İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/262 K.2025/388

🏛️ İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2020/262 📋 K. 2025/388 📅 28.05.2025

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/262 Esas
KARAR NO :2025/388
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/06/2020
KARAR TARİHİ :28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı/müteveffa arasında inşai faaliyet gerçekleştiğini, bu faaliyet sonucunda toplamda 154.243,70 TL fatura düzenlendiğini, faturaların ödenmediğini, bunun üzerine müteveffa/davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlandığını, icra takibine itiraz edildiğin, takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, müteveffanın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müteveffa/davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; faturanın içeriğini oluşturan işlemlerin taraflar arasında gerçekleşmediğini, davacının davasını açmasında hukuki yarar bulunmadığını, somut olayda müvekkili ile davacı arasında faturada belirtilen şekilde iş yapılmadığından haklı olarak icra takibine itiraz ettiklerini, taraflar arasında geçerli sözleşmenin varlığını ispat edecek delillerin sunulmadığını, bu yüzden davanın reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin 25/11/2021 tarihli vekillikten çekilme dilekçesi ile davalı ...'ın vefat ettiğini, bu yüzden vekillik görevinin sona ermesinden dolayı tebligatların kendisine yapılmamasını talep ettiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 09/02/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca davacı vekiline dahili davalı dilekçesinin ve mirasçılık belgesinin sunulması için süre verildiği, verilen süre içerisinde davacı vekilince ... adına mirasçılık belgesinin dosyaya sunulduğu, aynı celsenin 1 numaralı ara kararı uyarınca mirasçılara tebligat çıkarıldığı görüldü.
Mahkememiz dosyasının 07/12/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 28/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Yukarıdaki açıklamalar ışığında; konunun değerlendirilmesi ve nihai kararı Yüksek Mahkemenize ait olmak üzere;
1.6102 sayılı TTK 64. Md ve 213 sayılı VUK 182. Maddeleri gereğince mecburi olan 2009 yılı ticari defterlerin ibrazı yapılmadığından, Takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere ticari defterler ve kayıtların davacı şirket lehine delil niteliğine haiz olmadığı kanaatine varıldığı,
2-Davacı firma, davalıya 2009 yılında 2 adet fatura düzenlediği, dosyada bu faturalara istinaden iade ve itiraza ait bir faturaya da rastlanmadığı,
3-Davalının 2009 yılı 8. Ayı Ba ve Bs formlarında davacı firmadan 2 adet belge karşılığında 130.715,00 TL tutarında (KDV Hariç) mal ve hizmet satın aldığını bildirdiği,
4-Davacı firma ile davalı arasında 1 adet gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin olduğu, sözkonusu faturalar yapılan işin karşılığında düzenlendiği, ancak davalı taraf vaad ettiği dairelerin satışlarını başka kişilere gerçekleştirdiği, (dosyada mevcuttur.)
5-Davacının 2009 yılında davalı ile aralarında yapılan satış vaadi sözleşmesi gereği 2 adet daireye karşılık olarak inşaat malzemeleri satışları ile bunlara ait işçiliklerinin gerçekleştirildiği hususlarının tespit edildiği,
6- Davacının defter kayıtlarını ibraz etmediğinden 2. Ve 3. Maddede düzenlenen faturalar kaynaklı alacak miktarı yasal ticari defter kayıtlarından teyit edilememiş olup, dosyadaki diğer verilerden hareketle, bir ticari ilişkinin varlığına ait emareler olduğu, BA ve BS formlarından bu ilişkinin tespit edildiği, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin de mevcut olduğu hususları da birlikte değerlendirildiğinde alacak miktarı her ne kadar defter kayıtlarında teyit edilmese de diğer belgelerden bu alacak miktarı KDV dahil 154.243,70 TL hesap edildiği, ancak defter ve belgeler üzerinden bu alacak tespit edilmeyip, dosyada mevcut diğer kanaat getirici evraklardan durum tespit edilmiş olup, son karar elbette delillere doğrudan temas eden sayın mahkemeye ait olmak üzere,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 26/06/2024 tarihli celsesinin 6 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, 23/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Yukarıdaki açıklamalar ışığında; konunun değerlendirilmesi ve nihai kararı Yüksek Mahkemenize ait olmak üzere;
1-6102 sayılı TTK 64. Md ve 213 sayılı VUK 182. Maddeleri gereğince mecburi olan ve yukarıda tabloda belirtilen 2009 yılı ticari defterlerinin tutulduğu, işbu defterlerden 2009 yılı Yevmiye, Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdiğinin zamanında yapıldığı, ancak kapanış tasdikinin yapılmadığı, defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, Takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere ticari defterler ve kayıtların davacı şirket lehine delil niteliğine haiz olup olmadığı hususu ve kanaati, kapanış tasdiklerinin yapılmamış olması nedeniyle sayın mahkemede olduğu, ibrazı yapılan 1 poşet içindeki ticari defterler mahkeme kalemine teslim edildiği,
2-Davacı tarafından ibraz edilen 2009 yılı yasal ticari defterlerine göre 2 adet faturanın defterlerinde kayıtlı olduğu, ihtilafa konu olan Satış Faturaları 600 Yurtiçi Satışlar hesabına kayıt edildiği ve hasılat olarak beyan edildiği ve sonuç hesaplarına aktarıldığı belirlendiği,
3-Davacının takip tarihi itibariyle davalı taraftan alacağının KDV dahil 154.243,70 TL olduğu, son karar elbette delillere doğrudan temas eden sayın mahkemeye ait olmak üzere,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Davacı vekilinin 29/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile ... mirasçılarından ... hariç diğer mirasçıların mirası reddettikleri anlaşıldığından davayı sadece ... yönünden devam ettiklerini, dava dilekçesinde belirtilen 50.000,00 TL bedeli 154.243,70 TL olarak ıslah ettiklerini, bu bedelin mirası reddetmeyen ...'dan tahsilini talep ettikleri görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava , eser sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup , uyuşmazlık taraflar arasında akdi ilişki bulunup bulunmadığı, davacının edimini yerine getirip getirmediği, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı tespiti noktasındadır.
Davacı dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı taraf arasında inşai faaliyet gerçekleştiğini, bu faaliyet sonucunda kesilen faturaların ödenmediğini, ödenmeyen faturalara ilişkin icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz edildiğini, takibin durduğunu belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını talep ettiği görüldü.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; faturanın içeriğini oluşturan işlemlerin gerçekleşmediğini, taraflar arasında belirtilen şekilde iş yapılmadığını, icra takibine haklı olarak itiraz ettiklerini belirterek icra takibinin iptali talep ettiği görüldü.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. Huzurdaki davanın süresinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmak üzere süre ve imkan tanınmış, bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu alınmıştır.
Yargılama sırasında davalının vefat ettiği görülmüş, davacı vekiline davalının mirasçılık belgesini ve dahili davalı dilekçesini sunması için süre ve imkan tanınmış, davacı vekili tarafından Bakırköy 4. Noterliğinden alınan veraset ilamı dosyaya sunulmuştur.
Dosya arasına alınan .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 24/05/2022 tarih ve .... Sayılı ilamı ile davalının ... dışındaki, veraset ilamında görünen mirasçılarının mirası reddettiği anlaşılmış, bu nedenle davaya mirası reddetmeyen mirasçı ... yönünden devam edilmiş, mirası reddeden mirasçılar davalı - müteveffanın hak ve borçlarından sorumlu olmayacağından hükümde bu kişiler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargılama safahatinde davacı vekili tarafından dosyaya sunulan beyan dilekçesi ile ; "Davalı yan müteahhit olup ... İli. ... İlçesi, 2.Bölge Bucağı, ... Köyünde kain tapuda ... pafta, 1745 ada, 7 parselde kain arsa üzerine inşa edilen (ekli satış vaadi sözleşmesinde yapı ve krokisi ile müteaahhit davalıya kalan daireler belirlidir) yapıdan müvekkilin yapacağı iş/işlere karşılık 1.normal kattaki 8 (sekiz) nolu ve 1.Normal kat 9 (dokuz) nolu dairelerin satışı vaad edilmiştir.(Ek-1: ....Noterliği'nin04.09.2009 tarihli, ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadiSözleşmesi)" şeklinde beyanda bulunmuş devamında davalının taşınmazların mülkiyetini devretmediği gibi fatura bedellerini de ödemediğini iddia etmiştir.
Mahkememizce davacının iddiasına konu taşınmazının kayıtlarının dosya arasına celbi için ... Kaymakamlığı tapu müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta taşınmazların dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Dosyamız itirazın iptaline ilişkin olup davacı tarafça ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili için başlatılan takibe yapılan itiraz dava konusu edildiğinden ve taşınmaz satış vaadine konu taşınmazlar da davalı tarafça davacıya devredilmediğinden , davacının iddiasına konu fatura bedelleri hususunda inceleme yapılmıştır.
Taraf teşkiline ilişkin eksikliğin giderilmesine müteakip mahkememizce Taraf vekillerine; TTK'nın 64-88-83/son maddeleri ve HMK'nın 216-222-220/son maddeleri gereğince uyuşmazlığa konu döneme ait ticari defter ve belgelerinin eksiksiz bir şekilde mahkememize ibraz edilmesi veya bulunduğu yerlerin açıklanması, aksi halde bunları ibrazdan kaçınmış sayılacağının ve mazeretsiz ibraz edilmemesi halinde bir daha ibraz edemeyeceğiniz ve davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu bunların usul ve yasaya uygun tutulmuş olması halinde hasmının ticari defter ve belgelerinin sonucuna göre işlem yapılacağı hususu ile ayrıca davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin usulsüz olması, incelenmemesi, incelettirilmemesi, incelenememesi, ibraz edilmemesi, usulüne uygun olmasına rağmen kendisi lehine delil teşkil etmemesi hallerinde mahkemenin duruma göre ibraz etmekten kaçındığı ticari defter ve belgelerinin içerikleri konusundaki hasmının beyanlarını doğru olarak kabul edebileceği ihtar edilerek defter ve belgelerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, akabinde dosyanın ek rapor için bilirkişiye tevdi ile; taraf defterleri üzerinde inceleme yapılarak ve tarafların rapora beyan ve itirazları değerlendirilerek ek rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 26/08/2024 Tarihli ek raporda ; " 1- 6102 sayılı TTK 64. Md ve 213 sayılı VUK 182. Maddeleri gereğince mecburi olan ve yukarıda tabloda belirtilen 2009 yılı ticari defterlerinin tutulduğu, işbu defterlerden 2009 yılı Yevmiye, Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdiğinin zamanında yapıldığı, ancak kapanış tasdikinin yapılmadığı, defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, Takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere ticari defterler ve kayıtların davacı şirket lehine delil niteliğine haiz olup olmadığı hususu ve kanaati, kapanış tasdiklerinin yapılmamış olması nedeniyle sayın mahkemede olduğu,
-Davacı firma, davalı firmaya 2009 yılında 2 adet fatura düzenlediği, dosyada herhangi bir itirazın mevcut olmadığı, (faturalara yapılan itiraz,iade faturası gibi)
-Davalı firmanın 2009 yılı 8. Ayı Ba ve Bs formlarında davacı firmadan 2 adet belge karşılığında 130.715,00 TL tutarında (KDV Hariç) mal ve hizmet satın aldığını bildirdiği ve davacının dosyaya sunduğu 2 adet fatura ile uyumlu olduğu,
-Davacı tarafından ibraz edilen 2009 yılı yasal ticari defterlerine göre 2 adet faturanın defterlerinde kayıtlı olduğu, Satış Faturaları 600 Yurtiçi Satışlar hesabına kayıt edildiği ve hasılat olarak beyan edilmiş ve sonuç hesaplarına aktarıldığı belirlenmiştir." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davacının fatura alacağının tasili için davalı aleyhine başlatılan takibe yapılan itiraz üzerine huzurdaki davanın açıldığı, yargılama sırasında davalının vefat ettiği, davalının hak sahibi yasal mirasçılarının tespit edilerek taraf teşkilinin sağlandığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davacının defterlerine göre davacının takip talebinde belirtilen tutar miktarınca alacaklı olduğu, davalının ise vergi dairesi formalarında , itirazın iptaline konu fatura miktarınca bildirimde bulunduğu, davacının delillerine bakıldığında ticari defter ve belgelere dayanmış olduğu, bu hali ile taraflara ilişkin ba-bs formlarının da incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, dosyamız ile emsal mahiyetteki Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2013/17556 E., 2014/14166 K. Sayılı kararında " davacının gerek dava dilekçesinde ve gerekse delil listesinde açıkça “ticari defter ve kayıtlara” dayandığı görülmekle, adı geçen (BA) formunun da “dayanak belge” kapsamında mütalaa edilmesi gerektiği, bu belgenin merciinden getirtilmesinden sonra, ispat yükünün (vergi dairesine sunduğu form ile savunması arasındaki esaslı çelişki yaratan) davalıya geçtiği gözetilmeden.. " şeklindeki emsal ilamı da dikkate alınarak; her ne kadar bilirkişi tarafından davacının defterlerinin kapanış tasdikinin bulunmaması nedeniyle sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği değerlendirilmiş ise de davacının kendi defterlerine göre takip miktarınca alacaklı olduğu, davalının defter sunmadığı ancak vergi dairesi formlarında davacının takip konusu yaptığı faturaları bildirdiğinin görüldüğü, bu hali ile davalının hizmet almadığı yönündeki iddiası ile vergi dairesine sunduğu formları arasında çelişki oluştuğu, davalı tarafça düzeltme formu verildiği yahut borcun ödendiğine ilişkin bir kanıt da getirilmediği dikkate alınarak davacının iddiasının ispatlandığı kanaatine varılmış açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmiş, alacak faturaya dayanıp likit ve belirlenebilir olduğundan davacının icra inkar tazminatı isteminin de kabulü gerekmiş, mirası reddeden davalı mirasçıları yönünden ise bu kişiler davalının hak ve borçlarında sorumlu olmayacağından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
1-)Davanın KABULÜ ile dahili davalı ...'ın miras bırakanının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen koşullarda devamına,
2-)Asıl Alacak olan 154.243,70-TL nin %20'si olan 30.848,74-TL icra inkar tazminatının dahili davalı- mirasçı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
3-)Mirasçılar ...'ın davalının mirasını reddettikleri anlaşılmakla bu mirasçılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-)Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 10.536,39 TL harçtan peşin alınan 1.862,89‬ TL harcın ( 82,66 TL dava açılırken + 1.780,23 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 8.673,5‬0 TL harcın dahili davalı Yusuıf Tığ'dan tahsili ile hazineye irat kaydına.
5-)Davacı tarafından yatırılan 1.862,89‬ TL harcın ( 82,66 TL dava açılırken + 1.780,23 TL ıslah harcı olmak üzere ) dahili davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin dahili davalı ...'dan alınıp davacıya verilmesine,
7-)Davacı tarafça yapılan 778,3‬0 TL müzekkere ve tebligat gideri, 1.200,00 TL bilirkişi ücreti ile 62,20 TL ilk masraf (54,40 TL başvurma harcı + 7,80 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 2.040,5‬0 TL yargılama giderinin dahili davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
8-)Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
9-)Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin dahili davalı ...'dan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2025
Katip ...
E
Hakim ...
E