmaz mülkiyetinin tescili yada taşınmaz kullanımına ilişkin olmayıp, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı şirketlerdeki davacı hissesinin devredilmesi karşılığında devir bedeli olarak bir kısım nakit ödeme yapılması, bir kısmının da sözleşme ekinde yer alan taşınmazların davacıya devredilmesi olduğu, MÖHUK'un 24 maddesinde düzenlenen Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde uygulanacak hukuk maddesinin dikkate alınması gerektiği, MÖHUK 24/4.maddesinde "(4) Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Bu hukuk, karakteristik edim borçlusunun, sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku, ticarî veya meslekî faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku, karakteristik edim borçlusunun birden çok işyeri varsa söz konusu sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku olarak kabul edilir. Ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşme, bu hukuka tâbi olur." denildiğinden, sözleşmenin en karakteristik özelliğinin ... de kayıtlı şirketlerdeki davacı hissesininin devri olduğu bu nedenle Türk Hukuku'nun kullanılması gerektiği, Türk Mahkemeleri'nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Davalılar vekili tarafından dosyaya sunulan ikinci cevap dilekçesinin ekinde, otoparklarla ilgili KDV hariç ve KDV dahil fiyat listesinin sunulduğu, davaya konu otopark bedeli toplamının dava dilekçesinde yer aldığı şekilde 37.904USD (KDV dahil ) olduğu tespit edilmiştir. Yine davalılar tarafından ikinci cevap dilekçesi ekinde sunulan protokole istinaden davalı... AŞ'nin dışındaki diğer davalıların pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı iddia edilmiş olup, bu protokol kapsamında davacı vekili 28/02/2019 tarihli dilekçesinde, tüm hisse devir vaadi sözleşmesinde davacının devrettiği hisseleri devralanların yalnızca ... Reklam ... AŞ olmayıp tüm davalılar olduğunu, bu nedenle otopark alınlarının toplam bedeli olarak kararlaştırılan 37.904USD'nin ödenmesinden tüm davalıların sorumlu olduğunu, ayrıca ibraz edilen protokolün sorumluluk kaydının bulunduğu sayfada ...'ın imzasının bulunmadığını bu nedenle bu protokolün davacıyı bağlamayacağını iddia ettiği görülmüş olup, söz konusu protokol incelendiğinde, protokolün ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve...Reklamcılık.. AŞ'den devralan ile ... Gücistan , ... İnşaat, ... arasında .... 2017 tarihinde imza edilmiştir denildiği, protokolün 1.maddesinde 23/08/2017 tarihli hisse devir sözleşmesinin 3.maddesi uyarınca Ek-1'de verilen daire ve otoparklarla ilgili kısmına atıf yapılarak devamında "gayrimenkul devir bedelinin ödenmesi borcu aşağıda madde 3'te gösterildiği şekilde, iş bu protokol gereğince ... İnşaat'ın ve ...Reklam'ın yükümlülüğünde olup, gayrimenkul devir bedelinin ödenmesine ilişkin koşul ve şartlar...İnşaat, ...Reklam ille ... Gürcistan arasında kararlaştırılacaktır. " denildiği, protokolün 2.sayfasında ...'ın imzasının bulunmadığı, 3.sayfada protokolde bahsi geçen ... İnşaat ve ... Gürcistan kısmında imza bulunmadığı, protokolün tarih kısmının ilk sayfada ....2017 olarak yazıldığı görülmüştür. Davalı taraf söz konusu bu protokolün 2.sayfasına dayalı olarak ... Reklamcılık dışındaki diğer davalıların pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı iddia edilmiş ise de bu protokolün 2.sayfasında hisse devir vaadi sözleşmesinde bahsi geçen şahısların sorumluluğunun bulunmadığına yönelik ayrıca bir düzenleme içermediği, ... Reklam'ın yükümlülüğünün tekrarlandığı ilave olarak ... İnşaat'ın yükümlülük altına sokulduğu ancak protokolde ... İnşaat adına imza bulunmadığı, gayrimenkul devir bedelinin ödenmesine ilişkin koşul ve şartların ... İnşaat ,...Reklam ile ...Gürcistan arasında kararlaştırılacağı yazılı olup, davalı tarafça buna ilişkin bir belge sunulmadığı, ayrıca sorumluluk hükümlerinin bulunduğu 2.sayfada ...'ın da imzasının bulunmadığı dikkate alınarak tüm davalıların 23/08/2017 tarihli sözleşmede "devralan" olarak geçmesi nedeniyle, yine bu sözleşmenin 3.maddesinin giriş kısmında devir bedelinin "devralan" tarafından "devredene" ödeneceği yazılı olduğundan tüm davalıların pasif husumet ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Davalılar vekiline süre verilerek ,dava konusu otoparklarla ilgili tapu kayıtlarının sunulması istenilmiş, davalılar vekili 18/04/2019 tarihli dilekçesi ekinde bu belgeleri sunmuş olup incelendiğinde, "inşaat halinde olan otopark" şekilinde tapu belgelerinin oluşturulduğu görülmüştür.
Otoparklardaki ayıp iddiası ile ilgili olarak taraflarca gösterilen tanıklar mahkememizce dinlenmiştir. Dava konusu otoparklar henüz davacı tarafa teslim edilmediğinden ve ayıp ihbar süresi teslim ile başlayacağından davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Gürcistan Adli Makamları'na talimat yazılarak mahkeme vasıtası ile bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak dava konusu 8,22,23,40,55,56 ve 64 nolu otoparkların ölçülerek kaç m2 oldukları, tapu kaydında yazılı m2'de olup olmadıkları ayrıca taşınmazların otopark olarak kullanılmasının mümkün olup olmadığı yönünde rapor hazırlanması istenilmiştir.
Gürcistan Makamlarınca mahallinde keşif yapılarak, rapor alınmış ve mahkememize gönderilmiştir. Gürcistan Makamlarınca alınan raporun Türkçe tercümesi yaptırılarak dosyaya bırakılmış, yapılan incelemede, dava konusu otoparkların fiili çizimlerinin tam olarak yapılmadığı, bu otoparkların fiili durumunun 2238155 sayılı emir ile kabul edilen çok apartmanlı konut binasının revize projesinde kararlaştırılan şartlara uymadığı, bu otoparkların genel boyutlarının kullanım için yeterli olmadığı, 56 ve 22 nolu otoparkın tespit edilemediği onların yerine yol işareti çizildiği, 40 ve 64 nolu otoparkların m2'lerinin tapu kaydına olandan daha küçük olduğu sonuç itibari ile otoparkların kullanıma el verişli olmadığı yönünde rapor verildiği görülmüştür.
Davalı şahısların ekonomik ve sosyal durumları zabıta marifeti ile tespit ettirilerek dosyaya bırakılmıştır.
Mahkememizin 07/03/2024 tarihli duruşmasında ; dosyanın mahkememizce belirlenecek bir mali müşavir bilirkişiye tevdi sureti ile davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler, bilanço kayıtları HMK 218 maddesine göre şirket merkez adresinde yerinde incelenerek sözleşmede ön görülen 1.000.000,00TL cezai şartın davalı şirket açısından faiş olup olmadığı ekonomik mahfına sebebiyet verip vermeyeceğini dava tarihine ve rapor tarihine göre ayrı ayrı değerlendirilmesine ayrıca bu celseki 2,3 ve4 nolu ara kararı gereğince gelecek yazı cevapları da aynı bilirkişi tarafından irdelenerek söz konusu cezai şart miktarının davalı şahıslar açısından faiş olup olmadığının dava tarihi ve rapor tarihi itibari ile irdelenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, dosya mahkememizce resen belirlenen bir mali müşavire tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilen 29/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda ; davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının, bilançolarının ve davalı şahısların sosyal ve ekonomik durumlarını irdeleyerek 1.000.000,00TL'lik cezai şartın davalılar açısından fahiş olmadığı yönünde görüş bildirmiştir.
Davacı taraf hisse devir vaadi sözleşmesinde bahsi geçen şirketlerdeki hissesini davalılara devretmiş olup, bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
Toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre dava konusu uyuşmazlıkta Türk Hukuku'nun uygulanması gerektiği, sözleşmenin 14.maddesi de dikkate alındığında Türk Mahkemeleri'nin yetkili olduğu, davalıların hisse devir vaadi sözleşmesinde devralan olarak geçmesi nedeniyle tüm davalıların pasif husumet ehliyetinin bulunduğu ve hisse devir bedeli karşılığında yapılacak ödemelerden ve cezai şarttan tüm davalıların sorumlu olduğu, dava tarihinden önce 06/12/2017 tarihinde 8 nolu otoparkın... 'ye 2.500USD'ye devir edildiği zaten bu devir nedeniyle davalıların sözleşmeye aykırı davrandıkları ayrıca Gürcistan Makamları vasıtası ile alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu otoparkların , otopark olarak kullanılmasının mümkün olmadığı, bazılarının m2'sinin tapu kaydındaki m2'sinden daha düşük olduğu, otoparkların amacının otopark olarak kullanılması olması nedeniyle bu kullanıma el verişli olmamasından dolayı ayıplı olduğu ve otoparkların davacı tarafa teslim edilmemesi nedeniyle ayıp ihbarının zamanında yapıldığı bu nedenle ayıplı olan dava konusu otopark bedeli toplamı olan (KDV dahil) 37.904USD'nin davalılar tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, davacı tarafın cezai şart talebi ile ilgili olarak sözleşmenin 7.maddesi irdelendiğinde, "ayrıca ifaya ek olarak her bir ihlal için 1.000.000,00TL cezai şart" düzenlemesi bulunması nedeniyle tüm davalıların cezai şarttan sorumlu olduğu, alınan bilirkişi raporu ile de belirlenen cezai şartın davalı şirket ve diğer davalılar için fahiş olmadığı sonucuna varıldığından 37.904USD'nin davacı tarafından davalılara gönderilen 25/12/2017 tarihli ihtarnamenin davalılara tebliği tarihine (ihtarname davalılara 26/12/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir) 3 iş günü eklenmesi neticesinde 30/12/2017 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 1.000.000,00TL'lik cezai şart açısından davalılar temerrüde düşmediğinden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının davasının kabulü ile ;
a-37.904,00USD'nin 30/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b-1.000.000,00TL cezai şart bedelinin 25/09/2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 184.604,57 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 41,10 TL ilk masraf , 6.000,00TL bilirkişi ücreti, 12.883,68 TL yurt dışına yazılan talimat evrakı çeviri bedeli, 190,00TL yurt dışı talimat nedeniyle Maliyenin değişik gelirler hesabına yatırılan ücret toplamı, 839,80TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 20.794,38TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin yatırılan 21.046,14 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürü tarafından resen ilgilisine iadesine,
6-Bu dava sebebiyle 84.218,69TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 21.046,14 TL harcın mahsubu ile kalan 63.172,55TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/10/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
¸
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır